Fernando Alonso: Bir İspanyol Alevi

2005 yılında Formula 1’in en genç şampiyonu unvanıyla zirveye çıkan bir kariyer ve sonrasındaki çalkantılı dönemler…

Birçok kişinin aklına İspanya denince flamenko dansı, futbol takımları, güzel şehirleri, neşeli insanları  ve Rafael Nadal gelir ama bir Formula 1 severe sorarsanız bunların yanında bir de Fernando Alonso’nun ismini söyleyecektir size. Siz, Formula 1 hayranı değilseniz ve Alonso’nun kim olduğunu merak ediyorsanız sevdiğiniz bir içeceğinizi alın ve arkanıza yaslanın. Biz şimdi, Alonso ile birlikte piste çıkıyoruz ve birkaç tur boyunca size Alonso’yu tanıtacağız.

Formula 1 tarihinin en hızlı pilotlarından birisi olan ve 2 kez Dünya Şampiyonu unvanına almış Alonso, dünya çapında çok büyük bir hayran kitlesine sahiptir. Zaferleriyle, hızıyla ve yaptıklarıyla F1 tarihinin unutulmazları arasına ismini kalın harflerle yazdırmıştır.

7 Mayıs 1981’de İspanya’nın Oviedo şehrinde orta halli bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gözlerini açar Alonso. Amatör bir karting pilotu olan babası, yarış ve rekabet duygusunu çok sevdiği için bu duyguları çocuklarına da aşılamak ister. Bu yüzden derme çatma amatör bir karting arabası yapar. 8 yaşındaki kızı bununla pek ilgilenmeyince umudu 3 yaşındaki Alonso olmuştur. Sanki dünyaya yarışçı olsun diye programlanmış olarak gönderilen Alonso, babasının yardımlarıyla yerel ve ulusal bir sürü karting yarışlarına katılır. 1993-1996 arası dört kez üst üste ulusal serilerde şampiyon olan Alonso, yine 1996 World Junior Karting Championship’te birinci olarak dünya şampiyonu olur. 1997 yılında ulusal İnter-A serisinde birinci Avrupa Karting Şampiyonasında ise ikinci olur ve eski Formula 1 pilotu ve o dönemin Formula Nissan yarışlarında takım patronluğu yapan Adrian Kampos’un dikkatini çeker.

Adrián Campos con Fernando Alonso
Campos ve Alonso

Kampos’un davetiyle ekibine katılan Alonso 1998 yılında Formula Nissan’da daha çıktığı ikinci yarışı kazanır ve sezonun son yarışında aldığı zafer ile de şampiyonluğa ulaşır. Bu şampiyonluk sonrası daha da bir ilgi çeker olmuştur Alonso ve Formula 1 menejerlerinin gözleri üstündedir artık. Formula 1 takımı olan Minardi’nin Formula 3’teki alt takımı Astromega ile Formula 3 kariyerine başlar ve yine o sezon içerisinde (1999-2000) Minardi takımı ile de Formula 1’de başarılı testler geçirir. Formula 3’te sezonun son yarışı olan Belçika Grand Prix’sini kazanarak sezonu pilotlar klasmanında 4. olarak tamamlar ve artık uzun yıllar boyunca hayalini kurduğu ve bir efsaneye dönüşeceği Formula 1’de yarışmaya hak kazanır.

Formula 1

2001 yılında Minardi’nin orta sıralarda dolaşan ve geçen sezonun motorunu kullanan F1 aracının direksiyonuna geçtiğinde daha 20 yaşında bile değildi. O dönem için genç sayılacak bir yaşta adım atmıştı efsanelerin arasına ama o geçirdiği sezonda sıralama turlarındaki ve yarışlardaki hızıyla dikkatleri üzerine çekmişti. Hani demiştim ya proglanmıştı diye, işte o makine kaldığı yerden ve daha hızlı bir şekilde çalışıyordu. O sezonu, Alonso puan alamadan ama takım arkadaşlarına da üstünlük sağlayarak tamamlamıştı.

