Olimpizm: Olimpiyat Oyunları 4

Olimpiyat Oyunlarında yaşanan politik, kültürel ve toplumsal olayları konu almaya çalıştığımız yazı dizisinin dördüncü bölümünde 1976 Montreal -1980 Moskova – 1984 Los Angeles – 1988 Seul – 1992 Barcelona Olimpiyatları yer alıyor.

Olimpizm: Olimpiyat Oyunları 3

 

Bizim mucizemiz Montreal’e getirdiğimiz sporcuların derecelerinde değildir. Bizim mucizemiz ülkemizin bütün gençlerine ve çocuklarına olimpiyatlara katılmak için yolları açışımızdadır.

Manfred Ewald – Demokratik Almanya Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı

MONTREAL 1976

Olimpizm 1976Uluslararası Olimpiyat Komitesi 1967 yılında Tahran’da gerçekleşen toplantı sonucunda 1976 Olimpiyatları’nı organize etme hakkını Moskova ve Los Angeles’ı geride bırakan Montreal’a verdi. Bu başarının en büyük mimarı Belediye Başkanı Jean Drapeau’ydu. Ancak tahmini maliyet bütçesinin oldukça aşılması eleştirilere neden oldu. Münih’te yaşanan olayların tekrar edilmemesi için oluşturulan 16 bin kişilik güvenlik ordusunun maliyeti bütçenin aşılmasının en büyük nedeniydi.

Oyunlar Tanzanya liderliğindeki bir boykota maruz kaldı. Yeni Zelanda oyunlara katıldığı takdirde, tüm Afrika ülkelerini boykota çağıran Tanzanya’nın amacı, Yeni Zelanda rugby takımının, hala apartheid siyaseti güden Güney Afrika’ya giderek, maç yapmasını kınamaktı. Rugby, bir olimpiyat sporu olmamasına rağmen, Yeni Zelanda’nın oyunlara katılması, 23 ülkenin boykotuna neden oldu. 

Çin toprağı olarak sayılan Tayvan’ın oyunlara davet edilmesi sonucu Çin oyunları bir kez daha boykot ederek katılmadı.

17 Temmuz – 1 Ağustos günleri arasında gerçekleşen oyunların açılışı Kraliçe II. Elizabeth tarafından gerçekleştirildi. Olimpiyat meşalesi Kanada’nın birliğini temsilen, biri ülkenin İngilizce konuşan, diğeri de Fransızca konuşan kesiminden iki genç tarafından yakılmıştı. İsrailli sporcular 1972 Münih Olimpiyatları’nda yaşanan terör saldırılarını protesto etmek amacıyla beyaz giysileri ve bayrakları üzerine siyah bant yapıştırarak katıldılar.

Atletizmde 100 ve 200 metrelerde birinci olan Karayib Adaları’ndan Hasley Crawford ve Quarrie sürpriz bir başarıya imza attılar. Oyunlar sonrasında Trinidad’da Crawford adına pul bastırıldı ve milli havayollarına ait bir uçağa adı verildi. Jamaika’da ise Quarrie için doğduğu kent Kingston’da heykeli dikildi.

Japon Kadın Voleybol Takımı bütün maçlarını set vermeden kazanarak büyük bir başarı elde etti. 

Jimnastik branşında sadece 14 yaşında olan Romen Nadia Comaneci değişik aletlerde tam puan alan ilk sporcu olarak tarihe geçti. Nadia Comaneci ayrıca kazandığı 7 altın madalya ile organizasyonun en başarılı sporcularından biri oldu. Erkeklerde Japon Shun Fujimato yer hareketleri sırasında ayağını kırmasına rağmen ülkesinin Sovyetler Birliği ile olan madalya rekabeti yüzünden bunu saklamaya çalıştı. Japon jimnastikçi halkadan indiğinde bariz olarak ortada olan kırık ayağı yüzünden yarışmadan çekilmeye zorlandı.

Doping kullandıkları tespit edilen bazı Polonyalı ve Bulgar sporcular diskalifiye oldular ve kazandıkları madalyalarını geri vermek zorunda kaldılar.

