Luis Figo ve Tartışmalı Transferi: Aslan Kral’ın İhaneti

Barcelona’da oynadığı futbolla taraftarların adeta idolü haline gelen Luis Figo’nun 2000 yılında tartışmalı bir şekilde gerçekleşen Real Madrid transferinin perde arkası.

1999 – 2000 sezonunun sonuna yaklaşılırken, Real Madrid ve Barcelona’da heyecan saha içinden saha dışına taşınmıştı. Her iki kulüpte de başkanlık seçimi vardı. Real Madrid’in mevcut başkanı Lorenzo Sanz 1995 yılında kulübün başına geçmiş ve kulüp onun zamanında 1 La Liga ve 2 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşamıştı. Medya ve kulüp üyeleri Lorenzo Sanz’ı favori olarak görüyordu, başkanlık için bir diğer aday ise Florentino Perez’di. Perez de bu durumun farkındaydı ve farklı bir şey yapması gerektiğini düşünüyordu. Diğer taraftan Barcelona’da ise 1978 yılından beri kulübün başında bulunan  Joseph Lluis Nunez -sonraki yıllarda kulübün başarısının temellerinden biri olan La Masia’yı kuran ve kulübün Avrupa Kupalarındaki ilk zaferlerine ulaştıran- başarılı bir başkandı. Ancak Johan Cruyff’in takımın başında olduğu (1988-1996) yıllardan sonra özellikle görev süresinin son üç yılında takımın başında bulunan Van Gaal ile taraftar arasında yaşanan sorunlar ve yönetimin hataları kulübü karışıklığa sürüklemiş ve taraftar Nunez’in miadının artık dolduğuna inanmaya başlamıştı. Sezon sonundaki seçimlerde Nunez’in yerine Nunez’in 22 yıllık başkan yardımcısı olan Joan Gaspart’ın yeni başkan olacağı düşünülüyordu. Barcelona’da işler karışıktı ancak taraftarlar saha dışında gerçekleşecek başkan ve teknik direktör değişiklikleriyle birlikte saha içinde çok sevdikleri ve adeta idol olarak gördükleri Luis Figo önderliğinde takımın tekrardan Avrupa’nın zirvesine çıkabileceğine inanıyorlardı. Ama öyle olmayacaktı.

Luis Figo - Barcelona
Barcelona formasıyla Luis Figo
Barcelona taraftarlarının Luis Figo sevgisi

1995 yılında Sporting CP’den Barcelona’ya transfer olmadan önce dönemin en iyi ligi İtalya Serie A’dan iki takımla birden (Juventus ve Parma) ile sözleşme imzaladığı için FIFA’dan 2 yıl men cezası alan Luis Figo, bunun üzerine Barcelona’dan gelen teklifi kabul etmiş ve 2.25 milyon Euro’ya Barcelona’ya transfer olmuştu. Takımdaki ilk sezonunda antrenör Johan Cruyff, Figo’yu diğer büyük futbolcuların yanına (Hagi,Bakero,Prosinecki) yerleştirmeye çalışıyordu. Avrupa’nın en önemli genç yeteneklerinden biri olarak gösterilen Figo’nun  adeta üzerine titriyordu Johan Cruyff ancak La Liga’daki 3.’lük, İspanya Kral Kupası’nın finalde kaybedilmesi ve UEFA Kupası’na da yarı finalde veda edilmesiyle Johan Cruyff’un 8 yıllık başarılı Barcelona kariyeri sona ermişti. Figo ise ilk sezonundaydı ve alışma evresinde olduğunu gösteriyordu.

Cruyff’tan sonra takımın başına Bobby Robson gelmiş ve takım şampiyon olamasa da Kral Kupası ve UEFA Kupa Galipleri Kupası’nı kazanarak taraftara umut vermeyi başardı. Luis Figo da çoktan taraftarın gözüne girmişti. Tüm bunlara rağmen taraftar ve yönetim La Liga şampiyonluğu istiyordu ve  1997-1998 sezonunda mevcut antrenör Bryan Robson genel menajerliğe geçirilmiş, antrenörlüğe ise Louis Van Gaal getirilmişti. Ronaldo Nazario’nun takımdan ayrılmasına rağmen Rivaldo ve Sonny Anderson’un yüksek bonservis bedelleriyle sezon başında transfer edilmiş ve başarılar da hızla gelmişti. Barcelona, Van Gaal ile ilk iki sezonda 2 kez La Liga şampiyonu olmuş  ve 1 kez de Kral Kupası’nı kazanmıştı.Alışma evresini atlatan Figo, takımın başrol oyuncusu haline gelmişti. Taraftarlar Figo’yu çok sevdiklerinden ona “Aslan Kral” lakabını takmışlardı. Figo ise Barcelona’da oynamaktan çok mutluydu.