“İlk yarıştığım araç bir Minardi’ydi ve bunun çok kötü olduğunu düşünmüyorum. Özellikle şasi iyiydi. Motor, bir yıl önceki Cosworth’tü. Çok iyi bir seviyede değildi. Ama ilk deneme için araç olağanüstüydü. Test ettiğim herhangi bir araçtan çok daha iyi fren yapıyordu. Çok daha iyi hızlanıyordu. Bence o zaman müthişti. Aynı zamanda takım kötü durumdaydı. O ilk yarıştan önce hiç çalışmadık. Yarışmaya başlamadan bir gün önce direksiyonu öğrendim. Her şey çok karmaşıktı.”

2002 yılında Alonso hiçbir yarışta yarışmadı. 2001 yılında geçirdiği başarılı sezon sonucu yeni kurulmuş Renault’un fabrika takımı patronu Flavio Briatore, Alonso’yu takımına transfer etti. Her ne kadar Alonso’daki ışığın ve hızın farkında olsa da onu bir sezon boyunca test pilotu olarak tuttu.

2003 yılında Button’un takımdan ayrılmasıyla birlikte Trulli ile sezona başlar Renault. Alonso’nun elinde artık daha rekabetçi ve hızlı bir araç vardır ve haliyle beklentiler yüksektir. Daha ilk yarışlardan itibaren takımdaki ikinci pilot olmayacağını göstermiştir o da. Sezonun ikinci yarışı olan Malezya GP’sinde aldığı pole pozisyonu ile tarihin en genç pole pozisyonu kazanan pilotu olur, yarışı da 3. bitirerek ilk podyumuna ulaşır. Bir sonraki yarış olan Brezilya’da yağmur altında 3. sırada giderken Webber’in kazası sonucu güvenlik aracı pistte olmasına rağmen hızını düşürmeyince Webber’in aracından kopan lastiğe çarparak çok ciddi bir kazaya karışır.

Hastaneye kaldırılan Alonso, beyin sarsıntı geçirmişti. Kaza sonrası da o dönem F1’in başında olan Bernie Ecclestone, Alonso’yu ciddi bir şekilde eleştirmişti. Ama Alonso kazadan çok fazla etkilenmeden döndü, kendi evindeki sezonun 5. yarışı olan İspanya’da ikinci, Macaristan GP’sinde ise birinci olarak kariyerinin ilk zaferini elde eti ve tarihin en genç yarış kazanan pilotu oldu. Alonso sezonu 55 puan ile altıncı bitirdi. Artık kariyeri kendisi gibi hızlı ilerliyordu.

2004 yılı Renault için çok iyi geçmemişti ve takım içi sorunlar baş göstermeye başlamıştı. Geçen sezonu sönük geçiren Trulli bu sezon hızlanmıştı ve sezonun ilk yarısını Alonso ile başa baş geçirdi ve araya Monaco zaferini ekledi. Ancak takım patronu Briatore, Trulli’nin hızlanmasına pek dikkat etmedi, onun gözdesi Alonso’ydu. Trulli’nin, Briatore ile arası bozulmaya başladı ve aracında mekanik sorunlar baş gösterdi ki bu sebeple de birkaç kere yarış dışı kaldı. İkili arasındaki gerginlik sezonun sonunu dahi göremedi ve bitime 3 yarış kala Trulli takımdan ayrılıp yerine de geçici olarak Jacques Villeneuve geldi, Alonso ise bu sezonunu dördüncü bitirdi.

2005 sezonuna geldiğimiz zaman Formula 1’de Schumacher fırtınası esiyordu. 2000-2004 arası üst üste 5 şampiyonluk yaşamıştı ve bu daha önce Formula 1 tarihi boyunca görülmemiş bir şeydi. Herkes bu seri ne zaman sona erecek ve kim bozacak diye merak ediyordu. Evet, o kahraman Alonso olacaktı. Sezon, Alonso’nun takım arkadaşı Fisichella’lın zaferi ile başlasa da Alonso, sonraki 3 yarışı kazandı ve pilotlar klasmanında liderliğe yükseldi. O sezon Alonso’nun rakibi şimdilerin yaşlı kurdu Mclaren’de yarışan Kimi Raikkonen’di. Ancak Mclaren’in yaşadığı teknik problemler nedeniyle Raikkonen o sezon 3 kere yarış dışı kalmıştı. Renault ise Alonso’ya gayet hızlı ve dayanıklı bir araç sunmuştu ve Alonso sadece bir kez yarış dışı kalmıştı. Renault’un sağladığı hızlı ve dayanıklı araç Alonso’nun yeteneğiyle birleşince 19 yarışlık sezonda Raikkonen ile aynı sayıda yarış kazanmalarına rağmen(7) Alonso, aldığı daha fazla podyumla sezonun bitimine üç yarış kala şampiyonluğunu garantiledi. Schumacher’in serisi sona ermişti, artık Formula 1 dünyası tarihin en genç dünya şampiyonunu alkışlıyordu, Alonso 24 yaşında Dünya Şampiyonu olmuştu ve durmaya da niyeti yoktu.

