İtalyan İşi! Juventus’un Merih Demiral Transferi ve Soru İşaretleri

Bu yaz Sassuolo’dan Juventus’a transfer olan Merih Demiral transferinin perde arkası.

Merih Demiral…
Stoper pozisyonunda son dönemde harikalar yaratan bir isim. Gerek fizik kapasitesi, gerekse de pozisyon sezgisi ile birçok kişiyi büyülemiş bir oyuncu. Kısa sürede Sassuolo, ardından da Juventus’a transfer olmuş olması bunu kanıtlar nitelikte. Peki bu transferden kasasına 9 milyon Euro koyan Alanyaspor neden bu oyuncuyu doğrudan Juventus’a satmadı ya da satamadı? Merih’i Sassuolo’dan 18 milyon Euro’ya alan Juventus 2 hafta sonra oyuncu için nasıl 40 milyon Euro talep etti? Kim kazandı? Kim kaybetti? Baştan belirtmekte fayda var, bu yazıyı yazmamda oyuncunun gram suçu yok. Bu ve buna benzer transfer oyunları İtalya’da yıllardır oynanıyor. Ve sözde adil oyundan bahseden UEFA, bunun en büyük oyuncağı oluyor.

Evet, konumuz takımlar arası gizemli gel-git transferler ve aynı ligde yer alan gizli ikinci takımlar. Yani kardeş takımlar. Ve ilk konuğumuz son dönemde Türkiye’de büyük sükse yaratan Merih Demiral transferinde iki İtalyan takımının, yani Juventus ile Sassuolo’nun dikkat çeken ilişkileri…

Enformasyon Çağında Gizli Kapaklı İşler

Juventus’un küçük kardeşi Sassuolo diye başlayan, James Horncastle 2016’da yazdığı ESPN makalesi, Sassuolo’nun hızlı yükselişini ve yüksek kazançlı transfer politikalarını az da olsa bize fısıldıyordu. 7 yıldır Serie A’da mücadele eden ekip, bu süreçte birçok başarılı sezon geçirdi. Peki bu “küçük kardeş” ismini Hornscastle neden uydurdu? Bu soruya cevap bulmak için öncelikle biraz iki kulübün yönetim kademelerine göz atmamız gerekiyor.  Aslında yönetim kademelerindeki ilişkiler çok da fazla gizlenmiyor. Sassuolo’nun başkanı olan Squinzi, Juventus’un sahibi olan Agnelliler ile iyi geçinen bir kulüp başkanı. Başka bir tabirle iyi bir girişimci. 2017’de Agnelliler ile aralarında problem yaşandığına dair çıkan dedikodulara Squinzi “Biz Andrea Agnelli ile uyum içinde çalışıyoruz. Berlusconi ile de durum öyleydi, fakat Lotito (Lazio Başkanı, girişimci) ile anlaşmam mümkün değil! Sebebini sormayın.” cevabını vermişti.

Öte yandan Squinzi’nin, her ne kadar Sassuolo’nun başkanı olsa da bir başka Serie A kulübü olan Milan’ın sıkı bir taraftarı olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçek. Juventus’un sahibi olan Agnellilerin grup şirketi olan EXOR, bünyesinde Ferrari ve Fiat gibi markaları barındıran bir dünya devi. Squinzi ise Mapei isimli kimyasal ürünler üreten 3 milyar dolarlık bir başka dev şirketin sahibi. Bu iki dev, birbirleri ile ticari ilişkileri bulunan ve alt şirketleri birbirleri ile çalışan yapılara sahip. Exor Group’un üretimlerinde Mapei tedarikçi durumda. Fiat grubunun alt şirketlerinde yapılan küçük bir araştırma bile Exor ve Mapei arasındaki ticari ilişkileri gözler önüne seriyor. Bunda elbette ki anormal bir durum yok. İki büyük İtalyan sermayesinin birbiri ile iş yapması şaşılacak bir durum değil. Ki bu ilişki sadece Juventus ve Sassuolo arasında da yok. İtalyan kulüplerinin birçoğu çok uluslu şirket yöneticileri tarafından yönetiliyor. Bunu anlatmamdaki en önemli neden aralarındaki ilişkilerin boyutuna dikkat çekmek.