Basketbol, kürek ve hentbol branşlarında bayan sporcular ilk kez yarıştılar. Sovyetler Birliği Kadın Hentbol Takımı’nda turnuva öncesi takımın önemli oyuncularından olan Rita Jasikevicius hamile olduğu için takımdan affını istedi. Takımın koçu ona ihtiyacı olduğunu söyleyerek çocuğunu aldırması talep etti. Zor bir seçimle karşı karşıya olan Rita kararını çocuğunu dünyaya getirmekten yana kullandı. Altın madalya kazanan takımında yer alamayan sporcu kendisine olimpiyat madalyasını çocuğunun getireceğini belirtti. Oğlu Sarunas Jasikevicius annesini haksız çıkarmayacaktı. 2000 Sydney’de bronz madalya kazanan Litvanya takımının önemli bir oyuncusuydu. Onun için milli takım formasından vazgeçtiği oğlu madalya kazanmayı başarmıştı.

Japon atıcılık takımının sporcusu Taro Aso bu oyunlardan tam 32 yıl sonra ülkesinde Başbakan olma onuruna sahip olacaktı.

Bermudalı boksör Clarence Hill kazandığı bronz madalya ile ülkesini olimpiyat oyunlarında madalya kazanan en az nüfuslu ülke olmasını sağlıyordu. Bermuda’nın nüfusu 53.500’dü.

198 farklı disiplinde 92 ülkeden 1247’si bayan 6208 atletin katıldığı oyunlarda Kanada ev sahipliği yapan ülkeler arasında hiç altın madalya kazanamayan tek ülke olarak tarihe geçti.

Atıcılık, atletizm, bisiklet, boks, güreş, halter, judo ve tramplen atlama dallarında ter döken sporcularımız maalesef madalya kazanmayı başaramadılar. 

Açılış töreninde Türkiye kafilesi

Futbolda Doğu Almanya finalde Polonya’yı 3-1 mağlup ederek altın madalyayı 7. kez arka arkaya komünist düzene götürmüş oldu. Bunun sonucunda kapitalist düzenin akıllı geçinenleri kendi yıldız oyuncularını olimpiyatlara çekmeye çalışmak yerine, Dünya Kupası elemelerinde oynayan futbolcuların olimpiyatlarda yer alamaması kararını aldılar. 

* * *

MOSKOVA 1980  

Olimpizm 1980Moskova oyunları organize etme hakkını Los Angeles’ın aldığı 20 oya karşılık 39 oy alarak elde etti.

Oyunlar, ilk kez komünist bir ülkede gerçekleşti. ABD Başkanı Jimmy Carter’ın Sovyetlerin Afganistan’ı işgali (Aralık 1979) sona ermezse, oyunları boykot edeceğini açıklamasına rağmen Sovyetler askerlerini geri çekmedi. ABD önderliğindeki 65 ülke, Moskova oyunlarını boykot etti. Sovyetlerin Afganistan’ı işgali yüzünden oyunlarda birçok önemli sporcuyu izleyemedik.  Buna karşılık İngiltere, İtalya, Avustralya ve Fransa, müdahaleyi kınamalarına rağmen, atletlerini Moskova’ya yolladılar. İngiltere hükümeti oyunları katılmama kararı almasına rağmen sporcularının katılmasına herhangi bir engel koymadı. Sporcuların masraflarını ulusal komite karşıladı. Altın madalya kazanan İngiliz sporcular için şeref direğine olimpiyat bayrağı çekildi ve Olimpiyat Marşı çalındı. Oyunların fikir babası olan bu iki ülke, sporu siyasetin üzerinde tutmaya çalışan bu tavırlarıyla, olimpiyat bilincini yakalamayı başarabildiler. Ülkelerin işgal sebebi göstererek boykot ettiği oyunlara işgal edilen ülkenin sporcularının oyunlara katılması ise ilginç bir anekdot olarak akıllarda kaldı. 

Türkiye’de Başbakan Süleyman Demirel bakanlar kurulu toplantısının ardından ”Afganistan işgal edilmiştir. Bu olaya reaksiyonumuzu, olimpiyatlara katılmayarak gösteriyoruz.” açıklamasını yaparak boykotu desteklediğini açıkladı. Bülent Ecevit ”Sporu, sanatı ve bilimi siyasetle birbirine karıştırmama kanısındayım.” açıklamasında bulundu. Olimpiyata katılıp katılmamaktan çok bir ülkenin başka ülkeler üzerinde hegemonya kurmaya çalışması çok anlamsızdı. 

Oyunların açılışını dönemin devlet başkanı Leonid Brezhnev yaparken olimpiyat meşalesini Sergey Belov taşıdı.

Batı dünyasına açılan kapı olarak kabul edilen Moskova havaalanı terminali 1980 Olimpiyatları için açıldı.

Geçmiş yıllara göre daha güncel teknolojiye dayalı doping kontrolleri sonrasında sporcuların %15’inin doping içeren madde kullandıkları ortaya çıktı.

