Valentino Rossi: Doktor

Motosiklet camiası için büyük bir efsane olan Valentino Rossi burada kendisine çok saygı duyulduğu için “doktor” lakabını almıştır. Bu yaşayan efsanenin kariyerine bir göz atalım.

125cc Dünya Şampiyonası

Rossi’nin motosiklet için ilk sahneye çıkış anı 1993 sezonu ile başladı. Cagvia’da yapılan İtalya Şampiyonası’na katıldı. Bu yarış, 125cc adına katıldığı ilk turnuva oldu. Ertesi sene ise bu turnuvada şampiyonluğa uzandı. Dikkatleri üzerine çeken Rossi, kendisi gibi bir yeteneği ellerinden kaçırmak istemeyen Aprilla takımı ile anlaştı ve onlar için yarışmaya başladı. Avrupa 125cc Şampiyonasında Aprilla adına yarışan Rossi bu şampiyonayı 3. sırada tamamlarken, aynı sene içerisinde İtalya Şampiyonası’nı kazandı.

1996 yılında 17 yaşında olan Rossi, Dünya Şampiyonasına adım atmaya karar verdi. Bu onun için büyük bir meydan okumaydı. Aprilla takımında devam etmeye karar veren Rossi ilk yarışına Malezya’da başladı. O sezon, ilk yarışını Çek Cumhuriyeti’nde kazanması kendisi için çok anlamlıydı. Çünkü henüz 17 yaşında olan biri için bir Dünya Şampiyonası’nda yarış kazanmak kariyeri adına mükemmel bir başlangıçtı. Sezonu ise 9. Sırada 111 puan toplayarak tamamladı.

Rossi #46 125cc | 125cc

Ertesi sezon 1997’de Nastro Azzuro Aprilla takımıyla birlikte yarışmaya başladı. Sezon içerisinde 9. sıradan daha yukarIda bitireceğine kesin gözüyle bakılırken 11 yarış kazanıp 125cc Dünya Şampiyonu oldu. Toplam 321 puan topladı ve bunu başardığı sırada yalnızca 18 yaşındaydı. Bu şampiyonluklar yapabileceklerini ve dünyaya kanıtlayacağı daha çok şey olduğunu göstermiş oldu.

250cc Dünya Şampiyonası

1998 yılında 250cc klasmanında yarışmaya başlayan Rossi için her şey yolunda gidiyordu. Nastro Azzuro Aprilla ile yolunda devam etme kararı aldı ve bu klasmanda sezonu 2. sırada tamamladı. Sadece 5 yarış kazanarak bu sonucu alması büyük bir başarı olarak nitelendirilirken, bu ona yetersiz gelmiş olacak ki ertesi sene bu ikinciliğini unutturan bir başarıya imza attı. 1999 sezonunda kazandığı 9 yarış ile birlikte 309 puan toplamayı başardı. Rossi, 250cc klasmanında şampiyon olan en genç yarışçı unvanını kazanmış oldu.

2000 yılında kendini 125cc ve 250cc klasmanlarında kanıtlamış olan Rossi kendine yeni bir meydan okuma seçti; 500cc de şampiyon olmak.

500cc Dünya Şampiyonası (MotoGP)

2000 yılında Nastro Azzuro ile beraber Honda ile anlaşan Rossi önceki klasmanların ilk yıllarında olduğu gibi 500cc de sezonu 2. sırada tamamladı. Sadece 2 yarış kazanmakla yetindi. Onun felsefesi başarının üstüne devamlı bir yenisini koymak ve kendini hızlıca kanıtlamak üzerine kuruluydu. Bu onu hayata bağlayan bir motivasyon kaynağıydı ve bunu kendisi için mükemmel bir şekilde kullanıyordu.

Ertesi sene 2001 yılında, 2000 yılındaki ikinci sırasına nazire yaparcasına sezonu 11 yarış kazanarak ve tam 325 puan toplayarak şampiyonlukla kapattı. Kendisini bu seviyede de ispatlamasının ardından yeni hedefi, bunu sürekli bir hale getirmek oldu.

Yeni bir dönem başlıyordu. Artık şampiyonanın adı MotoGP olmuş, daha büyük bir organizasyon haline gelmişti. Rossi adeta kaldığı yerden devam edercesine 16 yarışta, 11 kez kazanarak bu yeni isimli organizasyonda 355 puan topladı. 4 kez ikincilik ve 7 kez de pol pozisyonu yakalayan Rossi için bu sezon kariyerinin en görkemli anlarından birisiydi. Aynı zamanda Honda’nın yeni motosikleti olan RC211V ile kazanan ilk şampiyon olarak kayıtlara geçti.

