NBA Draft Sistemi İşleyişi ve Takas Mantığı

Dünyanın en ilgi çekici spor organizasyonlarından olan Amerikan Basketbol Ligi’nin saha dışındaki en önemli etkenleri olan ve ligin gidişatını değiştiren, zaman zaman muhteşem sonuçlara zaman zaman ise büyük hayal kırıklıklarına sebep olan en önemli iki etken: draft ve takas.

Günümüzde spor her insanın hayatında önemli bir yer kaplıyor. Pek çok insan farklı spor dallarında yurt içinden ya da yurt dışından takımları destekliyor. En çok ilgi gören ve desteğe sahip olan organizasyonlardan biri de Amerikan Basketbol Ligi, yani NBA. NBA sadece bünyesinde bulundurduğu müthiş sporcularla ve tarihiyle değil, her maçın içinde apayrı görsel şovlar sunan bir lig olmasıyla da tüm dünyanın ilgi odağında. Dünyada açık ara en iyi basketbolun oynandığı ve inanılmaz gelirlerin olduğu NBA’in öne çıkan özellikleri bunlardan ibaret değil. Sadece diğer basketbol liglerinden değil, dünyadaki bir çok organizasyondan farklı iki  saha dışı etkeni var ve bu etkenler lige olan ilgiyi, rekabeti ve eğlenceyi daha da artırıyor: NBA draft ve takas sistemleri. Özellikle NBA draft yöntemi ligdeki rekabeti her zaman en üst düzeyde tutuyor ve her takımın belli bir amacının olmasını sağlıyor. Takas sistemi ise zaman zaman bazı süper takımların kurulmasına veya bazı takımların yanlış hamleler yaparak gelecekteki birçok sezonunu riske atmasına sebep olabiliyor.

NBA DRAFT SİSTEMİ

Nba Draft
2018 Draft gecesinde takaslanan genç yıldızlar; Trae Young ve Luka Doncic

1946 yılında kurulan NBA, bu zamana kadar eklenen 3 sayı ve 24 saniye gibi çeşitli kurallarla ve lige giren, çıkan takımlarla şimdiki halini aldı. NBA draft sistemi ise ligin ilk sezonundan beri devam ediyor. İlk olarak 1946-47 sezonunu son sırada bitiren takım olan Pittsburgh Ironmen, ilk sıradan seçme hakkını kullanmış ve Clifton McNeely’yi seçmiştir. 1966 yılında ise konferans sisteminin lige gelmesiyle beraber ilk sıra hakkı için yazı-tura atılmasına karar verildi. 1980’lerde getirilen bazı düzenlemelerle birlikte ise kura sistemi getirildi ve ligi alt sıralarda bitiren takımlara daha yüksek sıradan seçme şansı verilerek draft sistemi günümüzdeki hâline ulaştı.

NBA drafta, 19 yaşını doldurmuş ve ABD’deki üniversite eğitimini tamamlayan her basketbolcu katılabilir. İsteyen sporcu seçilse bile kendini hazır hissetmeyip başka liglerde oynayabilir, seçilemeyen oyuncu ise tekrar drafta katılamaz. Draft sonrası lige katılan genç yıldızlar ‘Yılın Çaylağı’ ödülü için mücadele ederler. Ayrıca draftta seçilen oyuncuların da takas edilme şansı vardır.

2018 yılında yapılan seçmelerde EuroLeague’de MVP seçilen Doncic ve “Yeni Steph Curry” olarak tanıtılan Trae Young, Atlanta Hawks ve Dallas Mavericks takımları tarafından takaslandılar. Atlanta Hawks her ne kadar bu takas yüzünden eleştiriler alsa da Trae Young bu seçimlerinin boşa gitmediğini basketbolseverlere pek çok kez gösterdi ve yapılan bu takas ligin geleceğini de etkiledi.

Yıllardır devam eden draft sistemi, büyük yıldızları ortaya çıkardığı kadar büyük fiyaskolara da sebep olmuş bir sistem. Bunun en büyük örneklerinden biri ise 2007 yılında yapılan seçmeler. İlk seçim hakkına sahip olan Portland Trailblazers takımı, basketbol tarihinin en büyük skorerlerinden biri olan Kevin Durant yerine Greg Oden’ı seçip yıllar geçtikçe bu seçimlerinden dolayı alay konusu oldu. Kevin Durant’i seçen Seattle Supersonics ise daha sonraki yıllarda takıma Russel Westbrook ve James Harden’ı da draft yoluyla ekleyerek Oklahoma City Thunder adıyla 2012 yılında NBA Finallerine kadar yükseldi ancak LeBron James’e sahip Miami Heat’e mağlup oldu.

