1999 Formula 1 Sezonu: Heyecan, Drama, Bolca Sürpriz

1999 Formula 1 Sezonu başlarken otoriteler Michael Schumacher ile Mika Hakkinen’i favoriler arasında gösteriyordu. Gelgelelim sezon içinde yaşanan beklenmedik olaylar şampiyonayı bambaşka bir noktaya doğru sürüklemişti.

1998’in son yarışı Suzuka’da Michael Schumacher’in yarış dışı kalmasıyla şampiyonluğunu ilan eden Mclaren Mercedes pilotu Mika Hakkinen, 1999 Formula 1 Sezonu’na da favori olarak giriyordu. En son 1979’da pilotlar şampiyonluğunu kazanan Ferrari ise 20 yıllık hasrete Michael Schumacher ile son vermek istiyordu. Şampiyonluk yarışının yine bu iki isim arasında geçeceğine kesin gözüyle bakılmaktaydı. Renault’un F1’den çekilmesinin ardından düşüşe geçen Williams’ta değişiklikler göze çarpıyordu. İki yıl öncesinin dünya şampiyonu Jacques Villeneuve herkesi şaşırtan bir kararla F1’in yeni takımı British American Racing’le (B.A.R) anlaşırken, Heinz-Harald Frentzen de Ralf Schumacher ile yer değiştirerek Jordan Honda’ya gitmişti. Williams’ta Ralf Schumacher’e eşlik edecek pilot, 5 yıl sonra F1’e geri dönen Alex Zanardi olacaktı.

1999 Formula 1

1999 Formula 1 Sezonu ilk yarışı Avustralya GP’sinin sıralama turlarında ilk iki sıraya yerleşen Hakkinen ve Coulthard pazar günü yarış dışı kalınca Ferrari’nin ikinci adamı Eddie Irvine kariyerinin ilk zaferine ulaşmış oldu. İkinci sırada podyuma çıkan Jordan pilotu Heinz-Harald Frentzen o sezon yapacaklarının sinyallerini veriyordu. Michael Schumacher ise kalkış esnasında ve yarış sırasında yaşadığı problemlerden ötürü gerilerde kalmış ve bitiş çizgisini ancak 8. sırada bitirebilmişti. Hakkinen’in kazandığı, Frentzen’in bir kez daha podyuma çıktığı Brezilya GP’sini takip eden iki yarışta Schumacher ipleri eline aldı. Alman pilot önce San Marino’da 16 yıl sonra ilk kez Ferrari’ye zaferi getirdi, ardından Monaco’da Irvine ile duble yaparak pilotlar şampiyonasında liderliğe oturdu.

“Şampiyonlar Duvarı’na hoş geldiniz”

İspanya’da Hakkinen ilk cepte başladığı yarışı kazanarak kendini yeniden hatırlatıyor, Kanada’da ise Schumacher’in yarış dışı kalmasıyla arka arkaya ikinci zaferini elde edip şampiyonada liderliğe yükseliyordu.  Kanada GP’sine dair iki ayrıntı dikkat çekmekteydi: Birincisi, yaşanan kazalar nedeniyle tam dört kez güvenlik aracının piste girmek zorunda kalması ve F1 tarihinde ilk kez bir yarışın güvenlik aracı eşliğinde sonlanması. İkincisi ise “Şampiyonlar Duvarı”nın doğuşu. 14. turda Damon Hill, 29. turda Michael Schumacher ve 34. Turda Jacques Villeneuve, Gilles Villeneuve pistinin 13. virajını çevreleyen duvara çarparak yarış dışı kaldı. Bu üç pilot da dünya şampiyonu unvanına sahipti ve bu olaydan sonra o duvar “Şampiyonlar Duvarı” ismini aldı.

