Lewıs Hamılton: Tarihin En İyisi Mi?

REKORTMEN

Geçtiğimiz ay Portekiz’de aldığı galibiyetle Formula 1 tarihinin en fazla yarış zaferi kazanan pilotu olan Lewis Hamilton, kimine göre tarihin en iyisi, bir başkasına göre sadece çok iyi bir araca sahip olduğu için bu kadar başarılı. Biz anlatmaya başlayalım takdir size kalmış…

7 Ocak 1985’te, İngiltere’nin Stevenage bölgesinde dünyaya gelen Lewis Hamilton, 8 yaşındayken birçok Formula 1 pilotu gibi karting pistlerinde adım attı hız dünyasına. 10 yaşına geldiğinde hayatını değiştirecek kişi olan Ron Dennis ile tanıştı. Bu sayede Mclaren’in gelişim programına katıldı. Motor sporlarının zirvesine giden yolda başarılı yıllar geçirdi.  

Lewis Hamilton çocukluğu

2001-2003 yılları arasında Formula Renault serisinde mücadele etti. 2003 yılında İngiltere Formula Renault Şampiyonası’nda 1. oldu. Bu başarıyla Formula 3 kategorisine terfi etti. İki yıllık Formula 3 deneyiminde kendini daha fazla gösterme fırsatı yakaladı. 2004 Formula 3 sezonunda, gelecekte takım arkadaşlığı yapacağı ve büyük bir rekabete girişeceği Nico Rosberg de vardı. Sonraki sezon Formula 3 Şampiyonası’nı kazanan İngiliz pilot, bir seviye daha atladı ve Formula 1’in bir alt kategorisi olan GP2 serisinde ART Grand Prix takımıyla yarışmaya başladı. Bu serüven ona rekorlar kıracağı Formula 1’in kapısını araladı. 5 galibiyet ve 14 podyumla GP2 serisinin şampiyonu oldu ve Ron Dennis’in gözüne girmeyi başardı. 

İspanyol boğası ile rekabet: 2006

2006 F1 sezonu sonundaki durumdan kısaca bahsetmek gerekirse, Schumacher emekliliğini açıklamış, Ferrari Schumi’nin boşluğunu Kimi Raikkonen ile doldurmuştu. Çifte dünya şampiyonu Alonso ise Mclaren koltuğuna oturmuştu. Peki ya El Nano’nun (Alonso’nun lakabı) takım arkadaşı kim olacaktı ?

Mclaren yönetimi, tercihini GP2 şampiyonu olan Lewis Hamilton’dan yana kullandı. Aslında pilot ikilisine baktığında doğru seçim ve güzel bir uyum yakalanabileceğini beklemişti herkes. Bir şampiyon ve gelecek vadeden genç bir pilot. Kim tahmin edebilirdi bu ikilinin takımdaşlığının 1 seneyle sınırlı kalacağını. Renault geçtiğimiz yılki kadar hızlı değildi ve Mclaren ile Ferrari öne çıkıyordu şampiyonluk için. Peki bu denklemde kimler vardı ? 

2007 sezonunun başına Alonso gözünden rakiplerine bakarsak, kariyerinde 2 birincilik bulunan ve rekabetçiliği tartışmalı Massa, 2005’te mağlup ettiği Raikkonen, çaylak Hamilton vardı. Alonso cephesinden bu yıl 3. şampiyonluğu kutlayabileceği bir sezon gibiydi. Lakin Lewis Hamilton kolay lokma olmadığını ilk yarışlardan göstermişti. İlk 9 yarışın tamamında podyuma çıkan, Kanada ve Amerika’da ise zafere ulaşan genç İngiliz, Fernando’nun karizmasını fena çizmişti. 

