Andriy Shevchenko: Milano’da Bir Doğu Rüzgarı

Andriy Mykolayovich Shevchenko; 2004-2005 Milan kadrosunun Ukraynalı santraforu, iki kez Şampiyonlar Ligi gol kralı, 2004 Altın Top ödülünün sahibi ve 2000’li yıllara damga vuran en büyük yıldızlarından biri…

Andriy Shevchenko, 29 Eylül 1976 tarihinde doğdu. Profesyonel futbolculuk kariyerine 1993 yılında, altyapısından yetiştiği Dinamo Kiev kulübünde başladı. 1999 yılında büyük bir yıldız haline geleceği yer olan Milano’nun yolunu tutmadan önce burada sayısız başarıya imza attı ve ismini tüm dünyaya duyurdu. Üst üste 5 kez Ukrayna ligi şampiyonluğu kazandı ve gol krallığı yaşadı. Bunun yanı sıra ülkesinde Yılın Futbolcusu ödülünün de sahibi oldu. Ama onu asıl olağanüstü yapan şey bazı Avrupa devlerine karşı gösterdiği inanılmaz performanslardı. 1997 yılında Rivaldo’lu Figo’lu Barcelona’ya karşı hat-trick yapmayı başardı ve takımının maçı 4-0 kazanmasında çok büyük pay sahibi oldu. 1999 senesine geldiğimizde ise sonraki sezon Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıracak olan yıldızlar topluluğu Andriy ShevchenkoReal Madrid’i çeyrek finalde 2 gol atarak saf dışı bırakmayı başardı. Aynı sezonun finalisti Bayern Münih’e karşı yarı finalde 2 gol atarak kendini Şampiyonlar Ligi arenasında gösterdi ve yeteneğini kanıtladı. Aynı zamanda 1999 yılında Şampiyonlar Ligi’nde sezonun en iyi forveti seçildi. Toplamda 166 maçta 94 gol attığı Kiev’de, Avrupa devlerine karşı sergilediği bu etkileyici performanslardan sonra büyük kulüplerin ilgisini çekti ve 25 milyon euro bedel karşılığında İtalyan devi Milan’a transfer oldu.

7 numaralı formasıyla Avrupa futbolunun zirvesine çıkacağı bu kulüpteki ilk sezonunda, ligde 24 gole imza atarak Gabriel Batistuta’nın önünde İtalya Serie A gol kralı olmayı başardı ve Yılın Yabancı Futbolcusu ödülünü kazandı. Aynı zamanda Michel Platini’den sonra ilk sezonunda gol kralı olmayı başaran ikinci yabancı oyuncu oldu. İtalya’ya hemen ayak uyduran ve yeni kulübündeki kariyerine fırtına giren Andriy Shevchenko, sonraki sezonlarda da gol sayılarında yüksek sayılar görse de takımıyla beraber herhangi bir başarı yakalayamadı ve kupa yüzü göremedi. Buna rağmen 2001 senesinde Milan, ezeli rakibi Inter’i 6-0’lık tarihi bir skorla yenerken, Shevchenko rakibin filelerini 2 kez sarsmayı başardı ve Milano Derbisi tarihine geçecek inanılmaz bir skora imza attılar. Ayrıca Juventus’a karşı uzak mesafeden muhteşem bir gole imza atıp bu derbide de akıllardan çıkmayacak bir gol kaydetmiş oldu.

Andriy Shevchenko2002-2003 sezonunda ise istenen başarılar başladı. Carlo Ancelotti yönetimindeki Milan; o sezon İtalya Kupası’nı, Totti’li Roma’yı iki ayaklı finalde toplam 6-3’lük skorla dize getirip kazanırken Shevchenko, 4-1 kazanılan ilk ayakta takımının son golünü atmıştı. Asıl büyük başarı ise; o sezon Manchester’da oynanan Şampiyonlar Ligi finalinde, en büyük rakipleri olan Juventus’u penaltı atışları sonunda mağlup edip kupayı kulüp tarihinde 6. kez kazanmaları oldu. 90 dakikası ve uzatması golsüz tamamlanan maçın penaltı atışlarında Milan’ın son penaltısını Gianluigi Buffon’u mağlup edip maça noktayı koyan oyuncu da bir kez daha Shevchenko’ydu ve Old Trafford’da kupayı kaldıran isim Milan’ın efsane kaptanı Paolo Maldini oldu. Shevchenko ve arkadaşları kupayı tekrardan Milano’ya getirirken, o sezonun sonunda oynanan UEFA Süper Kupası’nda Milan, Porto’yu Ukraynalının attığı tek golle devirip bu kupayı da müzesine götürdü. 2003-04 sezonunda kadrosuna Sao Paulo’dan genç Brezilyalı Kaka’yı katan Milan, güçlü kadrosuyla 17. kez İtalya şampiyonu olurken, Shevchenko bir kez daha 24 gole ulaşıp gol krallığını kazanıyordu. Şampiyonlar Ligi’nde Deportivo’ya şanssız şekilde elenmiş olsalar da o sezonki başarılarının sonucunda Altın Top ödülü Shevchenko’nun olmuştu. Ayrıca Shevchenko, o yaz çıkan futbol oyunu FIFA 2005’in de kapağında yer aldı.