1999 Formula 1

Magny-Cours’ta yağmur şov

1999 Formula 1 Sezonu’nun 7. Yarışı Fransa’nın Magny-Cours pistinde gerçekleşecekti. Sıralama turlarında havanın yağışlı olması pilotları zor durumda bırakmıştı. Birinci sırayı Stewart-Ford pilotu Rubens Barrichello alırken, Sauber’den Jean Alesi ikinci ve Prost-Peugeot’dan Olivier Panis üçüncü cepte başlayacaktı. Ferrari ve Mclaren’in piste daha geç çıkma taktiği işe yaramamıştı ve Schumacher 6., Hakkinen 14. ve Irvine 16. sırayı alabilmişlerdi.  Dahası, beş pilot -Damon Hill, Marc Gené, Luca Badoer, Pedro de la Rosa, ve Toranosuke Takagi yüzde 107 kuralına takılmıştı. Sıralama turlarında birinci olan pilotun derecesinin %107’sinden daha düşük bir derece yapan bu beş pilot kurallar gereği pazar günü yarışa katılamayacaktı, ancak FIA yarışmalarına izin verdi. Yağış pazar günü de devam etmekteydi ve pilotlar yine zor anlar yaşamıştı. 6. Turda Barrichello’yu geçip liderliğe oturan Coulthard’ın liderlik keyfi sadece 3 tur sürüyordu. İskoç pilot alternatör sorunu nedeniyle aracını kenara çekmek zorunda kalınca Barrichello tekrar liderliği geri aldı. Bu sırada Hakkinen 14. sırada başladığı yarışta müthiş bir performans göstererek üst sıralara hızla tırmanmıştı. 19. tura gelindiğinde Fin pilot lider Barrichello’nun 4,5 saniye kadar arkasında 2. Sıradaydı.

25. turda Alesi’nin spin atıp çakıl havuzuna saplanmasının ardından güvenlik aracı piste girmişti. Güvenlik aracı  pistteyken dahi birkaç pilot ıslak pistin azizliğine uğrayıp spin attı. 36. turda yarış tekrar başladıktan sonra spin atma sırası Hakkinen’e geldi. Mclaren pilotu Barrichello’ya karşı atak geliştirmeyi denerken spin atınca 7. Sıraya kadar geriledi. Hakkinen’in yapamadığını Schumacher yaparak 44. turda liderliği ele geçirdi. Ne var ki Ferrari pilotu 10 tur sonra direksiyonu arızalandığı için pite girmek zorunda kalacak ve gerilere düşecekti. Bu arada pilotların neredeyse tamamı hava koşulları veya araç kaynaklı sorunlarla boğuşurken bu kargaşa arasında hatasız sürüşüyle ön sıralardan kopmadan yarışa devam eden Heinz-Harald Frentzen 66. Turda Hakkinen ve Barrichello’nun pite girmesiyle ele geçirdiği liderliği yarış sonuna kadar bırakmayarak Jordan’ın ikinci zaferine imzasını atıyordu. Tüm pilotlar çift pit-stop stratejisiyle yarışırken Frentzen tek pit-stop stratejisi uygulamış ve yarışın sonuna kadar kendisine yetecek benzine sahip olduğu için mutlu sona ulaşmıştı.

Irvine terfi ediyor

Fransa’dan sonraki durak İngiltere’ydi. Bir yıl önce Schumacher’in enteresan bir şekilde pit yolunda damalı bayrağı gördüğü Silverstone pistinde 1999 Formula 1 Sezonu’nda da olaylar eksik olmuyordu. Kalkışta Alex Zanardi ve Jacques Villeneuve’ün araçlarının hareket etmemesi sebebiyle yarışın durdurulduğu sırada Schumacher, Hangar düzlüğünün sonundaki Stowe virajında aracı F399’un fren sisteminde yaşanan arıza sonucu pistin dışına çıkarak 307 km/sa hızla bariyerlere çarptı. Kazanın sonucunda sağ bacağı iki yerinden kırılan Schumacher 3 ay pistlerden ve şampiyonluk yarışından uzak kalacaktı. Bu durum hem Ferrari’de, hem de şampiyonluk yarışında dengelerin değişeceği anlamına geliyordu. Yarışı kazanan Coulthard’ın arkasından ikinci olarak podyuma çıkan Eddie Irvine puanını 32’ye çıkartıp 40 puanla lider olan Hakkinen’in arkasına yerleşmişti. Schumacher’in yokluğunda ikinci adamlıktan birinci adamlığa terfi eden İrlandalı pilot artık şampiyonluk yarışında Hakkinen’in en güçlü rakibiydi. Schumacher’den boşalan koltuğa ise Mika Salo oturacaktı.