Kübalı boksör Teofilo Stevenson aynı sıklette arka arkaya üçüncü olimpiyatında altın madalya kazanarak bir rekora imza attı ve oyunlarda aynı unvana sahip olan ikinci sporcu oldu.

Aynı sene ülkesinde yılın sporcusu seçilecek olan Polonyalı Wladyslaw Kozakiewcz Sırıkla Atlamada 5.78 ile rekor kırdı. Sovyet rakibini geçtikten sonra yaptığı el hareketi ile bütün dünyada meşhur oldu.

Miruts Yifter, gençliğinin büyük bölümünü fabrikalarda çalışarak ve şoförlük yaparak geçiriyor. Etiyopya hava kuvvetlerine girdikten sonra, biraz geç keşfediliyor onun atletizm yetenekleri. 36 yaşında hem 5.000 hem 10.000 metrelerde altın madalya kazanıyor. 

Boykot sebebiyle bayanlar hokey turnuvasında ev sahibi olan Sovyetlerin dışında takım başvurmamıştı. Açılış törenine beş hafta kala Zimbabwe’ye gönderilen davet üzerine alelacele oyunlara takım yollayan Zimbabwe Sovyetleri mağlup ederek altın madalya kazandı.

Futbolda komünist ülkeler final maçını kendi aralarında oynayarak Batı’ya nazire yaptılar. Doğu Almanya’yı 1-0 mağlup eden Çekoslovakya altın madalyaya ulaştı. 

Kapanış töreninde oyunların maskotu olan Ayı Misha’nın gözlerinden bir damla yaş süzülmüştü.

Moskova’da oyunlar sona erdiğinde geleneksel kurallara göre bir sonraki oyunlara ev sahipliği yapacak ülkenin göndere çekilmesi gerekiyordu. ABD Başkanı Jimmy Carter’ın engellenmesi sonucu göndere Los Angeles Eyalet bayrağı çekildi.

19 Temmuz – 3 Ağustos tarihleri arasında organize edilen oyunlara 203 farklı disiplinde 80 ülkeden 1124’ü bayan 5217 sporcu katıldı. 

* * *

LOS ANGELES 1984 

1980 Olimpiyatlarında yapılan boykota karşılık, SSCB ile 13 Demir Perde ülkesi oyunlara katılmadı. Komünist ülkelerin olimpiyatları boykot etmesine rağmen Romanya bu boykota katılmamıştı. Boykot sayısal olarak az gözükse de, yarışma sonuçlarını ciddi şekilde etkiledi. Çünkü 1976 oyunlarında Sovyet Bloğuna bağlı 14 ülke, altın madalyaların yarısından fazlasını kazanmıştı. Sovyet hükümeti oyunların başlamasına kısa bir süre kala şu açıklamayı yaptı: “Amerikan idaresinin oyunları siyasi amaçları için kullanmaya çalıştığı, bu ülkede şovenist duygular ve Sovyet karşıtı hislerden şüphe ediliyor.” Mayıs 1984’de yapılan boykotun resmi açıklaması, Sovyetler Birliği’nin sporcularının protesto ve saldırılara maruz kalacağı iddiasıydı.

28 Temmuz – 12 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen oyunları düzenlemek için Los Angeles’tan başka Tahran da aday olmuştu. Sporcuların sırayı bozarak birlikte dans ettikleri oyunların açılışı dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından yapıldı. Oyunların güvenliğini sağlaması için 20 bin kişilik bir güvenlik ordusu ile 100 kadar helikopter görev yaptı. Los Angeles Olimpiyat Komitesi profesyonelce bir iş çıkararak oyunlardan 225 milyon dolarlık bir gelir elde ettiler. Devlet tarafından finanse edilmeyen ilk olimpiyatlar olma özelliğine sahip oyunlarda elde edilen başarı sonraki olimpiyatları düzenlemek isteyen ülkelerin çoğalmasına neden oldu. 140 olimpiyat rekorunun kırıldığı oyunlar Hollywood tarzı çok önemli etkinliklere sahne oldu. Oyunlara 221 disiplinde 140 ülkeden 1567’si bayan 6797 sporcunun katıldı.

Boykotların en büyük etkisi halter branşında görüldü. O dönem dünyanın en başarılı 100 haltercisinden 94 tanesi boykot nedeniyle oyunlarda yer alamadı.

Çin bu olimpiyatlara kadar oyunlarda herhangi bir varlık gösteremeyerek tek bir madalya dahi kazanamamıştı ancak bu oyunlarda 15’i altın olmak üzere toplam 32 madalya kazandı ve genel toplamda Amerika, Romanya ve Batı Almanya’nın ardından dördüncü sırada yer aldı.