Daily Quiz: Can you name the Formula One drivers who have raced in ...
2005 yılın şampiyonu Alonso, o tarihe kadar şampiyon olmuş en genç pilottu.

En heyecan verici yıllar 2004 ve 2005 yıllarıydı, çünkü araçlar daha güçlüydü. Bridgestone ve Michelin arasında lastik savaşı vardı. Lastikler bizi birkaç saniye daha hızlı götürüyordu. Motorlar en az 900 beygirdi. Şimdiye kıyasla daha kötü bir aerodinamik ile bile, çok hızlı sürmeyi başardık. Bence bu araçların seviyesine çıkmak zor olacak.

(Fernando Alonso)

2006 sezonu başlamadan Alonso gelecek sezon Mclaren’de yarışmak için prensipte anlaşmıştı ama bu anlaşma Alonso’nun sezon boyuncaki sürüşünü hiç etkilemedi. Bu sezon ayrıca çok keyifli ve unutulmaz bir rekabete sahne oldu. İlk dokuz yarışın altısını kazanan Alonso, sezona harika bir başlangıç yapmıştı. Her ne kadar sezonunun ilk yarısını çok iyi geçirse de ikinci yarıda Schumacher büyük bir atak yaparak Alonso’yu pilotlar klasmanında yakalamıştı. Sezonun sondan bir önceki yarışı Japonya’da iki pilot da aynı puana sahip, Schumacher daha fazla yarış galibiyeti ile şampiyonada liderdi. Yarışa; Schumacher, Massa’nın arkasında ikinci, Alonso ise üçüncü çizgiden başlayacaktı. Schumacher, Alonso’nun 5 saniye önünde lider giderken motor arızası nedeniyle yarış dışı kaldı ve zaferi Alonso’ya bıraktı. Sezonun son yarışı olan Brezilya’da da Alonso yarışı ikinci tamamlayarak tekrar Dünya Şampiyonu olmuştu. Elbette bu inanılmaz bir başarıydı daha geçen sezon tarihin en genç şampiyonu olmuşken şimdi de en genç çifte Dünya Şampiyonu olmuştu. Alonso’nun kariyeri en üst noktadaydı ve başarısını devam ettirmek için gelecek sezon Mclaren’de yarışacaktı, ancak işler planlandığı gibi olmayacaktı…

Andrea Stella Makes Alonso-Schumacher Comparison - EssentiallySports
7 Dünya Şampiyonluğu bulunan Schumacher ve onun 5 sezonluk şampiyonluk serisini sonlandıran Alonso

2006 yılında Michael’ın bana verdiği kaska büyük değer veriyorum. Bunu hayatım boyunca saklayacağım. Hiç şüphesiz şimdiye kadar yarıştığım en büyük pilottu. Ben ona her zaman örnek pilot olarak baktım.