Maldini – Dida – Shevchenko – Stam – Nesta – Seedorf – Kaka – Pirlo – Gattuso – Crespo – Cafu

2004-2005 sezonunda ise Milan, ağır bir sakatlık geçiren İtalyan golcü Filippo Inzaghi’nin yerine forvet hattına, Shevchenko’nun partneri olarak Chelsea forması giyen Arjantinli gol makinesi Hernan Crespo’yu kiralık olarak kadrosuna kattı ve hepimizin bildiği yıldızlar topluluğu kadrosuyla İstanbul’da oynanan Şampiyonlar Ligi finaline kadar yükseldi. Rakipleri ise o sezon inanılmaz bir hikaye yazan ve Milan’ın korkutucu takımına göre daha mütevazı bir ekip olan İngiliz temsilcisi Liverpool’du. Tarihi maçın ilk yarısını Crespo’nun iki, kaptan Maldini’nin bir golüyle 3-0 önde kapatan Milan takımı neredeyse şampiyonluğu kutlamaya başlamışken, Gerrard önderliğindeki İngilizler tarihin en unutulmaz geri dönüşünü yapıp, maçı önce 3-3’e getirip daha sonra maçı penaltı atışları sonucunda kazandılar. Finali penaltı atışları sonucunda şanssız bir şekilde kaybeden Milan’ın son penaltısını kaçıran isim Shevchenko’ydu. İstanbul’da yaşanan talihsiz gecenin ardından sezonu kupasız ve büyük bir hayal kırıklığı ile tamamlayan Milan, gelecek sezon için forvet hattına genç yıldız Gilardino’yu katsa da Shevchenko, 2005-2006 sezonunda da ilk on birdeki yerini kimseye kaptırmadı ve o sezon, Şampiyonlar Ligi’nde gol krallığında 9 golle zirvede olmayı başardı. Güçlü kadrosuna rağmen ligde ve kupada bir kez daha başarı elde edemeyen Milan, Şampiyonlar Ligi’nde ise Shevchenko’nun son dakikada attığı golün tartışmalı şekilde geçersiz sayılmasıyla birlikte Barcelona’ya tek gol farkla elenmiş, bu sezonu da kupasız kapatmıştı. Barcelona ise finalde Arsenal’i 2-1’lik skorla devirip 2. kez Avrupa’nın zirvesine çıkacaktı. Sezon sonunda Ukrayna milli takımı ile 2006 Dünya Kupası’nda boy gösterdiği sırada İtalya’da yaşanan şike skandalı ile büyük bir krizin ortasında kalan Milan ile Shevchenko’nun yolları o yaz ayrıldı.

Andriy ShevchenkoMilan forması ile 296 maçta 173 gol atan ve birçok büyük başarıya imza atan Ukraynalının yeni adresi Londra olacaktı. Bir önceki yaz transfer döneminde de Andriy Shevchenko için Milan’ın kapısını çok yüksek bedellerle çalan Chelsea transferi başaramamıştı. Ancak 2 sezon üst üste İngiltere şampiyonu olup gözünü Şampiyonlar Ligi’ne diken mavi beyazlılar, o dönemde çalkantılı günler yaşayan Milan’a 31 milyon sterlin ödeyip Ukraynalı yıldızı renklerine bağladı. Kadrosunda Drogba, Lampard, Robben ve Terry gibi yıldızları bulunduran Londra ekibi, aynı yaz Bayern Münih’ten Alman yıldız Michael Ballack’ı da transfer edip muhteşem bir kadro kurmuştu. Ancak yanındaki yıldızlara ve büyük beklentilere rağmen o sezon ligde 30 maçta sadece 4 gol atabilen ve çok şanssız maçlar geçiren Andriy Shevchenko, bekleneni veremedi ve sezon sonunda gözden düştü. Federasyon ve Lig kupasını kazanan Chelsea, Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Liverpool’a penaltı atışları sonucu elendi. Finale uzanan Liverpool ise Atina’da düzenlenen final maçında Shevchenko’nun eski takımı Milan’a Inzaghi’nin 2 golüyle boyun eğdi. Bu zafer, Milan’ın kazandığı son Şampiyonlar Ligi zaferi olacaktı. Shevchenko adına hayal kırıklığı ile geçen sezonun ardından, 2007 yılının Eylül ayında Chelsea ile Jose Mourinho’nun yolları ayrıldı. Portekizli teknik adam daha sonra bir başka Milano ekibi olan Inter’in başına geçip orada büyük başarılar elde edecekti. Takımın başına getirilen Avram Grant’ın da gözüne giremeyen ve ağır sakatlıklarla boğuşan Shevchenko, Chelsea’nin sezonu kupasız kapatıp, 2008 Şampiyonlar Ligi finalinde ise ezeli rakibi Manchester United’a penaltı atışları sonucu kaybetmesiyle birlikte tamamen gözden çıkarıldı ve eski takımı Milan’a kiralandı.

