Alex Zanardi: Yarış Dünyasının En İlham Verici Karakteri

“Hep bir şeyler yapmak istiyorum. Hayatımı boşa harcayamayacağım büyük bir fırsat olarak görüyorum.” – Alex Zanardi

Formula 1’in en ilham verici karakterlerinden biri olan Alex Zanardi, geçtiğimiz günlerde oldukça trajik bir kaza geçirdi. Durumu maalesef hâlâ ciddiyetini koruyan ve en kısa zamanda tekrar aramıza dönmesini umduğumuz İtalyan motor sporları efsanesinin hikayesini gelin birlikte hatırlayalım.

Tek hedef yarış pilotluğu

Vazgeçmeyen bir karaktere ve her anlamıyla yüzde yüz bir sporcu kimliğine sahip olan Alex Zanardi, gerek kariyeri ve gerek de yaşadıklarıyla “filmi çekilecek adam” kategorisine en başta yazılacak isimlerden biri olsa gerek. İtalya’nın Bologna kentinde, 1966 yılında, dünyaya gelen Zanardi, çok ufak yaşlardan itibaren motor sporlarına merak salmaya başladı. 13 yaşında karting’le birlikte bu dünyaya giriş yapan Zanardi’nin arabalarla olan tehlikeli yakınlığı da o senelerden itibaren kendini göstermeye başladı. 1979 yılında bir araba kazası sebebiyle kız kardeşi Cristina’yı kaybetti ve bu anı onu şimdilerde tanıdığımız hırslı karakterine iten ilk etkenlerden biriydi. Babasının fabrikasından aldığı malzemelerle birlikte kendi karting aracını geliştiren Zanardi için başarılarla dolu yıllar, ufukta belirmeye başlıyordu. İtalyan gencin gelecek için tek bir planı vardı: Ferrari için yarışmak.

Sağdan soldan bulduğu tekerlekler ve babasından aldığı malzemelerle kendi aracını tasarlayan ve daha o yıllardan itibaren Niki Lauda’lar, Alain Prost’lar gibi oldukça yenilikçi bir mühendis aklına da sahip olduğunu göstermeye başlayan Zanardi’nin profesyonel kariyeri 1988 yılında, Formula 3 şampiyonasındaki ilk yarışıyla başladı. 1991 yılında mücadele ettiği Uluslararası Formula 3000 serisindeki performansıyla Formula 1’deki koltuklardan birine geçeceğine hemen hemen herkes tarafından kesin gözüyle bakılıyordu. Heinz-Harald Frentzen, Damon Hill, Allan McNish ve Alain Menu gibi isimlere karşı yarışan Zanardi, seriyi ikinci bitirerek tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Formula 1 yolculuğu

Formula 3000’deki performansının ardından Formula 1’deki birçok takımın radarına girmeyi başaran Zanardi, dünyanın en büyük motor sporları organizasyonuna ilk adımını Footwork Arrows takımının test pilotu olarak attı. Footwork’le birlikte herhangi bir yarışa çıkma şansı yakalayamayan Zanardi için gerçek bir Formula 1 koltuğu çok da uzakta değildi. Aynı sene içerisinde, 1991, sezonun son üç yarışı için Jordan takımıyla sözleşme imzaladı ve hayali olan koltukta yarışma fırsatına sahip oldu. İtalyan kimliğinin de etkisiyle birlikte üst sıradaki takımların da dikkatini çekmiş olsa da Zanardi, hiçbir zaman Formula 1’in zirvesine oynayan araçlardan birini kullanamadı.

1993 Lotus Pilotları
Alex Zanardi ve takım arkadaşı Johnny Herbert, 1993 Monaco GP

1991’deki kısa Jordan kariyerinden sonraki sezonu o zamanların yine alt sıra takımlarından biri olan Minardi’nin yedek pilotu olarak geçirdi. Hep arzuladığı tam zamanlı Formula 1 koltuğuna 1993 yılında efsanevi Lotus takımıyla birlikte sahip olan Zanardi, iki senesini Lotus takımı için yarışarak geçirdi. Çok da rekabetçi olmayan bir araçla yarışan Zanardi için işler yine de gayet yolunda gidiyordu, Formula 1’de en nihayetinde sürekli bir sürücü olmayı başarmıştı ve bu oldukça az sayıda yarış pilotunun sahip olabileceği bir ayrıcalıktı. Lotus markası altında en iyi yarışını 1993 Brezilya GP’de geçiren Alex Zanardi, yarışı 6. bitirerek yeteneğini ve yapabileceklerini tüm dünyaya kanıtlamayı başarmıştı.

