GOLCÜ, AJAN, FUTBOLCU : TORSTEN GÜTSCHOW

Galatasaray’dan bir Doğu Alman rüzgarı esip geçmişti… Öyle bir rüzgar ki Süper Lig’de yarım sezonda 15 maçta 10 gol atıp 9 asist yapmıştı, Türkiye Kupası’na ise 4 maça 2 gol ve 1 asist sığdırmıştı. Ajanlık, golcülük, futbolculuk… Bu yazımızda Doğu Alman rüzgarının izini süreceğiz, keyifli bir yolculuk olacak!

28 Temmuz 1962… Büyük ihtimalle sıcak bir yaz günüydü ve güneş Doğu Almanya’da insanların içini ısıtıyordu. Bu tarihte, 30 yıl sonra atacağı goller ve yapacağı asistlerle birlikte Galatasaray taraftarlarının içini ısıtacak, Ali Sami Yen’i yangın yerine çevirecek harika bir forvet dünyaya geldi. Milli formayı üç kere giyen ve bu formayla iki gol atan, Torsten Gütschow, 28 Temmuz 1962 tarihinde Görlitz’de dünyaya geldi.

Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçmalarını önlemek için 13 Ağustos 1961 tarihinde Berlin Duvarı örülmüştü ve Görlitz doğuda kalıyordu. Duvarın örülmesinin üzerinden yaklaşık bir sene geçmişti ve Doğu Almanya’da Torsten Gütschow dünyaya merhaba demişti. Görlitz, oldukça küçük bir şehirdir ve Saksonya eyaletine bağlıdır. Yaklaşık 60.000 nüfusa sahip şehir, Neisse Nehri ile ikiye bölünmüştür. Küçük bir şehir olmasına rağmen 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkenti adayı olmuştur. Bu küçük şehrin futbolcu çıkartmak konusunda enteresan bir yeteneği olsa gerek ki, döneminin büyük orta sahası Michael Ballack da Görlitz’de doğmuştur. İki büyük futbolcunun memleketi olan bu şehir hakkında söylenecek diğer şeyler, yazılacak bir seyahat yazısında yer alacaktır. Bizim odak noktamız Gütschow ve Galatasaray’da oynadığı kısa süre.

Görlitz.

Galatasaray’dan Öncesi

Gütschow için futbol, Doğu Almanya’da başlamıştı. Dynamo Dresden altyapısında futbol oynamaya başlayan Gütschow, daha on yedi yaşındayken Dresden takımının formasını terletmeye başlamıştı. Genç yaşında kısa süre forma giymeye başlayan Gütschow, on yedi yaşındayken Doğu Almanya liginde golle tanışmıştı: İlk sezonunda on dört maça çıkıp üç gol bulmuştu. Sonraki sezon da farklı olmadı, genç Gütschow, genellikle sonradan oyuna girdiği maçlarda Dresden formasıyla gol aramıştı ve on beş maçta dört kere golle buluşmuştu. 83/84 sezonu genç Gütschow’un takımdaki yerini sağlamlaştırmaya başladığı yıldı: Yirmi maçta attığı yedi golle takımına katkıda bulunan Gütschow, bir sonraki sezonda yapacağı çıkışın temellerini atmıştı…

1984/1985 sezonu Gütschow’un çıkış yılıydı. Bir önceki sezon hem yerini sağlamlaştıran, hem de attığı yedi golle takımına katkıda bulunan Gütschow, sezonu yirmi altı maçta on altı golle kapatmıştı. 1984/1985 sezonu Gütschow için güzel bir futbol sezonuydu, ligde on altı gol atmıştı, üstelik Kupa Galipleri Kupası ile de tanışma fırsatı bulmuştu: Gütschow turnuvada dört maça çıkmış, bu dört maçta da bir gol atmıştı.

Torsten Gütschow(sağda), Dresden günlerinden…

Güzel bir başlangıç, değil mi? Genç Gütschow önce forma savaşı veriyor ve takımdaki yerini sağlamlaştırıyor, sonra ligde genç yaşında ligde çift haneli gol sayılarına ulaşıyor ve Avrupa kupalarında takımına gol atarak katkıda bulunuyor… İşte bu noktada peri masalı kötüye gidiyor. Takip eden iki sezonda Gütschow toplamda on üç maça çıkabiliyor. Toparlanma emarelerini ise 1987/1988 sezonunda vermeye başlıyor: Gütschow ligde çıktığı on sekiz maçta dokuz gol buluyor: UEFA Kupasında ise iki maça çıkıyor ancak golle buluşamıyor.

1988/1989 sezonu, Gütschow’un ikinci çıkışını yaptığı sezon oluyor. Tekrardan düzenli futbol oynamaya başlayan futbolcu, takımıyla ligde yirmi altı maça çıkıp on yedi gol atıyor, UEFA Kupasında ise çıktığı üç maçta iki gol buluyor. Takımıyla birlikte Doğu Almanya liginde şampiyon olan Gütschow, ilk şampiyonluğunu yaşıyor. Kariyerinde iki çıkış dönemi yaşayan, futboldan uzak kalan, tekrar parlamaya başlayan ve artık “tecrübeli” denebilecek hale gelen Gütschow, kendisini kariyerinin en parlak iki sezonundan birine atıyor.