(Fernando Alonso)

McLaren's 2007 Lewis Hamilton Fernando Alonso line-up 'strongest ...
Yıl 2007; Alonso’nun en genç şampiyon unvanını, 2008 yılında devralacak olan Hamilton ve Alonso takım arkadaşı

2007 sezonuna Mclaren çok iddialı giriyordu. Çifte dünya şampiyonun yanına çok hızlı bir yıldız adayı olan Lewis Hamilton ile sezona başlayacaklardı. Her ne kadar sezon başlamadan önce Alonso’nun takım arkadaşı olarak en başından beri Pedro de la Rosa düşünülse de takım patronu Ron Dennis, ikinci pilot olarak direksiyonu takımın test pilotu olan Lewis Hamilton’a emanet etti. Araçları da sezonun başındaki testlerde çok iyi bir performans göstermişti. Alonso sezona hızlı bir araç ile başlıyordu ve şampiyonluğun en büyük adaylarından birisiydi. Ancak Hamilton da beklenmedik bir şekilde hızlıydı, sezonun ilk yarısının tamamında podyumda yer alan genç pilot 3 de zafer elde etmişti ve pilotlar klasmanında Alonso’nun üzerindeydi. İkili arasında sıkı bir rekabet başlamıştı. Sezonun 11. yarışı olan Macaristan’a geldiğimiz zaman ikili arasındaki rekabet en üst noktadaydı ve Alonso’nun Mclaren kariyerinin erken sonlanmasına yol açacak olayların ilki Macaristan’ın sıralama turlarında yaşanacaktı.

Macaristan’a Hamilton pilotlar klasmanında, Mclaren de takımlar şampiyonasında lider olarak geliyordu. Sıralama turlarının son seansında Hamilton en hızlı zamanı elinde bulunduruyordu. Bitime iki buçuk dakika kalmışken Alonso yeni lastikler için pite gelir, Mclaren Alonso’nun trafikten etkilenmemesi için 20 saniye bilinçli bir şekilde pitte bekletir sonrasında ise Hamilton pite gelecektir. Hamilton pit için geldiği zaman Alonso kasıtlı bir şekilde pit alanından ayrılmaz ve 10 saniye daha bekler, bu hareketi Hamilton’un pitini daha geç yapılmasına ve son turu atamamasına neden olur.

Alonso ise yeni lastiklerle en hızlı turu atar ve pole pozisyonun sahibi olur. Sıralama turları sonrasında hakemler bu davranışı sonucu Alonso’ya 5 sıra grid cezası verirler ve Alonso yarışa altıncı, sıralama turlarını ikinci bitiren Hamilton ise birinci olarak başlar. Yarışı, Hamilton başladığı gibi lider, Alonso ise dördüncü bitirir. Mclaren yaşanan bu olaylar sonucu ceza olarak kazandığı puanlar takımlar şampiyonasına yansıtılmaz.

Mclaren ile Alonso arasındaki iplerin kopmasına neden olacak bir başka olay ise o dönem Formula 1’i sarsan ve halen daha kara bir leke olarak görülen Ferrari ve Mclaren arasındaki casusluk skandalıydı. Mclaren’in, 2007 sezonundaki en büyük rakibi olan Ferrari hakkında pek çok bilgiye sahip olduğu konusunda şüphelenilmişti. FIA bu durum ile ilgili McLaren’i temmuz ayında dinlemeye karar vermişti ve takımın ismi temize çıkmıştı. Ancak yeni bilgilerin gelmesi üzerine FIA, İngiliz takımını tekrardan dinleme için çağırmıştı. İşte bu yeni bilgilerin ortaya çıkması nedeniyle Mclaren yönetimi, Alonso’yu, Macaristan Grand Prix’i sırasında Ron Dennis ile aralarında yaşanan çatışma sebebiyle İngiliz takımının sırlarını açığa çıkarmakla suçlamıştı. Bu, Alonso için bardağı taşıran son damla olmuştu. Daha kontratı bitmeden takımdan ayrıldığını açıkladı ve büyük umutlarla başlayan Mclaren kariyeri böylelikle sona ermiş oldu. Briatore, Alonso’yu Mclaren’e gitmeden uyardığını şu sözlerle dile getirmişti:

McLaren’a gitti ve açıkçası bundan ötürü mutlu değildim. Çünkü bu, Schumi’nin Ferrari’ye gitmesi gibi değildi. Fernando, McLaren’a gidiyordu ve Fernando için McLaren asla bir rüya olmamıştı. Ona özellikle diyordum, ”Bak, yeni bir çocuk var.” ve yeni çocuk Lewis Hamilton’dı. Yeni çocuk, Ron Dennis’in cebindeydi, tıpkı Fernando ve benim gibi! Ona, ”Ve sana garanti veriyorum, kavga edeceksin ve o çocuk Ron Dennis tarafından korunacak.” dedim.

