LeBron James: The Chosen One

LeBron James’in müthiş kariyerine daha yakından bakıyoruz.

30 Aralık 1984’te Amerika’nın Ohio eyaletinde dünyaya geldi LeBron James. Kral olmak için mi doğmuştu, seçilmiş kişi miydi gerçekten, bu şehrin basketboldaki makus talihini değiştirebilecek miydi? Gelin hep beraber okuyup görelim.

9 yaşında basketbolla tanıştı LeBron. Kendilerini ‘Fab Four’ olarak tanımlayan dörtlü bir arkadaş grupları vardı. Amatör seviyede amatör bir kulüpte oynuyordu ve o yaşta bile farkını hissettiriyordu. Bu yeteneği, birçok liseden teklif almasına sebep oldu ve ailesinden de uzaklaşmamak adına St Vincent-St. Mary Lisesi’ne gitmeyi tercih etti.

Lise yılları

İlgili resimLisede ikinci senesinde ABD Yılın En İyi Lisesiler Beşi’ne seçildi ve o sene Mr.Basketbol seçilerek lise ikide bunu başarabilen ilk isim oldu. Henüz lise üçe başlamadan önce birçok yorumcu tarafından en iyi lise oyuncusu olarak gösteriliyordu. 3. senenin sonunda  Nba seçmelerine katılmak istedi. Bir zamanlar üniversiteyi bitirmeden seçmelere girmenin yasak olduğu Nba’de şimdi liseyi bitirmemiş bir genç drafta katılmak istiyordu. Kurallar gereği bu isteği reddedildi. Lisedeki dördüncü senesinde yine bir ilk yaşandı. Ulusal televizyonlarda maçları yayınlanan ilk liseli oyuncu oldu LeBron James. Pek çoklarına göre tarihin gördüğü en iyi lise oyuncusu olarak draftlara katılmaya hak kazandı.

Cleveland Cavaliers dönemi

2003 Nba draftında ilk sırada, doğduğu eyaletin takımı tarafından seçildi. İlk maçında 25 sayı kaydetti ve çaylak sezonunda 1000 sayıya ulaşarak bunu başaran en genç oyuncu oldu. Aynı sene draft edildiği Carmelo Anthony‘le arasında yılın çaylağı ödülü için bir rekabet vardı ama bu ödülü de kazanmayı bildi. İlk sezon takımıyla pek başarılı olamadılar ve play-off yapamadılar. Sonraki sezonlarını süperstarlığa geçiş olarak adlandıran sayfalar, yazılar görebilirsiniz. Oysaki onun için süperstarlığa geçiş gibi bir ibare kullanmak doğru olmaz. O lige süperstar olarak adım atmıştı ve zaman içinde bir efsaneye dönüşecekti. LeBron James 2010 senesine kadar Cleveland’da oynamaya devam etti. Burada 2 MVP ödülü kazandı ve final oynamayı da başardı. Kimilerine göre yanındaki oyuncular çok yetersizdi, kimilerine göre o kadar hırslı değildi. Winner olmadığını söyleyenler de çoktu. Majesteleriyle kıyaslanıyordu ama henüz ortada bir yüzük bile yoktu. Bireysel unvanlar kazanmaya devam etse de artık bir şampiyonluk istiyordu LeBron James ve sözleşmesi sona erdiğinde takımdan ayrılmaya karar verdi.

15 Years Ago, the NBA's Best Draft Class Wore the Worst Suits of ...

Miami Heat

LeBron’un free agent dönemi tam bir kabus oldu. Televizyon karşısına çıkıp açıklamıştı kararını ve bu karar korkakça olarak nitelendirilmişti. Cavaliers taraftarı adeta tapıyordu ona ve bu karar çok ağır gelmişti onlara. James’in formalarını yaktılar ve o stat dışındaki meşhur posteri söktüler. LeBron James onlar için haindi artık.

Öte yandan Miami başkanı Pat Riley bunu başardıkları için çok memnundu. Çünkü sözleşmesi biten LeBron’u herkes istiyordu ama onu ikna etmeyi başaran kendisi olmuştu. Miami, Big 3 adını verdiği Wade, Bosh ve James üçlüsünü basına tanıtıyor ve bu üçlünün lige damga vurması bekleniyordu. İlk senelerinde beklenen oldu ve Heat, Nba finallerine yükseldi. Karşılarında veteran oyunculardan kurulu Dallas vardı. Otoritelere göre basit bir final olması bekleniyordu Miami için; ancak hiç de öyle olmadı. Dallas seriyi 4-2 kazanarak şampiyon oldu ve LeBron seriyi 17 sayı ortalamasıyla tamamlayarak çok büyük düşüş yaşadı. Zaten sürekli üzerine gidilerek kötü adam ilan edilen LeBron James ikinci kez bir Nba finalinden eli boş dönüyordu.

NBA News: Heat's 'Big 3' Discussing Contract; Carmelo to Meet With ...
Big 3: Lebron James, Dwyane Wade, Chris Bosh

Sonraki iki sene birçok basketbolsevere göre LeBron’un en iyi versiyonuydu. Arka arkaya 2 MVP ödülü daha kazandı ki bu süreçte rakiplerini adeta kırıyordu LeBron. Fiziğinin doruk noktasındaydı, artık oyunu da iyiden iyiye olgunlaşmıştı. Bu dönemde art arda iki şampiyonluk da yaşadı ve şampiyonlukların temel taşı olmayı başardı. Bu başarılarından dolayı 2 de final MVP’si yüzüğü kazandı. 2011’de dibe vurduğu ve hüsran olduğu söylenen LeBron James tekrar ligin en iyi ve en popüler oyuncusuydu. Önce yükselen yıldız Kevin Durant’e sahip Oklahoma’yı, daha sonra Popovich’in San Antonio’sunu muazzam bir seri sonrasında elemeyi başardılar. Miami’deki 4. senesi aynı zamanda son senesiydi ve 4. senede 4. finali de gördüler. Rakip yine San Antonio’ydu fakat bu sefer kazanan Miami değildi. Lebron 4 senede 4 final yapıp 2 normal sezon ve 2 de final MVP’si ödülü kazanarak buradaki kariyerini noktaladı.