2003 yılında onun için durum hemen hemen aynıydı ve tabii bu aynılık rakipleri için de geçerliydi. Onlar sürekli Rossi’nin kazandıklarını izlemekle yetiniyorlardı. Sezona her zamanki Japonya Grand Prix galibiyetiyle başlarken bu galibiyeti kutlayamadı. Çünkü yarış sırasında Daijiro Kato bir kaza geçirerek hayatını kaybetmişti.

O dönemki ezeli rakipleri olan Sete Gibernau ve Max Biaghi ile inanılmaz bir çekişmeye imza attı. Hatta 2003 yılında Fransa Grand Prix’de Gibernau ve Rossi’nin son turdaki çekişmesi hala hafızalardaki yerini korumaktadır. Rossi o yarışta son turda Gibernau’ya yenilmiş ve yarışı 2. sırada noktalamıştır. Bir sonraki yarış olan İtalya Grand Prix’de bu ikinciliği unutturmak adına yarışı kazanmayı başardı. Rossi böyle bir sporcuydu. Kaybetmeyi asla kabullenemeyen, aynı zamanda rakiplerine sürekli gözdağı verip onları yok etmek istercesine gözünü hırs bürüyen bir karakterdi. Daha sonra Hollanda ve Britanya Grand Prix’lerinde aldığı 10 saniyelik cezadan dolayı iki yarışı da 3. sırada tamamladı. Bir sonraki yarışta Almanya Grand Prix’de son turda Gibernau ile birbirlerini sürekli geçmişler, bitiş çizgisine vardıklarında ise Rossi, Gibernau’nun sadece 0,60 saniye farkla yenilmişti.

Almanya’dan sonra üst üste 3 yarış daha kazandı. Rossi için en epik anlardan birisi ise Avustralya Grand Prix’i oldu. Bu, kariyer patlamasını yaşadığı yarış olarak hemen hemen herkesin kabul ettiği bir gerçekti. Sarı bayrak sırasında Marco Melandri’yi geçtiği için 10 saniyelik bir ceza aldı. Yarışta geriye düştükten sonra bir şekilde gelip yarışı kazandı. 2. olan rakibine tam 5 saniyelik bir fark attı.

2003 yılını 357 puanla şampiyon olarak tamamladı. 9 kez birincilik, 5 kez ikincilik ve 2 kez de üçüncülük alan Rossi, 9 kez de pol pozisyonu kazanarak sezonu bitirmiş oldu.

2003 yılı sonunda oluşan bu başarının sebebinin Rossi’ye değil Honda’ya atfedilmiş olması nedeniyle Rossi, Honda’dan ayrıldı ve Yamaha’ya geçti. Orada kendini yeniden kanıtlaması(!) gerekecekti.

Yamaha’ya geçmesinin ardından Rossi büyük bir meydan okumanın içinde buldu kendisini ki bu tam da onun aradığı şeydi. Honda’ya bir cevap vermek istiyordu. Sezonun ilk yarışı geçen sene Kato orada vefat ettiği için Japonya yerine Güney Afrika’da başlamıştı. Rossi, Biaghi ile yaşadığı çekişmenin sonunda yarışı kazanmayı başardı. Sezona galibiyetle başlamış oldu. Sene sonunda yaşadığı türlü inişler ve çıkışlardan sonra sezonu 304 puanla şampiyon olarak kapattı. MotoGP’de kazandığı 3. şampiyonluktu bu. 16 yarışın sadece 11’inde bitiş çizgisi görmesine rağmen bu 11 yarışta 9 galibiyet, 2 kez ikincilik ve 5 kez de pol pozisyonu ile sezonu noktaladı. Kendisine yönelik ”Honda onu şampiyon yaptı” algısını tamamen yıkarak gerçek bir efsane olacağını herkese gösterdi. Başarılarını sergilemekten hiç çekinmiyordu.

2005 yılına geldiğimizde ise Rossi ve Yamaha ortaklığı bir hegemonya yaratmak niyetindedi. Bu birliktelik iki tarafı da yükseltiyordu. Rossi 2005 sezonuna da fırtına gibi girdi. Sezonun ilk yarışı olan İspanya Grand Prix’de ezeli rakibi Gibernau ile yaşadıkları bir temas sonrası bu rekabet iyice bir düşmanlığa dönüştü. Rossi yarışı kazandıktan sonra İtalya milli marşı çalınırken İspanyol seyirciler tarafından yuhalandı. Bu onun için bir üzüntü kaynağı olsa da rekabetinden ve hırsından ödün vermeyerek bu durumu belli etmemeye çalıştı. Rossi, bu olay hakkında ise yarışlarda böyle şeyler olabileceğini savunmuştu. Ayrıca Rossi 2005 yılında Türkiye Grand Prix’ini ise 2. sırada tamamlamıştı.