Herkese Fair Play, Zengine Daha Fair Play…

Bu iki kulübün yollarının kesiştiği bir diğer nokta da yöneticilerinin kendi şirketleri üzerinden kulüplerine yaptığı sponsorluklar. Sponsorluk gelirleri yıllık gelirin %30’unu geçemez maddesine rağmen Squinzi’nin yaptığı 22 milyon Euro’luk Mapei forma reklamı ve stad isim hakkının satışı, birçok kişinin gözüne batmış olsa da ciddi yaptırımlar ile karşılaşmadı. Juventus ise Fiat şirketlerinden olan Jeep ve Adidas’la yaptığı anlaşmalar sonrasında formasından anlık olarak yıllık 80 milyon Euro civarı gelir elde etmekte. Diğer sponsorluk ilişkileri göz önüne bulundurulduğunda Finansal Fair Play’in bu iki başkan için pek de geçerli olmadığı su götürmez bir gerçek gibi görünüyor.

Sassuolo ile Juventus Arasındaki Ticari İlişkiler

2013 yılında 4.50 milyon Euro karşılığında Domenico Berardi, 2014 yılında 5 milyon Euro karşılığında Luca Marrone, 2014 yılında 18 milyon Euro karşılığında Simone Zaza, 2019 yılında ise 18 milyon Euro karşılığında Merih Demiral Sassuolo’dan Juventus’a transfer olmuş. Sassuolo cephesinde ise 2015 yılında Domenico Berardi Juventus’tan 10 Milyon Euro karşılığında geri alınıyor. Bu transferin ilginç yanı ise satışın gerçekleştiği dönemde oyuncunun piyasa değerinin 17 milyon Euro olması. Aynı yıl Brezilyalı sol bek Rogerio’yu 6 milyon Euro karşılığında renklerine bağlayan Sassuolo, 2017 yılında 7 milyon Euro ödeyerek Por Lirola’ya alıyor. 2013 yılında Zaza için Juventus’a ödenen 10 milyon Euro da bir başka şüpheli ilişki.

İşin ilginç tarafı ise 2022’de 100. yılını kutlayacak olan Sassuolo’nun tarihinde yaptığı en yüksek bütçeli 10 transferin 4’ünü bu oyuncuların oluşturuyor olması. Ve bu transferlerin tamamının Sassuolo’nun Serie A’da mücadele ettiği son 7 yıl içinde yapılmış olması.  Yani nereden bakarsanız bakın Sassuolo’nun kaderinde bir Juventus aşkıdır gidiyor. Yalnız futbolcu isimlerine dikkat ederseniz, aralarında dönen oyuncuların isimlerinde bir benzerlik olduğunu kolayca fark edeceksiniz. Bu arada Tripaldelli ve Cassata transferleri de bu ilişkinin bir diğer kanıtı…

Zaza ve Berardi al-sat yapılarak, Lirola ve Tripaldelli ise önce kiralık verilip, ardından satılarak bu iki takım arasında son 3 yıldır dolaşıp durmakta. Yani kulüplerin bu oyunculardan sırasıyla kar etmek gibi bir durumu gözükmekte. Bu teoriye göre Rogerio’nun da birkaç yıl içinde Juventus’a daha yüksek bir bedel ile geri dönmesi de muhtemel. Tabii bu işin şakası. Ama kim bilir? Neden olmasın.

İşin ilginç ve bizi ilgilendiren tarafı ise iki kulüp arasındaki son transferde arada kalıp para kaybedenin bir Türk kulübü yani Alanyaspor olması. Tam burada ‘Juventus, bu oyuncuları neden doğrudan almıyor? İstese 18 milyon Euro’ya bu oyuncuyu zaten doğrudan da alabilirdi.’ de diyebilirsiniz. Ancak burada işin içinde B takımı olarak kullanılan Sassuolo var. Yani Juventus’un küçük kardeşi. Aynı ligde oynamalarına rağmen Sassuolo gerek ticari gerekse de sportif ilişkiler bakımından B takımı konumunu üstlenmiş durumda. Oyuncular burada deneniyor, demleniyor ve ardından Juventus’ta parlatılıyor ya da sırayla satışlar yapılarak kar elde ediliyor.

Bu arada 2019’un şubat ayında çıkan haberleri hatırlayalım. Juventus ve Sassuolo Demiral üzerindeki ortak alım muhabbetlerine cevap veren CEO Carnevali olayı net bir biçimde reddederek anlaşma yapmadıklarını söylüyor. Peki sonrasında ne mi oluyor? Demiral için Atletico Madrid 25 milyon Euro teklif etmesine rağmen öncelik hakkı olduğu için oyuncuyu 18 milyon Euro’ya Juventus kapıyor. Alanyaspor bu transferden % 12.5 pay alıyor. Yani 2 milyon Euro daha kasasına giriyor. Elde var 11.5 milyon Türk Lirası. Peki bu durumda Alanyaspor kar mı ediyor? Bardağın dolu tarafı hangisi?

