Football Leaks Belgelerinde Rus Kulüpleri ve Rus Milyarder Dmitry Rybolovlev

2010 yılında, UEFA tarafından milyarderlerin ve cebi şişkin devletlerin el atarak şişirdiği futbol piyasasının havasını tabir-i caizse biraz indirmek ve daha adil finansal koşullar sağlamak adına hayata geçirilen bir ‘denk bütçe’ mekanizması olan Kulüp Lisans ve Finansal Fair Play Yönetmeliği, uygulanmaya başladığı ilk yıldan beri adaletinin kantarı ile tartışmaları beraberinde getirmeye devam ediyor.

Türkiye spor kamuoyunca yakından bilindiği üzere, uygulamaya konduğu günden beri Avrupa kupalarına katılmaya hak kazanan bütün Türk futbol kulüplerinin üzerinde ciddi bir denetim baskısı kuran bu yönetmeliğin sert mali kurallarına uyamamaları sonucunda 2012 yılında Beşiktaş, Gaziantepspor ve Bursaspor, 2014 yılında yine Bursaspor ve 2016 yılında ise Galatasaray birer yıl Avrupa kupalarından men cezaları almışlardı. Ayrıca, 2014 yılında Sivasspor ve Eskişehirspor’a açılan soruşturmalar neticesinde Avrupa kupalarına katılım hakkı gündeme gelen Kasımpaşa kulübü de mali kriterleri sağlayamadığı için UEFA kulüp lisansı alamamıştı. Ancak, Alman Der Spiegel’in erişip, European Investigative Collaborations (EIC) gibi çeşitli medya kurum ve kuruluşları kanalı ile sızdırdığı Football Leaks belgelerine göre, UEFA Kulüp Lisans ve Finansal Fair Play Yönetmeliği’ne bağlı kriterler üzerinden kulüpler değerlendirilirken, bazı Rus kulüpleri, adlarını vermek gerekirse Zenit St Petersburg, Lokomotiv Moskova ve Dinamo Moskova deyim yerindeyse biraz kayırılmışa benziyor. Öyle ki, bu kulüplerin, kriterlere kesinlikle aykırı olan, ederinin oldukça üzerinde ve şüpheli sponsorluk gelirleriyle, bir başka deyişle, finansal doping ile ayakta kaldıkları belgeler ile sabit olmasına rağmen, Zenit St Petersburg 6 milyon avro ceza ile, Lokomotiv Moskova 1.5 milyon avro ve transfer kısıtlaması cezası ile Avrupa kupalarından men olmaktan bir şekilde sıyrılıyor. Dinamo Moskova ise bir yıl Avrupa kupalarından men ediliyor ancak yayınlanan gerekçeli karar metninden kulübün finansal doping sebebiyle Avrupa kupalarından men edildiği kısmı çıkarılıyor. Gelin şimdi bu üç kulübü men cezasından ‘kurtaran’ süreçleri Football leaks belgeleri ışığında kısaca özetleyelim:

OLAY I: ZENIT ST PETERSBURG

The Black Sea’nin Football Leaks belgelerine dayandırdığı haberine göre Zenit St Petersburg’un Finansal Fair Play yönetmeliği ile ilk ‘çetin’ mücadelesi 2013 yılında başlıyor. 2013 yılında kulüp, UEFA’ya teslim ettiği belgelerde bütçesinde 20 milyon avro açık verdiğini kabul ediyor, ancak bu UEFA’nın o dönem kabul ettiği azami açık olan 5 milyon avronun oldukça üzerinde. Zenit kulübü yetkilileri bu noktada, Finansal Fair Play yönetmeliğinin bir kriteri vasıtası ile kurtulmayı planlıyorlar, o da dilediğinde kulüp sahiplerine en fazla 15 milyon avro olmak üzere kulübe kaynak aktarmaya olanak tanıyan kriter. Ancak, bilindiği üzere, yönetmeliğin bütün amacı oyunun finansal olarak adil koşullar altında oynanması ve bunu bozan, yönetmeliğe kesinlikle aykırı olan en temel şey ise şüpheli sponsorluklarla kulüplere enjekte edilen milyon avrolar. İşte Zenit’i aylarca terletecek olan, kurumsal itibar firmalarıyla dev anlaşmalar imzalayıp kendi imajı için kamuoyu oluşturmak durumunda kalacağı süreç de burada başlıyor.