Türkiye oyunlara atıcılık, atletizm, boks, güreş, halter, judo, okçuluk, yelken ve yüzme dallarında 48 sporcu ile katıldı. Boksta Eyüp Can ve Turgut Aykaç ile güreşte ise Ayhan Taşkın ile üç bronz madalya kazandı.

Amerikalı sprinter ve uzun atlayıcı Carl Lewis, 100 ve 200 metre koşularda, uzun atlama ve 4×100 m. bayrak yarışlarında 4 altın madalya kazanarak 1936’da Jesse Owens’ın elde ettiği başarıyı tekrarladı. Elde ettiği başarıların diğer spor dallarının gölgesinde kaldığını ve gerekli saygıyı görmediğini düşünüyordu. 1988 Seul Olimpiyatlarına hazırlanırken babasını kaybetti. Babası toprağa gömülürken 1984 Los Angeles Olimpiyatları’nda 100 metrede kazandığı altın madalyayı babasının avcuna bırakarak onunla birlikte gömdü. Annesine ise “Kaygılanma bir kez daha kazanacağım.” demişti. Spor kariyerinde 9 altın madalya kazanma başarısı gösteren başarılı sporcu Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından “Yüzyılın Sporcusu” olarak nitelendirildi.

Olimpik düzeyde ilk defa koşulan 400 metre kadınlar engelli yarışını Faslı atlet Nawal El Moutawakel kazandı ve olimpiyatlarda altın madalya kazanan ilk Müslüman kadın sporcu unvanını elde etti. Fas kralı başarılı atleti bizzat arayarak başarısının şerefine o gün ülkede doğan tüm kızlara Nawal isminin verileceğini müjdeledi. 1998 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin üyeleri arasına giren Nawal, 2008’de yönetim kuruluna girdi ve 2012’de yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevine getirildi.

Evet, kadınlar engelli koşudaki engelleri aşabilirler, aynı zamanda yaşamın engellerini de aşabilirler. Benim için 400 metre engelli koşu bir yaşam okulu oldu her zaman. Size nasıl başlayacağınızı, nasıl sağlam bitireceğinizi ve nasıl tüm engelleri aşacağınızı öğretir. Hala yaptığım işleri yapmadaki enerjiyi sağlayan budur.

Nawal El Moutawakel

Sadece kadın sporcuların iki gün içinde yedi farklı branşta yarıştıkları heptatlon ilk kez bu olimpiyatlarda düzenlendi. Ayrıca kadınlar maraton yarışı ilk kez bu olimpiyatlarda koşuldu.

Mary Decker’ın favori olarak çıktığı atletizm 3000 metre bayanlar finali tüm başarı hayallerinin sonu oldu. Tüm yarışı çıplak ayakla koşan Güney Afrikalı sporcu Zola Budd istemeden Decker’in atletizm yaşamını sonlandırdı. Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından veto edilen ülkesi adına yarışamayan Zola baba tarafından İngiliz olduğunu ispatlayınca İngiltere adına yarışmalara katılmıştı. Decker ile çarpışarak düşmesine neden olan Zola tüm seyirciler tarafından protesto edildi. Sonradan Zola’nın bir kabahati olmadığı anlaşılmasına rağmen protestonun etkisiyle madalya alabilecek bir durumda olmasına rağmen 300 metre kala yarışı bıraktı.

Silahlı bir soyguna karışan ve sonrasında hapishanede boksu öğrenen Henry Tillman, ağır siklette Amerika’yı temsil etti ve altın madalya kazandı. Henry Tillman sonrasında Mike Tyson’ı iki kere yenerek ismini tüm dünyada duyurmayı başaracaktı.

Michael Jordan, Patrick Ewing ve Chris Mullin genç birer olimpist olarak yer aldıkları Amerika basketbol takımıyla altın madalya elde ettiler.

Profesyonel futbolcuların da olimpik futbol turnuvasına katılmasına izin verildi. Tek şart Dünya Kupası’nda oynamamış olmalarıydı. Bu karar final maçını 101.799 seyircinin izlemesiyle sonuçlandı. Fransa, finalde Brezilyayı 1-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu. 

