Alina Zagitova: Buz Pistlerinin Küçük Prensesi

Sizce insan ne zaman büyür ya da büyümesi için ne yapması gerekir? On beş yaşındaki bir kızın ne kadar büyüdüğü söylenebilir? Peki ben size bu kızın on beş yaşında 2018 Kış Olimpiyatları’nda artistik buz pateni dalında altın madalya kazandığını, hatta on yedi yaşına geldiğindeyse artistik buz pateni dalında yer alan turnuvaların hepsini -Dünya Şampiyonası, Avrupa Şampiyonası, Olimpiyat- kazandığını söylesem fikriniz değişir mi? Biz eğer on yedi yaşımıza geldiğimizde kazanabileceğimiz her şeyi kazanmış olsak, kendimizi nasıl hissederdik? Demem o ki; insan daha ufak yaşlardayken bile bir dev olmayı başarabilir, ismi daha dünyada on yedi yıl yaşamış olmasına rağmen unutulmazlar arasına girebilir. Alina Zagitova da bu küçük yaştaki devlerden biri.

Onun yaptığı benim için çok özel bir şeydi. Başarılarının bir çoğuna şahit olduğum bu genç kızın, daha on yedi yaşında artistik buz pateni gibi zor bir spor dalında bu başarıları elde edebilmesine her zaman inanılmaz bir hayranlık duydum. Hem onu çok sevdiğim için ona layık bir yazı hazırlamak hem de size böyle bir başarı hikayesi anlatmak için kaleme almak istedim bu yazıyı. Kendinize rahat bir ortam hazırlayın ve on yedi yaşındaki küçük bir kızın zaferlerle dolu kariyerine birlikte bir göz gezdirelim.

Artistik buz pateni nedir?

Evet, en başından beri bahsettiğim sporcunun ismi Alina Zagitova. Bir çoğunuz belki de bu ismi ilk defa duyuyor. Bunun nedeni ise yaptığı sporun Türkiye’de karlar altında kalmış spor dallarından birisi olması. Artistik buz pateni ne yazık ki Türkiye’de çok az insan tarafından bilinen ve takip edilen bir spor dalı. Bu yüzden de Alina Zagitova gibi sporcuların elde ettiği inanılmaz başarıların farkına pek varılamıyor.

Ben de bu sporla 2018 Kış Olimpiyatları öncesinde tanışmıştım. Özelikle teyzemin çok yakından takip ettiği bir spor dalıydı. Kış olimpiyatları da artistik buz pateni turnuvalarından komple izlediğim ilk yarışmaydı. Eğer hiç bilmiyorsanız, -biraz amiyane bir tabirle- balenin buz üzerinde yapılanı olarak da hayal edebilirsiniz bu sporu. Eşsiz müzikler eşliğinde, buz üstünde bir kuğu gibi büyüleyici bir şekilde süzülen sporcuları gördükçe daha da bir bağlanıyorsunuz bu güzel spora. İşte ben de o büyüye kapılanlardan birisi olmuştum. Alina Zagitova’yı da ilk defa orada görmüştüm, daha 15 yaşında olduğunu görünce daha da bir dikkatle izlemiştim performansını. Hayran kalmamak elde değildi, o sıçramaları, müzik eşliğinde mükemmel uyumu derken sonuna kadar ağzım açık izlemiştim. Çok etkilenmiştim ve bu etkilenmemin etkilerini yazı boyunca bir çok defa göreceksiniz. O yüzden gelin ilk önce, bu güzel sporu tanıyalım.

Kökeni çok eskilere dayanan bu spor dalı, özellikle buz patenlerinin kemik yerine demirden yapılmasıyla 1700’lü yıllarla birlikte profesyonelleşmeye başladı. Demirden yapılan buz patenleri 1500’lü yıllarda da kullanılıyordu ama bu spor dalında faaliyet gösteren ilk kulüplerin kurulması 1700’lü yılları buldu. Artistik buz pateninin günümüzde tek kadınlar, tek erkekler, çiftler artistik ve çiftler dans şeklinde 4 farklı kategorisi bulunuyor. Kısa ve uzun olmak üzere iki farklı programda yarışan yarışmacıların amacı, en az hatayla programlarını tamamlayıp, programlar sonucu verilen puanlarının toplamının en yüksek olmasını sağlamak. Grand Prix yarışları, ülke şampiyonaları, Avrupa Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası olmak üzere 4 farklı resmi turnuvası var. Elbette, bunlara ek olarak da 4 yılda bir yapılan Olimpiyatların da bir parçası. Eylül-Ekim gibi başlayan sezon, Mart ayının sonlarına doğru sona eriyor. Alina Zagitova ise tüm bu turnuvalarda altın madalyayı kazanmayı başaran en genç isim.