2005 yılı ise sene sonunda Rossi için bir rüya gibiydi. 367 puanla gene şampiyon olan Rossi için artık yaşayan efsane yorumları yapılmaya başlanmıştı. Herkes onu en iyisi olarak görüyor, ona büyük bir saygı gösteriyordu. 2005 sezonunda toplam 17 yarışın 16’sında bitiş çizgisini gören Rossi bu yarışların 11’ini kazandı. Üç kez 2. sırayı alan Rossi iki kez de 3. sırada yarışı noktaladı. Bu sezon içerisinde toplam 5 kez pol pozisyonu kazandı. 2001’den bu yana sürekli şampiyon oluyordu. Rakipleri için bu iş artık çekilmez bir noktaya gelmişti. Bu duruma bir dur denmesi gerekiyordu.

Nitekim 2006 sezonu Rossi için kötü başladı. Rossi, 2006 sezonuna Yamaha ile devam ederken sponsorunu ise Camel olarak değiştirdi. Sezon öncesinde iyi geçen test sürüşlerine rağmen, 2006 sezonu beklediği gibi olmamıştı. Sezonun ilk yarışında Honda sürücüsü olan Toni Elias’ın ilk virajda kendisine çarpmasıyla, Jerez’de yapılan yarışı ancak 14. sırada tamamlayabilmişti. Bu, Rossi’nin MotoGP’de zaferle başlayamadığı ilk sezondur.

PICTURES: Rossi`s first turn fall. | MotoGP | News | Crash

Bu sezon içerisinde yaşadığı şanssızlıklarla boğuşurken dahi Rossi şampiyonluk iddiasından hiçbir zaman kopmamıştı. Sezon içerisinde sadece 5 puan farkla sezonu 2. sırada kapattı.  5 yarış kazanırken 4 kez ikinci olup 1 kez de üçüncü sırada yarışı tamamladı. 247 puan topladı. Üst üste bu kadar fazla şanssızlık yaşamadığı bir yıl olsaydı muhtemelen yine şampiyon olacaktı. O sezon Nicky Hayden şampiyon oldu.

2007 yılında ise  bu şanssızlıklar Rossi’nin peşini bırakmıyordu. Bisiklet gücünün düşürülmesinin ardından, Yamaha gelecek adına yeni bir motosiklet için çalışmaya başladı. Sezona 2. sırada başlayan Rossi hemen ertesi yarışı İspanya’da kazanmasının ardından İtalya’ya kadar bir daha yarış kazanamadı. Türkiye Grand Prix’ini 10. sırada tamamlaması sonrası şampiyonadan koptu. Daha sonra Almanya, San Marino ve Valencia Grand Prix’lerinde yarış dışı kaldığı için sezonu ondan beklentilere kıyasla düşük bir yer olan 3. sırada tamamladı. Şampiyonluğu ise Casey Stoner’a kaptırdı.

2008 yılında ise Rossi bu son iki senede yaşananları unutmak ve unutturmak istiyordu. Emekli olması gerekiyor gibi yorumlara karşın bazı kişiler de Rossi’nin bu sezon şampiyon olabileceğini savunuyordu. Katar yarışıyla başlayan sezonda Stoner sezonun ilk yarışını kazanırken, Rossi’nin yine şampiyonluğu Stoner’a kaptıracağı düşünceleri yeniden gün yüzüne çıktı. Rossi sezonun ilk üç yarışında zafer göremezken asıl rakibi olarak gördüğü Stoner, bu yarışlarda İspanya da 11. sırada, Portekiz’de ise 6. sırada yer aldı. Rossi, daha sonra Çin, Fransa ve İtalya Grand Prix’lerde üst üste kazanınca kendine olan güveni de yerine geldi ve eleştirileri boşa çıkarttı. Hollanda Grand Prix’inde yaşadığı bir aksilik sonrası yarışı 11. sırada tamamlamasının ardından Rossi, kendini iyi bir şekilde bu durumdan kurtardı. Üst üste 5 yarışı kazanan Rossi sezon başındaki eleştirileri tamamen boşa çıkarttı ve hepsine ortak bir cevap vermiş oldu. Pist üzerinde inanılmaz bir hırsa sahip olan Rossi kendini yine kanıtlamış, en iyisi olduğunu bir kez daha herkese göstermişti. Sezonu 373 puanla şampiyon tamamlayan Rossi, 9 kez yarış kazanırken 5 kez ikincilik ve 3 kez üçüncü olma başarısını gösterdi. Yalnızca 2 kez pol pozisyonu kazanan Rossi, sezon genelinde sürekli geriden gelip kazanabilme başarısını yine gösterdi.

