2018 Dünya Kupası İncelemesi – İzlanda

Azim ve yetenek.

Avrupa’nın en sorunlu genç nüfusuna sahip bir ülkeyken getirilen yeni kurallar, eğitime harcanan emek ve spor ile her şeyi değiştiren bir ülke İzlanda; bu politikalar spora da yansımış durumda.

Her şeyden önce Avrupa’nın en sorunlu genç nüfusuna sahip bir ülkeyken getirilen yeni kurallar, eğitime harcanan emek ve spor ile her şeyi değiştiren bir ülke İzlanda. 90’ların ortalarında sürekli sorun çıkaran genç nüfus için radikal kararlar alındı.

16 yaşından küçükler için gece saat 10’dan sonra sokağa çıkma yasağı ile başladılar işe. Ve ailelere bazı taahhütler imzalattılar. Böylece sorumluluk sadece devletin değil ailenin de oldu. Bu konuda çok sıkı kurallar koydular ve taviz vermeden, kurallara uymayan kim olursa olsun cezalandırdılar.

2008 yılında iflas eden bir ülke olan İzlanda,  programın devamlılığı için okul sonrası aktivitelerde kullanılmak üzere her aileden 500 dolarlık çek aldı. Spor gençlerin okul sonrası yaptığı neredeyse tek aktivite haline geldi.

Kış sporlarının dışında, salon sporları ve binicilik popüler hale geldi. Ama asıl atılımı futbolda yaptılar. UEFA ve FIFA ile birlikte KSI (İzlanda futbol federasyonu) fon oluşturarak kutup iklimine sahip ülkede kapalı futbol sahaları inşa etmeye başladılar. Bu sahalar çakıl üzerinde ve ya kumda oynayan oyuncuların gelişimine ön ayak oldu. 2001 yılından önce nizamı ölçülerde sadece iki sunu çim sahası olan ülkede bugün 33 nizami suni çim, hibrit çim gibi farklı türlerde saha mevcut. Bu sahalar, normalde kış aylarında antrenman yapmaya olanak tanımayan hava koşullarına karşı oyunculara antrenman yapma olanacağı tanıdı. Daha önce oyuncular, kış aylarında kendilerini hazır tutmak için basketbol ya da hentbol oynuyorlardı. Çünkü, İzlanda’da lig mayıs ile eylül ayları arasında kısa bir dönemde yapılıyordu. Bu sahalar oyuncuları her daim kendini hazır tutmasına ve tekniklerinin gelişmesine yardımcı oldu.

Aron Gunnarsson, bu sahaların önemini, Avrupa şampiyonasında İngiltere’yi eledikten sonra “o sahalar bugün bizim İngiltere’yi elememize yardımcı oldu” diyerek vurgulayacaktı.

Ülkede lisanslı futbolcu sayısı 21 bin bu ülke nüfusunun yüzde 7’si. Türkiye’de bu oran binde 3… Sadece saha ve oyuncu grubu ile başarılı olamazsınız. Eğitimde şart.. İzlanda bu konuda Avrupa’nın ilk sırasında yer alıyor 637 UEFA lisansına sahip teknik direktörleri var. Bu başka bir Avrupa ülkesinde göremeyeceğiniz bir şey. Sürekli seminerler düzenleniyor ve büyük turnuvalarda oynanan oyunlar, taktikler, formasyonlar analiz ediliyor. Bugün oynadıkları oyunda bu analizlerin sonucunda ortaya çıkmış.

Genel oyun formasyonları 4-4-2. Çok güçlü bir orta sahası varsa rakibin 4-5-1’de oynadıkları oluyor. Genel yapıları kendi ikinci bölgelerinde alan daraltarak şok pres uygulamak üzere. Fiziksel olarak güçlü olmalarının yanında yukarıda bahsettiğim tesisler sayesinde teknik olarak da son derece iyi bir görüntü çiziyorlar. Avrupa’nın çeşitli liglerinde oynayan oyuncu sayıları 100’ün üzerinde. Bu çeşitlilik milli takıma pozitif yansıyor.

Orta sahanın, savunma katkısı kadar hücum katkısı da son derece üst düzey. Bunu yaparlarken disiplini elden bırakmıyorlar. Bu sayede etkili hücum edebiliyorlar. Uzun ve diyagonal paslar ile oyunu açıp rakip sahaya yerleşiyorlar. Set hücumları basit ama etkili. Bu onları grupta ummadıkları bir yere gelmelerini sağlayabilir.

Bireysel olarak muhteşem yeteneklere sahip değiller ancak takım halinde oldukça iyiler. Ancak bu onları durdurmuyor. Takım halinde hareket ediyorlar. Bireysellikten çok takım oyunu ön planda. Bu sayede kötü istatistiklere sahip olsalarda başarılı olabiliyorlar.

Maç başına yüzde 36 ile topa sahipler. Pas yüzdeleri de sadece yüzde 67. Hazırlık maçları sırasında seri mağlubiyetler aldılar. Oynadıkları son 4 maçı da kazanamadılar (3M/1B). Gruptaki Arjantin ile benzer bir oyun yapısına sahip Peru ile yaptıkları hazırlık maçında görüldü ki topu hızlı dolaştıran takımlar karşısında zaafları var. Oyunu kendi yarı sahasında kabul ettiklerinde, fiziksel özelliklerinin de yardımıyla açılması zor bir takım olarak görülselerde Peru gibi top ile ilişkisi iyi olan rakipler karşısında sıkıntı yaşayabiliyorlar.

İzlanda yakaladığı jenerasyon ile kalburüstü bir takım hüviyetinde olabilir, fakat yaş ortalaması 28,6. Genç oyuncular ise bu jenerasyon kadar iyi değil. İzlanda’nın bir sonraki avrupa şampiyonasından sonra duraklama dönemine girmesi muhtemel. İddialı oldukları son büyük turnuva olabilir.

2018 Fifa Dünya Kupası D grubunda İzlanda’nın fikstürü:
16.06 – vs Arjantin – 16:00
22.06 – vs Nijerya – 18:00
26.06 – vs Hırvatistan – 21:00
Zamanlar TSI’dir.