2008-2009 sezonunda kadrosuna Ronaldinho ve David Beckham gibi yıldızları da katan Milan, süper yıldızı Kaka önderliğinde güçlü ve şampiyonluk hedefleyen bir takım kurmasına rağmen sezon beklenildiği gibi geçmedi ve Milan ligi, şampiyon Inter’in 10 puan arkasında 3. sırada tamamladı. Alışılmışın aksine 76 numarayı giyen Shevchenko ise yalnızca 2 golle tamamladığı ve hayal kırıklıkları ile dolu bir başka sezonun ardından kiralık sözleşmesinin bitmesiyle tekrar Londra’nın yolunu tuttu. Milano’dan Londra’ya giden bir diğer isim ise Guus Hiddink’ten boşalan teknik direktörlük koltuğuna oturan Carlo Ancelotti oldu. Sezon başında Ancelotti yönetimindeki Chelsea ile Community Shield kupasını kazandıktan sonra kadroda kendisine yer bulamadı ve bedelsiz şekilde ilk kulübü olan Dinamo Kiev’e transfer oldu. 77 maçta 22 gole imza attığı Chelsea kariyeri böylelikle son buldu.

Andriy ShevchenkoTam 10 sene sonra evine dönen ve burada ilerleyen yaşına, düşen formuna rağmen takımına katkı veren Andriy Shevchenko, 3 sezon boyunca tüm kulvarlarda toplam 30 kez rakip fileleri havalandırdı ve başarılı performansının yanı sıra takımıyla 2011’de Ukrayna Süper Kupası’nı kazandı. Kiev’deki son sezonunun sonunda düzenlenen 2012 Avrupa Şampiyonası’nda ise kariyerinin son özel anını yaşayan Andriy Shevchenko, Ukrayna-İsveç maçında İbrahimovic’in attığı golle geri düşen milli takımına 7 dakikada attığı 2 golle galibiyeti getirdi ve Ukraynalı efsane bu turnuvayla birlikte büyük başarılarla geçen futbol kariyerine nokta koymuş oldu. Uzun yıllar Avrupa’ya damga vuran kulüp kariyerinde 704 maçta 342, milli takımıyla ise 111 maçta 48 gol kaydetti ve sayısız bireysel ödülün de sahibi olup, formasını terlettiği kulüplerin elde ettiği birçok başarıya büyük katkı sağladı.

Çocukken profesyonel futbolcu olmak benim hayalimdi. 14 yaşımdayken Milano’da San Siro Stadyumu’nu ziyaret ettiğimde oranın ne kadar inanılmaz olduğunu hatırlıyorum. O andan itibaren bir gün orada oynayacağıma dair kendime söz verdim. Orada oynadığım ve ayrıca futbolda başardığım her şey için çok gurur duyuyorum.

Andriy Shevchenko

Ukraynalı yıldız, Milan tarihinin en çok gol atan ikinci, milli takımının ise en çok gol atan futbolcusu. Aynı zamanda Şampiyonlar Ligi tarihinin 48 gol ile en golcü dokuzuncu ismi. Birçok futbolsevere göre Hollandalı efsane forvet Marco van Basten’den sonra Milan tarihinin görmüş olduğu en büyük golcü. 100 yılı aşan Milan-Inter rekabetinin 14 golle en skorer oyuncusu. Bu günlerde Ukrayna milli takımını başarıyla çalıştıran efsane, taraftarın sevgilisi olduğu Milan’dan ayrılmasaydı eğer, pek çok şeyi başardığı kariyerine daha birçok kupa, ödül ve unutulmaz an ekleyebilirdi. Buna rağmen Şampiyonlar Ligi’nde temsilcilerimize ve Ukrayna forması altında milli takımımıza karşı gösterdiği performanslarla, iyi-kötü İstanbul anılarıyla ve unutulmaz dönüşleriyle ülkemizde çok tanınan bir figür. Aynı zamanda sık sık gördüğümüz ve hayranlıkla baktığımız  efsane Milan kadrosunun 7 forma numaralı unutulmaz golcüsü.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

AC Milan Formaları: Sempre Milan!

San Siro: Heybet

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More