Naim Süleymanoğlu: Cep Herkülü

Kendi soydaşlarının sesini duyurmak için, özgürlük için, yapılan zulme dur demek için kırılmadık rekor, alınmadık madalya bırakmayan, haksızlığı tüm dünyaya duyuran bir efsanedir Naim Süleymanoğlu.

23 Ocak 1967 yılında Bulgar Türkü bir ailenin evladı olarak Bulgaristan’da dünyaya geldi Naim. Spora küçük yaşlarda merak salan Naim’i babası güreşçi yapmak istiyordu. Fakat babasının Naim için düşündüğü kariyer sadece amatör sporcu olarak kaldı. Evinin yakınlarında bir yüzme havuzu olan Naim oraya kaçak göçek girip yakalanıncaya kadar yüzüyordu. Bir gün orada halter antrenmanı yapan abilerini gördü ve o da denemek istedi. Naim’de ışık gören Kırcaali spor salonunda halter hocalığı yapan Hilmi Hoca onu daha 10 yaşındayken yanına alıp eğitimlere başladı. İlk başlarda sadece hafta sonları çalışmalara giden Naim kendini geliştirmeye devam edip yerel turnuvalarda başarı yakalayınca aynı yıl içinde Kırcaali spor okulunda kendisinden yaşça büyük sporcularla yatılı okumaya başladı. Ama Naim daha 10 yaşındaydı Bulgaristan’da da 14 yaş altının halter yapması yasaktı. Hilmi Hoca onu hastaneye götürürdü yapılan birkaç test sonucunda fiziksel yapısının normal yaşının üstünde olduğu ortaya çıkınca Naim’in yaşı büyütüldü. Artık profesyonel sporcu olmak için önünde bir engel kalmamıştı.

Naim’in ilk hedefi Bulgaristan genç milli takımına katılmaktı. Her gün gece gündüz demeden, elleri nasır tutana kadar, yorgunluktan halter minderinde uyuyana kadar çalıştı. Vidin halter şampiyonasında Naim’in eline büyük bir fırsat geçti. O turnuvayı Bulgaristan halter milli takım hocası İvan Abacıev takip ediyordu. Bu turnuvada Abacıev tarafından beğenilen Naim milli takım seçmelerine davet edildi. Seçmeleri başarılı bir şekilde geçiren Naim 1982 Brezilya Dünya Gençler Şampiyonası’na genç milli takımı ile katıldı. Bu şampiyonada 2 altın madalya kazanıp bir de dünya tarihindeki en genç dünya rekortmeni unvanını aldı. Ertesi sene Yugoslavya dünya şampiyonasında da altın madalya kazanan Naim artık dünya çapında bir sporcu olmayı başardı.

1984 yılına geldiğimizde Bulgar Komünist Partisi çıkardığı yasalar ile oradaki Türkler için asimile çalışması yapıldı. Artık okullarda Türkçe dersler olmayacak, camiler kapatılacak, kamuya açık alanlarda Türkçe konuşmak yasaklanacak ve Türk vatandaşların ismi değiştirilecekti. Yaşanan bu gelişmeler Naim’in spor hayatını da şekillendirdi. Burada yapılan zulmü ne yabancı basın yazıyor ne de oradaki Türklerden bir haber alınabiliyordu. Naim kendi vatandaşları için bir şeyler yapmak istiyordu fakat Bulgar yönetimi öyle sıkı tedbirler alıyordu ki Naim her gittiği şampiyonada yanında ona göz kulak olması için gönderilen korumaların gözetimi altında oluyordu. Eline bir metin verip basın karşısında zorla okutulup Bulgar yönetimini destekler açıklamalar yapmak zorunda kalıyordu. Üstüne bir Naim’in ismi değiştirilince bu bardağı taşıran son damla oluyordu. Artık Naim Bulgaristan’dan kaçmayı düşünüyordu.

Turgut Özal'ın Oğlu Ahmet Özal, Naim Süleymanoğlu'nun Kaçışını Anlattı: Ajanlar Savaşıydı - Son Dakika Spor

1986 yılında Avustralya Dünya halter şampiyonasında orada yaşayan Türklerin yardımıyla bir kaçış planı yapılıp planın ilk ayağı gerçekleşmişti. Birkaç gün Avustralya’da Türklerin yanında kaçak göçek yaşayan Naim’i Türkiye’ye kaçırmak için Türk bürokratlar ile iletişime geçildi. Bürokratlar Naim’in Avustralya konsolosluğuna gelmesi dahilinde onu Türkiye getirebileceklerini söylediler fakat her yerde Avustralya polisinden tutun KGB’ye kadar tüm güvenlik güçleri Naim’i arıyordu. Bırakın konsolosluğa gitmeyi kafasını pencereden bile çıkarmıyordu. Bu sığınma talepleri bakanlara kadar gitti, oradan da dönemin başbakanı Turgut Özal’a kadar ulaştı. Turgut Özal bu konu ile ilgili özel ilgilenilmesini istedi ve önce Londra’ya, daha sonrada özel bir uçak ile Türkiye’ye getirildi Naim Süleymanoğlu.