(Renault takımının patronu Flavio Briatore)

Flavio Briatore: Alonso'nun hafıza kaybı kısa sürdü
Alonso ve Flavio Briatore

2008 yılında Alonso Renault’a geri döndü. Herkes bu eve geri dönüşün sonuçlarını merakla bekliyordu. O sezon için Renault’un aracı çok rekabetçi bir araç değildi ve Alonso şampiyonluk yarışında rol alamadı. Sezonun 15. yarışı olan Singapur GP’si ilk kez düzenleniyordu ve tarihin ilk gece yarışıydı. Alonso yarışa 15. sıradan başlıyordu, yarış devam ederken Nelson Piquet’nin kazası sonucu güvenlik aracı girmiş ve bu sayede Alonso yarışı zaferle tamamlamıştı. Ancak bu yarışın hikayesi daha karmaşıktı. Alonso, Renault’ya geri döndüğü zaman sözleşmesinde o sezon yarış kazanamaması durumunda takımdan ayrılabileceğine dair bir madde vardı. 18 yarışlık takvimde sezonun sonuna yaklaşılıyor ve Alonso’nun henüz bir GP zaferi bulunmuyordu. Bu durum takım patronu Briatore’nin başını ağrıtıyordu. Singapur’a gelindiğinde Alonso’nun yarışı kazanabilmesi için güvenlik aracına ihtiyacı vardı. Briatore, güvenlik aracını piste çekmek için Alonso pit stop yaparken diğer pilotu olan Nelson Piquet’e telsizden bilinçi olarak kaza yap emri verdi. Nelson, emre uydu ve Alonso, güvenlik aracı sayesinde, elde ettiği avantaj ile yarışı kazandı. Bunların hiçbirinden Alonso’nun haberi yoktu, skandal 2009 sezonun sonunda ortaya çıktığında takım patronu Briatore’ye, Formula 1 den ömür boyu men cezası verildi.

2009 sezonunda da Renault aracı yine istenileni veremiyordu ve şampiyonluk yarışı için yavaş kalıyordu. Her ne kadar Alonso hızıyla bazı başarılı sonuçlar elde etse de artık herkes Alonso’nun Ferrari’ye geçeceği yönünde ki dedikoduları konuşmaya başlamıştı.

2010 yılında beklenen oldu ve Ferrari, Alonso’ya yer açabilmek için Raikkonen’in kontratını feshetti. Alonso, takım arkadaşı Felipe Massa ile birlikte Red Bulllara karşı unutulmaz bir rekabete girişecekti o sezon. Alonso sezonun ilk yarışını kazansa da bir çok kişinin en iyi araç olarak kabul ettiği Red Bull, Webber ve Vettel ile çok hızlıydı. Sezonun son yarışı olan Abu Dhabi’ye Alonso 47 puanlık farkı kapatıp şampiyona lideri olarak geliyordu. Webber 2, Vettel ise 15 puan geride 3. sıradaydı. Vettel yarışa pole pozisyonunda başlıyordu. Yarış sırasında Schumacher, Liuzzi ile kazaya karıştı ve güvenlik aracının girmesine sebep oldu. Birçok pilot güvenlik aracı sebebiyle pite geldi ve lastik değişikliği yaptı. Yarış tekrar başladıktan sonra Webber pite geldi, Ferrari de Alonso’nun 8 puan gerisinde olan Webber’in bu hamlesine karşın Alonso’yu da birkaç tur sonra pite çağırdı ama Vettel’e kimse dikkat etmiyordu. Ferrari stratejiyi Vettel üzerine değil de Webber üzerine yapmıştı. Pit sonrası Alonso Webber’in gerisinde dönse de ikisi de, erken pit stop yapan Rosberg ve Petrov’a geçilmişti. Yarış ilerlerken Vettel birinciliği aldı, Alonso ise 40 tur boyunca Renault adına yarışan Petrov’u geçemedi ve yarışı yedinci sırada bitirdi. Lider girdiği şampiyonada yanlış bir pit stop stratejisi ve Petrov’un inanılmaz defansı ile dramatik bir şekilde şampiyonluğu yarışı kazanan Vettel’e bıraktı. Bu şampiyonluk ile Vettel tarihin en genç dünya şampiyonu unvanını elde etti ve 4 yıl sürecek olan dominasyonun ilk adımını atmış oldu.

