Samed Yeşil: Anfield’da Liverpool İçin Top Koşturmaktan Fabrika İşçiliğine

James Pearce tarafından yazılan ve 06.09.2021 tarihinde theathletic.com sitesinde yayımlanan “Samed Yesil: From playing for Liverpool at Anfield to working in a factory” başlıklı yazıyı Plase Dergi okurları için çevirdik.

*Samed Yesil: From playing for Liverpool at Anfield to working in a factory yazısının orijinal halinin linki metnin sonuna eklenmiştir.

* * *

Samed Yeşil şimdi en verimli dönemine giriyor olmalıydı.

Bir zamanlar Almanya’da kendi kuşağının en büyük yeteneklerinden biriydi. Bundesliga’daki ilk maçına henüz 17 yaşındayken Bayer Leverkusen formasıyla çıktı.

Genç yaşında, kulübü ve ülkesi adına attığı sayısız golden dolayı efsanevi golcü Gerd Muller’den gelme ‘Gerd’ lakabını aldı.

2012 yazında Liverpool, 18 yaşındaki Samed Yeşil için Leverkusen’e 1 milyon sterlin ödemişti ve anlaşmadan kısa süre sonra Samed Yeşil, Melwood’da Steven Gerrard ve Luis Suarez ile omuz omuza mücadele etmeye başlamıştı.

Geleceği çok parlak gözüküyordu.

Fakat Yeşil şu an 27 yaşında ve Premier Lig’in ışıltısından çok uzakta bir hayat yaşamakta.

Düsseldorf’un kuzeybatısındaki Krefeld şehrinde eşi Gonca ve oğlu İlyas ile birlikte yaşayan Samed Yeşil, Almanya 5. liglerinden Oberliga Niederrhein’da yer alan DJK Teutonia St Tonis takımı için forma giyiyor ve haftada üç kez antrenman yapıyor. Hafta içleri sabah 7’den 15:30’a kadar hava filtreleri üreten bir fabrikada çalışıyor.

Samed Yeşil, “Amatör bir lig ama yine de kendinizi geliştirmeniz ve formda kalmanız için iyi.” diyor.

Bu sezon şu ana kadar yaptığımız iki maçta dört puan topladık ve birkaç asistim oldu, bu sayıları artırmak istiyorum. Kiminle oynadığımıza bağlı olsa da genellikle maçlarda 200 ila 300 kişilik bir kalabalık oluyor. Bu sezon 30 maç oynayabilir ve 15-20 gol atabilirsem tekrar üst liglere yükseleceğime eminim. 

Kulüp başkanı bana fabrikasında bir iş verdi. Olur da profesyonel bir lige geri dönemezsem futbol kariyerim bittikten sonra hayatımı idame ettirebilmek adına alternatiflere yönelmem gerekiyor.

 Samed Yeşil

Yeşil’in sadece şanssız olduğunu söylemek yetersiz kalacaktır.

Yaşadığı sakatlıklar Liverpool dönemini mahvettiğinden ve sözleşmesi 2016’da sona erdiğinden beri göçebe bir hayat yaşıyor. Ancak karşılaştığı tüm olumsuzluklara rağmen savaşçı ruhunu kaybetmemiş. Umut verici kariyer başlangıcından sonra bir anda dünyası altüst olan Samed Yeşil ilginç hikayesini bize anlattı.

Yeşil, kanepenin ucunda otururken “Küçükken hayalim futbolcu olmaktı.” diyor.

“Leverkusen 11-12 yaşlarımdayken beni keşfetmeden önce Düsseldorf’ta küçük bir takımda oynuyordum. Onlarla ilk profesyonel sözleşmemi 16 yaşımdayken imzaladım. Alman milli takımı için de ilk kez bu yaşta oynadım.

İyi arkadaşlarımdan biri olan Emre Can benim yaş grubumdaydı. Şu anda Serie A ekiplerinden Sassuolo’da forma giyen ve Türkiye Milli Futbol Takımı’yla 40’tan fazla maça çıkan Kaan Ayhan ve bugünlerde Benfica ve Yunanistan Milli Futbol Takımı için oynayan Odysseas Vlachodimos da yine aynı şekilde benim grubumdaydı.”