Basının karşısına çıktığı ilk andan itibaren Bulgaristan’da Türklere yapılan zulmü anlattı fakat bu haykırışı ulusal çapta kaldı. Naim, Bulgar Türklerine yapılan bu haksızlığı tüm dünyaya duyurmak istiyordu. Hedefi olimpiyatlarda şampiyon olup yapılan zulmü orada haykırmaktı. Fakat Naim’in bu olimpiyatlara katılması zordu çünkü önümüzdeki 3 yıl için Bulgaristan yönetimi Naim’in turnuvalara katılmamasını isteyip veto hakkını elinde bulunduruyordu. Bulgaristan ve Türkiye arasında gerçekleşen yoğun diplomasi sonucunda Türkiye Naim’in olimpiyatlara katılması için belirli bir miktar parayı Bulgaristan’a ödemeyi kabul edince Naim Süleymanoğlu artık olimpiyatlarda yarışıp özgürlük için haykırabilecekti.

Naim olimpiyatlara katılmaya hak kazansa da geçirdiği dizanteri hastalığı yüzünden olimpiyatlara katılması zordu. Doktorlar, Naim’in olimpiyatlara katılması durumunda hastalığının daha da ilerleyeceğini ve ölümle burun buruna geleceğini söylüyordu. Ama Naim pes etmedi olimpiyatlara 1 ay kalsa bile çalışmalara başladı. Rakiplerine göre daha az çalışan Naim altın madalyayı kazanıp tüm dünyaya Bulgarların yaptığı zulmü haykıracaktı. Naim artık 1988 Seul olimpiyatlarına hazırdı. Kariyerinin en büyük hikâyesini yazıyordu Naim. Mindere her çıkışında dünya rekoru kırıyordu. Koparmada; 145, 150.5 ve 152.5 kg; silkmede 175, 188.5 ve 190 kg ile 6 dünya rekoru kırarak altın madalyayı boynuna taktı. Olimpiyatlar bittiğinde Birleşmiş Milletler’de basının karşısına çıkan Naim Süleymanoğlu Bulgar komünist yönetiminin oradaki Türklere yaptıklarını bir bir anlattı. Bu konuşmasından sonra TIME dergisine kapak yüzü bile oldu. Bu konuşmadan 3 ay sonra baskılara dayanamayan Bulgar yönetimi sınırı kapılarını açıp oradaki Türklerin göç etmesini sağladı. Naim daha 21 yaşındayken 1 milyonu aşkın Bulgar Türk’ünün özgürlüğüne kavuşmasını sağlamıştı. Kariyerini onu özgürlük umudu olarak gören insanlara adayan Naim, Türk bayrağı altında 3 olimpiyat, 6 Dünya şampiyonluğu ve 2 Avrupa şampiyonluğu altın madalyası kazandı.

Naim Süleymanoğlu

2000 yılına geldiğimizde Sidney olimpiyatlarında 3’te 0 çekince kariyerini sonlandırma kararı aldı. Aynı yıl için Dünya Halter Federasyonu’nun en genç asbaşkanı seçildi. 4 yıl boyunca asbaşkanlık görevi yapan Naim Süleymanoğlu 2004 yılında görevinden ayrılıp siyasete atıldı. 2004 yerel seçimlerde Kıraç Belediye başkanı adayı oldu, 2007 genel seçimlerde ise İstanbul milletvekili adayı oldu fakat 2 seçimi de kaybetti.

Hayatı boyunca kendine hiç vakit ayıramayan Naim inzivaya çekilmeye karar verdi. Fakat ilerleyen yıllarda siroza bağlı karaciğer yetmezliği başladı. 2017 yılında karaciğer nakli yapıldı. Ameliyatından sonra beyin kanamasına bağlı ödem nedeniyle beyin ameliyatı geçirdi. Ameliyattan sonra hayati tehlikesi olduğu söylenerek yoğun bakıma alındı. 2017 yılının Kasım 18’ine geldiğimizde dünyaları kaldıran Naim Süleymanoğlu hastalığına yenik düşüp hayata gözlerini yumdu. Kariyerini kendi halkının özgürlüğü için adayan Naim Süleymanoğlu ülkemizde de birçok sporcuya örnek olmuş bir isim oldu.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Mehmet Okur: Money Man

Olimpizm: Olimpiyat Oyunları 1

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More