Yeniden Cleveland

LeBron yeniden serbestti ve doğduğu şehre yeniden gitme kararı aldı. Hain ilan edildiği takıma bir kez daha kurtarıcı olarak gidiyordu. Taraftar yeniden 23 numaralı formaları aldı ve giydi. Posterler yeniden asıldı. İlk senesinde de takımını yine finale çıkardı James. Üst üste 5. final… Rakip, bir hanedanlığın temellerini atan Golden State’ti. Arka arkaya 3 kez daha şahit olacaktık bu finale. Bu seriyi 35 sayı ortalamayla tamamladı Kral ama takımı 4-2 kaybettiğinden bir kez daha finallerde hüsran yaşıyordu. Ertesi sene arka arkaya 6. finaline gidiyordu LeBron James. Rakip Golden State; normal sezonu 72 galibiyetle, rekorla tamamlamıştı. Seride 3-1 geriye düştüler. Ne düşünürsünüz 4 galibiyette biten bir seride 3-1 geride olan bir takım için? Pek şans vermezsiniz sanıyorum. Tarihin en büyük geri dönüşü, belki de tarihin en iyi finali… 3-1’den 4-3 dönmeyi başardı LeBron ve arkadaşları bu seriden. Evet, James bu takıma borcunu ödemişti artık. 7. maç sonrası elinde kupa, ağlıyordu ve ”Ohio,that’s for you!” diye bağırıyordu.

Cavs' improbable title win vindicates Coach Lue - The Pitt News

Sonraki 2 senede LeBron, takımını yine yeniden finallere taşımayı başardı. Son senesinde Kyrie Irving  de yoktu yanında. Arka arkaya 8. finaliydi bu LeBron’un. Karşılarında önceki iki senede olduğu gibi Golden State vardı. Onlar da Kevin Durant eklemesiyle artık yenilmez bir takım olmuşlardı. Pek çok basketbolsevere göre tarihin en iyi takımıydı ve LeBron bu rakibe karşı artık yetemiyordu. 2018 finalleri ilk maçını 52 sayıyla tamamladı James ve Jr.Smith’in akıllara durgunluk veren maç sonuyla uzatmalarda kaybettiler. Kaybetmeseler ne olurdu, bir şampiyonluğa daha yürürler miydi, kim bilebilir?

The Misconception Around the LeBron vs. Jordan Finals Argument

Oyun olgunluğunun zirvesindeydi artık ve GOAT* tartışmalarının sıkı adayıydı LeBron James. En iyi değilse bile artık MJ‘in ardından o geliyordu. Cleveland’da ikinci sezonu da sonlandı ve artık bir borcu kalmamıştı bu takıma, fazlasıyla ödemişti borcunu Kral. Yeni bir heyecan arıyordu ve rotası Nba’in en köklü kulüplerinden Los Angeles Lakers oldu. Taraftar kızgın veya üzgün değildi. Farklı formayla tekrar o sahaya geldiğinde ayakta alkışlayacaklardı takım tarihinin en iyi oyuncusunu.

Los Angeles Lakers

Kimilerine göre artık yaşlanmıştı. Devri kapanıyor, eski gücü tükeniyordu. Öyle miydi peki? İlk sezonuna her zamanki LeBron James gibi başlamıştı; düşük viteste, zamanla hızlanarak… Takım da play-off potasında ilerliyordu. Tam James’in gaza bastığı zamanlar geliyordu ki kariyerinde ciddi sakatlık yaşamamış LeBron James sakatlanıyor ve takımını bir buçuk ay yalnız bırakıyordu. Bu süreçte takım dağılıyor ve play-off potasından uzaklaşıyordu. James döndükten sonra da bu düşüş devam etti ve 8 sene sonra LeBron Jamessiz bir finale doğru ilerliyordu Nba. 10 küsur sene sonra mart ayında tatile çıkmıştı James.  Takım çok genç ve tecrübesizdi, değişiklik şarttı. Yanına kendisi için çok da uygun bir partner olan Anthony Davis getirildi. Takımdaki genç yetenekler gönderildi, Howard gibi veteranlar kadroya eklendi. Lige fırtına gibi girdiler ve öyle de devam ettiler. 36 yaşında MVP sıralamasında ilk ikide devam ediyordu. Lakers batıda lider durumdaydı ki Koronavirüsten dolayı lig durduruldu.  Lig devam edince hep beraber göreceğiz neler olacağını.

NBA'de gecenin sonuçları | LeBron James tarihe geçti! 9'ar bin ...
LeBron James’in omuzlarındaki yük, Kobe’nin zamansız ölümüyle biraz daha arttı.

Özetlememiz gerekirse LeBron James’i; o, tarihin en iyi skoreri mi, tarihin en iyi lideri mi, tarihin en iyi saha görüşüne sahip oyuncusu mu? LeBron bunların biraz biraz hepsi. O kimilerine göre en iyi, kimilerine göre ilk onda olamaz. Çünkü seveni ve sevmeyeni çok fazla ama bir gerçek var ki tarihin en komple oyuncusu o. Cleveland’ın makus talihini değiştirdi ve evet; o seçilmiş olan. Karşınızda King LeBron James.

 

*GOAT: Greatest of all time-Tüm zamanların en iyisi


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Biasone’dan D’Antoni’ye 24 Saniye

Karanlık Onu Alt Edemedi

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More