Roland Garros 2019 ve Nadal!

Bir klasik haline gelen, grand slamlerin en zevklilerinden biri olan Roland Garros, 2019 yılında yine büyük mücadelelere sahne oldu ve çok güzel ve yıllarca konuşulacak maçlar ortaya çıktı. Nadal yine klasikleşen sevincini yapabilecek miydi?Yoksa rakipleri mi bu kez galip gelecekti?

Rolland Garros deyince hepimizin aklına, ilk önce toprak kort, sonra da şüphesiz Rafael Nadal geliyor. Hatta herkes Rafael Nadal’a toprak ağası diyor. Bu söylemin ne kadar doğru olduğu geçtiğimiz yıllarda Rafael Nadal bir çok kez göstermişti. İlk defa 2005’te kazandığı  Roland Garros’u 2019 sezonuna kadar tam olarak 11 kere kazanmıştı. Toplam 17 grand slam zaferinin 11 tanesini Roland Garros’ta kazanmıştı .  Yani 2019 Roland Garros başlarken bu toprakların ağası yine doğal favoriydi.

Roland Garros 2019 yılında yarı finallere kadar herhangi bir sürpriz yaşanmadı.  Üç büyükler yine yarı finale kalmış, diğer dördüncü olarak da yanlarına yine 2018 yılında olduğu gibi Dominic Thiem’i almışlardı. Dominic Thiem, 2018 yılında finalde Ağa Nadal’a kaybetmiş ve basın açıklamasında seneye yine burada görüşürüz demişti. Finalde yine Rafa ile karşılaşmayı umuyordu fakat önünde bütün rakiplerine karşı psikolojik üstünlük kurabilen ve muhtemelen önümüzdeki 5 yılda toplam Grand Slam sayılarında majesteleri Federer’i geçecek olan dünya 1 numarası Novak  Djokovic  vardı. Thiem maça ben yine bu sene de final oynayacağım dercesine çok agresif ve istekli başladı. Novak’ın imdadına yağmur yetişti ve biraz da tartışmalı bir kararla maç bir sonraki güne ertelendi. Sonraki güne daha iyi başlayan Djokovic olmuştu. Zaten Djokovic’in en büyük özelliği kötü oynadığı ya da daha doğru bir tabirle iyi gününde olmadığı zamanda bile maçlara tutunabiliyor ve kolay teslim olmuyor. Bunu ispatlar şekilde Dominic Thiem-Novak Djokovic yarı finali 5. sete kaldı. Beşinci sete daha iyi başlayan ve kortta istedikleri yapan Thiem’di ve bir ara maçı bitirme noktasına geldi. İki kez maç kazanma sayısı elde etti. Tam da bu sıralarda hepimizin bitti dediği Novak, ben bitti demeden bitmez diyecek ve tribünlere dönerek sus işareti yapacaktı. Bunun anlamı şuydu, son sayı gelmeden,  hakem maç bitti demeden beni bitiremezsiniz.  Aşırı özgüven gerektiren bir hareketti ve dediğini yaptı Novak. İki maç sayısını çevirerek oyunu biraz daha uzattı. Karşısında bulunan Thiem’in ise maçı , ilk Grand Slam şampiyonluğu olma ihtimali olan Roland Garros finalini bırakmaya hiç niyeti yoktu. Eğer sen demir psikolojiysen ben de senden aşağı geri kalamam dedi 6-2,3-6,7-5,5-7 ve 7-5 ‘lik skorlarla Djokovic’i 3-2 yenerek adını finale yazdırdı.  İki kere yağmur sebebiyle duran ve çok uzun süren yarı final karşılaşmasının galibi Dominic Thiem olmuştu.

Diğer yarı final karşılaşmasının galibi ise Federer’i, 6-3,6-4 ve 6-2 skorlarla 3-0 yenen Nadal olmuştu. Nadal- Federer mücadelesinde çok güzel ralliler ve özel vuruşlar meydana geldi fakat Nadal ezici bir şekilde rakibini yendi ve majestelerine tekrar, burası benim çöplüğüm, burada ben öterim mesajını verdi.

Final karşılaşması 2018 yılı finalinin rövanşı olacaktı. 2018’de finalde kaybettikten sonra seneye burada tekrar görüşme dileğiyle diyen Thiem,  yine finale kaldı.  Final karşılaşmasına iki gün fazla dinlenerek gelen Nadal daha avantajlıydı. Bu avantajı iyi kullanarak maça çok iyi başladı fakat Thiem de hiç pes edecek gibi durmuyordu. İlk sette, çok güzel ve uzun ralliler izlettiler. Bütün seyirciler çok keyif alıyor ve tenis sporunun eşsizliklerini sonuna kadar yaşıyorlardı. İki üst düzey sporcu da bütün vuruşları ustalıkla yapıyor, kortun her alanını kullanıyorlardı. Nadal’ın daha önceki yıllarda sıkıntı yaşadığı fileye çıkma ve vole vurma konusunda yaşadığı sıkıntıyı da atlattığını, iyi bir file önü oyuncusuna dönüştüğünü ve volelerini elit seviyeye çıkardığını gördük. Zevkli geçen 1. Seti  Nadal 6-3 kazandı. İkinci sette Thiem, Allah ne verdiyse var gücüyle oynadı ve bu iş o kadar kolay değil mesajını  hem rakibine hem de tüm tenis severlere gösterdi. İkinci sette büyük bir enerji ortaya koyan Thiem seti 7-5 kazanarak durumu 1-1 ‘e getirdi. Herkes acaba demeye başlayacaktı ki, Nadal 3. Sete öyle bir başladı ki, hem Thiem hem de bütün seyirciler sadece Nadal’ın şovunu izlemeye başladı. 3. Setten itibaren sanki arada sıklet farkı olan iki boksörün maçına dönmüştü.  Nadal hem fiziksel hem de oyunuyla devasa gözüküyor, Thiem ise yavaş yavaş yenilgiyi kabul ediyordu.  İki günlük fazla dinlenmenin de avantajını iyi kullanan Nadal, majestelerinden sonra Thim’e de buraların ağası benim mesajını sonuna kadar hissettirerek, 3. ve 4. setleri 6-1 kazanarak maçı ve şampiyonluğu kazanıyordu.

Dile kolay, ilk kez 2005’te kazandığı Roland Garros’u tam 12. kez  kazanıyordu Nadal. Yani son 15 yılda, 12 kez kazanıyordu. Gerçekten müthiş ve kırılması zor bir istatistik. Toprağın ağası lakabını sonuna kadar hak ettiğini bütün dünyaya gösteriyordu.

Maç sonu yapılan basın toplantısında, özellikle  Türk tenis severler Thiem’in dinlenemediğini ve iki gün süren yarı final maçından sonra hiç gün atlamadan final maçına çıkmak zorunda kaldığını öne sürmesini bekliyordu fakat Thiem şöyle diyecekti: ”Seneye görüşürüz.”

Maçın son karesi ise, klasikleşen Nadal sevinci olan, alınan sayıdan sonra toprak kort üstüne kendini atan ve sırt üstü yatan Nadal oldu.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More