Bu gerilim Macaristan’da patlak verdi. Macaristan’a giderken Hamilton, Alonso’nun 2 puan önünde liderdi. Sıralama turlarında takım emirlerine uymayan Lewis Hamilton, yakıt yakma bölümünde Fernando’nun geçişine izin vermedi ve en hızlı turu elde etti. Lastik değişimi için Mclaren’ler pite geldiğinde ise İspanyol boğası savaşın fitilini ateşledi. Pit ekibi lastikleri değiştirmesine rağmen FernandoHamilton’ın tur atmasına engel olmak için 10 saniye daha fazla bekledi. Planı tutmuştu Alonso’nun, kendi en hızlı turu atarak pole pozisyonunu elde etmiş, Hamilton ise zaman turuna başlayamamıştı. Bu durum yarış hakemlerinin gözünden kaçmadı ve takım arkadaşını engellediği gerekçesiyle 5 sıra ceza aldı. İlk sıradan başlayan Lewis Hamilton ise yarışın sonuna kadar liderliğini korumayı başardı ve damalı bayrağı ilk sırada gördü. Alonso ise 6. sıradan ancak 4. sıraya yükselebildi. Bu yarış Mclaren-Alonso bağlarını kopma noktasına getirirken Hamilton-Alonso ikilisi arasındaki savaşı da gözler önüne serdi. Sonraki yarışlarda ise Raikkonen farkı yavaş yavaş kapatmaya başladı. Ama Japonya’da yağmur altında galibiyete uzanan Hamilton, şampiyonluğa artık çok yakındı. Alonso ile 12, Raikkonen ile fark 17 puandı ve sadece 2 yarış kalmıştı sezonun bitimine. Çin’de pole pozisyonunu elde etse de, 30. turda yolda kalması onun için bir ilkti. Sezon boyu tüm yarışları tamamlamayı başarmıştı. Ama en olmadık yerde aracından erken inmek zorunda kaldı. Yarışı Raikkonen kazanırken, takım arkadaşı Alonso ise 2. oluyordu. Son yarış olan Brezilya’ya gelindiğinde Lewis Hamilton halen Alonso’nun 4, Raikkonen’in 7 puan önünde şampiyona lideriydi.

Lewis Hamilton ve Alonso

Brezilya’da ise işler Hamilton için hiç iyi gitmedi. 2. sırada start alsa da yarışı 7. olarak tamamlayabildi ve damalı bayrağı ilk sırada gören RaikkonenAlonso ve Hamilton’ın 1 puan önünde şampiyonluğa ulaştı. 

İlk şampiyonluk: 2008

Macaristan’da yaşananların üzerine casusluk skandalı da eklenince artık Alonso-Mclaren birlikteliğinin devamı pek mümkün değildi. Bu sebeple Alonso eski takımı Renault’ya dönerken, Kovalainen de Lewis Hamilton’ın takım arkadaşı oluyordu. 

F1 bize 2008 yılında yine Mclaren-Ferrari rekabeti izlettirdi. Ama bu sefer rekabete katılan Mclaren cephesinde değişmezken Ferrari’de Massa, şampiyonluk yarışında ben de varım dedi. Her iki pilot da son yarış öncesi 5’er galibiyet kazanmış durumdaydı. Fakat daha az yarış dışı kalan ve 7 puan önde bulunan Hamilton şampiyonluğa aynı geçen yıl olduğu gibi yakın gözüküyordu. 

Yarışta ise şampiyonluk Hamilton’ın ellerinden kayıp gidiyordu adeta. Son tura girildiğinde İngiliz pilot 6. sırada, Massa ise liderdi. Bu sonuçla yarış biterse şampiyonluk Felipe Massa’ya gidiyordu. Fakat Lewis Hamilton’ın imdadına Timo Glock yetişti. Toyota pilotu, son virajlarda yavaşlarken, onu geçen Hamilton şampiyonluğa uzandı. Fakat o an yaşananlar ise Ferrari açısından tam bir trajediydi. Çünkü Massa finişi geçtiği anda Ferrari pit ekibi, şampiyonluğa sevinmeye başlamıştıHamilton’ın 1 sıra yükseldiğini ve şampiyon olduğunu öğrendiklerindeki yüz halleri ise bugün dahi herkesin akıllarında. Lewis Hamilton bu şampiyonluğuyla 23 yaş 300 gün ile tarihin en dünya şampiyonu ünvanını Fernando Alonso’dan aldı.  

Rekabettenuzak yıl: 2009

2009’daki değişikliklere iyi uyum sağlayan Brawn GP ve Red Bull’un gölgesinde kalan Mclaren-Mercedes ile sezona facia bir başlangıç yaptı. Avustralya’da yarıştan diskalifiye edilen Hamilton, ilk 9 yarışta podyum yüzü göremedi. İngiliz pilot sezonu 2 galibiyet, 5 podyum ve 49 puanla tamamladı. 

Jenson Button ile 3 yıl: 2010-2012 

2009’da Brawn GP ile şampiyonluğa ulaşan Jenson Button, 2010’da Mclaren-Mercedes’e katıldı. Rekabetçi yıllardan biri olan 2010 sezonunda Red Bull, Ferrari ve Mclaren şampiyonluk yarışında yer aldı. Bu noktada Hamilton Türkiye, Kanada ve Belçika’daki galibiyetlerin yanında 9 podyum ile 4. olarak sezonu noktaladı. 