Samed Yeşil

Samed Yeşil, Almanya U17 formasıyla çıktığı 22 maçta toplam 20 gol attı. Almanya, 2011 U17 Avrupa Şampiyonası finalinde, şu anda Barcelona’da oynayan Memphis Depay ve Manchester City’de oynayan Nathan Ake’li Hollanda Milli Futbol Takımı’na kaybederken Samed Yeşil en çok gol atan oyunculardan biri oldu.

Aynı sene, U17 Dünya Kupası’nda attığı şutlar altı kez daha ağları bulunca turnuvanın en çok gol atan ikinci oyuncusu oldu. Samed Yeşil, son dakikalarda ev sahibi Meksika’ya yenik düştükleri maçın öncesinde çeyrek finalde Raheem Sterling ve Jordan Pickford’lı İngiltere’ye iki gol atarak maçı Almanya’ya kazandırmıştı.

“İnsanlar bana ‘Gerd’ demeye başladığında, dürüst olmak gerekirse Gerd Muller’in kim olduğunu bile bilmiyordum. Ben daha doğmadan önce oynamış.” diyor.

“Ama sonrasında ismini Google’da arattım ve tüm gollerini izledim. O zaman bunun ne kadar büyük bir onur olduğunu anladım. Tüm gollerini ceza sahası içinden attığını fark edince birbirimize benzediğimizi anlamıştım. Sanırım kariyerimde ceza sahası dışından sadece bir gol attım.

Bu karşılaştırma yüzünden hiç baskı hissetmedim. Onun gibi olduğumu söylediklerinde bunu iltifat olarak kabul ettim.”

Liverpool eski savunma oyuncusu Sami Hyypia, Nisan 2012’de Hertha Berlin – Leverkusen karşılaşmasında Yeşil’i oyuna alarak ona profesyonel ligde forma giyme şansı veren ilk teknik direktör oldu. Samed Yeşil canını dişine takıp kulübün U17 ve U19 takımlarında oynadığı 74 maçta 58 gol atarak A takım kadrosuna girmeyi hak etmişti.

“Tüm gözler üzerimdeydi ama bu kadar genç yaşta A takımına girdiğim için gerçekten çok mutluydum.” diyor. “İlk maçıma çıkmadan önce birkaç kez yedek bekledim. Adımın söylendiğini duyduğumda çok mutlu oldum. Sami iyi bir teknik direktördü. Her antrenman maçında stoper olarak oynardı. Oldukça yaşlı olmasına rağmen (Hyypia 39 yaşındaydı!) çok iyi bir savunmacıydı.”

 O yaz Liverpool aradı. Brendan Rodgers menajerliği yeni devralmıştı. Samed Yeşil kısa süre önce 18 yaşına basmıştı.

“Hep İngiltere’de oynamak istemiştim ama bunun o yaşımda gerçekleşeceğini düşünmemiştim.” diyerek itirafta bulunuyor.

“Bu isteğimin daha çok 25 ya da 26 yaşımdayken gerçekleşeceğini düşünüyordum ama her halükârda bunun gerçekleştiğine sevinmiştim. O zamanlar Liverpool’un beni izlediğini bilmiyordum ve bir ihtimal Bundesliga’daki başka bir kulübe transfer olacağımı düşünüyordum.

Liverpool’a transfer olacağımı, havaalanında menajerim bana uçak biletlerini gösterdiğinde öğrendim. Beni istediklerini öğrenmek büyük bir sürpriz oldu.

Almanya milli takımında iyi bir performans gösterdiğim uluslararası turnuvalarda kulüplerin beni izlediğini hiç düşünmemiştim. Bazen gazetelerde ‘Arsene Wenger, Samed Yeşil’i Arsenal’a transfer etmeye çalışıyor.’ şeklinde başlıklar görüyordum ama konuyla ilgili menajerime hiçbir şey sormamıştım. Sadece oynamaya devam ettim.

Menajerim Liverpool’un beni istediğini söyler söylemez diğer kulüpleri aklımdan sildim. Verilmesi kolay bir karardı. Liverpool’dan bahsediyorduk. Çoktan kararımı vermiştim.