2009 yılında ise Rossi kaldığı yerden devam etmek niyetindeydi. Kendi takım arkadaşı Jorge Lorenzo ile de inanılmaz bir rekabete giriştiğinden takımı bir iç savaş içerisinde kaldı. Rossi sezona Katar ve Japonya da aldığı ikinciliklerle başladı. Lorenzo ise Japonya Grand Prix’de kazanan olmuştu. Lorenzo İspanya’da yarış dışı kaldığı zaman Rossi İspanya’da kazanmıştı. Fransa Grand Prix’de ise Rossi, 16. sırada tamamlarken; Lorenzo yarışı kazanmıştı. Böylesine gidip gelen bir sezonda iki taraf için de bir istikrar söz konusu değildi. İtalya yarışından sonra Rossi 4 yarışta 3 kez birincilik elde ederek Lorenzo’ya burada fark attı. Hollanda Grand Prix’inde 100. yarışını kazanarak tarihe geçti.

2009 MotoGP World Champion Valentino Rossi on the podium at Sepang
Rossi MotoGP’de 7, toplamda ise 9 kez şampiyonluk sevinci yaşamıştır.

Daha sonra sadece ABD Grand Prix’inde yarıştan çekilmek zorunda kalması dışında herhangi bir ters durum yaşamadı ve sezonu 306 puanla şampiyon olarak tamamladı. O sezon 6 kez yarış kazanan Rossi 5 kez ikinci sırayı alırken 2 kez de üçüncü sırayı elde etti. 6 kez yarış kazanmasının, Rossi’nin şampiyon olduğu seneler arasında aldığı en az galibiyet olması da şampiyonlukta ne kadar zorlandığının bir göstergesi oldu.

Arka arkaya 2. kez şampiyon olduktan sonra Rossi, bu unvanını korumak için 2010 yılında büyük bir favori olarak sahneye çıktı. Sezona Katar yarışındaki galibiyetle başladı ve daha sonra yaşadığı bir Motocross kazası ile omzunda bir sakatlık meydana geldi. Bu sakatlık henüz iyileşmeden İtalya Grand Prix’de takla attı ve kaval kemiği çatladı. Bu yaşadığı kazayla birlikte Britanya, Hollanda ve Katalonya yarışlarını kaçıran Rossi, Almanya yarışıyla pistlere geri dönse de bu yarışı 4. sırada noktaladı. Geriye kalan yarışlarda sadece Malezya’da yarış kazanan Rossi, sezonu 3. sırada noktaladı. Şampiyonluğu ise Lorenzo’ya kaptırdı. 2010’da ise 14 yarışta Rossi sadece 2 yarış kazanabilmişti. İki kez ikincilik, tam altı kez de üçüncülük ile yarışları tamamladı. Bu kadar yarış kaçırmasına rağmen 233 puan toplaması iyi bir duruma işaretti.

Sezon sonu 15 Ağustos 2010’da Rossi, 2011 sezonu için Ducati’ye gideceğini açıkladı. Yeni bir maceraya ve yeni bir meydan okuma için… Ama işler hiç de istediği gibi gitmedi. Sezona büyük bir beklentiyle girmesine rağmen Katar’da sadece yedincilikle yetindi. Bu, onun için büyük bir hayal kırıklığıydı. Sezonda sadece Fransa’da aldığı üçüncülük dışında net bir başarı elde edemeyen Rossi belki de kariyerinin en kötü sezonunu 7. sırada tamamladı. Sadece 139 puan toplayan Rossi için bu kabul edilemez bir durumdu. Gelecek yıl daha iyi olacağını düşünüyordu. Bu yüzden hem Ducati takımı için hem de kendisi için bir şans daha vermiş oldu.