1984 Los Angeles Olimpiyatlarına ait “16 Days of Glory” isimli bir belgesel film mevcuttur.

* * *

SEUL 1988 

Seul oyunların organizasyonunu 1981 yılında üstlendi. Oyunlar için Japonya’nın Nogoya şehri de aday olmuştu. Kuzey ve Güney Kore arasında politik problemler bulunuyordu. Güney Kore ile doğu bloğu ülkeleri arasında diplomatik ve ekonomik ilişkiler yok denecek kadar azdı. Oyunlar öncesi Doğu Bloğu ülkeleri Kuzey Kore’yi desteklemek amacıyla oyunları boykot eder mi sorusu soruluyordu. Kuzey Kore oyunların organizasyonunda yer almak istiyordu kabul görmeyince de oyunlara katılmadı. Oyunlara Kuzey Kore dışında Güney Kore’yi protesto eden Küba, Etiyopya ve Nikaragua Seul Olimpiyatları’na katılmadı.  Sebep olarak da Güney Kore’de yapılan askeri darbe öne sürüldü. 80’li yıllar sporun politika ile olumsuz anlamda iç içe geçtiği yıllardı. 

Uluslararası Olimpiyat Komitesi biraz geç kalmış olsa da bundan sonra olimpiyat oyunlarını boykot eden ülkelerin üyelikten çıkarılacağını ve asla oyunlara davet edilmeyeceğini duyurdu. Bu açıklama boykotların sonu olacaktı.

Oyunlar 17 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında gerçekleşti. Devlet Başkanı Rah Tae-Woo’nun yaptığı açılış töreninde olimpiyat meşalesinin stada 1936 maraton şampiyonu 76 yaşındaki Sohn Kee-Chung tarafından getirilmesi, dramatik sahnelerin yaşanmasına neden oldu. 1936 yılında Kore’nin Japonya tarafından işgali sırasında Sohn, bir Japon ismi almaya zorlanmıştı. Açılış töreni sırasında barışı temsilen göğe uçurulan güvercinlerden bazıları olimpiyat meşalesinin çevresine kondular ve meşale ateşlenince ne yazık ki birçoğu yanarak can verdi. Oyunların maskotu olan “Hodori” misafirperverlik ve arkadaşlık anlamına geliyordu.

Bir yıl önce Roma’da tüm sprinterleri geride bırakarak 100 metrede dünya rekoru elde eden Kanadalı Ben Johnson, Seul’de 9.79 ile yeni bir rekor daha kırmış ve tüm dünyanın gözlerini üzerine çekmeyi başarmıştı. Ancak finalden 72 saat sonra yapılan bir açıklama sonucu Ben Johnson’ın doping içeren madde kullandığı ve elde ettiği başarının geçersiz olduğu ilan edildi. Ben Johnson’un diskalifiye edilmesi sonrasında altın madalya Amerikalı atlet Carl Lewis’in oldu.

Adını ünlü ABD başkanı John F. Kennedy’nin eşi Jackie Kennedy’den alan Jackie Joyner Seul olimpiyatlarında elde ettiği başarılar sonrasında iki altın madalya kazandı. Aynı oyunlarda Florence Griffith-Joyner da 100, 200 ve 4×100 metre bayrak yarışında kazandığı üç altın madalyanın yanında Amerikan olimpiyat yetkililerinin baskısı ile 4×400 metre bayrak yarışında da koşarak bir de gümüş madalya elde etti.

Usa Florence Griffith-joyner And Jackie Joyner-kersee, 1988 Sports Illustrated Cover by Sports Illustrated
Florence Griffith-Joyner ve Jackie Joyner

İstediğiniz sporcuya sorun: Sürekli her tarafımız ağrılar içindedir. Bedenimden yedi farklı şey yapmasını istiyorum. Ona bir de ağrımamasını söylemek çok şey istemek olur.

Jackie Joyner

28 Eylül 1988 tarihinde gerçekleşen Amerika Birleşik Devletleri – Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Basketbol yarı final maçı herkesin 1972 Münih’ten günümüze kadar beklediği rövanş anlamına geliyordu. Hava atışı yapıldığında ABD geri kalan olimpiyatlarda oynadığı 85 müsabakanın 84’ünü kazanmış durumdaydı. Sahada yine güçlü bir Amerika vardı. Sovyetler ise farklı dil ve uluslardan oluşan Litvanyalıların omurgayı oluşturduğu bir takımla sahadaydı. Efsane antrenör Aleksandr Gomelsky yönetiminde olan Sovyetler üstün fiziğe sahip oyunculardan oluşuyordu. Sovyetler Birliği baştan sona önde götürdüğü maçı 82-76 kazanarak adını finale yazdırdı. İki gün sonra diğer yarı finalist Avustralya’yı mağlup ederek finale yükselen Yugoslavya’yı da yenmeyi başaran Sovyetler Birliği şampiyonluğa ulaştı. Amerika burada kaybetmesi sonucu bu işin genç oyuncular ile olmayacağını anladı ve bu süreç olimpiyat komitesine yaptığı baskı sonrası NBA oyuncularının oyunlara katılmasının önünü açtı.