Kuzenimle birlikte taşındık. İngilizcesi benimkinden çok daha iyiydi, bu yüzden evrak işlerinde bana çok yardımcı oldu. İlk başta Sefton Park civarında yaşadım, sonrasında şehir merkezinde bir daireye taşındım. Herkes çok arkadaş canlısıydı. Liverpool yaşamak için güzel bir yerdi.”

Samed Yeşil

Yeşil, başlangıçta Kirkby akademisindeki U21 takımındaydı ancak milli arada Almanya’ya döndü ve sonrasında Pickford, Sterling, Eric Dier, John Stones ve James Ward-Prowse’ın yer aldığı İngiltere’ye karşı U19 hazırlık maçında oynadı. 3-1 biten maçta iki gol attı ve bir asist yaptı.

“Zaten Liverpool’un A takımında olan Adam Morgan ve Raheem o maçta da oynamıştı.” diyor Yeşil.

“Liverpool’a geri döndüğümde koçlardan birinden, Kirkby’ye gitmek yerine ertesi günden itibaren Melwood’da A takımla antrenman yapacağımı bildiren bir mesaj aldım.

Samed Yeşil

Bir rüya gibiydi. Bu oyuncuları sadece PlayStation’daki oyunlardan ve TV’deki maçlardan tanıyordum. Şimdi Suarez, Gerrard ve Jamie Carragher ile aynı soyunma odasını paylaşıyordum. Bunun gerçekten yaşandığını anlamam için birkaç haftaya ihtiyacım vardı.

Brendan çok iyiydi. Her zaman futbol oynamak isterdi. Asla uzun oynamak istemez, kaleciden başlayarak kısa paslarla hücum etmek isterdi. Tarzını seviyordum.

Yeterince İngilizce öğrendiğimde bana A takımında bir şans vereceğini söylediğini hatırlıyorum da bu yüzden bana haftada üç kez ders vermesi için bir İngilizce öğretmeni bulmuştum. Yaklaşık dört hafta sonra İngilizcemi geliştirmiştim. Brendan’a gittim ve ‘Hocam, İngilizcem şimdi çok daha iyi.’ dedim. ‘Tamam, Lig Kupası’nda West Brom’a karşı sahada olacaksın.’ dedi.”

26 Eylül’de Yeşil, The Hawthorns Stadyumu’nda 21.000 taraftarın önünde Carragher ve Jordan Henderson’ın da aralarında bulunduğu takımda santrafor olarak oynadı. Nuri Şahin iki gol attı ve takım stadyumdan 2-1’lik bir galibiyetle ayrıldı. 

“Dolu bir stadyumda ilk maçımdı ve şu anda dünyanın en iyi forvetlerinden biri olan Romelu Lukaku karşıdaydı.” diyor. “Benim için gerçekten güzel bir tecrübeydi ve bunu asla unutmayacağım. O maçta giydiğim forma bugün ailemin evinin duvarında asılı duruyor.”

Bir ay sonra Yeşil, Anfield’da oynanan Swansea City – Liverpool karşılaşmasında ikinci maçına çıktı ve Liverpool 3-1’lik bir mağlubiyet aldı. Bu onun A takımla ikinci ve son maçı oldu.

“Kaybettiğimizi biliyorum ama o gece benim için gerçekten özeldi. Kop tribününün önünde oynamak inanılmazdı. Nasıl bir şey olduğunu anlatmak için doğru kelimeleri bulamıyorum. Nasıl bir his olduğunu anlamak için o sahada olmalısınız.

Hoca bana daha çok güvenmeye başladıkça kendimi daha rahat hissettim. Takım arkadaşlarımı daha iyi tanımaya başladım ve onlarla daha sık iletişim kurdum. Takımın bir parçası olduğumu hissettim.

Hala geliştirmem gereken çok şey olduğunu biliyordum ama daha fazla öğrenmek ve daha fazla süre almak istiyordum. Suarez’den yani dünyanın en iyi forvetlerinden birinden öğreniyordum. Yaptığı antrenmanlar ve attığı şutlar inanılmazdı.”

Samed Yeşil

Yeşil’in sağlık sorunları şubat ayında baş göstermeye başladı.