İlk şampiyonluğunu kazanan James ise 2003 draftında, 2007 yılında finallere taşıyacağı Cleveland Cavaliers tarafından ilk sırada seçilirken, tarihin en iyi draft sınıflarından biri olan o yılda Detroit Pistons takımının seçmediği oyuncular, ligin seyrini değiştirdi. 2004 senesinde şampiyon olan Detroit Pistons eğer Darko Milicic yerine Chris Bosh, Carmelo Anthony ya da Dwyane Wade’i seçmiş olsaydı, onların lige bir süre daha damga vurmalarına kesin gözüyle bakılıyordu. Onlar tarafından 2. sırada seçilen Darko Milicic, kariyerinde çift haneli skor ortalamalarını bile göremeden lige veda etti. 2013 yılında Cleveland Cavaliers tarafından ilk sıradan seçilen ve 2017’de Fenerbahçe ile EuroLeague şampiyonluğu yaşayan Anthony Bennet da draft tarihinin en kötü seçimlerinden biri. Son yıllarda ise en çok ses getiren draft seçimi 2000 doğumlu Zion Williamson oldu. Lige yeni katılmasına rağmen NBA 2K oyununun kapağında yer alan genç yıldız New Orleans Pelicans tarafından seçildi ve bu olay, draft sisteminin bir takımı yıllar geçtikçe ne kadar etkileyebileceğinin en iyi örneklerinden biri olabilir.

Nba Draft
NBA draft tarihinin en büyük hayal kırıklıklarından üçü; Darko Milicic – Anthony Bennett – Greg Oden

Son yıllarda NBA’de eski günlerini arayan takımlardan olan Detroit Pistons’ın en sadık ve ateşli taraftarlarından, yılların Detroitlisi arkadaşım Kamil Kürşat Yıldırım, Detroit şehrinden kilometrelerce ötede Türkiye’den takımının draft konusundaki hamlelerini şöyle değerlendiriyor:

Detroit Pistons draft konusunda son yıllarda fazla şanssızdı. Tabi son draftta şanslıydı ve ilk sırayı aldı ancak ligin en kötü ikinci derecesine sahip olduğu için 6. sıraya da düşebilirdi. Bu sezondan önceki son 8 lotarya (ad ya da numara çekilerek oynanan şans oyunlarının ortak adı) seçiminin neredeyse büyük çoğunluğu fiyasko çıkan Pistons, 2021 draftının en potansiyelli oyuncusu olan Cade Cunningham’ı aldı. Tabii bu önceki draftlarda yaptığı kötü hamleleri maalesef kapatmıyor.

2003 yılında Dwayne Wade, Carmelo Anthony, Chris Bosh dururken 2. sıradan Darko Milicic’i almaları hala NBA tarihinin en büyük draft fiyaskolarından biri olarak kabul edilir. 2010 yılında 7. sıradan Greg Monroe’yu alıp All-star oyuncular olan Gordon Hayward ve Paul George’u kaçırmaları, 2011 yılında Kemba Walker’ın 1, Klay Thompson’ın 3 ve Kawhi Leonard’ın 7 sıra önünden Brandon Knight’ı seçmeleri, 2012 draftının 2.turunda 39. sıradan Khris Middleton’ı seçip, hemen bu karardan vazgeçerek daha sonra 9. sıradan Andre Drummond’ı seçmeleri ve 8 sene beklemeleri, 2013 yılında lige son yıllarda damga vuran Giannis Antetokounmpo, ligin en iyi savunmacılarından Rudy Gobert ve Portland’ın yıldız şutörü CJ McCollum’un olduğu draftta, 8. sıradan Kentavious Caldwell-Pope’u seçmeleri, 2017 yılında Donovan Mitchell’ın 1, Bam Adebayo’nun 2 ve Jarrett Allen’ın 10 sıra önünden Luke Kennard seçmeleri… Draft işinin eğlencesi de bunlar maalesef. O gün için ne kadar doğru ve gerekli olsa da yıllar içinde arkasında böyle bir enkaz bırakabiliyor. Detroit Pistons için de bundan sonrası için daha şanslı bir draft geleceği diliyorum.