2011 sezonunda ise ilk kez takım arkadaşının gerisinde kaldı. Sebastian Vettel şampiyon olurken, Jenson Button 3 galibiyet 12 podyumla 270 puan topladı. Hamilton ise vatandaşının gölgesinde kaldı. Özel hayatında yaşadıkları, pist içinde karıştığı kazalar ve istikrarsız sürüşüyle sevenlerini hayal kırıklığına uğrattı. 3 galibiyet alsa da sadece 6 kez podyuma çıkabildi. Sezon bittiğinde Hamilton, 2011 yılının kendisine çok şey öğrettiğini ve 2011’in kendisini olgunlaştırdığını söyledi. 

Mclaren’deki son yılı olan 2012 F1 sezonu ise oldukça rekabetçi ve izlemesi keyifli bir yıldı. Tam 8 farklı pilot yarış zaferi kazanırken, Hamilton da bu pilotlardan biriydi. Kanada, Macaristan, İtalya ve Amerika’da damalı bayrağı ilk sırada gören İngiliz pilot, sezonu 190 puanla 4.sırada bitirdi. 6 yıllık Mclaren macerasına 21 galibiyet, 49 podyum ve 1 şampiyonluk sığdıran Lewis için yeni bir serüvene başlama zamanı gelmişti… 

Rosberg ile rekabeti: Üst üste 2 şampiyonluk

Schumacher’in ayrılığının ardından tercihini Lewis Hamilton’dan yana kullananan Mercedes için 2013 sezonu, F1’e dönüş yaptıklarından beri en iyi sonuçları aldıkları yıl oldu. Tabii bu sadece fragmandı… 

Sıralama turlarında Red Bull kadar olmasa da başarılı olan Mercedes’le Hamilton 5 pole pozisyonu elde etti. Lakin araç tek turda hızlı olduğu kadar yarışta iyi değildi. Bu sebeple Lewis, Macaristan haricinde podyumun ilk basamağına çıkamadı.  

Lewis Hamilton ve Rosberg2014 yılında Formula 1, V8 motorlara veda edip V6 motorlarla beraber turbo hibrit çağına merhaba dedi. Bu değişim Mercedes dominasyonunun başlangıcı anlamına geliyordu. F1’in değişiminde Red Bull ve Ferrari gerilerken Mercedes öne çıkıyordu. İlk yarış olan Avustralya’da finiş göremeyen Hamilton, sonrasında sırasıyla Malezya, Bahreyn, Çin ve İspanya’da zafere ulaştı. Bu dönemde takım arkadaşı Rosberg de 2. sırada yarışları tamamladı. Takvimin devamında Kanada’da fren arızası sebebiyle, Belçika’da ise Rosberg ile mücadelesinde aldığı hasar sebebiyle yarışı tamamlayamadı. Monza öncesinde Rosberg’in 29 puan gerisindeydi. İtalya ile beraber kalan 7 yarışın 6’sını kazandı ve bu performansı sayesinde 384 puanla şampiyonluğa ulaştı. İtalya’dan önce 29 puan geride olan Lewis, sezonu Rosberg’in 67 puan önünde tamamladı. 

2015 ise Hamilton için harika bir sezondu. 19 yarışın 17’sinde podyuma çıkan, 10 galibiyet alan ve sezon boyu şampiyona liderliğini bırakmayan İngiliz pilot, 381 puanla 3. kez şampiyonluk sevinci yaşadı. 

2016 sezonunun başında ise Rosberg rüzgarı vardı Formula 1’de. İlk 4 yarışı Alman pilot kazanırken Hamilton takım arkadaşının gölgesinde kaldı. Sonrasında İspanya’da yaşanan kaza ise ikili arasındaki gerilimi arttırdı. Hamilton bu yarıştan sonra çok daha iyi bir grafik çizdi. Sezon arasına kadar ki 7 yarışın 6’sını kazanan Hamilton, Almanya Grand Prix’si sonrası Rosberg’in 19 puan önündeydi. Sezonun ikinci yarısına iyi başlayan Rosberg oldu. Rosberg, Belçika, İtalya ve Singapur olmak üzere 3 yarış üst üste podyumun ilk basamağına çıktı. Rosberg’in Singapur’da aldığı galibiyetle şampiyona lideri artık Alman pilottu. Malezya’da olanlar ise Hamilton’ın şampiyonluğu kaybetmesine sebep oldu denilebilir. Yarışı rahat bir şekilde lider götürürken motor patlatan Hamilton, son 4 yarışı kazansa da yetmedi ve Rosberg’in 5 puan gerisinde Alman pilotun şampiyonluğunu izlemekle yetindi. 

Rekor üstüne rekor

Rosberg’in şampiyonluğun ardından sürpriz emeklilik kararı sonrası Mercedes, Bottas ile anlaştı ve bu kararın Hamilton için daha rahat şampiyonluklar anlamına geldiğini günümüzden baktığımızda söylemek doğru olur.  

