Köşe Gönderinde Dans: ROGER MıLLA

Dünya Kupası tarihinin en yaşlı golcüsü unvanına sahip Kamerunlu Roger Milla’nın hikayesi.

Afrika ve futbol yan yana geldiğinde hafızalarda yer eden ilginç gol sevinçleri ve tribünlerdeki renkli görüntüler akıllara gelir. Dünya Kupası tarihinde iz bırakan takımlardan biri olan Afrika Aslanı lakaplı Kamerun ve onlara öncülük eden Roger Milla’yı ise ayrı bir yere koymak gerekir.

1952 yılında Kamerun’un başkenti Yaounde’de dünyaya gelen Roger Milla, futbola Eclair Douala takımında başladı. Buradaki performansıyla dikkat çeken Milla’nın profesyonel olarak forma giydiği ilk takım Leopards Douala oldu. Takımıyla Kamerun Ligi’nde şampiyonluk da yaşayan oyuncu, buradan Tonnerre Yaounde’ye transfer olmuş ve takımıyla Afrika Kupası’nı kazanmıştı. Gösterdiği başarılı performansla 1976 yılında Afrika’da yılın futbolcusu seçilen Roger Milla için yeni bir maceranın zamanı gelmiş ve 25 yaşında Fransa’nın Valenciennes takımında forma giymeye başlamıştı.

Fransa’da top koşturduğu süreçte Valenciennes’in dışında sırasıyla Monaco, Bastia, Saint Etienne ve Montpellier gibi takımlarda da forma giyen oyuncu, 1980 yılında Monaco ile 1981 yılında ise Bastia ile Fransa Kupası’nı kazanmıştı. Korsika Adası’nın kuzey şehri Bastia’nın, Saint Etienne’i 2-1 mağlup ettiği maçta ikinci gole imza atan Roger Milla, takımının ilk Fransa Kupası’nı almasında önemli bir paya sahipti. Ancak onu futbol tarihinde farklı bir noktaya getiren kulüp takımlarında yaptıklarından ziyade Kamerun Milli Takımı ile Dünya Kupası’nda başardıklarıydı.

Tarihinde 5 kez Afrika Uluslar Kupası’nı kazanan, 7 kez de Dünya Kupası’na katılma başarısı gösteren Kamerun için ilk Dünya Kupası macerası 1982 yılında İspanya’da başlıyordu. 30 yaşına gelen Roger Milla için de Dünya Kupası’nda boy gösterme şansı doğmuştu. Ancak gruplarda Peru, Polonya ve İtalya ile eşleşen Kamerun, oynadığı üç maçtan da beraberlikle ayrılarak 3 puan toplayabilmişti. İtalya ile aynı puana ve aynı averaja sahip olmalarına rağmen İtalya’nın bir gol fazla atmış olması Kamerun’un da turnuvaya veda etmesi anlamı taşıyordu. Sonrasında ise o İtalya finalde Batı Almanya’yı 3-1 mağlup ederek kupaya uzanmıştı. Peru ve Polonya ile 0-0, İtalya ile de 1-1 berabere kalan Kamerun’da Milla, bu turnuvayı boş geçmişti.

1986 Dünya Kupası’nı pas geçen Kamerun, 1984 ve 1988’de Afrika Uluslar Kupası’nı kazanmış ve Roger Milla da ülkesiyle ilk başarılarına imza atmıştı. Adeta ikinci baharını yaşayacağı 1990 Dünya Kupası’ndan habersiz, futbolu bırakmış olan Roger Milla; halen görevde olan Kamerun Devlet Başkanı Paul Biya tarafından gelen çağrıya kulak vermiş ve ülkesiyle İtalya’da düzenlenen 1990 Dünya Kupası’na gitme kararı almıştı. Arjantin, Romanya ve SSCB gibi ülkelerin olduğu grupta Kamerun büyük bir sürprize imza atarak grubu 4 puanla (o dönem galibiyetlere 2 puan veriliyordu) lider bitirmiş ve 38 yaşındaki Roger Milla da verdiği katkıyla göz doldurmuştu. İlk maçta son şampiyon Arjantin’i 1-0 mağlup eden Afrika Aslanları, gruptaki ikinci maçında Hagi’nin de forma giydiği Romanya’yı 2-1’lik skorla geçmiş ve Milla da attığı 2 golle galibiyeti getiren isim olmuştu. Gruptaki son maçta SSCB’ye 4-0 mağlup olsalar da değişen bir şey olmamış ve son 16 turuna kalmayı başarmışlardı.

Bu turda ise rakip, Higuita ve Valderrama gibi isimlerin forma giydiği Güney Amerika’dan Kolombiya idi. Normal süresi 0-0 biten maçta sahneye yine Roger Milla çıkmış ve takımını 1-0 öne geçirmişti. Golden kısa bir süre sonra ilginç tarzıyla hatırlanan ve risk almayı seven ikonik kaleci Higuita ceza sahası dışında topla fazla oynamış, Milla da adeta avını bekleyen aslan gibi doğru anı kovalamıştı. Maçtan önce dönemin Kamerun teknik direktörü Valeri Nepomnyashchi’ye “Onu cezalandıracağım.” diyen Milla, topu kazanıp rahat bir şekilde boş kaleye göndererek farkı ikiye çıkarmıştı. Golden sonra ise korner bayrağının önünde yaptığı ilginç gol sevinciyle adeta bir çığır açmış ve futbolun eğlenceli yanını insanlara yeniden hatırlatmıştı. Kalan sürede Kolombiya golü bulsa da yeterli olmamış ve Kamerun, Dünya Kupası’nda çeyrek finale kalan ilk Afrika ülkesi olarak tarihe geçmişti.