Yaptığı kazalar ve yaşadığı sakatlıklarla da adını sıkça andığımız Alex Zanardi’nin motor sporları kariyerindeki ilk sakatlığı pistin dışında, bisiklet sürerken gerçekleşti. 1993 Almanya GP’sinden hemen önce bisikletiyle kaza yapan Zanardi’nin sol ayağı ve bacağındaki birkaç kemiğin kırıldığı tespit edildi. Kırıklara rağmen hafta sonu yapılan yarışa katılmayı tercih etti ve kendi standartlarında bir yarış geçirmeyi de başardı. Almanya GP’de gösterdiği üstün performanstan kısa bir süre sonra motor sporlarında epey kötü bir şöhrete sahip olan Belçika’nın Spa-Francorchamps pistindeki ağır kazası sebebiyle sezonu kapatmak zorunda kaldı. 1994 sezonun ilk yarışlarını kaçırsa da sakatlıktan oldukça pozitif bir şekilde dönen Alex, sezon için epey umut dolu olduğunu röportajlarında da belirtiyordu fakat zaten kötü durumda olan Lotus yine Alex Zanardi’ye rekabetçi bir araç veremedi. Yine de tüm kararlığı ve iradesiyle yarışmaya devam etti fakat tüm inancına rağmen sezon boyunca hiç puan kazanamadı. 1994 sezonu Zanardi için oldukça anlamsız ve vakit kaybı olarak anılabilecek bir sezon oldu. Formula 1’de başarılı olmanın tek etkeni sadece yetenek ve hırs değildi. Doğru pilotun doğru zamanda doğru araca sahip olması gerekiyordu.

Lotus Formula 1 takımının iflasıyla birlikte kendine aradığı koltuğu bulamayan Zanardi, Amerika Birleşik Devletleri’nin yolunu tuttu ve 1996 sezonu için Champ Car, daha fazla bilinen adıyla CART, serisindeki rekabetçi takımlardan biri olan Chip Ganassi Racing’le sözleşme imzaladı. Bu serideki en iyi pilotlardan biri olduğunu hızlı bir şekilde göstermeyi başardı. Üç yarış galibiyeti ve beş pole pozisyonuyla birlikte sezonu ikinci bitiren Alex Zanardi için zaferler ve şampiyonluklarla dolu yıllar oldukça yakındı.

Amerika’da parlayan yıldız
Alex Zanardi CART Galibiyeti
Alex Zanardi, CART yılları

Oldukça başarılı geçen çaylak sezonundan sonra Amerika’da yarışmaya devam eden Zanardi, 1997 ve 1998 sezonlarını şampiyon olarak bitirdi ve içindeki gerçek yarışçıyı tamamen gün yüzüne çıkarmayı başardı. 1996 sezonunun son yarışı olan Laguna-Seca pistindeki yarışta lider olan Bryan Herta’yı hâlâ imkânsız olarak anılan bir geçişle alt etmeyi başardı ve bu geçiş “The Pass” olarak adlandırılarak motor sporları tarihine geçti. Tarihin en iyi geçiş hareketlerinden biri olarak anılan “The Pass”le birlikte Formula 1, Alex Zanardi için tekrardan gerçekleştirilebilir görünmeye başlamıştı.

