Ayrton Senna: Rüzgar Gibi Geçti

Bir Formula 1 Efsanesi Ayrton Senna'nın Hikayesi, Ayrton Senna Kaza Anında Yaşananlar, Alain Prost, Senna ve F1'e Kattıkları, Ayrton Senna Belgeseli, Tamburello Virakı, 1994 San Marino GP

Başlangıcı olan her şeyin bir de sonu vardır. İşte Ayrton Senna efsanesi de böyle sonlandı.

Ayrton Senna ve hikayesine aşağıdaki diyalogla gireceğiz…

Matrix Revolutions filminde Kahin ile kahramanımız Neo arasında geçen şu diyalog geçmişti:

Kahin: Üzgünüm sorunun cevabını bilmiyorum ama bir cevabı varsa bunu bulabileceğin tek bir yer var.
Neo: Neresi ?
Kahin: Bunu sen biliyorsun ve eğer cevabı bulamazsan korkarım hiçbirimizin bir yarını olmayacak.
Neo: Ne demek bu ?
Kahin: Başlangıcı olan her şeyin bir de sonu vardır. Sonun yaklaştığını görüyorum karanlığın yayıldığını görüyorum, ölümü görüyorum ve onun önünde duran sadece sen varsın.

Yıl 1994 San Marino Grand Prix’i öncesi gerçekleştirilen sıralama turları sırasında Rolan Ratzenberger feci bir kaza geçirerek kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Hastaneye kaldırıldığı sırada alanda bulunan iki kişi Ayrton Senna ve FIA Doktoru Sid Watkins arasındaki konuşma şu şekildedir:

Sid Watkins: Sen (Senna) üç kez dünya şampiyonu oldun, sen dünyadaki en hızlı adamsın. Neden artık bırakmıyorsun ? Ben de bırakırım birlikte balık tutmaya gideriz.”
Senna: “Sid, ben bırakamam.”

Belki de ikili arasında geçen bu konuşma San Marino Grand Prix’inde olacakların habercisi niteliğindeydi. Matrix’in üçüncü filminde Kahin’in Neo’ya söylediği gibi; “Başlangıcı olan her şeyin bir de sonu vardır. Sonun yaklaştığını görüyorum.” Dr. Sid Walkins de Senna için sonun yaklaştığını hissederek kendisiyle bu konuşmayı yaptı belki de, kim bilir.

Schumacher’den önce o vardı

21 Mart 1960 günü Brezilya’nın Sao Paulo kentinden dünyaya gözlerini açtı Aytron Senna Da Silva. Varlıklı bir aileye sahip olan efsane pilot 13 yaşında ilk yarışına katıldı. Çocukken oyuncak arabalarla talimler yapması onun bu alana ne kadar ilgi duyduğunu göstermektedir. 1978 yılında ise Avrupa’da ilk yarışına katılmıştır. Hayatı boyunca başarısızlık olarak saydığı go kart kariyeri belki de onun Formula 1 pistlerinde bir efsaneye dönüşmesinin yolunu açtı. Efsane pilot için yapılan “Senna” isimli belgeselde de bu yönüne çok fazla bir vurgu yapmadan direkt olarak kariyer yolculuğunun başları olan Toleman F1 günlerine geçiş yapmakta. Toleman adına ilk kez 1984’te piste çıkan Aytron Senna, ikinci yılında Portekiz’de ilk Grand Prix’ini kazandı. Belgesel filmde Global yorumcusu Reginaldo Leme’nin Senna ile ilgili yapmış olduğu açıklama efsane pilotu tanımlar nitelikteydi: “Ayrton’un tarzını tanımlayacak tek bir sözcük vardır: “Hızlı!” Arabayı tasarım özelliklerinin dışına götürebilir. Freni geciktirebilir, arabayı dışarı çıkma sınırına getirine kadar gaza basabilir. Deyim yerindeyse yoldan çıkana kadar dans ettirebilir.” 1988 yılına geldiğimizde ise ilk F1 Dünya Şampiyonluğunu kazanan Aytron Senna sonrasında 1990 ve 1991 yıllarında da bu unvana sahip olarak 3. kez dünya şampiyonluğunu kucaklamıştır. 1988 yılında Lotus takımından McLaren’e geçen efsanevi pilot, o dönemin bir başka başarılı pilotu Fransız Alain Prost ile takım arkadaşı olmuştur. ’88 yılı iki arasındaki rekabetin tohumlarının atıldığı yıl olmuştur.