Sassuolo, Merih için 40 milyon Euro isteyebilir miydi? Ama Juventus istiyor. Burada Alanyaspor’un ne kaybettiğine gelin hep birlikte göz atalım.

Alanyaspor Merih Demiral Transferinden Ne Kazandı? Ne Kaybetti?

Oyuncu doğrudan Juventus’a satılsaydı, bu anlaşmaya benzer bir anlaşma şimdi Alanyaspor’un kasasında olacaktı. 15 milyon Euro’ya (ki o dönem oyuncunun piyasa bedeli) yapılacak bir transfer mümkün olabilirdi. Merih Demiral için bugün 40 milyon Euro isteyen Juventus’un bu satışı gerçekleştirdiğini varsayalım ki bahsettiğimiz oyuncu yetenekli, genç ve yüksek potansiyeli olan bir isim. Bunu da kariyeri ile yapabilecek kapasiteye sahip. Yani Alanyaspor’un bu transferde 5.5 milyon Euro daha kasasına koyma şansı olabilirdi (Toplamda etti mi 20.5 milyon Euro). Aradaki fark tam 9 milyon Euro. Zaten 9.5 milyon Euro’ya aldığı oyuncuyu kısa bir sürede 18 milyon Euro’ya satan Sassuolo parayı cebine indirdi. Bir sonraki satıştan da cebine indireceği yüzde ile bu karın 13-17 milyon Euro arası olması da muhtemel. 6 ay forma giyen bir futbolcunun sırtından kazanılan güzel para. Squinzi ve Agnelliler arasında taş atmadan para kazanılan bir sistem oluşmuş gibi duruyor. Yalanlamalar, yalanlar bu iki takım arasındaki organik bağ ve iş ilişkilerinin örtülmesine yetmiyor ne yazık ki…

Hülleli Transfer Nedir? Nasıl Yapılır?

Aynı ligde halen gizli pilot takımların yer aldığı İtalyan ligi Serie A çok değil 4-5 yıl içinde yine patlar, demedi demeyin. İtalyanların enformasyon çağında yaptıkları bu gizli kapaklı işler artık komik duruyor. Üstelik gerek UEFA, gerekse de bahis şirketleri bu tarz illegal ilişkileri görmesine ve bilmesine rağmen seslerini bile çıkarmıyor. İtalya’da UEFA’nın gözleri önünde suç işleniyor. Türk kulüplerine Finansal Fair Play’den bahsedenler burayı bir köle pazarı olarak görmeye devam ediyor. Kim bilir belki de 10 tane Altınordu benzeri altyapı kurulacak bütçeyi göz göre göre çalıyorlar. Sözün özü, Squinzi ve Agnellilerin futbol ilişkileri sorgulanmalıdır. Sembiyotik futbol-iş ilişkileri zamanla başka soruları da beraberinde getirebilir.

Örneğin iki takım arasında 2013 yılından beri yapılan 11 karşılaşmada 9 defa Juventus’un 1 defa da Küçük Kardeş’in kazanmış olması kafalarda soru işareti yaratıyor ister istemez. İlk bakışta Sassuolo’ya karşı olan %81’lik kazanma yüzdesi normal gibi görünse de, bu oran Sampdoria’ya karşı % 56, Torino’ya karşı %70, Cagliari’ye karşı %62, Genoa’ya karşı ise %61. Aradaki fark sizce de biraz anormal değil mi? Türk yöneticilerinin bu tarz şirketler ile masaya oturmadan önce araştırma yapmalarını öneriyorum. Elbette kötü bir anlaşma yapıldığını söylemek Alanyaspor açısından çok da doğru olmayacaktır. Kesinlikle Alanyaspor yönetimini suçlamıyorum. Fakat hülle karışmış bir transfer şüphesi var ortada. UEFA’nın ilgili makamlarının onurlarını temizlemeleri gerekmektedir. Kaybedilen para değildir, Türk futbolunun geleceğidir, uluslararası spor hukukudur.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Juventus FC – Çizmenin devinin hesap defteri

İtalyan İşi Holiganizm: Catanıa – Palermo Maçı

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More