olimpizm
1988 yılında Seul’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanan SSCB Basketbol Milli Takımı

Masa tenisi branşı yıllardır oynanmasına rağmen ilk kez bu olimpiyatlarda izleyicilerin karşısına çıktı. Asyalı sporcuların masa tenisi branşında başarılı olması sanırım yıllarca masa tenisini olimpiyatlarda neden izlemediğimizin cevabıydı.

Sovyetler Birliği’nin uluslararası alanda ünlü rekortmen atleti Sergei Bubka hayalini kurduğu altın madalyayı sırıkla yüksek atlamada rekor kırarak bu olimpiyatlarda kazandı. Seul Bubka’nın katıldığı son olimpiyat olacaktı. Sergei Bubka 2005 yılında Ukrayna Ulusal Olimpiyat Komitesi’nin başkanı olacak ve Ukrayna siyasetinde yer alacaktı.

Sırıkla atlamayı çok seviyorum çünkü profesör sporu. Yalnızca koşup atlamanız yetmiyor, düşünmeniz de gerekiyor. Hangi sırığı kullanacaksınız, hangi yüksekliğe atlayacaksınız, nasıl bir strateji kullanacaksınız.

Sergei Bubka

Alman sporcu Christa Luding-Rothenburger Seul’den birkaç ay önce Kış Olimpiyatları’nda buz pateninde iki madalya birden kazanmıştı. Seul’de katıldığı bisiklet yarışlarında da gümüş madalya kazanarak hem kış hem yaz olimpiyatlarında madalya kazanan ilk sporcu olarak tarihe geçme başarısını gösterdi.

Steffi Graf 1988 yılında kazandığı tüm  Grand Slam’lere bir de Seul’de teklerde kazandığı altın madalyayı ekleyince Bayan Forehand’in bu başarısı “Altın Slam” olarak adlandırıldı.

Güreş sporunun en ikonik sporcularından biri olan 1.91 boyunda 130 kg. ağırlığındaki Aleksandr Karelin ilk olimpiyat altın madalyasını kazandı. Bulgar Rangel Gerovski karşısında son 15 saniyeye geride giren Karelin ismi ile ünlenen kaldırışını yaparak aldığı puanla altın madalyaya ulaştı. Aleksandr Karelin güreşte elde edeceği sayısız başarıların yanında spor pedagojisi alanında doktora yapacak ve hukuk fakültesi diplomasına sahip olacaktı. 1999 yılında Vladimir Putin’in çağrısı ile siyasete atılıp milletvekili olacak ve 2007 yılında Rusya’nın yasama organı Duma’ya seçilecekti.

Güney Koreli okçuluk sporcusu Kim Soo-Nyung’ın yıldızı elde ettiği muhteşem dereceler ile parladı. 30 metreden 9 ok atan sporcu 90 tam puan elde etti. Hedef 50 metreye çekildiğinde bu kez de attığı 6 okun tamamında 10 puan aldı. 17 yaşındaydı ve altın madalya kazandı. Bireyselde kazandığı altın madalyaya bir de takım halinde Güney Kore olarak kazandıkları altın madalya eklendi.

Olimpiyatlar tarihinde ilk defa binicilik dresaj disiplinindeki üç madalyanın da tamamını bayanlar kazandı.

İsveçli Eskrimci Kerstin Palm yedi olimpiyatta birden yarışan ilk sporcu oldu. 

237 disiplinde 159 ülkeden 2186’sı kadın 8465 sporcunun katıldığı oyunlarda olimpiyatlara katılabilmesi için Turgut Özal’ın Bulgaristan’a örtülü ödenekten 1 milyon 200 bin dolar ödediği Naim Süleymanoğlu Türkiye adına halterde altın madalya kazandı. Naim Süleymanoğlu, elde etmiş olduğu başarı sayesinde ülkemize milyon dolarlar harcayarak kazanamayacağımız bir propaganda sağladı. Ayrıca güreş branşında Necmi Gençalp ile gümüş madalya kazandık.

Olimpizm
Seul 1988 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda milli güreşçimiz Necmi Gençalp, serbest stil -82 kiloda gümüş madalya kazandı.

