Yeni Sezon, Yeni Oyun Planı / Denizlispor-Galatasaray Maç Analizi

Yeni transferlerin ardından geçiş takımından pas oyunu takımına evrilmeye başlayan Galatasaray, ne yazık ki yeni oyun planıyla sezona istediği gibi bir başlangıç yapamadı.

Galatasaray’da geçtiğimiz sezonun devre arası transfer sezonunda stoper rotasyonunda yaşanan değişimin ardından Fatih Terim asıl değişimin sezon sonunda yaşanacağının sinyallerini vermişti. Galatasaray, sahip olduğu oyuncuların yapısı gereği, kapanan rakiplere karşı set hücumuna geçmekte zorlanıyordu. Gerçekleşen stoper yenilenmesinden sonra özellikle Marcao, hem uzun toplarıyla hem de topu sürerek taşımasıyla geriden top çıkarma sorununu büyük oranda ortadan kaldırmış olsa da yine de defans bloğu ile orta saha arasında bir kopukluk vardı. Bunu gören rakipler de ön alan baskısıyla Galatasaray’ı uzun topa başvurmak zorunda bırakıyordu. Bu zafiyetin belki de en önemli nedeni savunma önünde kullanılan Donk ve Fernando profilindeki oyunculardı. Bu oyuncular yapıları gereği stoperlerin arasına girdikleri için geride sayıca bir çoğunluk sağlasalar da orta sahanın diğer parçaları olan Badou ve Belhanda’nın farklı görevler üstlenmesine neden oluyordu. Yeni bir oyun planı şarttı.

Yapılan transferler ve değişen oyuncu profilleri oyun anlayışındaki değişimin göstergesi…

Fernando ve Ndiaye’nin ardından benzeri profilde oyuncular yerine Seri ve Nzonzi gibi oyuncuların tercih edilmesi Fatih Terim’in kafasındaki değişikliğe işaret ediyordu. Aynı şekilde önünde boş alan bulduğunda maharetlerini gösterse de pas oyununa yatkın olmayan Onyekuru gibi bir oyuncu yerine Ryan Babel’in, rotasyonuna da Jimmy Durmaz’ın dahil edilmesi bu durumu destekler nitelikte.

Geçtiğimiz sezon, kadro yapısının da mecbur kılmasıyla Galatasaray geçiş  oyunu odaklı bir takım profili çizdi. Ancak gerek deplasmanlarda gerek de iç sahada rakipler topu Galatasaray’a bırakınca takım pozisyon üretmekte oldukça zorlanıyordu. Yaz transfer döneminde Seri gibi pas özelliğiyle öne çıkan, Nzonzi gibi stoperlerin arasına girmeyi tercih etmeyen ve pas kalitesi iyi top kapma özelliği yüksek oyuncuların transferleriyle Galatasaray’ın oyununun tamamen farklı bir yapıya bürüneceğini öngörmek mümkündü. Hazırlık maçlarında Fatih Terim’in düşüncesinin de bu yönde olduğunu gördük. Hatta beklentilerin de ötesine geçen bir durum vardı sahada. Seri, Jorginhovari bir rolde, savunma önünde regista olarak şans buldu hazırlık maçlarında. Ancak geçtiğimiz hafta oynanan Yukatel Denizlispor maçı gösterdi ki Seri’nin o rolde kullanılması oyuncunun yapabileceklerini fazlasıyla kısıtladı. Seri yerine aynı maçın 11’inde sahaya çıkan Selçuk İnan bu rolde kullanılsaydı hem Seri hem de takım için daha faydalı olabilirdi.

Yeni oyun planının Sarriball ile benzerlikler gösterdiğini söylemek mümkün olsa da büyük eksikleri olduğu da bir gerçek…

Değişen oyuncu profillerinin ardından Galatasaray’da en azından hücum anlamında Sarriball benzeri pas odaklı bir oyun görmek mümkün. Ama aynı şeyleri defans ve bekler özelinde söylemek pek de mümkün değil. Sarri’nin takımları üzerinden gidecek olursak, Napoli’de Hysaj ve Chelsea’de Azpilicueta gibi stoper özellikli bek oyuncuları kullandığını görüyoruz. Yani topa sahip olma oyunu oynanan anlarda “çapa” özellikli bir orta saha oyuncusuyla geriyi üçlemek yerine bir beki daha defansif konumlandırarak geriyi üçleyen bir anlayış. Ancak Galatasaray’da savunma önünde Seri oynamasına rağmen beklerde Nagatomo ve Mariano görev yapıyor ve iki oyuncu da bu profilde değil. Nagatomo her ne kadar defansif olarak daha kuvvetli olsa da stoper-bek oyuncusu olarak sağlayacağı katkı sınırlı olacaktır. Eldeki bek rotasyonunda bu işi yapmaya en yatkın isim Martin Linnes olarak gözükse de bu tercihin uzun vadede yarar sağlamasını bekleyemeyiz. Çıkan haberlere göre bek rotasyonunda bir değişim beklenmiyor ama eğer bu oyun planı hedefleniyorsa; ilerlemiş yaşları da hesaba katılarak Mariano ve Nagatomo ile yolların ayrılıp Linnes’e şans verilmesinin yanı sıra yukarda saydığım özelliklere sahip 1 bek oyuncusunun daha takıma dahil edilmesinde yarar var.

