Güney Amerika Derbileri

Güney Amerika’nın beş büyük derbisi

Güney Amerika’nın 5 büyük futbol liginden bahsettiğim bir önceki yazımda da “Güney Amerikalıların futbol tutkusu” ile alakalı bilgilendirme yapmıştım. Futbolu hayatlarının merkezine alan bu insanlar için, elbette ki derbi zamanlarının da farklı bir havası ve hissiyatı oluyor. Rekabetin gerek saha içerisinde gerekse saha dışında sonuna kadar hissedildiği bu mücadelelerin içinde en çok ön plana çıkan beş karşılaşmayı sizler için derledim.

1. Boca Juniors-River Plate (Superclasico)

Bu çekişmenin ana vatanı olan Arjantin’in futbola bakışını kısa bir şekilde gazeteci Herman Soro’nun, “Güney Amerika’da futbol bir ölüm-kalım meselesidir. Avrupa’da taraftarlar normal bir yaşam standardıyla mutlu olabilirler fakat Arjantin’de mutlu olanlar sadece tuttuğu takımın son maçından galibiyetle ayrılanlardır.” sözleriyle özetleyebiliriz. Bu derecede takımlarına bağlı bir halkın, derbiler konusundaki hassasiyetini de tahmin edebilmemiz pek zor değil.

Zengin ve fakir çatışmasının futboldaki en büyük yansıması olan Boca-River rekabeti bölgesel bir derbiden çok daha fazlası, neredeyse her futbolsever için dünyanın en önemli karşılaşmalarından birisi, hatta belli bir kesim için yeryüzündeki en büyük derbi olduğu düşüncesinin hakim olduğunu da söyleyebiliriz. 106 yılı aşkın bir geçmişe dayanan bu mücadelede ikili arasında 25 Ağustos 1913 tarihinde oynanan ilk karşılaşma, River Plate takımının 2-1’lik üstünlüğü ile sonuçlandı. Aynı mahallede kurulan bu iki takım arasındaki rekabet, öncelikle mahalle hakimiyetini ele geçirmek adına var olsa da zaman içinde çok daha farklı bir hal alarak bir sınıf çatışmasına dönüştü.

River Plate Boca Juniors Arjantin Ligi Maçı Yorumu İddaa Tahmini ...

1901’de kurulan ve adını Buenos Aires civarında akan Plata Irmağı’ndan alan River Plate takımı, 1931’de Carlos Peucelle’nin bonservisine o dönem için çok büyük bir ücret harcaması ve 1938’de başkentin üst tabaka mahallelerinden Nunez’e yapılan Monumental de Nunez stadına yerleşmesi sebebiyle “Los Millonarios (Milyonerler)” lakabını alarak halkın zengin kısmı için bir simge haline geldi. 1905 yılında İtalya’nın Cenova’sından Arjantin’e gelen göçmenlerin kurduğu, “Los Xeenizes (Cenovalılar)” lakabını taşıyan ve renklerini limandaki İsveç gemilerinin bayrağından alan Boca Juniors da işçi kesimi temsil ediyordu. Tribünlerdeki tezahüratlardan da bu sınıf çatışmasının seviyesini anlamamız gayet mümkün.

Gerek saha içinde gerekse saha dışında çok uç olaylara tanıklık eden, “Boca-River” çatışması neticesinde insanlara yaşadığı evi yaktıran, maalesef ki ölümlere ve yaralanmalara çokça sahne olan bu düşmanlık; her iki takımın da Arjantin’in en başarılı takımları olması sebebiyle de farklı bir anlam kazanıyor. “Mahallenin en büyüğü” olma hevesiyle başlayan ama “Arjantin’in en büyüğü” olma çabasıyla devam eden bu çekişme, heyecanından ödün vermeden devam ediyor.

İkili arasında oynanan en gollü maç ise 1928 yılında gerçekleşti. Evinde River Plate’ı ağırlayan Boca Juniors, rakibini Tarasconi (2), Kuko (2) ve Cherro (2)’nun golleriyle 6-0 mağlup etmeyi başardı.