Naim Süleymanoğlu 1986 Dünya Halter Şampiyonası için gittiği Avustralya’dan dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın direktifleriyle Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın ortaklaşa düzenlediği operasyon ile Türkiye’ye getirildi. Dönemin yönetmeliğine göre milli bir sporcunun başka bir ülke adına yarışabilmesi için aradan bir yıl geçmesi ya da önceden yarıştığı ülkenin buna izin vermesi gerekiyordu. Olimpiyatlar öncesi Cardiff’te düzenlenen Avrupa Halter Şampiyonası’nda Naim Süleymanoğlu yarışabilsin diye Bulgar Hükümeti’ne örtülü ödenekten 1 milyon 200 bin dolar ödendi. 1988 Seul’e üç ay kala Naim Süleymanoğlu sarılık hastalığına yakalandı. Turgut Özal tarafından sarılık hastalığı ile alakalı dünyaca ün yapmış İranlı bir profesör ülkeye getirildi. Olimpiyatlara bir ay kala tamamen iyileşen Naim Süleymanoğlu 60 kiloda yarışarak defalarca Dünya rekoru kırdı. Elde ettiği başarılar uzun süre konuşulmaya devam etti dünya basını tarafından “Cep Herkülü” lakabı verilen Naim Süleymanoğlu Time dergisine kapak oldu.

Futbolda normal süresi 1-1 biten karşılaşmanın uzatmasında Sovyetler Birliği Brezilya’yı 2-1 yenerek altın madalya kazandı. 

Whitney Houston’ın 1988 Seul Olimpiyatları için söylediği ‘One Moment in Time’ yıllardır çok çalınan, spor programlarının gözdesi bir şarkıdır. Ve klibinde ünlü sporcuların, ünlü atletlerin çekimleri gösterilir. Bir spor klibi ve şarkısıdır. [3]

* * *

BARCELONA 1992 

Daha önce 1924, 1936 ve 1940 olimpiyatlarını düzenlemek için aday olan ancak bu şansı bir türlü elde edemeyen Barcelona 1986 yılında gerçekleşen Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin Toplantısı’nda üçüncü tur sonucunda hayalini gerçekleştirdi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi dönemin başkanı olan Juan Samaranch’ın aynı zamanda Barcelona kulübünün üyesi olmasının oyunların Barcelona’ya verilmesinde büyük etkisi olmuştu.  Barcelona’nın esasen 1980’li yılların başında “Avrupa’nın En Pis Kenti” seçilecek kadar kötü bir imajı vardı. Organizasyonun kazanılmış olması Katalan yetkilerin bu imajı silme gibi bir şans verdi.

Soğuk savaş sona ermiş ve Sovyetler Birliği dağılmıştı. Sovyetler içinden çıkan 15 ayrı devlet oyunlara katıldı. Dağılan Sovyetler Birliği’nin sporcuları birleşik ülkeler adı altında yarıştırıldı ve kazandıkları madalyalar Sovyetler ya da Rusya adına değil Birleşik (EUN) takım olarak kayıtlara geçti. Almanya, 40 yıl boyunca Doğu ve Batı olarak katıldığı oyunlara tek takım olarak geldi. Almanya’da Batı ile Doğu’nun birleşmesi sonucunda sporcular Alman bayrağı altında oyunlara katıldılar. Aynı dönemde yine bölünmüş olan Kuzey ve Güney Yemen’de birleşme kararı aldı.

Litvanya 1928’den bu yana, ilk defa bağımsız bir takım gönderdi. Estonya ve Letonya 1936’dan sonra katılmadığı Olimpiyatlarda yeniden yer aldı. Hırvatistan, Bosna Hersek ve Slovenya ilk kez olimpiyatlarda bağımsız birer ülke olarak katılıp yarıştılar.

Yugoslavya sporcuları oyunlara takım halinde katılamazken, bireysel yarışmalarda ‘Bağımsız Olimpistler’ olarak dahil olabildiler. Çünkü Yugoslavya’ya, Hırvatistan ve Bosna Hersek’te uyguladığı askeri saldırganlığından dolayı Birleşmiş Milletler tarafından ambargo uygulanıyordu.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi Yönetim Kuruluna ilk kadın 1990 yılında dahil oldu. Günümüzde komitede yer alan 15 üyenin dördü kadın.

Güney Afrika, apartheid (ırk ayrımcılığı) siyasetini terk etmişti ve 1960 sonrası oyunlara tekrar kabul edildi. Ayrıca bu oyunlarda ilk kez olimpik ateşkes ilan edildi.

