Sebastıan Vettel ve Aston Martin

Sebastian Vettel artık eski günlerinden uzaklaşmış bir pilot. Şimdi sıra yeni rüyalarda.

Sebastian Vettel denildiği zaman Toro Rosso ile kazandığı İtalya yarışı ile RedBull’da kazandığı şampiyonluklar akla gelir. Şampiyon, Ferrari’de hayal kırıklıklarıyla dolu geçen 5 senenin ardından şimdilerde kariyerinde yeni bir sayfa açmaya karar verdi; Aston Martin…

Sebastian Vettel; sürekli olarak yüksekte kalmak, idolü olarak gördüğü Michael Schumacher’in rekorlarını yakalamak ve kendisine daha 2007’de takılan yeni Schumacher lakabının hakkını vermek için çabalayan bir pilot oldu. Ferrari’ye ilk geldiği zamanlarda bu takımın bir aşığı olan Vettel, idolü olarak gördüğü Schumacher’in takımında bir şampiyonluk kazanmayı çok istemişti. Bu isteği gerçekleştirmek için çabaladı da, en azından son zamanlarına kadar…

Ancak Ferrari yıllarında (2017 ve 2018 sezonları hariç, o da sınırlı bir şekilde) Mercedes hegemonyasına karşı net bir duruş sağlayamadı. Karakter olarak genel anlamda herkese örnek olacak davranışlar sergilemeye çalışmış, bazı durumlarda bu tavrı yerini agresifliğe bırakmıştı.

Vettel şampiyon 2010
2010’da henüz 23 yaşında olan Sebastian Vettel Formula 1 tarihinin en genç şampiyonu olmuştu.

Vettel’in bu agresifliğini ilk gösterdiği anlar aslında RedBull’da kazandığı şampiyonluk yıllarına dayanıyordu. Bu, her pilotun yaşadığı bir durum aslında. Kazanmanın tadını almaya başladıktan sonra pilotlar yarış içerisinde daha saldırgan, daha hırslı olabiliyorlar. Örneğin; Vettel, 2010 Türkiye Grand Prix’nde, Weber ile yaşadığı kazada tamamen saldırgan bir şekilde yaptığı atak sonucu yarış dışında kalmış, RedBull’un dublesini mahvetmişti. Tabii böyle durumlar yarış içerisinde yaşanabilir. Oradan başı dik bir şekilde ayrılıp daha fazla hata yapmamak üzerine yoğunlaşmanız gerekir. Vettel, Abu Dabi’deki son yarışta ilk şampiyonluğunu aldığı zaman (o kaos dolu geçen 2010 senesinde son anda şampiyon oldu) mutluluktan ağlamıştı.

Sebastian Vettel 2010-2014 arası kesin bir dominasyon kurup rakiplerinin üstüne bir kabus gibi çökmüştü. O dönemde bile hayallerinin tepesinde Ferrari vardı. 2015’te Ferrari’ye katılmasının ardından insanların beklentisini 2007’den beri karşılayamayan Ferrari, şampiyonluğunu Vettel’in getireceği kanısındaydı. Malezya’da, Ferrari’yle kazandığı ilk yarış sonrası çığlıklar içinde bir sevinç yaşaması takım için ne kadar hazır olduğunun bir göstergesiydi.

2015 sezonunda iyi başlayan hikaye yılın geri kalanında raydan çıkmaya başladı. Vettel ve Ferrari’nin bunun bir süreç olduğunun farkına varmasıyla birlikte, şampiyonluğun bir an önce kazanılması gerektiği gözler önüne serildi.

2016 sezonu da aynı hüsranla sona erdi. Vettel o zaman bile bu hayalin gerçekleşecek olması ümidiyle devam etti. Bu hedefe yaklaştığı en ikonik yıllardan biri olan 2017’de, herkesin beklediği o şampiyonluk Vettel’in hem Singapur’da hem de Japonya’da yarış dışı kalmasıyla birlikte kaçmış oldu. Ferrari için bu biraz daha buruk bir durumdu. Vettel geleli 3 sene olmuştu. Şampiyonluk hiçbir şekilde gelmiyordu. Vettel ise bu durum için aslında son bir yılı kaldığının farkındaydı. Yaşı ilerliyordu, performansından kaybetmiyor olsa da süreç bitmek üzereydi. Kalan vakitte bir şeyler yapması gerektiğinin farkındaydı.