Kamil Kürşat Yıldırım, Detroit Taraftarı

NBA TAKAS SİSTEMİ

NBA draft
Brooklyn Nets takımının 3 süper yıldızı: Kevin Durant, James Harden ve Kyrie Irving

Bazı takımları ligin dibinden şampiyonluk yarışına, bazı takımları ise kötü tercihleri sebebiyle hayal kırıklığına götüren draft sistemi genelde genç oyuncuları ilgilendirse de şimdi bahsedecek olduğumuz takas sistemi bazı simge oyuncular hariç herkesi yerinden edebilecek ve draft sisteminde olduğu takımları zirveye ya da dibe götürebilecek önemli bir etken. Adından da anlayabildiğimiz gibi oyuncular ya da Doncic-Young olayındaki gibi draft hakları takımlar arasında değiştirilebilir. Ancak takımlar takas sürecinde her zaman istedikleri kadar söz sahibi olamayabiliyorlar. Geçtiğimiz sezona Houston Rockets’ta başlayıp Brooklyn Nets’e takas olan ve bir süper takım yaratan James Harden bunun en iyi örneklerinden biri. Oklahoma macerasının ardından Houston Rockets ile bir türlü kazanamadığı şampiyonluğu kazanmak için takas isteğini açıkça belirten Harden, bu konuda takımının elini zayıflattı ve 3 kez sayı kralı olmuş oyuncu Houston Rockets’ın kadrosunu pek de güçlendiremeden Brooklyn Nets’in yolunu tuttu. Tabi ki her takasta bir kaybeden olmak zorunda değil. Son zamanlarında LeBron James’le oynama isteği iyi bilinen Anthony Davis, Los Angeles Lakers genç yıldızlar Brandon Ingram, Lonzo Ball ve Josh Hart’ın yanı sıra bazı draft hakları karşılığında takaslandı ve Davis Lakers’a şampiyonluk getirirken, New Orleans Pelicans takımı yeniden yapılanma için iyi bir fırsat bulmuş oldu.

Takas işleminde dikkat edilmesi gereken şey, aldığınız garanti kontratlı oyuncuların bazen beklenildiği gibi çıkmama ihtimalidir. Draft sisteminde iyi bir seçimle takımın geleceğini kurtarma şansınız varken, yanlış bir takas hamlesiyle takımınızın belki de 10 senesini heba edebilirsiniz. Bunun en çarpıcı örneği 2012-13 sezonunda Brooklyn Nets’in giriştiği takas hamlesi olabilir. Özetle 37 yaşındaki Kevin Garnett, 36 yaşındaki Paul Pierce ve 36 yaşındaki Jason Terry için, içlerinde Damian Lillard ve Jayson Tatum’u seçebilecekleri birçok draft hakkını ellerinden çıkardılar. Yaşlı yıldızların birlikteliği Brooklyn Nets’e bir şey kazandırmadığı gibi, istedikleri yıldız dolu kadroyu kurmak için 9 sene beklemek zorunda kaldılar.

NBA draft

Takas konusunda da işleri yolunda gitmeyen Detroit Pistons için de bu konuda hayli muzdarip olan dostumuz Kamil Kürşat Yıldırım’ın fikirleri şu şekilde:

Pistons draft konusunda şanssız olduğu kadar takas konularında da bir o kadar korkaktı. Reggie Jackson, Reggie Bullock, Marcus Morris, Avery Bradley gibi isimleri ufak takaslarla alıp kadroyu dizmeye çalışan Pistons, yakın zamanlardaki en büyük takas hamlesini 2018 yılının Ocak ayında yapmıştı. O zamanki koç Stan Van Gundy, play-off potasının dışında olduğu için işinden olmak üzereydi. Bu sebeple 2017 yazında Clippers ile 5 yıllık maksimum kontrata imza atan Blake Griffin takıma takaslanmıştı. Yanında Willie Reed ve Brice Johnson ile Pistons’a gelen Blake Griffin’in karşılığında Tobias Harris, Avery Bradley, Boban Marjanovic, 3 sene boyunca ilk 4 sıra koruması olan 1. tur draft hakkı ve 2. tur draft hakkı verilmişti. İlk sene tabii ki play-off potasının dışında kalınmasıyla birlikte draft hakkı koruma dışında kalmıştı. Takasta verilen 13. sıra draft hakkımız Miles Bridges’a dönüşürken Clippers o hakkı takasta kullanıp Shai Gilgeous-Alexander’ı almıştı.