“Dream Team” olarak da bilinen ABD

25 Temmuz – 9 Ağustos tarihleri arasında organize edilen oyunların açılışı Kral I. Juan tarafından yapıldı. Olimpiyat meşalesi uzaktan atılan bir ok ile yakıldı. Açılış töreni esnasında Katalan izleyiciler özellikle bağımsızlıklarını yeni kazanmış olan Litvanya ve Hırvatistan gibi ülkelerin lehine tezahürat yaptılar. Bu durum Madrid’deki politikacıların panik olmasına neden oldu. Avrupa’nın devleti olmadığı halde en güçlü uluslarından olan Katalanlar İspanya hükümetini korkutuyorlardı. NBA oyuncularının olimpiyat oyunlarında yarışmalarına izin verilmesiyle oyunlarda “Dream Team” (Rüya Takım) olarak adlandırılan Amerika Birleşik Devletleri Basketbol takımı rüzgarı esti. Magic Johnson, Michael JordanLarry Bird, Scottie Pippen ve Charles Barkley gibi NBA devlerini kadrosunda barındıran Rüya Takımı, Barcelona’da çıktıkları sekiz maçta ortalama 117 sayı atıp her karşılaşmayı 30’un üzerinde farkla kazanıp hiç mola almadan altın madalya kazandı. 

Atletizm 10 bin metre bayanlar finalinde Etiyopyalı atlet Derartu Tulu bitiş çizgisini birinci olarak geçtiğinde olimpiyat madalyası kazanan ilk siyahi Afrikalı bayan atlet olarak tarihe geçti. Bitiş çizgisinde bekledi ve beyaz bir Güney Afrikalı olan rakibi Elena Meyer ile el ele zafer turu attılar. İki sporcunun yaptığı bu tur yeni bir Afrika umudunun simgesi olarak yorumlandı.

257 disiplinde 169 ülkeden 9367 sporcunun katıldığı oyunlarda Türkiye 2 altın, 2 gümüş ve 2 bronz madalya kazandı. Halterde Halil Mutlu’nun ve Naim Süleymanoğlu’nun ikinci altın madalyasını elde ettiği oyunlarda güreşte Mehmet Akif Pirim ile altın, Hakkı Başar ve Kenan Şimşek ile gümüş, Ali Kayalı ile bronz madalya elde ettik. Ayrıca judoda Hülya Şenyurt ile bronz madalya elde ettik. Hülya Şenyurt’un kazandığı bronz madalya, bir Türk kadın sporcunun olimpiyatlarda kazandığı ilk madalya olarak tarihe geçti.

1972 Münih oyunlarından itibaren gösteri branşı olarak olimpiyatlarda yer alan Badminton bu oyunlardan itibaren yarışma branşı olarak da yer almaya başladı. Ayrıca bayanlar Judo ve altı olimpiyattır gösteri sporu olarak programda yer bulabilen beyzbol madalyalı branş olarak programa dahil edildi. Beyzbolda ilk altın madalyayı Küba kazandı.

Fu Mingxia, 10 metre kule atlamada platformun ucuna geldiğinde 13 yaş, 345 günlüktü. Çinli sporcu, kule atlamada tarihin en genç madalya kazanan sporcusu oldu. Adının anlamı ‘yarının parlak ışık huzmeleri’ idi, hakkını fazlasıyla vermişti. 

Hokey’de altın madalya kazanan Alman sporcu Andreas Keller, ailesinde olimpiyat madalyası kazanan üçüncü sporcu oldu. Dedesi Erwin 1936 Berlin’de gümüş madalya, babası Carsten ise 1972 Münih’te altın madalya kazanmıştı.

Futbolda ev sahibi İspanya finalde Polonya ile Nou Camp’da karşılaştığında Katalanların gösteri yapmasından ya da stadı doldurmayacak olmalarından endişe ediliyordu. Ancak korkulan olmadı ve 95 bin kişinin izlediği finali İspanya olimpik takımı 3-2 kazanarak altın madalya elde etti. Katalanlar maçı sabote etmediler ancak maç sonrası Barcelona sokaklarında “Pujol bizi kandırıyor, Katalonya İspanya’dır” diye slogan attılar. Futbolda bronz madalyayı kazanan takım ise Avustralya’yı 1-0 mağlup eden Gana oldu.

1992 Barcelona olimpiyatları, resmi olarak sigaraya karşı mücadele eden ilk organizasyon olarak tarihteki yerini aldı.

Olimpizm: Olimpiyat Oyunları 5

 

[3] Taner E., Aydın M., 2015 Ekim, Ateş Arabaları, NTV Yayınları, İstanbul 

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More