The Black Sea’nin haberine göre UEFA, 2012 yılında kulübün elde ettiği sponsorluk gelirleri olan 101 milyon avroyu şüpheli buluyor ve ayrıntılı döküm istiyor. Öncesinde gizlenmiş olan sponsorlar birbir ortaya döküldüğünde görülüyor ki, bu gelirlerin çok büyük kısmı sponsorluk altında, kulübün sahibi enerji devi Gazprom ve onun alt kuruluşları veya onunla çok yakın ilişkiler içerisinde bulunan firmaların aktardığı paralar vasıtasıyla oluşuyor. Öyle ki, kulübün gerçek sponsorluk geliri, Nike ile yapılan 750 bin avroluk anlaşma dahil, o dönemde yalnızca 4.5 milyon avro. Finansal Fair Play Yönetmeliği’ne göre bütün bunlar Zenit kulübü için ciddi bir ceza sebebi. Zenit kulübü bu esnada zekice bir hamle ile kendisini temize çıkarmak için, kulübün Gazprom ile olan sponsorluk anlaşmasının gerçek ederini ortaya çıkarmak adına bağımsız bir kuruluş olan Avustralyalı Repucom şirketiyle anlaştığını duyuruyor. The Black Sea haberinde, Zenit ile Repucom arasında bir menfaat ilişkisi olup olmadığı sormak için Repucom’a ulaştığını belirtiyor ancak, Repucom yetkilileri gizlilik sebebiyle bilgi vermeyi reddediyorlar. Eşzamanlı olarak, Zenit kulübü Gazprom’un bırakın kulübe kaynak aktarmayı, şirketin Zenit ile olan sponsorluk sözleşmesini suistimal ettiğini, sözleşmede yer almayan bir takım koşulları talep ettiğini, yani bir başka deyişle kulübün Gazprom’la yaptığı sponsorluk sözleşmesinin şişirilmiş değil, aksine ederinin altında olduğunu belirten açıklamalar yapıyor. Repucom raporu Mart 2014’te tamamlanıyor. Football Leaks belgelerine dayanarak The Black Sea’nin haberleştirdiği şekliyle bir takım muhasebe oyunlarının neticesinde Gazprom’un gelirlerde payı arttırılıyor ve 75 milyon avroya çıkarılıyor ancak yine de, iki yıllık bütçede Zenit’in hesabı açık veriyor.

Sonuç olarak Zenit kriterleri ihlal etmiş oluyor, ancak kulüp yetkilileri UEFA’ya yaptıkları, gelecekte kulübün gelir-gider dengesini nasıl düzlüğe çıkaracaklarına ilişkin sunumda, Gazprom’un kulübe finansal doping yapacağı gerçeğini hiç bir şekilde saklamıyorlar. Dahası, Gazprom kaynaklı sponsorluk gelirlerinin önümüzdeki yıllarda 90 milyon avroya çıkarılacağını taahhüt ediyorlar. The Black Sea’ye göre bu açık finansal doping itirafına rağmen Zenit kulübü sadece 6 milyon avro ceza ile kurtuluyor ve Avrupa kupalarına katılım hakkı alıyor.

OLAY II: 2014 YILI, LOKOMOTIV MOSKOVA VE DINAMO MOSKOVA

Rusya Premier Ligi’nde 2013/2014 sezonu sona erdiğinde Lokomotiv Moskova ve Dinamo Moskova, sırasıyla üçüncü ve dördüncü olarak Avrupa kupalarına katılmaya hak kazanıyorlar ve Finansal Fair Play Yönetmeliği çerçevesinde mali gözetime tabi tutuluyorlar. The Black Sea’nin haberine göre, iki kulüp 2014 yılının Temmuz ayında denk bütçelerini UEFA’ya iletiyor. Lokomotiv kulübü yaklaşık 2012 ve 2013 yıllarını kapsayacak şekilde, iki yıllık 30 milyon avroluk kar ilan ederken, Dinamo ise 37 milyon avroluk zarar ilan ediyor ancak söz konusu zarar, UEFA’nın koyduğu kriterler açısından kabul gören sınırlar dahilinde kalıyor. Ancak, yapılan UEFA soruşturması iki kulübün de açıkça finansal doping ile gelirlerinin şişirildiğini gösteriyor.