1989/1990 sezonu Gütschow için harika bir yıl oluyor: Takımıyla birlikte Doğu Almanya liginde şampiyon olan Gütschow, ligde yirmi beş maçta attığı on sekiz golle gol kralı da oluyor. İkinci şampiyonluğun yanında gelen gol kralı ünvanı… Gütschow aynı sezonda Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda da bir maça çıkıyor, çıktığı bu maçta da bir gol atıyor. Doğu Almanya Süper Kupası’nda da oynayan Gütschow, bu maçta gol bulamıyor ve takımı kupayı BFC Dynamo’ya kaybediyor.

1990/1991 sezonu da tecrübeli futbolcunun çıkışını sürdürdüğü bir sezon oluyor. Ligde yirmi altı maçta yirmi gol atan Gütschow, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda da parlak bir sezon geçiriyor: Kupada altı maça çıkan ve beş gole imza atan Gütschow, kariyerinin en parlak iki sezonundan birini bu şekilde noktalıyor.

1991/1992 sezonunda takımıyla birlikte Bundesliga’da mücadele eden Gütschow, otuz bir maça çıkıp on gol atıyor ve üç asist yapıyor. Almanya Kupası’nda da üç maçta bir gol atma başarısı gösteren Gütschow, başarısız geçen bir 1992/1993 sezonu ilk yarısından sonra Galatasaray’a transfer oluyor.

Galatasaray Günleri

Dresden’de geçirdiği o başarısız ilk yarı sonrası otuz yaşına gelen Gütschow, devre arasında Galatasaray’a transfer oluyor ve Galatasaray hikayesi başlıyor. Yarım sezonda on beş maça çıkan ve on gol atıp dokuz asist yapan futbolcu, Galatasaray ile hem şampiyonluk yaşıyor, hem de Türkiye Kupası’nı kazanıyor.

Galatasaray ile çıktığı on beş maçta sadece Kocaelispor, Altay ve Aydınspor’a karşı gol atamayan veya asist yapamayan Gütschow, oldukça formda bir ikinci yarı geçiriyor. Takımını ligde ve kupada şampiyonluğa taşıyan futbolcu, Ankaragücü maçında üç gol atıp iki asist yaparak unutulması zor bir performans sergiliyor. Fenerbahçe derbisinde gol atan, takımı ikinci yarıda gösterdiği performansla lig ve kupa şampiyonu yapan futbolcu, Galatasaray taraftarlarının gönlünde güzel bir yere sahip oluyor.

Karl-Heinz Feldkamp’ın Galatasaray’a getirdiği futbolcunun Galatasaray taraftarının gönlündeki yerine anlam vermek hiç de güç değil. Dönemin formda ekibi Beşiktaş ile oynanan iki maçta yaptığı iki asist, Fenerbahçe’ye attığı gol, Ankaragücü maçında beş gole verdiği doğrudan katkı hala Galatasaray taraftarlarının hafızasındadır. İlk çıktığı maçta Beşiktaş deplasmanına giden Gütschow, o maçta bir asist yaparak Galatasaray kariyerine güzel bir başlangıç yapmıştı. Bu güzel başlangıcın devamı da gelmişti: Gütschow sezon sonu Galatasaray’dan iki kupa kazanmış bir futbolcu olarak ayrıldı.
Gütschow Galatasaray formasıyla.

Ajanlık İddiaları, Stasi ve Açıklamalar

Dresden’de oynadığı dönemlerde Stasi için ajanlık yaptığı iddia edilen Gütschow, parlak kariyeri kadar bu iddialarla da adından söz ettirmiştir. Doğu Almanya’da uçan kuşu dahi ajan olarak kullanmaya çalışan Stasi, Gütschow’a da ulaşmış, bir dönem kendisini ajan olarak kullanmıştır. Galatasaray’a transferinin ve performansındaki düşüklüğün nedenlerinden birinin de deşifre olması ve protesto edilmesi olduğu söylenir. Çeşitli kaynaklarda Gütschow’un iddiaları kabul ettiği yazmaktadır. Stasi’nin ajanlık faaliyetleri düşünülürse, Gütschow’un bir dönem ajan olmaya zorlandığını veya ajan olarak kullanıldığını düşünmek pek de gerçek dışı olmayacaktır.

Ajanlık iddiaları yerli ve yabancı basında çeşitli kaynaklarda yer almıştır.

Stasi için ajanlık yapan Gütschow, arkadaşları hakkında rapor vermediğini söylemiştir ancak bir ajanın ne yapıp ne yapmadığını kestirmek oldukça zor olacağı için, bu noktada konuyu Gütschow’un vicdanına bırakmak en doğrusu olacaktır.

Galatasaray’dan Sonra

Galatasaray’dan sonra kariyerine Bundesliga 2 ve bölgesel ligde devam eden Gütschow, Jena, Hannover, Chemnitzer ve Dresden gibi takımlarda oynamıştır. Kariyerine de başladığı yerde, Dynamo Dresden’de son noktayı koymuştur. Daha sonra teknik direktörlük yapmaya başlayan Gütschow; Oberneuland, Heeslingen, Neustrelitz, Bautzen gibi takımları çalıştırmıştır.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More