2. Flamengo-Fluminense (Fla-Flu)

1902 yılında kurulan Fluminense ve 1911 yılında futbol şubesini kuran ama aslen bir kürek takımı olan Flamengo… İngiliz asıllı Alex Cox, Brezilya’daki ilk futbol takımı olan Fluminense’yi kurar. Bu sebeple de Fluminense’ye aristokratların takımı gözüyle bakılmaktadır. Flamengo ise daha fazla alt kesime hitap eden bir takım olduğundan ötürü, “sınıf çatışması” bu noktada da ortaya çıkar.

Flamengo x Fluminense: assista à final do Campeonato Carioca ...

Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinin iki temsilcisi arasındaki bu rekabetin başlangıcı Flamengo’nun futbol takımının kurulmasına dayanıyor. Maddi sebeplerden ötürü Fluminense’den ayrılan dokuz futbolcunun Flamengo isimli kürek takımının futbol şubesini kurmasıyla düşmanlık başlıyor ve bir yıl sonra Temmuz 1912’de iki takım arasında oynanan ilk karşılaşmada Fluminense takımı sahadan 3-2’lik galibiyetle ayrılıyor. 1920’lere kadar tam anlamıyla bir derbi gözüyle bakılmayan bu mücadelede ilk maç 800 seyirciyle oynansa da ilerleyen zamanlarda birçok maçın 100.000 bandını aştığını görüyoruz.
12 Aralık 1963 tarihinde oynanan ve 177.656’sı biletli olmak üzere toplam 194.603 seyircinin tanıklık ettiği, en kalabalık “Fla-Flu” (Bu kısaltma isim, Brezilyalı muhabir Mario Filho tarafından verilmiştir.) mücadelesi bunun yanı sıra tüm zamanların en kalabalık futbol maçı rekorunu da elinde bulundurmaktadır. 0-0’lık skorla tescillenmesi sonucunda Flamengo’nun şampiyonluğunu ilan ettiği o karşılaşmada tıka basa dolan hatta bir sivrisinek için bile yer olmayan Maracana Stadı, o gün yıkılmayarak çok şaşırtıcı bir iş başarmıştır.

1945’te Pirillo (4), Tiào (2) ve Adílson’un golleriyle Flamengo’nun Fluminense’yi 7-0 mağlup ettiği karşılaşma; tüm zamanların en farklı Fla-Flu derbisi olarak tarihe geçmiştir.

3. Palmeiras-Corinthians (Paulista Derby)

Palmeiras x Corinthians: veja onde assistir à partida do ...

1910 yılında kurulan Corinthians, adını aynı isme sahip bir İngiliz takımından alır. O dönem Brezilya’da futbol oynayanların çoğu ya İngilizler ya da İngilizler’in çalışanlarıdır. Herkesin futbol oynayabileceği bir takım olması nedeniyle Corinthians’ın kurulmasına karar verilmiştir, yani İngilizlere karşı bir nevi başkaldırıdan söz ediyoruz. İngilizlerin hükmüne bir başkaldırı olarak görülen bu takımın ismi kararlaştırılırken İngilizlerden esinlenilmesi ise garip bir çelişki olarak görülür. Kuruluşu 1914’te gerçekleşen ve Brezilya’nın belki de en büyüğü olan Palmeiras’ın geçmişi ise bölgedeki İtalyan göçmenlere dayanmaktadır.

Brezilya’nın futbol şehri olan Sao Paulo’nun en büyükleri ve en eskileri diyebileceğimiz bu iki takımın arasındaki bölgesel rekabet ise bir çığ gibi büyüyerek dünya çapında bir derbiye dönüşmüştür. Ne yazık ki futboldaki “kanlı mücadeleler”den biri olan, yaralanmalara ve hatta can kayıplarına tanıklık eden bu düşmanlığın altında oynanan en farklı maç ise Romeu Pellicandoi (4), Imparato (3) ve Gabardo’nun golleriyle Palmeiras’ın Corinthias’ı 8-0 mağlup etmesiyle 1933 yılında gerçekleşmiştir.

4. Club Nacional-Atletico Penarol (Uruguayan Clasico)

1899 yılında kurulan ve Uruguay’ın ilk yerli kulübü olma özelliği gösteren Club Nacional ile 1891’de İngiliz demir yolu işçileri tarafından aslen bir kriket kulübü olarak kurulan ve çok sayıda uluslararası başarıya imza atan Atletico Penarol…

El Super Clásico - Football Rivalries - Peñarol vs. Nacional ...