Irvine, önce Avusturya GP’sinde, ardından takım arkadaşı Mika Salo’nun takım emirleri doğrultusunda kendisine yol verdiği Almanya GP’sinde olmak üzere üst üste iki yarış kazanarak Hakkinen’in 8 puan önüne geçti ve şampiyonanın yeni lideri oldu. Almanya GP’si sonrasında Irvine’nın 52, Hakkinen’in 44 puanı bulunuyordu. Bu iki pilotu 33 puanla Frentzen takip etmekteydi. Macaristan’da Hakkinen tekrar ağırlığını ortaya koyarak baştan sona lider götürdüğü yarışta podyumun zirvesine çıktı. Coulthard’ın ikinci gelişiyle Mclaren sezonun ikinci dublesini gerçekleştiriyordu. Spa-Francorchamps pistinin ev sahipliği yaptığı Belçika GP’sinde yine Mclaren otomobilleri bitiş çizgisini ilk iki sırada geçmişti, ama tek bir fark vardı: Coulthard 1., Hakkinen 2. sıradaydı. İtalya GP öncesi Hakkinen bir puan farkla Irvine’dan liderliği devralmıştı.

Kartlar yeniden dağıtılıyor

İtalya’nın Monza pistinde düzenlenen 1999 Formula 1 Sezonu 13. yarışında Hakkinen, 30. turda liderliğini sürdürürken Rettifilo şikanında büyük bir hatayla ikinci vites yerine birincisini seçince spin attı ve yarışı erken terk etti. O ana kadar hep soğukkanlılığıyla bilinen Fin pilotun aracından indikten sonra gözyaşlarını tutamaması Formula 1’in en dramatik sahneleri arasına girmişti. Hakkinen’in yarış dışı kalmasının ardından bir sürpriz yaşanıyor ve birinci sıraya yükselen Frentzen pozisyonunu kimseye kaptırmayarak o sezon ikinci zaferini elde ediyordu. Sezon başında şampiyonluk adayları arasında ismi geçmese de Fransa’da galip geldiğinden beri bütün yarışları ilk 4’te bitirerek yukarı sıralardan kopmayıp, sessiz ve derinden takibini sürdüren ve bütün bunları Ferrari ile Mclaren’a kıyasla vasat bir otomobille başaran Jordan pilotu, 60 puanlı Hakkinen ve Irvine’la olan puan farkını 10’a indirerek bir anda şampiyonluk adaylarından birisi haline gelmişti. Frentzen’in potaya girmesi, sezonun bitimine üç yarış kala şampiyonluk mücadelesinde kartların yeniden dağıtılacağı anlamına geliyordu.

1999 Formula 1

Ev sahipliğini Almanya’nın Nürburgring pistinin üstlendiği Avrupa GP’sinde hem ekran başındaki, hem de tribünlerdeki milyonlarca seyirci yıllarca unutulmayacak bir yarışa tanık olacaktı. Sıralama turları sonucunda ilk sıranın sahibi Frentzen olurken Hakkinen 2., Irvine ise 9. cepte yarışa başlayacaklardı. Marc Gene ile Alex Zanardi’nin dizilim hatası sonucu yanlış sıralara yerleşmesi nedeniyle ilk kalkış iptal edildi. Tam bu sırada ilk 5 sırada yer alan pilotlar erken kalkış yapmış, ancak yeşil ışıklar yanmayınca bitiş düzlüğünün üstünde durmak zorunda kalmıştı. Kalkış iptal edildiği için erken çıkış yapan pilotlar ceza almamıştı. Yarışın ikinci kez başlamasından hemen sonra daha ilk virajda Benetton pilotu Alex Wurz, önünde elektrik arızasıyla uğraşan Damon Hill’den kurtulmaya çalışırken Sauber pilotu Pedro Diniz’e çarptı ve Diniz’in aracı ters dönerek pistin dışına sürüklendi. Olay yerine gelen sağlık ekibinin ilk müdahalesiyle araçtan çıkartılan Diniz kazayı şans eseri ciddi bir yara almadan atlatmıştı. Kazanın ardından piste giren güvenlik aracının 6.turda pistten ayrılmasıyla yarış tekrar normal seyrinde devam etti. İlerleyen turlarda başlayan yağmurun etkisini arttırması nedeniyle Hakkinen 21. turda yağmur lastiklerine geçmek için pite girdi. Diğer taraftan Ferrari’de ise pit ekibi krizi yaşanmaktaydı. Hakkinen’den bir tur sonra pite giren Irvine’nın pitten çıkması neredeyse yarım dakika sürdü, zira Ferrari pit ekibi kısa süre önce Salo’nun kırılan kanadıyla uğraştığı için Irvine’a hazırlık yapamamıştı. Pitte yaşanan bu aksaklık İrlandalı pilotun 14. sıraya kadar gerilemesine sebep olmuştu. Hakkinen için de işler hiç iyi gitmiyordu. Yağmur lastiklerine geçtikten kısa bir süre sonra yağışın kesilmesi Mclaren pilotunu oldukça zor durumda bırakmış ve yarışta gerilere düşürmüştü.