2011 yılındaki kötü sezondan sonra Rossi için hedef eski günlere dönmekti. 2012 yılında işlerin daha iyi olacağını bekleyen herkes tekrar yanıldı. 2011’den puan olarak daha iyi bir sezon geçirse de kendi standartlarının çok altında kalıp 163 puan toplayan Rossi, sezonu 6. sırada tamamladı ve Ducati ile yollarını ayırdı. 2013 için yine Yamaha ile anlaştı.

Sezona Ducati yıllarına kıyasla gayet iyi başladı ve Katar’da aldığı ikincilikle birlikte biraz moral bulmuş oldu. Ancak bu iyi başlangıcı fazla sürdüremedi. Hollanda yarışına kadar hiç yarış kazanamadı, Hollanda galibiyetinden sonra Almanya ve Amerika’da 3. sırayı elde etti. Daha sonraki 4 yarışta 4. sırada kalan Rossi, Aragon Grand Prix ve Avustralya Grand Prix’de kazandığı üçüncülükten sonra bir daha podyum görmedi. Sezonu 4. sırada 237 puanla tamamlayan Rossi, 18 yarışta sadece bir kez Hollanda’da kazandı. Bir kez 2. sırada yarış tamamlayan Rossi, dört kez de 3. sırada yarışları noktaladı. O sene Marc Marquez şampiyon olmuştu. Rossi için Ducati yıllarına kıyasla iyi bir geri dönüş olduğu söylense de bu sıralama onun için bir başarı değildi. Çünkü o bir şampiyondu ve bundan daha iyisini yapabileceğinden emindi.

Nitekim 2014 yılı geldiği zaman Rossi, eski günlerine dönmek ve tekrar şampiyon olmak istiyordu. Herkesin ondan beklentisi daha çok yarış galibiyeti ve podyumlardan inmeyen bir isim olduğunu görmekti. Ama bekledikleri gibi olmamıştı. Marc Marquez ve Honda işbirliği 2014 yılında sezonun ilk 10 yarışını galibiyetle kapatırken Rossi, bu 10 yarışta 4 kez ikincilik elde etti. Marc Marquez’in bu kadar hızlı ve agresif başladığı bir sezonda Rossi, Marquez’e kıyasla daha sönük bir sezon geçirdi. Marquez’e hiç yaklaşamadı. Sezonda sadece San Marino ve Avustralya Grand Prix’lerini kazanan Rossi, sezonu 2. sırada bitirdi ve Marquez’e karşı bir kez daha kaybetmiş oldu. Ama bu rekabette Rossi, Marquez’e karşı gayet ılımlı yaklaşmış ve onu kendisinin gençlik yıllarına oldukça benzeterek iltifat etmişti.

Mark Marquez ve Rossi

2015 yılına geldiğimizde Rossi, geçen sene Marquez’in önderliğindeki sezonu unutmak adına son kez bu üst klasmanda yarışacağını düşünüyordu. Bir diğer sebebi de yaşının ilerlemesiydi. Yine favoriler arasındaydı ama Marquez ve Lorenzo ile ne kadar rekabet edebileceğini kimse kestiremiyordu. Sezona bu defa Katar’da aldığı galibiyetle başladı. Amerika’da Marquez’e kaybetse de, Arjantin Grand Prix’de tekrardan kazanarak şampiyonluktan o kadar kolay vazgeçmeyeceğini gösterdi. Daha sonra Lorenzo’nun İspanya, Fransa, İtalya ve Katalonya Gran Prix’lerini üst üste kazanmasından sonra Lorenzo şampiyonluk yarışında öne geçmiş oldu. Bu sırada Marquez şampiyonluktan kopmuş ve Rossi ile Lorenzo baş başa kalmışlardır. Malezya yarışında Rossi, Marquez’i tekmeyle itip motorundan düşürdü ve bu hareketi, o sezon kendisine karşı olan bakış açısını tamamen değiştirdi. Marquez ile Rossi’nin arası gerildi. Rossi, şampiyonluk ihtimalini gördüğü zaman hiçbir şeyden kaçınmayan agresif bir pilottu; bunu da yarışlarında sıklıkla gösteriyordu. Yamaha takımında oluşan iç savaşta kimin galip geleceğini herkes merakla beklerken son yarışta Valencia Grand Prix’de cezası olan Rossi yarışa son sırada başlamıştı. Lorenzo, yarışı kazanırken Rossi’nin 4. sırada noktalamasıyla birlikte Lorenzo sadece 5 puan farkla şampiyon olmuştu. 2015 sezonunda ise, 18 yarışta 4 kez galibiyete uzanırken, 3 kez ikincilik elde edip, 8 kez de 3. sırada yarışı noktaladı. Sezon sonunda 325 puan toplamış oldu.