Montevideo’nun bu iki haşin çocuğu arasındaki amansız mücadelenin, İngiliz göçmenler ile Uruguay’ın yerli halkının arasındaki düşmanlığın aslında bölgesel bir rekabetten doğduğunu söyleyebiliriz, fakat zamanla büyüyen bu nefret, çok daha uç bir noktaya geldi. Öyle ki, Nacional-Penarol mücadelelerinin vakti yaklaştığında bütün ülkede (ama özellikle başkent Montevideo’da) hayatın durduğunu söyleyebiliriz ve bu söz kesinlikle mecazi bir anlam taşımıyor.

Dünyanın en eski derbilerinden biri olma özelliğini taşıyan ve Uruguay’ın en büyük iki takımını karşı karşıya getiren bu mücadelenin, listemizde daha önce saydığımız diğer üç derbinin aksine küresel çapta uyandırdığını yankının çok büyük olduğundan bahsedemeyiz fakat bu özelliğin herhangi bir eksik olduğunu söylemek mümkün değil.

Saha dışındaki olaylarla gündeme gelen rekabetlerin aksine ise buradaki düşmanlık, saha içinde dahi çok büyük olaylara sahne oluyor. 2000 yılında çok büyük bir kavganın patlak vermesi sonucunda; altısı Penarol ve üçü Nacional forması giyen toplamda dokuz futbolcu ile o dönemin Penarol Teknik Direktörü Julio Ribas’ın Montevideo polisleri tarafından gözaltına alınması, olayın ciddiyetini gözler önüne serer nitelikte. Tribünlerin de birbiriyle kıyas halinde bulunduğu bu maçlar silsilesinde, çok farklı ve rekor boyutta koreografilerle de karşılaşmak gayet mümkün.

5. Newell’s Old Boys-Rosario Central (Clasico Rosarino)

1889’da İngilizler tarafından kurulan Rosario Central ile 1903′ yılında kurulan ve ismini İngiliz öğretmen Isaac Newell’dan alan Newell’s Old Boys’un kıyasıya mücadelesi…

Newell's vs. Rosario Central: Cuando los leprosos se miden a los ...

Rosario Central, “Los Canallas (Alçaklar)” olarak bilinir; Newell’s Old Boys da “Los Leprosos (Cüzamlılar) olarak. Elbette ki bu lakapların da bir tarihi bulunuyor: Rosario’daki bir hastanede bulunan cüzamlılara yardım toplama amacıyla Newell’s Old Boys takımının Rosario Central’a bir dostluk maçı teklifi götürmesi sonucunda bu teklif Rosario Central tarafından reddedilmiştir. Bu olay sonucunda da iki takım da üstüne yapışan bu lakaplardan kurtulamamıştır.

Birçok futbolsevere Arjantin liginden herhangi bir detay söylemesini isterseniz muhtemelen Boca-River karşılaşmalarından bahsedeceklerdir, fakat Clasico Rosarino, ülke genelinde Superclasico kadar büyük bir yankı uyandırır. Çeşitli tribün şovlarına ve büyük bir onur meselesine dönüştürdükleri rekabete tanık olduğumuz, küresel bilinirliği çok büyük olmayan ve Arjantin’in üçüncü büyük şehrinin iki hırçın takımını karşı karşıya getiren bu derbinin başlangıcı ise 1905 yılına dayanmaktadır. İki tarafın karşı karşıya geldiği ilk mücadeleyi Faustino Gonzalez’in tek golüyle Newell’s Old Boys cephesi kazanırken, tarihteki en farklı Clasico Rosarino karşılaşması, 1917’de 9-0’lık skorla ezici bir Rosario Central üstünlüğüyle tamamlanmıştır.

Bu beş ezeli (ve muhtemelen ebedi) rekabetin yanı sıra çok büyük karşılaşmalara da şahitlik eden bu kıtada, futbola çok ayrı bir bakış açısı olduğunu söylemeye daha fazla gerek yok, fakat bu bakış açısının derbi mücadelelerini de nasıl bir yapı içerisine soktuğunu hepimiz görmüş bulunuyoruz.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Cunta ve Futbol: 1978 Dünya Kupası

Ölümsüz Derbi: Kızılyıldız vs Partizan

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More