2018 sezonu ise Ferrari’nin asıl kırılma sezonlarından birisi oldu. Herkesin favorisi gördüğü takım olarak Ferrari ve Vettel’in İtalya’da nasıl karşılanacağı üzerine birçok yorum yapılmıştı. Aracın Mercedes’e karşı geçmiş yıllara kıyasla belli yönlerden daha iyi olmasıyla birlikte beklentiler fazlasıyla yüksekti. Sezona iyi başlayan Vettel’in Almanya Grand Prix’inde yaptığı bir hata adeta Ferrari’deki serbest düşüşü başlattı. Pit duvarının da yaptığı birkaç hata sonrası şampiyonluğu Hamilton’a karşı ağır bir şekilde kaybetmişti. Sebastian Vettel ise Hamilton’u ve Mercedes ekibini tek tek tebrik etmişti. Aralarındaki bu rekabete rağmen Vettel gibi hırsı, azmi olan bir pilot bile yolun sonuna geldiğinin farkındaydı.

Sebastian Vettel
Vettel, Hamilton’u kazandığı şampiyonluktan dolayı tebrik ediyor.

2019 senesinde Leclerc’in takıma katılması ve sezon içerisinde Vettel’e kıyasla bir üstünlük kurmasının ardından geldiğimiz 2020 senesinde Vettel’in, Ferrari pit duvarıyla yaşadığı anlaşmazlıklar ve ona karşı yapılan davranışlar sonrası şampiyon pilotla Ferrari arasında ipler iyice gerilmişti. Ferrari, 2020 sezonu başlamadan Vettel ile sezon sonu yolların ayrılacağını açıkladı. Bu durumun üzerine tesadüf müdür bilinmez Ferrari’nin 1000. yarışı olan Mugello Grand Prix öncesi Vettel ve Aston Martin birlikteliği açıklanmış oldu.

Peki, Aston Martin ve Vettel işbirliğinden ne beklemeliyiz veya neler öngörülüyor?

Öncelikle bu seneki Racing Point takımının isim değiştirmesiyle birlikte yepyeni bir yapılanma olacak olan Aston Martin için Vettel ismi ekstradan bir prestij sağlıyor. Bu seneki Racing Point’in durumuna bakacak olursak Vettel’in bu araçla gelecek sene için (tabii aracın çok fazla değiştirilemeyeceğini varsayarsak) başarılı olma ihtimali çok yüksek. Ancak şunu unutmamak gerekiyor; Vettel’in artık eskisi gibi bir prime dönemi yaşama ihtimali çok zor, kaldı ki bu araç bir şampiyonluk aracı olmayacak. Takımın öncelik olarak beklentileri ilk 3 büyük dediğimiz Mercedes, Ferrari (her ne kadar zor bir dönemden geçiyor olsalar da) ve RedBull’un peşine takılmak olacak. Daha sonraki sezonlarda bu hedefe yaklaşmaları durumunda Vettel gibi tecrübeli bir pilotun yeteneklerine fazlasıyla ihtiyaçları olacak.

Vettel açısından bu duruma bakacak olursak, Ferrari yılları onun beklediği gibi gitmedi. Hayalinde kırmızı tulumlarla şampiyon olmayı görürken, tam aksine bitmek bilmeyen bir kaos ve Mercedes üstünlüğü ile geçen bir Ferrari kariyeri yaşadı. Aston Martin, Vettel’in kendini yeniden ispatlaması için doğmuş bir şans olarak görülüyor.

2022 kurallarına göre bütün takımların denk olması bekleniyor. Eğer ki bu denklik sağlanabilirse Vettel’in işi diğer pilotlara kıyasla çok zor olsa da tecrübe ve saf yetenek onu yukarı seviyede tutmaya yarayabilir ve Aston Martin cephesi için iyi bir prestij sağlayabilir.

Bunlar beklenen ve olması gereken senaryolar. İşin bir de diğer boyutuna bakacak olursak Aston Martin ne kadar büyük bir isim olsa da Formula 1 gibi bir organizasyon bu tarz prestijleri sağlamlaştırabiliceği gibi bir enkaza da çevirebilir. Aston Martin’in diğer pilotlar açısından ne kadar istendiğine ve organizasyon olarak tıpkı bir Mercedes gibi olmak istemesine bakınca işinin burada çok zor olduğu görülüyor.

Sebastian Vettel eğer burada başarılı olamazsa muhtemelen emekliliğe ayrılacak. Böylesine büyük bir ismin kariyerinin böylesine kötü bitmesi herkesin üzüleceği bir durum olacaktır hiç şüphesiz. Vettel için ise bu macera artık bir son dans. Şampiyonun güzel bir vedayı bize sunması dileğiyle, müzik çalsın o halde.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Charles Leclerc: Kahraman Yükseliyor

Fernando Alonso: Bir İspanyol Alevi

 

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More