Luis Figo
Figo ve takım arkadaşları, şampiyonluğun ardından saçlarını bordo ve mavi renklere boyamıştı.

1999-2000 sezonunda Barcelona taraftarları La Liga’da 2 sezondur şampiyon olan takımlarının artık Şampiyonlar Ligi’nde de başarıya ulaşmasını bekliyordu ancak antrenör Van Gaal takıma ülkesi Hollanda’dan çok fazla oyuncu aldırmıştı. Bu olay sonucu takımda gruplaşmaların olması ve Van Gaal ile Rivaldo’nun pozisyon kavgası, takımın tüm sezonu karışık bir şekilde devam ettirmesine yol açtı. Bütün sezon yaşanan çatışmalara ve sorunlara rağmen takım Figo’nun müthiş performansıyla (13 maç, 5 gol ve 9 asist) Şampiyonlar Ligi yarı finaline kadar yükselmişti. Rakip ise Valencia’ydı. Figo ilk maçta alınan 4-1’lik yenilgiyi tribünden izlemişti ve ikinci maçta yaptığı 2 asiste rağmen Barcelona elenmekten kurtulamamıştı. Sezonu kupasız kapatan Barcelona’da taraftarlar kazan kaldırmış, yönetimin ve teknik direktörün değişmesini ve takıma birkaç takviye yapılmasını istemişlerdi. Elbette en büyük yıldızları Figo’nun takımda kalacağını düşünüyorlardı. Figo ise Barcelona ile kupa kazanmasa da EURO 2000’de ülkesi Portekiz’i yarı finale taşımıştı. Birçok otorite Figo’yu o zamanlar dünyanın en iyi futbolcusu olarak görüyordu.

 

Florentino Perez’in Figo vaadi

Sezon sonuna gelindiğinde Barcelona ve Real Madrid’de başkanlık seçimleri heyecanı vardı. Barcelona çalkantılı günlerden geçerken Real Madrid Şampiyonlar Ligi’ni kazanmış ve son 3 yılda 2. kez Avrupa’nın en büyüğü olmuştu. Real Madrid’in başkanlık adayları, mevcut başkan Lorenzo Sanz ve 2000 yılında İspanya’da patlak veren emlak sektörünün önemli isimlerinden ve İspanya’nın en zengin iş adamı olarak gösterilen Florentino Perez’di. Lorenzo Sanz, kulübün içinde bulunduğu ekonomik sorunlara rağmen elde edilen Şampiyonlar Ligi zaferlerinden dolayı favori olarak gösteriliyordu. Diğer taraftan Florentino Perez seçim kampanyasını yürütürken İspanyol bir gazeteci, Barcelona’nın yıldızı ve dünyanın en iyi futbolcusu Luis Figo’nun önümüzdeki sezon Real Madrid forması giyebileceğini iddia etmişti. Real Madrid ve Barcelona taraftarları, hatta tüm medya şaşkındı. Açığa çıkan bu bilgiyi Florentino Perez de doğrulamıştı. Perez’in Real Madrid üyelerine seçim vaadiydi Luis Figo. Perez’in Figo vaadi kulüp üyelerini ve taraftarlarını çok heyecanlandırmıştı. Bu vaatle birlikte Perez, seçimi kendi lehine çevirmeyi başarmıştı.Peki bu nasıl olmuştu? Luis Figo, nasıl gelecekti Real Madrid’e?