Çocukluk ve sporla tanışma
Alina Zagitova ve Eteri Tutberidze
Alina Zagitova ve Eteri Tutberidze

Alina Zagitova, 18 Mayıs 2002 yılında Rusya’da Tatar bir ailede dünyaya geldi. Bir çok başarılı sporcu gibi o da sporcu bir ailede büyüdü. Babası buz hokeyi hocası, annesi ise ev hanımı olan Alina’nın ailesi, kızlarının ismini doğumundan bir yıl sonra olimpiyat şampiyonu Rus jimnastikçi Alina Kabayeva’dan esinlenerek koymuşlardı. Buz patenine 4 yaşında, babasının buz hokeyi oynadığı yerel buz salonunda başladı. Altı yaşına geldiğinde buz patenini bırakıp jimnastiğe yönelse de jimnastik kariyeri çok uzun sürmedi. Onu tekrar buzlara döndüren ise annesi oldu. Bir çok defa sporu bırakma noktasına gelse de ailesi daima arkasında durdu bizim küçük prensesin. Yıllar geçip gitti ve 13 yaşına basmış olan Alina’nın öğrenimi ve sporu arasında seçim yapması gerekiyordu.

13 yaş bu ikilem için erken değil mi diye düşünebilirsiniz ama buz pateni için aslında tam karar zamanıydı çünkü bu spora çok erken yaşlarda başlanılması gerekiyor. Bunun nedeni de vücudun buz üzerinde yapılan sıçramalar için en uygun esnekliğe sahip olduğu dönem bu küçük yaşlar. Çok erken başlanan spora, çoğu sporcu 20-25 yaş arasında veda ediyor. Bu biraz da kelebeğin kısa ömrüne benziyor bence.

Seçimini buz pateninden yana kullanan Alina Zagitova, anneannesi ile Moskova’ya taşındı ve halen daha birlikte çalıştığı Eteri Tutberidze yönetimindeki “Sambo-70” adlı buz pateni okuluna dahil oldu. Eteri’nin takımına dahil olarak hayatının en doğru kararını vermişti. Alina’nın kariyeri boyunca ikisi de birbirini yücelttiler. Eteri Alina’ya çok şey katmıştı, aynı şekilde Alina da Eteri’ye.

Sürekli makyaj yapmaya Eteri’nin yanında başladım. Buzun üzerinde her zaman güzel olmayı o öğretmişti. Başarının bir başka kriteri de buz üzerinde nasıl göründüğündür.

Başarılarla dolu kariyer
Alina Zagitova
Alina Zagitova

2016 yılında gençler kategorisinde yarışmaya başladı. Ağustos ayında Fransa’da düzenlenen ilk Gençler Grand Prix etabını kazandı, Slovenya etabından ise bronz madalya ile ayrıldı. Aldığı bu iki madalya ile Grand Prix finallerinde yarışmaya hak kazanmıştı. Final Marsilya’daydı ve Alina Zagitova o turnuvayı üç gençler dünya rekoru kırarak kazandı. İlk turnuvasında böyle bir başarıya ulaşması gerçekten inanılmaz bir şeydi. Alina’nın ayak sesleri yavaş yavaş duyulmaya başlanmıştı. Yıl sonunda Rusya şampiyonasında ise gümüş madalya kazanarak, çok başarılı bir sezon açılışı yaptı.

Alina Zagitova, 2017 yılının Mart ayında, Çin’in Taipei şehrinde düzenlenen gençler dünya şampiyonasına favori olarak çıktı. Hem kısa programı hem de uzun programı lider tamamlayıp, bir kez daha dünya rekoru kırarak kazandı şampiyonayı. İlk ve son kez yarıştığı gençler kategorisinde kazanılabilecek her şeyi kazanarak, 5 Mayıs 2017’de önümüzdeki sezon büyükler kategorisinde yarışacağını açıkladı.

Olimpiyat ve ilk büyükler sezonuna galibiyet ile başladı. Eylül 2017 de düzenlenen Lombardia Trophy adındaki ilk büyükler turnuvasını gençken yapmış olduğu dereceleri dahi yükselterek kazanmasını bildi.