Şimdilerde adını çok güçlü sıfatlarla birlikte anıyor olmasak da 90’ların rekabetçi takımlarından biri olan Williams Formula 1 takımının o zamanki patronu ve aynı zamanda kurucusu olan Sir Frank Williams tarafından tekrardan Formula 1’e çağırılan Zanardi için beklediği fırsat, tekrar ayağına geldi. Üstelik bu sefer daha rekabetçi bir takımda boy gösterecek ve rüşdünü Formula 1’de de ispatlayabilecekti fakat işler pek de istediği gibi gitmedi. 1999 sezonuna umut dolu başlayan Alex Zanardi için bu sezon da Formula 1’deki diğer sezonları gibi hayal kırıklıklarıyla son buldu. Takımın aldığı yanlış stratejik kararlar ve sık sık gerçekleşen mekanik hataların üzerine Zanardi’nin sezonu nispeten şanssız geçirmesi de eklenince sezon hem Williams hem de Zanardi için beklentinin epey aşağısında geçti. Zanardi, Formula 1’deki bir sezonunu daha hiç puan kazanamadan bitirmiş oldu.

Sezon sonunda Williams’tan ayrılan ve bu sefer Formula 1 defterini tamamen kapatan Alex Zanardi, tekrardan CART serisinin yolunu tuttu ve 2001 sezonu için Mo-Nunn takımının koltuğuna oturdu.

Hayat değiştiren kaza

İki kez üst üste şampiyon olan CART efsanesi için 2001 sezonu beklendiği kadar ışıltılı başlamadı. Yeni aracıyla sıkıntılar yaşayan ve bir türlü araçtan istediğini alamayan Zanardi için birçok yarış beklentinin oldukça altında geçti. Sezonun ilk Avrupa yarışının yapılacağı Almanya’ya geçildiğinde ise Zanardi dahil kimse, hayatının bu yarış sırasında ne kadar değişeceğinin farkında değildi.

Yarıştan dört gün önce gerçekleşen terör eylemleri sebebiyle ertelenmesi veya iptali kesin gözüyle bakılan Lausitzring yarışı için alınan karar beklenenden epey farklı oldu ve yarış yönetimi saldırıda hayatını kaybeden vatandaşların anısını için yarışı düzenlemeye karar verdi. Zanardi için yarış, sezonun diğer yarışlarından epey farklı başladı ve Zanardi yarışı son on üç tura kadar lider götürdü. Çok beklediği galibiyet, sonunda neredeyse avuçlarının arasındaydı.

Son pit-stop’u için çağrılan Zanardi gayet olağan bir şekilde pit duvarına geldi. Temiz bir pit-stop’tan sonra tekrar piste çıkmaya çalışan Zanardi aracının kontrolünü bir anda kaybetti ve pistin ortasında dönmeye başladı. Hemen arkasından gelen Patrick Carpentier bir şekilde Alex Zanardi’nin aracının yanından geçmeyi başarsa da Carpentier’in arkasındaki Alex Tagliani 310 kilometreden daha hızlı geliyordu ve o hızda Zanardi’nin aracından kaçamadı. Trajik kazanın ardından Alex Zanardi’nin aracı parçalara ayrılmıştı ve hayatı tehlikedeydi.

Yarışı izleyen ve yöneten herkes onun başına en kötüsünün geldiğini ve Zanardi’nin orada hayatını kaybettiğini düşünüyordu. Korku dolu anlarla birlikte Zanardi aracından çıkarıldı ve ambulans helikopterle birlikte Berlin’e bir hastaneye götürüldü. Alex Zanardi’nin hayatı Berlin’deki doktorların üstün becerileri sayesinde belki de saniyelerle kurtuldu. O hayattaydı fakat bundan sonra bambaşka bir hayat yaşayacaktı, şampiyon sürücü iki bacağını da kaybetmişti.

Alex Zanardi Kaza
Kaza sonrası Alex Zanardi ve aracı
Rekabetçi ruh ve tekrar yarışma azmi

Kazadan sonra mühendislik yeteneklerini tekrar kullanmaya yönelen Zanardi, kendi protez bacaklarını tasarladı ve üretti. Bu emeğin ve eforun oldukça kişisel bir sebebi vardı ve o da tekrar yarışabilmekti. Bacakları olsun ya da olmasın, Alex Zanardi’nin rekabetçi ruhunun hayatındaki vazgeçemeyeceği tek şey yarışmaktı. Hayatını emekli olarak da sürdürebilir ve oldukça rahat bir yaşam sürebilirdi fakat içindeki savaşçı Zanardi’ye bu izni vermiyordu. Belki de kendisinden başka hiç kimsenin dayanamayacağı ağrılara dayandı ve oldukça zor bir rehabilitasyon dönemi geçirdi. Tek amacı, motor sporlarının gerektirdiği fiziksel kondisyona tekrar ulaşmaktı.