24. tura gelindiğinde şampiyonluk adaylarından Irvine 12., Hakkinen 13. sıradayken Frentzen yarışı sorunsuz bir şekilde lider götürmekteydi ve yarışın bu şekilde bitmesi halinde Frentzen, Hakkinen ve Irvine ile puanları eşitleyecekti. Diğer taraftan bu yarış sadece Frentzen için değil, Coulthard için de büyük önem taşımaktaydı. Yarışı ikinci sırada sürdüren ve 48 puanı bulunan İskoç pilota Irvine ve Hakkinen’le olan puan farkını tek hanelere indirip kıran kırana geçen şampiyonluk çekişmesinde “ben de varım” demesi için gün doğmuştu. Ne var ki evdeki hesap çarşıya uymayacaktı. 32. turda Frentzen tıpkı takım arkadaşı Hill gibi elektrik arızasının kurbanı olup aracını kenara çekmek zorunda kaldı.

İpler Coulthard’ın elinde geçmişti, ancak yağmurun tekrar başlaması tüm planları alt üst etti. Mclaren pilotunun artan yağış karşısında kuru lastiklerle devam etmeye çalışması, 37. turda spin atıp yarış dışı kalmasına neden oldu. Frentzen ve Coulthard için tüm ümitler tükenmişti ve yeni lider Williams pilotu Ralf Schumacher olmuştu. Benetton’dan Giancarlo Fisichella, Schumacher’in gerisinde 2. sıradaydı. Her iki pilotun da kariyerlerindeki ilk birinciliklerini elde etmek için mücadeleye girmesi yarışa yeni bir heyecan getirecekti; fakat onlar da Frentzen ve Coulthard’a uğursuz gelen liderlik koltuğundan nasibini alacaktı. Ralf Schumacher’in 45. turda pite girmesiyle liderliğe yükselen Fisichella üç tur sonra spin atarken, yerine gelen Schumacher’in de sadece bir tur sonra sağ arka lastiği patladı. Liderlik altıncı kez el değiştirerek Stewart-Ford pilotu Johnny Herbert’ın olmuştu. Ön sıralarda bu olaylar meydana gelirken arka sıralarda ise Minardi ve Luca Badoer mucizesi yaşanmaktaydı. Badoer, Fisichella’nın yarış dışı kalmasıyla 5.liğe, Ralf Schumacher’in pite girmesiyle bitime 15 tur kala 4.lüğe tırmandı. Ne yazık ki Badoer’in rüyası 54. turda vites kutusu problemi nedeniyle son buldu. İtalyan pilot kariyerinin ilk puanını almaya hazırlanırken yarış dışı kalınca tıpkı Hakkinen gibi gözyaşlarına engel olamadı.

1999 Formula 1 Sezonu

Heyecanın bir an bile düşmediği yarışta Johnny Herbert pistteki çoğu pilotun aksine sorunsuz bir yarış çıkararak mutlu sona ulaşmayı başardı. Böylelikle eski dünya şampiyonlarından Jackie Stewart’ın sahibi olduğu Stewart Grand Prix takımı, Formula 1’deki üçüncü yılında ilk zaferini elde etmiş oldu. İkinci sırada gelen Prost-Peugeot pilotu Jarno Trulli de bir ilki başararak kariyerinde podyumla tanıştı. Stewart’ın duble yapması için Trulli’yi zorlayan Barrichello, İtalyan pilotu geçmeyi başaramayınca üçüncü sırada bitiş çizgisini geçti. Minardi Badoer’le hüsrana uğrasa da bir diğer pilotu Marc Gene’nin yarışı 6. sırada bitirmesiyle 1995’ten bu yana ilk kez puan sevinci yaşadı. Yarışta umduğunu bulamayan Hakkinen ve Irvine ise son 10 turda en azından puan kazanarak son iki yarışa avantajlı girmek için müthiş bir çekişme içerisine girmişti. Irvine’nın adeta ensesine yapışan Hakkinen onu uzun süre hataya zorladıktan sonra bitime 4 tur kala geçmeyi başardı. Arkasından pistin en hızlı turunu atarak Marc Gene’yi de geride bıraktı ve damalı bayrağı 5. sırada gördü. Şampiyonluk yarışında bir puan dahi büyük önem taşırken Irvine, Gene’yi geçemeyince yarıştan puansız ayrılıyor ve Malezya GP’si öncesi avantajı 2 puan farkla öne geçen Hakkinen elde ediyordu.