Florentino Perez ve Figo’nun anlaşması
Figo
Real Madrid formasıyla Luis Figo

2000 yılının en iyi futbolcusu olarak gösterilen Luis Figo, sezon bitiminde sözleşmesinde iyileştirme yapılması için Barcelona Başkanı Nunez’in kapısını çalmıştı. Ancak Nunez, seçim olduğu gerekçesiyle Luis Figo’nun seçimden sonra gelmesi gerektiğini söyledi. Nunez’in bu tavrı Figo’nun kendisini kulüpte değersiz hissetmesine sebep olmuştu. Dönemin ünlü menajeri ve Figo’nun da menajeri olan Jose Veiga, Figo’nun sözleşme durumunu kullanarak arkadaşı Paulo Futre aracılığıyla Florentino Perez ile bir anlaşmaya vardı. Figo’nun bu anlaşmadan herhangi bir haberi yoktu. Anlaşma Florentino Perez’in başkan olup olamaması ile ilgiliydi. Eğer başkan olamazsa Perez, Figo’ya 2.2 milyon Euro ödeyecekti. Perez başkan olursa da futbolcunun serbest kalma bedeli olan 60 milyon Euro’yu ödenecek ve Luis Figo Real Madrid’e transfer olacaktı.

Anlaşma bu kadarla sınırlı değildi. Florentino Perez sağlamcı biriydi ve eğer başkan olur da Figo gelmezse Figo Perez’e 30 milyon Euro ödeyecekti. Figo’nun menajeri bu olaydan ona bahsettiğinde Luis Figo, Sardunya Adaları’nda tatildeydi. Figo, menajerinin yaptığı anlaşmadan ötürü mutsuzdu ve günlerce Perez’in seçimi kaybetmesini bekledi. Birkaç gün sonra menajeri telefonla Figo’ya Perez’in seçimi kazandığını söylediğinde gözyaşlarına boğulan Figo’nun Barcelona’dan ayrılmaya niyeti yoktu. Bir süre kimseyle konuşmadan Sardunya Adaları’nda tatiline devam etti. Figo’nun tatili sırasında Barcelona’da da seçim olmuş ve başkan değişmişti. Yeni başkan mevcut başkanın yardımcısı Joan Gaspart olmuştu. Figo, tatilini bitirip İspanya’ya döndüğünde ilk işi yeni başkan Gaspart ile konuşmak olacaktı.

Başkan Gaspart’a Perez ile yaptığı anlaşmadan bahseden Figo, Perez’e ödemesi gereken parayı Barcelona’nın ödemesini istemiş ancak Gaspart henüz yeni başkan olduğu için bu teklifi kabul etmemişti. Figo, bu olaydan sonra menajeriyle Perez’in şartlarını duymak için konuştu. Perez, Figo’ya yaratmak istediği Galacticos fenomenini, Figo’nun da takımın 10 numarası olacağını ve Barcelona’dan aldığı 1 milyon Euro’luk maaşın 6 milyon Euro’ya yükseleceğini söylemişti. Luis Figo, istemeden de olsa Real Madrid’in teklifini kabul etti. Yeni başkan Perez, Figo’nun serbest kalma bedeli olan 60 Milyon Euro’yu ödemiş ve vaadini gerçekleştirmişti. Dünyanın en büyük futbolcusu dünyanın en büyük takımına transfer olmuştu. Bunu söyleyense Luis Figo’nun ta kendisiydi:

Barcelona’da oynamak, parlak bir kariyer için iyi bir fırsata sahip olmak demektir. Ancak zirveye ulaşmak için Real Madrid’de oynamalısın.

Figo’ya fırlatılan kanlı domuz kafası
Barcelonalı taraftarların Figo’ya tepkisi

Luis Figo transferinin ardından Barcelona ve Real Madrid arasında oynanacak ilk El Clasico Ekim ayında, Nou Camp’taydı. Figo’nun ezeli rakiplerine gitmesinden ötürü kızgın olan taraftarların Figo’ya olan tepkisi 0-0 biten maçın önüne geçmişti. Sahaya votka şişesi, bisiklet zinciri, çakmak ve çok daha ilginci kanlı bir domuz kafası bile atmışlardı.

Figo’yu 90 dakika boyunca protesto etmiş ve onu Real Madrid formasıyla görmekten hoşnut olmamışlardı. Bazı taraftarlar küfürlü pankartlar hazırlamış, bazıları ise maçın başında para destelerini sahaya atmıştı. Bir pankart vardı ki Figo’nun Barcelona taraftarlarının kalbindeki yerini çok iyi ifade etmişti: Senden nefret ediyoruz çünkü seni çok sevmiştik.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Real Madrıd: Olağan Gelen Olağanüstülük

Sergio Busquest: Görünmez Kahraman

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More