Her hikayenin mutlak bir iyisi bir de kötüsü vardır

Senna ve Prost rekabeti, aslında ikili aynı takımda buluşmadan önce ufak ufak tohumlarını atmaya başlamıştı. Brezilyalı pilot Toleman’da yarışırken bir yarışta son anda Prost’a geçilmişti. İkinciliği her zaman için mutlak başarısızlık sayan efsane bir yarış sonrası belgesel filmde de geçen şu cümleleri kullanmıştı: “Kazanmak için muazzam bir şansım vardı ama bitiş çizgisini birinci bitirmediğiniz sürece bunu asla söyleyemezsiniz. Formula 1 politika ve para demektir. Küçükseniz bunlara katlanmak zorundasınız.” Akademi ve BAFTA ödüllü Yönetmen Asif Kapadia tarafından beyaz perdeye taşınan efsane pilotun filminde Senna’nın kişiliği sürücüler, gazeteciler ve takım patronlarının ağzından aktarılıyor. Film, aynı zamanda efsane pilotun ruh haline ve isyankar yapısına da odaklanıyor. Haliyle her hikayenin mutlak iyisi olduğu gibi bir de mutlak bir kötüye ihtiyacı vardır.

F1 Tarihinin 5 Efsane Rekabeti - Advenport
Ayrton Senna ve Alain Prost

Bu filmin de kötü, FIA’nın Fransız Başkanı Jean-Marie Balestre tarafından desteklenen Alain Prost olarak karşımıza çıkmakta. Zaten Senna’nın konuşmasında geçen para ve politika kavramları buraya gönderme yapar niteliktedir. ’88 yılı Monako GP’si sonrası Prost’un yaptığı; “O beni asla yenmek istemedi, beni küçük düşürmek istedi. Daha güçlü olduğunu, çok daha iyi olduğunu insanlara kanıtlamak istedi. Bu da onun en büyük zaafı.” açıklamasıyla ikili arasındaki rekabetin iyiden iyiye gün yüzüne çıkmaya başladığının göstergesidir. 1989 yılı iki arasındaki rekabetin tamamen hissedildiği yıl oldu. 1989 Japonya Grand Prix’inde ikili arasında yaşanan kaza sonrası Senna’nın tekrar yarışa güvenlik yolundan dahil olarak kazanması sonucu, Brezilyalı pilotun lisansı 6 ay askıya alınarak Grand Prix Şampiyonluğu da iptal edildi.

06-Senna-Prost-Colisión-GP-de-Japón-1989 • MomentoGP
Formula 1 tarihinin en unutulmaz sahnelerinden biri; 1989 Japonya yarışındaki kazanın ardından Senna ve Prost

Sonraki sezon yine Japonya GP’sinde ikili bir kez daha karşı karşıya gelerek kaza yaptılar. Ancak bu kaza Senna’nın ikinci kez Formula 1 Dünya Şampiyonu olmasının yolunu açtı. Aytron Senna 1991 yılında da birinci olarak 3 kez Formula 1 Dünya şampiyonluğunu kazanmış oldu. 1994 yılında Formula 1’e yeni katılan Rubens Barrichello’nun sıralama turları sırasında geçirdiği kaza sonrası Senna’nın hemen onun yanına gitmesi, kazanma hırsı ve isyankar ruhunun yanı sıra alçak gönüllü bir insan olduğunu da bizlere göstermekte.