Daha sonrasında Grand Prix etapları başladı. Pekin etabını kısa programı dördüncü bitirmesine rağmen, uzun programda sergilediği kusursuz performansı ile zaferle noktaladı. Bir sonraki etap olan Fransa’da ise yine aynı senaryo meydana gelmişti. Alina, kısa programı yine ilk üçün dışında beşinci bitirmişti. Ama uzun programa geldiğimizde Alina Zagitova yine klasını gösterdi ve kendi kişisel rekorunu kırarak uzun programı lider, etabı da yine zaferle noktaladı. Kazandığı iki etap sayesinde finallerde yarışacaktı. Alina, favori olarak çıkıyordu finallere. Bu sefer daha iyi bir kısa program geçirmişti ve ikinci tamamladı. Uzun programı ise yine muhteşem bir gösteri sunarak lider bitirti. Toplam puanda bir kez daha kendi kişisel rekorunu kırarak Grand Prix finalini kazandı. Kusursuz ilerliyordu Alina, buzu da ateşiyle eritiyordu adeta.

Geçen sezon ikinci olduğu Rusya şampiyonasına bu sefer favori olarak çıkıyordu. Her iki programı da lider tamamladı ve görece rahat bir şampiyonluk kazandı. Sırada kendi evinde düzenlenecek olan Avrupa Şampiyonası vardı. Hem kısa programda hem de uzun programda kendi kişisel rekorlarını kırarak, ezeli rakibi olan çifte dünya şampiyonu Yevgeniya Medvedova’nın üzerinde Avrupa Şampiyonu olmayı başardı.

Avrupa şampiyonasını kazanarak olimpiyatlara gitmeye hak kazandı. 21 Şubat’ta kısa program ile gösteri başladı. Alina Zagitova, kısa program dünya rekorunu kırarak birinci tamamladı ilk günü. 23 Şubat’ta ise sıra uzun programlara gelmişti. Prensesimiz 11 tane kusursuz sıçrama yaparak uzun programı da açık ara lider tamamlayarak 15 yaş 281 günlük iken Olimpiyat Şampiyonu oldu. Bu tarif edilemez bir şeydi. İlk büyükler yılında olimpiyatlara kadar katıldığı tüm turnuvaları kazanıp, 15 yaşında dünya rekoru kırarak altın madalya kazanması, onu en genç ve en unutulmaz şampiyonlar arasına sokuyordu. Küçük prenses artık olimpiyat şampiyonuydu ve koleksiyonun tamamlanması için son bir turnuva kalmıştı: Dünya Şampiyonası.

Olimpiyat sezonunda atlayışlarım ile ilgili hiç bir sorun yaşamadım. Sadece buzun üzerine çıkıp kayıyordum, gerisi de kolay bir şekilde geliyordu.

Olimpiyat sonrası Alina hastalandı. Hastalığı sırasında iki kilo kaybederek, Milan’da düzenlenen dünya şampiyonasına tam olarak iyileşmeden katılmak zorunda kaldı. Her ne kadar kısa programı ikinci bitirse de, uzun programda üç kere düşmesi sonucu çok düşük bir puan alarak genel klasmanda şampiyonayı beşinci bitirdi. Kötü bir turnuva geçirmişti, son olimpiyat şampiyonu olarak gelse de tam performansını gösteremedi.

Harika bir sezonu geride bırakan Alina, bir sonraki sezona da çok iyi başladı. İlk turnuva olan Nebelhorn Trophy’de üç dünya rekoru kırıp, sezona galibiyet ile başladı. Helsinki ve Moskova’da düzenlenen Grand Prix etaplarını kazanıp bir kez daha finallerde yarışmaya hak kazandı. Finallere iyi başladı ve kısa programı ikinci bitirdi. Uzun program öncesi antrenmanlarda, televizyon kablosuna basarak bileğini burktu. Sakatlığına rağmen yarışmaya devam etti ancak yapmış olduğu hata yüzünden uzun programı da ikinci tamamlayıp, finalleri gümüş madalya ile bitirebildi.