Ferrari's team principal Stefano Domenicali rules out Fernando ...
Tarihin en genç şampiyonu unvanına sahip Vettel ve Ferrari günlerinde Fernando Alonso

2011 sezonuna Ferrari ile birlikte yeni umutlarla başlansa da Red Bull hızına hız katmıştı ve sezonu domine etmişti. Alonso tek bir yarış galibiyeti ile sezonu dördüncü sırada bitirdi, şampiyon ise yine Sebastian Vettel olmuştu.

2012 sezonu testlerin de Ferrari pek parlak bir performans göstermemişti. İlk dört yarışın birini kazanan diğer üçünde ise ilk üçün gerisinde kalan Alonso, Ferrari’nin İspanya’da araca yaptığı güncellemeler ile birlikte tekrar hızlanmıştı. Alonso, şampiyonluk şansını yine son yarışa getirmeyi başardı. Brezilya’ya Vettel’in 13 puan gerisinde geliyordu, başarısız bir sıralama turları sonrası yarışa Alonso sekizinci, Vettel ise dördüncü başlıyordu. Çok iyi start alan Alonso, Vettel’i geçmeyi başardı ve dördüncü sıraya yerleşti. Yarışın 49. turunda Hamilton ile Hulkenberg’in kazası sonucu Massa ikinci sıraya, Alonso da üçüncü sıraya yükseldi. Daha sonra Massa, Alonso’ya yol verdi ve Alonso yarışı ikinci bitirdi. Vettel ise altıncı olmuştu. Alonso’nun ikinciliği şampiyonluk için yeterli olmazı ve sezonu Vettel’in 3 puan gerisinde ikinci bitirdi.

2013 sezonunda da senaryo aynıydı Alonso yine Vettel’in gerisinde sezonu ikinci tamamlayacaktı.

2014 ise Alonso’nun Ferrari’deki son sezonu olacaktı ve yerini Vettel’le bırakacaktı. O sezonu hiçbir galibiyet alamadan tamamladı Alonso ve 3 kez şampiyona ikincisi olduğu Ferrari kariyerini şampiyonluk yaşamadan buruk bir şekilde sonlandırdı.

Ferrari sonrası Alonso yoluna nostaljik bir şekilde Honda motoruna geri dönen Mclaren’e geri dönüş yaparak devam edti. Mclaren’in Honda ile işbirliği beklenildiği gibi olmadı. Hem hız hem de dayanıklılık bakımından büyük sorunlar yaşayan Mclaren’de, 2015-2018 yılları arası 4 sezon boyunca yarışan Alonso tek bir podyum dahi göremedi ve 2018’in sonunda da Formula 1 kariyerini noktaladı.

Alonso ile çıktığımız turun sonlarına geldiğimiz bu satırlarda geriye dönüp baktığımızda Alonso’nun bize Formula 1’de silinmez izler, uzun ve dopdolu bir kariyer bıraktığını görüyoruz. 2006 sonrası biri çıkıp da Alonso bir daha şampiyon olamayacak deseydi şüphesiz buna kimse inanmazdı. Çünkü o dönem hızıyla, yeteneğiyle ve genç yaşı ile birlikte daha birçok şampiyonluk göreceği düşünülüyordu ama ne yazık ki görmedi. Bu durum Alonso hayranları için bir hayal kırıklığı olarak görülse de ona karşı duyulan sevgi ve saygı hiçbir zaman eksilmedi. Bir çokları için gelmiş geçmiş en büyük pilotlar arasında yerini almıştı ve bir Formula 1 efsanesi, genç pilotlar için bir idol olarak kariyerini sonlandırdı.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Ateş ve Buz: Michael Schumacher – Mika Hakkinen

Rüzgar Gibi Geçti: Ayrton Senna

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More