2017 sezonunun ilk yarısı güzel bir rekabet izledik. Bu sefer takım içi rekabet yoktu. Ferrari önceki yıllara nazaran çok daha rekabetçi bir araç geliştirmişti. Sebastian Vettel de formdaydı. Sezon ortasına gelindiğinde Vettel, Hamilton ile 14 puanlık fark açmıştı. Ama sezonun ikinci yarısına Hamilton’ın ve Mercedes’in dönüşü muhteşem oldu. 6 yarışın 5’ini kazandı Hamilton. Singapur ve Japonya’da Sebastian Vettel’in yarış dışı kalmasıyla şampiyonluk yolu Lewis Hamilton için açılmış oldu. İngiliz pilot, 9 yarış galibiyeti ve 363 puanla şampiyonluğa uzanırken takım arkadaşı Bottas, şampiyonluk yarışında Vettel’in de gerisinde kaldı. İstikrarlı bir sürüş gerçekleştirse de, Hamilton’a Rosberg gibi zorluk çıkaramayacağını Mercedes’teki ilk sezonunda belli etti. 

2018 sezonuna başlarken hem Vettel hem de Hamilton’ın 4’er şampiyonluğu bulunuyordu. Sezon sonunda mutlu sona ulaşan psikolojik olarak da karşı tarafa üstünlük sağlayacaktı.  

Başlangıcı daha iyi yapan yine Sebastian Vettel oldu. Avustralya ve Bahreyn’de kazanarak ilk 2 yarıştan 50 puan çıkardı. Sonrasında Hamilton, Azerbaycan, İspanya ve Fransa’da galibiyetler elde etti. Avusturya’da yolda kalan Hamilton, şampiyona liderliğini Vettel’e kaptırdı. Silverstone’da, Hamilton’ın evinde kazanarak psikolojik üstünlüğü de ele geçiren Vettel, nerden bilebilirdi kendi evi Almanya’da şampiyonayı kafaca kaybedeceğini! 

Sıralama turlarında hidrolik sistemde çıkan arıza nedeniyle Q2’de zaman turu kaydedemeyen Hamilton yarışa 14. sıradan başlamak zorunda kaldı. Vettel ise bu fırsatı iyi değerlendirmiş ve pole pozisyonunun sahibi olmuştu.  

Yarışta Vettel rahat şekilde galibiyete giderken basit bir hata yaptı ve stadyum bölgesinde frenlemeyi kaçırınca bariyerlere çarparak yarışa veda etti. O esnada aslında şampiyonluğa da elveda dedi Alman sürücü. 14. sıradan başlayan Hamilton bu kazayı iyi değerlendirerek Almanya’da zafere ulaştı ve Vettel’le farkı kapatmasının üstüne 17 puan da fark açtı. Bundan sonrası Hamilton için çok iyi geçti. Vettel kalan yarışlarda sadece Belçika’da kazanabilirken, Lewis 7 galibiyet aldı ve hatasız bir süreç geçirdi. Ezeli rakibine 88 puan fark atan Hamilton 5. şampiyonluğunu Meksika’da ilan etti.  

2019 yılı ise kariyerinin en rahat şampiyonluklarından birini yaşadı. Ferrari eski hızında değildi, Red Bull ise Mercedes ve Hamilton ile şampiyonluk mücadelesi verebilecek bir araca sahip değildi. Mercedes çok hızlıydı ve Hamilton Bottas’a göre çok üstündü. 11 galibiyet ve 17 podyum ile 413 puan toplayan Lewis Hamilton artık Schumacher’in rekoruna göz dikmişti. 

Pandemiden dolayı geç başlanan 2020 sezonunda yine fırtınalar estirdi 35 yaşındaki İngiliz pilot. Portekiz’deki galibiyetiyle kırılamaz denen Schumacher’in 91 kez yarış kazanma rekorunu kıran Hamilton, Imola’da da rekoru geliştirmeye devam etti. 

Formula 1 Türkiye GP'de kazanan Hamilton! - Tüm Spor Haber

9 yıl sonra Türkiye’ye geri dönen Formula 1, bize aslında bir tarihe tanıklık etme şansı getirdi. Yarış öncesinde 85 puan farkla şampiyona lideri olan Hamilton, kariyerinin 7. dünya şampiyonluğuna İstanbul topraklarında uzandı. Türkiye’de hasretle F1’in ülkemize geri dönüşünü bekleyen biz F1 severler için yarışın seyircisiz olmasına üzücüyse de İstanbul Park, tarihin yazıldığı spor mabetleri arasına yükseldi. 


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Ayrton Senna: İsyankâr, Deli ve Hayalperest

Sporun Mabetleri

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More