2016 yılında ise Rossi sezona Yamaha ile devam etme kararı aldı. Motosikleti değişen Rossi’nin buna uyum sağlaması biraz zor olacak gibi gözüküyordu. Öyle de oldu. İspanya yarışına kadar yarış kazanamadı. Sezonun toplamında da 4 kez yarış dışı kalmıştı. Sadece İspanya ve Katalonya’da yarış kazanan Rossi sezonu 249 puanla 2. sırada tamamladı. 6 kez ikincilikle yetinirken 2 kez de 3. sırada yarışı noktaladı. Bu kadar şanssızlık ve ilerleyen yaşına rağmen sürekli üst sıralarda olması onun ne kadar üst düzey bir pilot olduğunu herkese gösterir nitelikteydi.

2017 yılı, Doktor’un artık performans olarak düşmeye başladığı yılların başlangıcıydı. Sezona ilk adımını Katar’da kazandığı üçüncülükle atmış ardından üst üste aldığı ikinciliklerle birlikte sezona ideal bir giriş yapmıştı. Düşüş bundan sonra başladı. İspanya Grand Prix’de aldığı onunculuktan sonra Fransa’da yarış dışı kalmasının ardından İtalya Grand Prix’de aldığı dördüncülükle biraz moral bulup Hollanda Grand Prix’inde galibiyete uzandı. Ama bu onun sezonda kazandığı tek galibiyet olacaktı. Yaşlandığını kabul etmek istemiyor, sürekli üst sıralarda yarışmak istiyordu. Zaten onun yeni jenerasyona karşı artık yetersiz olduğu herkes tarafından acı bir gerçek olsa da kabul edilmişti. Sezonu 208 puan ile 5. sırada tamamlayan Rossi, Ducati yıllarından beri en kötü sezonlardan birini geçirdi. 3 kez 2. sırada, 2 kez de 3. sırada yarış tamamladı.

2018 yılında ise geçen seneye kıyasla biraz daha iyi bitirmek istiyordu. Sezonun ilk yarışını yine 3. sırada tamamlayan Rossi, Arjantin Grand Prix’de yaşadığı zincirleme kaza sebebiyle yarışı 19. sırada tamamladı. Fransa, İtalya ve Katalonya’da aldığı üçüncülüklerle birlikte biraz daha toparlanmış gibi gözükse de sezonu galibiyetsiz bir şekilde 198 puanla 3. sırada kapattı. Ducati yıllarından sonra ilk kez yarış kazanamadığı bir sezona imza atan Rossi için artık işler istediği gibi gitmiyordu. İlerleyen yaşına rağmen burada olması bir başarıydı. Fakat genel klasmanlarda sadece toplam 9 şampiyonluğu vardır. Asıl hedefi 10. şampiyonluğu kazanmaktır. Ama bunu başaramayacaktı.

Yamaha unveils a new 2019 bike for Valentino Rossi
Rossi Yamaha motosu ile, 2019

2019 yılında Rossi geçen seneyi mumla aratan bir performans ile karşı karşıya kaldı. Motosikletin performans olarak da sürekli geriye düşmesi nedeniyle istediği verimi hiçbir şekilde alamayan Rossi için bu sezon artık bir formaliteye dönmüştü. Arjantin ve Amerika’da kazandığı ikinciliklerden sonra hiçbir başarı gösteremedi ve sezonda 4 kez de yarış dışı kaldı. Sezonu 174 puan ile 7. sırada tamamlarken artık kariyerinin yavaş yavaş sonlarına geliyordu.

Kariyer özeti;

Tüm klasmanlarda (MotoGP,250cc ve 125cc)

  • 115 Grand Prix Zaferi,
  • 234 kez podyuma çıkmak,
  • 65 kez pol pozisyonu,
  • 96 kez en hızlı tur,
  • 9 şampiyonluk yaşayarak kariyerine hala devam ediyor.

Doktor, bizlere hırs ve kazanma duygusunu katmasının yanı sıra, asla vazgeçmemeyi de öğretti. İlerleyen yaşına rağmen bu seviyede hala yarışıyor olması büyük bir cesaret ve fedakarlık gerektiriyor. Her ne kadar eski günlerinden uzak da olsa Valentino Rossi’yi izlemek bizler için büyük bir zevk. 10. şampiyonluğunu görebilmek dileğiyle…


Bunlar da ilginiziçekebilir;

Ayrton Senna: Rüzgar Gibi Geçti

Alain Prost: Tek Başına

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More