Büyük bir başarıya imza atarak çeyrek finale kalan Kamerun, Afrika Kıtası’nın umudu olmuş ve yıllardır süregelen o ezilmişliğe adeta başkaldırırcasına İngiltere’nin karşısına dikilmişti. Ancak Lineker ve Gascoigne gibi önemli isimlere sahip İngiltere turun favorisiydi ve ilk yarıyı da 1-0 önde kapatmayı başarmıştı. Turnuvanın diğer maçlarında olduğu gibi oyuna yine sonradan giren Roger Milla; önce takımına penaltı kazandırarak beraberliğe katkı sağlamış, ardından da 2. golün asistini yaparak Kamerun’un öne geçmesinde pay sahibi olmuştu. Karşılaşma 2-1 Kamerun’un üstünlüğüyle devam ederken, 82. dakikada Lineker’in yerde kalmasıyla gelen penaltı kararı moralleri bozmuş ve topu ağlara gönderen Lineker maçı uzatmalara taşımayı başarmıştı. Uzatmalarda bir kez daha takımına penaltı kazandırarak golü atan Lineker, Kamerun’un umutlarını söndüren isim olmuştu.

Başkent Yaounde’de binlerce insan tarafından kucaklanan ve sevinç gösterileriyle karşılanan Kamerun, Afrika’ya büyük bir başarıya imza atarak dönmüştü. Turnuvayı 4 golle kapatan ve en yaşlı golcü unvanını kazanan Milla ise önünde onu bekleyen bir turnuva ve kırılacak bir rekor daha olduğunu bilmiyordu. Gösterdiği başarılı performansın ardından büyük takdir toplayan Milla, 1990 yılında ikinci kez Afrika’da yılın futbolcusu ödülünü kazanmayı başarmıştı.

Dünya Kupası’ndan sonra ülkesine dönen ve daha önce de formasını giydiği Tonnerre Yaounde’de oynayan Milla için 1994 Dünya Kupası sahne alacağı son turnuvaydı. O turnuvanın öncesiyle ilgili verdiği röportajda şöyle diyordu:

Kamerun halkı beni 1994’te oynamaya zorladı. Çünkü gol atabilecek tek kişi olduğumu düşünüyorlardı. O sırada Kamerun’da Tonnerre Yaounde için oynuyordum. Bu yüzden zinde ve hazırdım. Kendime güveniyor muydum? Tabii ki.

ABD’de düzenlenen 1994 Dünya Kupası gruplarında İsveç, Brezilya ve Rusya ile eşleşen Kamerun’da; Rigobert Song ve Marc-Vivien Foe gibi yeni jenerasyondan isimler de sahnedeydi. Gruptaki ilk maçında İsveç ile 2-2 berabere kalan Kamerun; turnuvayı şampiyon olarak tamamlayan Brezilya’ya 3-0, Rusya’ya ise 6-1 mağlup olarak 1 puanla sonuncu sırada yer almıştı.

Rusya ile oynanan maçta takımının tek golüne imza atan Milla, 42 yaşındayken attığı bu gol ile kendi rekorunu kırmıştı. Ayrıca Dünya Kupası’nda forma giyen en yaşlı oyuncu unvanını da eline geçiren Milla’nın rekoru, 2014 Dünya Kupası’nda 43 yaşındayken forma giyen Kolombiyalı kaleci Mondragon tarafından kırılmıştı. Rekorun son sahibi ise 2018 Dünya Kupası’nda 45 yaşında iken forma giyen Mısırlı kaleci El Hadary olmuştu. Aynı maçta Rusya adına 5 gole imza atan Oleg Salenko ise Dünya Kupası’nda bir maçta en çok gol atan oyuncu unvanına sahip durumda.

Bu turnuvadan sonra bir süre Endonezya’da da top koşturan efsane oyuncu, 1996 yılında futbol hayatına nokta koydu. Arkasında başarılı bir kariyer bırakan ve ülkesinin futboldaki yükselişine öncülük eden Roger Milla, hem Kamerun’un hem de Afrika’nın umudu olmayı başardı. Futbolculuk kariyerinin ardından yardım kuruluşlarında görev alan Milla, Roger Milla Coeur D’Afrique (Afrika’nın Kalbi) adında bir vakfın da kurucusu. 2004 yılında FIFA’nın 100. yıl kutlamaları kapsamında Pele tarafından “Yaşayan En Büyük 125 Futbolcu” listesine seçilen Roger Milla, 2007 yılında da Afrika Futbol Konfederasyonu tarafından “Son 50 Yılın En İyi Afrikalı Futbolcusu” seçilmişti.

Roger Milla şu anda 67 yaşında ve kırdığı rekorla ilgili olarak: ”En yaşlı golcü olmak bir onurdu ama benim için çok önemli değil. O gol değerli bir anı olarak kalmaya devam ediyor ancak insanların sıkça söylediği gibi rekorlar kırılmak için vardır. Ve neden başka bir Kamerunlu oyuncu tarafından kırılmasın?“ demişti.

Kim bilir belki bir gün…

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More