Sırada geçen sene rahat kazandığı Rusya Şampiyonası vardı ama Alina’nın üzerindeki kara bulutların dağılmaya niyeti yoktu. Şampiyona öncesi ayağını yaktı ve yanığa rağmen çekilmedi. Üstelik kısa programı da kazanmayı bildi. Ancak uzun programa gelindiğinde yaptığı iki düşüş nedeniyle programı on ikinci, şampiyonayı da beşinci tamamladı. Ardı ardına alınan yenilgiler ile geliyordu Avrupa Şampiyonası’na. Bir kez daha kısa programı kazanıp uzun programda hatalar yapıyordu ve bu ona yine galibiyete mal oluyordu. Geçen sezon hepsini kazandığı turnuvaların, bu sezon hiç birini kazanamamıştı. Sırada ise koleksiyonun tek eksik parçası olan Dünya Şampiyonası vardı.

Japonya’da, belki de Rusya’dan da çok sevildiği tek yerde, düzenleniyordu şampiyona. Kusursuz bir kısa program ile kendine gelmesini bildi ve uzun program öncesi liderliği aldı Alina. Uzun programı da harika bir şekilde kayarak lider tamamladı ve tek eksiği olan Dünya Şampiyonası’nı dominant bir performans ile kazandı. Böylelikle bizim küçük prenses tüm turnuvaları kazanan ilk Rus sporcusu, dünya da ise bunu başarabilen ikinci sporcu olmuştu. Üstelik bunu 17 yaşında başarmıştı.

Alina Zagitova
Alina ve Altın Madalya
Madalyalardan sonra gelen emeklilik

Yeni sezonun Alina’nın son sezonu olacağına kimse ihtimal vermiyordu. Ama daha önce de belirttiğim gibi, bu sporda yaş çok önemliydi. Yeni gelen jenerasyon, Alina’nın jenerasyonundan oldukça üstündü çünkü onlar dörtlü sıçramaları rahatlıkla yapabiliyorlardı. Bunun detayına girmeyeceğim ama kısaca şöyle özetleyebilirim. Bu sporda en çok puan veren hareketler ileri veya geriye doğru yapılan sıçramalardır. Alina ve öncesi hep üçlü sıçramalar yaparken yeni gelenler artık dörtlü sıçramaları yapabiliyordu. Bu da demek oluyor ki eğer dörtlü sıçrama yapamıyorsan turnuva kazanmanın yolu diğerlerinin yapacağı hatalarla mümkündü ki senin de kusursuz bir performans sergilemen şartıyla. Durumu biraz da trajikomik yapan şey ise bu gençlerin hepsinin Alina’nın dahil olduğu takımdan yetişmesiydi.

Eteri Tutberidze’nin üç yeni harikası olan Alona Kostarnaya, Aleksandra Turusova ve Anna Şerbakova; adeta artistik buz patenini fetih etmeye gelmişlerdi. Bu üçlü, virüs nedeniyle turnuvalara ara verilmeden önce düzenlenen bütün turnuvalarda ilk üçü kimseye kaptırmamışlardı. Onlardan başka podyuma çıkabilen olamamıştı. Alina Zagitova da bu üç yıldızın gölgesinde kalanlardan biriydi ne yazık ki. Artık yaşı nedeniyle dörtlü sıçramaları öğrenmesi çok zordu ve kazanabileceği her şeyi de kazanmış olması sebebiyle, altıncı tamamladığı Grand Prix finalleri sonrası 13 Aralık 2019 tarihinde kariyerini sonlandırdığını açıkladı.

Alina Zagitova, kısa ama dolu dolu bir kariyeri geride bırakıyordu. Ben şahsen eleştirmiştim bu kararını çünkü yeni gelenler ile neredeyse hiç rekabete girmeden hemen geri çekilmesini yakıştıramamıştım ona. Belki de kazanacak her şeyi kazandığı için bu kadar kolay bıraktı ama her şeye rağmen bence devam etmeliydi, yeni sıçramaları öğrenmekte çaba göstermeliydi. Beni asıl üzen bir daha onu buz üstünde göremeyecek olmaktı aslında. Her şeye rağmen, yapmış olduğu şey gerçekten inanılmazdı. Bir daha böyle bir performans görür müyüz emin değilim fakat gerçekleşse bile Alina Zagitova ve başarılarının hiç bir zaman unutulmayacağından eminim. Umarım bu yazı sonrası siz de bir Alina Zagitova gösterisi izlersiniz ve o büyüleyici anlara şahit olursunuz…


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Michael Phelps: Tarihin En Çok Olimpiyat Madalyası Sahibi Sporcusu

Biatlon: Kayaktan Daha Fazlası

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More