The Black Sea’nin haberine göre Football Leaks belgeleri, Lokomotiv kulübünün söz konusu dönemde 200 milyon avroyu bulan gelirlerinin sponsorluk gelirlerinin, tam olarak %94’ü kulübün sahibi olan, devlet şirketi Rus Demiryolları tarafından sağlandığını gösteriyor. Yine belgeler, Dinamo kulübünün o dönemki bütçesi olan 211 milyon avronun %85’inin kulübün ana ortağı devlet bankası VTB Bank aracılığı ile temin edildiğini ortaya koyuyor. Bu noktada UEFA, gerçek değer tespiti için her iki kulübe de bağımsız bir kuruluş ile çalışmaları için fırsat veriyor ve seçim olanağını da kendilerine bırakıyor. Lokomotiv kulübü PwC’yi seçerken, Dinamo Moskova da, Zenit’in de beraber çalıştığı Repucom’da karar kılıyor. The Black Sea’nin Football Leaks belgeleri kanalıyla elde ettiği raporlar iki kulübün de sponsorluk gelirlerini haddinden fazla şişirdiğini gösteriyor. PwC, Lokomotiv Moskova için hazırladığı raporda, kulübün sponsorluk gelirlerini yaklaşık iki katından fazla şişirdiğini belirtilirken, – ki bu bile The Black Sea’ye göre oldukça iyimser bir değerleme – Dinamo için Repucom raporunda VTB Bank’tan gelen 90 milyon avroluk sponsorluk gelirinin on kat şişirilmiş bir gelir olduğu, yani gerçek gelirin 9 milyon avro olduğu belirtiliyor. UEFA güncel raporlar ışığında her iki kulübe de savunmalarını yapmaları ve gelecekte durumu nasıl düzelteceklerini anlatmaları için randevu veriyordu.

Son randevu öncesi kulüpler 2014 yılını da kapsayan mali kayıtlarını ilettiklerinde durum Dinamo için 302 milyon avroya dayanmış bir bütçe açığı ile daha da felakete sürüklenmiş bir durumdayken, Lokomotiv, Rus Demiryolları tarafından aynı şekilde finanse edildiğini açık bir şekilde göstermeye devam ediyordu. UEFA ile yapılan son randevuda The Bleack Sea’nin elde ettiği bilgilere göre Dinamo yetkilileri oldukça dürüsttü ve kulübün gelecekteki gelirlerinin VTB Bank’a bağlı olduğunu saklamadılar. Ancak bu dürüstlük fazla gelmiş olacak ki, soruşturma sonucunda Dinamo Moskova Avrupa kupalarından bir yıl men edildi. Ancak, her nasıl olduysa, UEFA Dinamo’ya bir iyilik yaptı ve gerekçeli karar metninden finansal dopinge işaret eden VTB anlaşmalarının tüm detaylarını çıkarttı ve böylelikle söz konusu durumdan Dinamo’nun ve rakiplerinin haberi olmadı. The Black Sea’nin haberine göre VTB Bank yetkilileri EIC gazetecilerinin konu ile ilgili sorularına geri dönüş yapmadı.