Bir kahramandan öte “efsane”

80’li yıllarda popüler kültür araçlarından biri olan televizyon hemen hemen her evde yer almaya başlamış ve Formula 1 yarışları da naklen sevenlerine ulaşmıştır. Bu durum, Formula 1’in Senna ile büyüyüp gelişmesi demektir. Alain Prost Da emekli olduktan sonra verdiği bir demeçte rekabetlerinin Formula 1’e duyulan saygıyı arttırdığına ve bu sporun daha da popüler olmasını sağladıklarını belirtir. Brezilya’da ise 80’ler enflasyon, fakirlik ve yolsuzluğun tavan yaptığı yıllardı. Brezilya futbol dışında ilk kez bir başka spor branşından mücadele veren birine tapar duruma gelmişti ki Ayrton Senna tüm dünyaya başka bir branşta da başarılı olunabileceğini gösterdi. Başarılarla birlikte serveti artan Senna, Brezilya’daki çocuklara sefil hayattan kurtulabilmeleri için bir ışık kaynağı olarak Senna Vakfı’nı kurdu. Nihayetinde bu vakıf efsane pilotun ölümünden sonra her sene iki milyona yakın çocuğun eğitimine destek vermektedir.

“Ölüm bu yolculuğun sonu değil, sadece başka bir yoldur, hepimizin aşması gereken.

Hepimizin hafızlarında yer etmiştir, hem kitabını okuduğumuz hem de filmini bilmem kaç kez izlediğimiz, J.R.R. Tolkien’in ölümsüz eseri Yüzüklerin Efendisi üçlemesi. Kitap fantastik bir eserden çok, verdiği mesajlar, hayata dair göndermeleriyle de sevenlerinin ayrı bir sevgisini kazanmıştır. Kralın Dönüşü isimli son kitapta ve hatta üçüncü filmde de Gandalf ve Pippin arasında Minas Trith surlarında geçen bir diyalog vardır:

Pippin: Böyle sona ereceğini hiç düşünmezdim.
Gandalf: Son? Hayır bu yolculuğun sonu değil. Ölüm sadece başka bir yoldur, hepimizin aşması gereken. Bu dünyanın gri yağmur perdesi kalkar, her şey gümüş bir aynaya dönüşür ve sonra görürsün.
Pippin: Ne Gandalf ? Neyi görürüm?
Gandalf: Ak kıyılar ve ötesini. Hızla doğan güneşin altındaki uzak yeşil ülkeyi.

Motorsport: Claire Williams reflects on Formula 1 icon Ayrton ...
Kaza sonrası Senna’nın aracı bu hale gelmişti.

Tarih 1 Mayıs 1994’ü gösteriyordu. San Marino Grand Prix’i Ayrton Senna için sonraki yolculuğunun başlangıcı oldu. Yarışta yedinci tura girilmişti Brezilyalı pilot hızla Tamburello virajına yaklaştı. Ancak direksiyonu döndüremeyerek hızla pistten çıktı. Yaptığı son bir hamleyle hızını düşürmeyi başardı. Fakat bu hiçbir şeyi değiştirmedi. Senna hızla doğan güneşin altındaki uzak yeşil ülkeye olan yolculuğuna çıkmıştı bile.

Yaşanan bu kaza Formula 1’de bir çok kuralın değişmesine, sürücülerin can güvenliğini arttırmak için üst düzey önlemler alınmasına sebep oldu. Alınan bu önlemler şampiyonayı daha güvenli hale getirse de biz sporsever ve yarışseverlerin içinde hep bir şeyler eksik kaldı.

Bizlere kazanma hırsını, azmi, alçak gönüllüğü ve en önemlisi insan gibi insan olabilmeyi öğrettiğin, senin efsaneni bir şekilde gelecek nesillere anlatma fırsatı verdiğin için sonsuz teşekkürler Aytron Senna Da Silva.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Michael Schumacher – Mika Hakkinen

Ultras: Vahşi Ruh

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More