Ve düğüm çözülüyor

Sezonun sondan ikinci ayağı olan Malezya GP’si, Formula 1 yarış takviminde ilk kez kendine yer buluyordu. Silverstone’da yaptığı kaza yüzünden uzun süre pistlerden uzak kalan Michael Schumacher 6 yarış sonra geri döndüğü ilk yarışta pole pozisyonunu elde ederek formundan hiçbir şey kaybetmediğini gösterdi. Schumacher alışılmışın aksine lider götürdüğü yarışta Irvine’a yol vererek şampiyonluk mücadelesi veren takım arkadaşına yardımcı oluyordu. Galip gelen Irvine sürücüler klasmanında bir kez daha Hakkinen’in önüne geçmişti. Suzuka’daki finale Irvine 70, Hakkinen 66 puanla gidecekti.

1999 Formula 1 sezonunun kapanışı ve şampiyonluk düğümünün çözümü 1998’de olduğu gibi yine Japonya’nın Suzuka pistinde gerçekleşecekti. Sıralama turları sonucunda Schumacher geri döndükten sonra üst üste 2. kez pole pozisyonunu elde etmiş, Hakkinen de 2. sıraya yerleşmişti. Irvine ise Hairpin virajında aracının kontrolünü kaybedip bariyerlere çarpınca yedek otomobille tekrar piste çıkıp sıralama turlarını tamamlamıştı. İrlandalı pilot ancak 5. sırayı alabilmiş ve 4 puanlık avantajına rağmen işini zora sokmuştu. Şampiyon olmak için yarışı kazanması gereken Hakkinen, kırmızı ışıkların sönmesiyle birlikte adeta uçarcasına bir başlangıç yapıp Schumacher’i geçerek liderliğe yükseliyor ve 53 tur boyunca hatasız bir sürüş sergileyerek üst üste 2. kez dünya şampiyonluğunu elde ediyordu. Schumacher ikinci sırada podyuma çıkarken üçüncü olan Irvine 2 puan farkla şampiyonluğu kaçırmanın, Ferrari de 20 yıllık hasreti dindirememenin üzüntüsünü yaşıyordu. Umutlarını bir sonraki seneye bırakan Ferrari ekibi markalar şampiyonluğu ile yetinmek zorunda kalıyordu.

Hakkinen’in 1999 Formula 1 Sezonu’nda dünya şampiyonluğunu kazanması sadece gridin en güçlü otomobiline sahip olmasıyla açıklanamazdı. Soğukkanlı ve disiplinli yapısıyla şekillenen bir sürüş stili ile 1998’in son iki yarışında olduğu gibi kazanmak için ne gerekiyorsa onu yapması mutlu sona ulaşmasındaki en önemli iki unsur olarak göze çarpıyordu. Öte yandan, elbette Schumacher Silverstone’da o kazayı yapmasaydı sezonun öyküsü bambaşka yazılacaktı. Hakkinen yine şampiyon olabilirdi ama Irvine ve Frentzen belki de kariyerlerinin zirvesini göremeyecekti. Önceki yıllarda Schumacher’in gölgesinde kalan Irvine eline fırsat geçtiğinde ikinci pilottan çok daha fazlası olduğunu göstermişti. Frentzen de üstün performansıyla çoğu insanın aklında “eğer Jordan’la bu başarıları elde edebiliyorsa daha güçlü bir araçla neler yapabilirdi” düşüncesini doğurmuştu. Irvine ve Frentzen’in aksine Villeneuve sezonun en büyük hayal kırıklığına imza atmıştı. 1997 dünya şampiyonu katıldığı ilk 11 yarışı bitiremediği gibi bitirdiği yarışlarda da ilk 6’ya giremeyerek sezonu puansız kapatmıştı. Kanadalı pilot B.A.R ile yaptığı kontratla geleceğini garanti altına alırken kariyerini heba etme sürecine girerek 1997’deki başarının tekrarını bekleyen yarışseverleri ilerleyen yıllarda hayal kırıklığına uğratmaya devam edecekti.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Michael Schumacher vs. Mika Hakkinen Rekabeti

Ayrton Senna: İsyankâr, Deli ve Hayalperest

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More