*Sarri, savunma önünde regista olarak Jorginho’yu konumlandırdığı için geride 1 bekini stoper özellikli olarak seçiyordu. Buna Chelsea’de de Azpilicueta’yı örnek verebiliriz. Şimdi başına geçtiği Juventus’ta elinde Alex Sandro olduğu için Cancelo’nun satışına onay vermesi de bizzat aynı gerekçeden*

*Galatasaray’ın Fiorentina ile oynadığı hazırlık maçından bir kare. Seri, Jorginho’nun rolünde görevlendirilmiş ama iki bek oyuncusu da kanadına açılmış vaziyette. Geride sadece Marcao ve Luyindama var. Yalnızca bu hazırlık maçında değil, Akhisarspor ile oynanan Süper Kupa maçında ve Denizlispor maçında da durum böyleydi. Rakipler Galatasaray savunmasını hızlı atak ve uzun toplarla sürekli hazırlıksız yakaladı.*

Galatasaray her ne kadar süratli, güçlü ve umut vadeden bir stoper ikilisine sahip olsa da bu oyun planında oynayacaksa geride sayısal olarak daha kalabalık olmalı. Denizlispor karşılaşmasında da rakipler derinde bekleyip uzun toplarla kontratak kovaladığında savunmanın boşluklar verdiğini ve geride sayıca az yakalandığını gördük. Mevcut oyun planına sadık kalırken bu sorunu aşmak için en mantıklı çözüm, eldekilerden farklı özelliklere sahip bir bek oyuncusunu kadroya dahil etmekten geçiyor.

*Galatasaray’ın Denizlispor karşısında maça başlayan kadrosu*

 

 

 

 

 

 

 

 

Denizlispor karşısında da aynı anlayışla çıkıldı ve aynı sorunlarla karşılaşıldı.

Kırmızı kart sonrası saha içi dizilişinde yaşanan karmaşaya rağmen, Denizlispor maçı özelinde bu planı daha detaylı inceleyecek olursak, Galatasaray maça yine Seri’yi savunma önünde kullanarak başladı ve bahsettiğim sorunlar aynı şekilde yeniden ortaya çıktı. Denizlispor, süratli oyuncularla pozisyon bulmaya çalışırken Galatasaray buna karşılık olarak Diagne-Ahmet Çalık değişikliğinden sonra Luyindama-Donk-Ahmet’ten oluşan bir üçlüyle oynadı bir süre.

*Bu değişiklikten sonra Galatasaray’ın saha içi dizilişinde bir karmaşa oluştu. Seri’nin yerine oyuna giren Donk, stoperde Marcao’nun yerine geçti. İlerleyen dakikalarda Ahmet Çalık’ın oyuna girmesiyle kısa süreli olarak orta sahada ve hatta forvette bile görev yaptı. *

İkinci yarının başında kırmızı kart sonrası yapılan Seri-Donk değişikliğiyle 2 merkez orta sahalı düzende tempo sıkıntısı yaşayan Selçuk İnan’ın sahada kalması oldukça hatalı bir karardı. Selçuk-Donk değişikliği veya Diagne-Donk değişikliği daha mantıklı olabilirdi. Belhanda’nın bu düzende etkisiz kaldığını söylemek mümkün. Babel’i ileri uçta görevlendirip Belhanda’yı solda daha serbest bir rolde oynatmak da çözüm olabilirdi.

Denizlispor maçı 10 kişi kalındığı için farklı değerlendirilebilir ama ben sezon içinde mevcut plana alternatif olarak, Belhanda’nın solda yer aldığı 4-4-2 şeklinde bir dizilimin kullanılacağını düşünüyorum. Galatasaray’ın muhtemel 11’ini göz önünde bulundurursak bu formasyon değişikliğini maç içinde herhangi bir oyuncu değişikliğine gitmeden gerçekleştirmesi de mümkün. Oyunun sıkıştığı anlarda ileriyi 2 kişiyle daha kalabalık tutarak ve Belhanda gibi oyun kurucu özellikli bir oyuncuyu kenarda markajdan uzak bir şekilde konumlandırmak ciddi faydalı sağlayabilir.

*Bu dizilişin ana plan olacağını sanmıyorum, ama pozisyon üretmekte zorluk çekilen anlarda Belhanda’yı sola atarak farklı planlar geliştirilebilir*

Sözün özü;
Galatasaray’ın bu sene pas oyunu oynayan bir takıma dönüşeceğini söyleyebiliriz. Çok yerinde fırsat transferleriyle bu oyuna elverişli bir takım da kuruldu ama defans kurgusunda her şeyin dört dörtlük olduğunu söylemek de pek mümkün değil. Bu planda ısrar edilecekse pozisyon oyunu oynanan zamanlarda stoperleri üçleyebilecek profilde bir bek oyuncusunun transferi olmazsa olmaz gibi görünüyor.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More