20 aylık sıkı çalışma ve antrenmanın ardından Zanardi, tekrardan yarışma tutkusunu hayata geçirmeyi başardı ve çok sevdiği aracına tekrardan oturdu. Hazırdı, hızlıydı ve neredeyse hayatını kaybettiği pistte tekrar yarışmak için can atıyordu. Gaz ve fren pedalları direksiyonun arkasına yerleştirilmiş aracıyla birlikte o bitiremediği son 13 turu bitirmeyi başardı. 13 turluk sürüşün ardından röportajında kendisini bir buçuk yıldır araçtan uzak gibi hissetmediğini söyleyen Zanardi, tekrar tam zamanlı yarışmak istiyordu. Bu duygusal 13 tur, onun için kesinlikle yeterli değildi.

2003 senesine gelindiğinde, BMW’nin de yardımıyla birlikte BMW’nin 320i modeli aracı Zanardi için modifiye edildi ve Alex, WTCC sezonunun finali için BMW ile yarıştı. Uzun süre sonra ilk rekabetçi yarışına çıkan Alex Zanardi yarışı 7. bitirmeyi başardı ve bu motor sporları tarihinde görülen en etkileyici, en ilham verici anlardan biri olarak tarihe geçti. Yarışın ardından BMW’yle tekrardan sözleşme imzaladı ve takımla birlikte 6 sezon daha yarışmaya devam etti. İlerleyen yaşına ve protez bacaklarına rağmen yeteneğinden hiçbir şey eksilmeyen Zanardi, BMW kariyeri boyunca 5 yarış kazandı ve 5 kez de kendine podyumda yer buldu.

BMW Pilotları
BMW Pilot Kadrosu
Paralimpik ve olimpiyat şampiyonluğu
Alex Zanardi Paralimpik Olimpiyarları'nda
Olimpiyat zaferi sonrası Alex Zanardi

Yarış kariyerini tamamen sonlandırdıktan sonra da sporcu kimliğine ve rekabetçi kişiliğine dur diyemeyen Zanardi’nin bu seferki durağı, kazasından sonra yeni bir tutkusu haline gelen handcycle yarışları yani biraz amiyane bir çeviriyle el bisikleti yarışları oldu. Venedik, Roma ve New York maratonlarındaki zaferlerinden sonra İtalyan Milli Takımı’na çağrılan 46 yaşındaki Alex Zanardi, 2012 Londra Paralimpik Olimpiyatları’na katılmaya hak kazandı.

Hırsını ve kazanma azmini olimpiyatlarda da göstermeyi başaran Zanardi, evine ülkesi için kazandığı iki altın madalyayla döndü. Böylece, başarılı motor sporları kariyerinin ardından Alex Zanardi, başarılı bir olimpiyat sporcusu olarak da tarihe geçti. Olimpiyatların ardından verdiği bir röportajda kolay kolay durmayacağını belirten Zanardi, yeni bir şey bulmazsa hayatının biraz daha sıkıcı bir hale geleceğini sözlerine ekledi.

El bisikleti yarışlarına katılmaya devam eden ve geçtiğimiz günlerde Pienza’da yapılan el bisikleti yarışlarına katılan Zanardi, yokuş aşağı indiği sırada bir kamyona çarptı ve başından ciddi bir darbe aldı. Acilen Santa Maria Alle Scotte Hastanesi’ne götürüldü ve üç saatten daha uzun süren bir beyin ameliyatına alındı. Şampiyonun durumunun şu an için stabil olduğu fakat hayati tehlikesinin devam ettiği açıklandı. Kazanın gerçekleştiği günden bu yana dünyanın dört bir yanından destek mesajları gönderilen Alex Zanardi için biz de şifa dileklerimizi iletiyoruz. Yarışmaya ve hepimize ilham kaynağı olmaya devam edeceği uzun seneler dileğiyle…


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Fernando Alonso: Bir İspanyol Alevi

Alain Prost: Tek Başına

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More