Blake Griffin ilk tam sezonunda harika bir performans göstererek takımı play-offlara taşısa da uzun vadede beklenmeyen sonuçlarla karşı karşıya kalındı. 18/19 sezonu sonunda diz sakatlığı yaşayan ve sakatlığına rağmen oynayan Griffin, sezonun bitmesiyle birlikte hemen ameliyat oldu. 19/20 sezonunun başında antrenmanda yine sakatlık yaşayan Griffin sezonun ilk kısmını kaçırdı. Dönmesinin ardından kısmen iyi performans gösterse de sakatlığı nüksetti ve sadece 18 maça çıkıp kötü istatistiklerle dolu bir sezonu geride bırakıp tekrar ameliyat oldu. Takımda onunla birlikte birçok sakatlık yaşanmasıyla birlikte GM’in de değişmesiyle birlikte resmen yapılanmaya gitmiştik. Blake Griffin’i de gençleşme operasyonumuzun bir parçası olarak Mart ayında serbest bıraktık. Çünkü yaşı ilerlemişti ve performansı da takas partneri bulmamızı zorlaştırmıştı.

Yeni GM yine de takaslardan çekinmeyen daha cesur bir isimdi. 2017 draftında seçilen Luke Kennard’a kontrat vermemek için yanına 4 tane 2. tur draft hakkı koyup 2020 draftının 19. sırasını alan, Rockets’ı sıkışık cap’ten kurtarmak için 7 sene boyunca koruması olan 1. tur draft hakkını verip Trevor Ariza ve 2020 draftının 16. sırasını alabilen bir isimdi. Bu seneki draftta da Mason Plumlee’nin kontratından çıkmak için 20 sıra düşmeyi göze aldı. Son dönemde de takımın rotasyonunda yer bulamayacak olan 2 oyuncu karşılığında nakit para, 4 tane 2. tur draft hakkı ve DeAndre Jordan gibi takımına kambur olan bir ismi aldı. 1 yıllık yönetimine kendisinden önceki 10 yılda bulunandan fazla takas sığdırmış olabilir. Belki de 5 sene erken gelseydi takım şu an çok başka haldeydi. Şanssızlık diyelim. En azından gelecek için iyi sinyaller veriyor.

Kamil Kürşat Yıldırım, Detroit Taraftarı

Zaman zaman bütçede yer açmak için, zaman zaman ise yıldızların isteğine boyun eğip kadroların zarar görmesiyle sonuçlanan takas hamleleri sık sık görülmekte ancak beklentilerin karşılanmadığı ve adeta “soygun” yapılan daha pek çok takas hamlesi bulunmakta. Ayrıca bütün draft seçim takasları win-win şeklinde sonuçlanmıyor. 2011 yılında 5. sıradan seçilen süper yıldız Kawhi Leonard, Indiana Pacers tarafından San Antonio Spurs takımına George Hill karşılığında takaslandı ve Indiana takımı adına kötü bir tercih oldu. Son dönemde Türkiye Basketbol Ligi’nde En Değerli Oyuncu seçilen genç yıldız Alperen Şengün ise 2021 draftlarında 16. sıradan Oklahoma City Thunder tarafından seçildi ve takas yoluyla Houston Rockets takımına katıldı. Belki de Alperen, Houston ile ödüller kazanırken onu elinde tutmayan Oklahoma City yönetimi bundan pişmanlık duyacak.

Yıllardır bir çok takımın ve oyuncunun inanılmaz kazançları, hayal kırıklıkları, tutmayan beklentileri ve zirveye çıkışlarına şahit olan NBA’de, buradaki rekabeti üst düzeye çıkarmayı amaçlayan draft ve takas sistemi her şeyi yoluna koyabilecek ya da alt üst edebilecek çok önemli iki etken. Her sezon 60 draft seçiminin ve onlarca takasın yapıldığı bu ligde bakalım önümüzdeki yıllarda hangi yıldızlar lige katılacak ve takımlar hangi hamleleri yaparak kadrolarını güçlendirecek ya da taraftarlarını üzecek.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Alperen Şengün: Kartallar Yüksek Uçar

Mehmet Okur: Money Man

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More