Lokomotiv Moskova ise, Dinamo kulübünün aksine, final sunumunda UEFA’nın karşısına yepyeni bir sponsor ile çıkmayı başarıyordu. Lokomtiv yetkililerine göre düşük kişi başı gelir, dijital altyapının yetersizlği gibi sebeplerden ötürü futbola yatırım düşük seviyedeydi. Ancak futbol Rusya’da gelişmeye açık bir ve büyüyen bir pazardı ve kulüp de 2014 yılında olumlu finansal sonuçlar almaya başlıyordu. Buna paralel olarak, Finresurs adlı bir Rus firması ile dev bir sponsorluk anlaşması imzalanmıştı. Firma, 2014 yılında kulübe 95 milyon avroluk bir sponsorluk geliri sağlamıştı ve beş yıllık anlaşma boyunca toplamda kulübe 521 milyon avroluk bir gelir yaratacaktı. Ancak, The Black Sea’nin Football Leaks’e dayanarak aktardıklarına göre Finresurs tamamiyle Rus Demiryolları’nın gelirlerini kulübe aktarmak için aracı olarak ayarlanmış bir firmaydı. Lokomotiv’in kaderi, bu anlaşma sayesinde Dinamo’dan farklı oluyor, ve 1.5 milyon avro para cezası ve transfer kısıtlaması ile Avrupa kupalarına katılım hakkı alıyordu. Ancak, The Black Sea’ye göre Football Leaks belgeleri, dönemin Araştırma Kurulu’nun başındaki isim Umberto Lago’nun ve Kulüp Finansal Kontrol Kurulu’nun Lokomotiv Moskova’nın finansal doping yaptığını, kulübün hesaplarının şişirilmiş anlaşmalara dayandığının bildiğini ortaya koyuyor. The Black Sea haberinde bahsi geçen kulüplerin hiçbirisinin EIC gazetecilerinin konuya ilişkin sorularına yanıt vermediğini belirtiyor.

BİR BAŞKA OLAY: RUS MİLYARDER DMİTRY RYBOLOVLEV

Football Leaks belgelerinde sadece bazı Rus kulüpleri değil, AS Monaco’yu satın almasının ardından uluslararası futbol kamuoyunda ünlenen oligark Dmitry Rybolovlev’in de adı geçiyor. Alman Der Spiegel’e göre 2011 yılına kadar futboldan pek anlamadığı söylenen ve hatta bunun için kendisine özel bir koç dahi tutan, Rusya’da Gübre Kralı olarak bilinen Dmitry Rybolovlev, söz konusu yıl, Monako Prensi’nin gözdelerinden AS Monaco’yu sembolik bir bedele satın aldı ve bugüne kadar çoğunlukla oyunculara olmak üzere AS Monaco için 300 milyon avro’dan fazla para harcadı.

Der Spiegel’in ulaşıp EIC gibi çeşitli medya kurum ve kuruluşlarına erişim izni vererek sızdırdığı Football Leaks belgelerine göre, Rybolovlev’in AS Monaco kulübüne olan ilgisi esasında futbolun ötesinde ve söz konusu belgeler neden kendisine Kasım ayının başında ülkede bir yolsuzluk dosyası açıldığını ortaya koyuyor. The Black Sea’nin Football Leaks belgelerinden aktardığına göre, zenginliği ve bonkörlüğü sayesinde, İngilizce ve Fransızca bilmemesine rağmen,  üst düzey kraliyet elitleri ve politikacılar kanalıyla kendisine bir ilişkiler ağı kuran Rybolovlev, bu ilişkilerini Monako’da kamu personelinin üzerinde kendi çıkarı uğruna yolsuz bir şekilde kullanmakla suçlanıyor. Rybolovlev’in politikacılara ve memurlara, işleri kendi istediği şekilde yola koymaları karşılığı verdiği iş ve hediyeler hakkında açılan soruşturmaların ardından Rybolovlev, hakkında yurtdışına çıkış yasağı olmasına rağmen Monako’yu terkettiği belirtiliyor. Öte yandan, her ne kadar kendisi Monako’daki lüks evini kapatmış ve içerisindeki personelini kovmuş olsa da, The Black Sea’ye göre mevcut ortakları Rybolovlev’in ülkeden ve adaletten kaçmadığını bildiriyor.

Football Leaks belgeleri ilk ortaya çıktığı günden beri, Türkiye kamuoyunca pek konuşulmasa da, uluslararası spor medyasının odağında ve ortaya çıkan belgelerin niteliğine bakılırsa, daha da uzun süre konuşulmaya devam edeceğe benziyor.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More