Sağ dizinin ön çapraz bağını yırttığında, Almanya U19 takımında İtalya’daki kendi yaş grubundakilere karşı hazırlık maçı yapıyordu.

“Maç çimde oynanmadı. Yapay bir sahada oynuyorduk ve bir anda yön değiştirince bacağım burkuldu ve dizim döndü.” diyor. “Biraz acıyordu ama ciddi bir şey olabileceğini düşünmedim.  Sadece oynamaya devam ettim. Maçtan sonra doktora göründüm. Tüm testleri yaptı ve muhtemelen yapay sahadan dolayı dizimin ağrıdığını söyledi.

Liverpool’a döndüğümde antrenmana çıktım ama yaklaşık 20 dakika sonra ağrım dayanılmaz bir hal aldığı için antrenmanı yarıda bırakmak zorunda kaldım. MRI çektirmeye gittik ve sonuçlardan ön çapraz bağımın ciddi şekilde zarar gördüğünü öğrendik. Ameliyat için Londra’ya gittim.”

Sekiz ay sonra Yeşil, U21 takımıyla Tottenham U21’a karşı oynanan maçta sahalara geri döndü. Kaybettiği zamanı telafi etmek ve kendini Rodgers’ın planlarına tekrar dahil etmek için can atıyordu. Ancak, sadece üç ay sonra dünyası bir kez daha altüst oldu.

“Liverpool’daki bir antrenman sırasında koşuya çıktım ve dizim burkuldu. ‘Kırt’ diye bir ses duydum.” diyor Yeşil. “Aynı yer olduğunu biliyordum. Aynı diz, aynı ön çapraz bağdı ve çok fazla şişmişti.

Herkesin sakatlığımın neden tekrarladığı konusunda farklı bir görüşü vardı. Bazıları bunu, rehabilitasyon sürecimin pek iyi olmadığına ve sahalara erken dönmüş olabileceğime bağladı; diğerleri ise ameliyatımın yeterince iyi yapılmadığını söyledi.

“İkinci ameliyatımı, Almanya’da tüm milli takım oyuncularını tedavi eden bir uzmana yaptırmaya karar verdim. Bu konudaki tercihime saygı duyduğu için Liverpool’a çok teşekkür ediyorum. Ayrıca kral bir hareket yapıp Almanya’da rehabilitasyon görmeme izin verdiler.”

Yeşil, 10 ay daha sahalardan uzak kaldı. Zihinsel olarak, ikinci rehabilitasyon dönemi çok daha zordu.

“İlk sakatlanmamdan önce bileğim bile burkulmamıştı.” diyor. “Hiç sakatlanmayan ben ön çapraz bağımdan iki kez ameliyat olacak duruma geldim.

İlk seferinde ‘Tamam, bu zamanı vücudumu geliştirmek ve güçlendirmek için kullanabilirim.’ diye düşünmüştüm. Ama ikinci sakatlanmamda gerçekten futbolu tamamen bırakmayı düşündüm. Çok uzun bir süre sahalardan uzak kalacağımı biliyordum. Her zaman arkamda duran harika ailem ve arkadaşlarım olduğu için şanslıydım. Beni motive etmeye devam ettiler ve bana tekrar oynamaya başlamak için güç verdiler.”

Yeşil, Ağustos 2014’te Sunderland’e karşı Liverpool U21 takımıyla sahalara geri döndü. Onun yokluğunda mevkidaşı Suarez Barcelona’ya gitmiş ve Rickie Lambert ve Mario Balotelli; Fabio Borini ve Daniel Sturridge ile forvet hattında forma mücadelesine girmeleri için takıma alınmışlardı.

Hücum hattı uçup kaçmıyordu ama Yeşil de eski formunda değildi. O sezon Premier Lig 2’de şu anda Gerrard’ın Rangers’taki asistanı Michael Beale’ın yönetiminde 11 maça çıktı ve üç gol attı.

“Rehabilitasyon için Almanya’dayken pek sağlıklı beslenmemiş ve biraz kilo almıştım, bu yüzden biraz kilo vermem gerekiyordu. Ayrıca, ikili mücadeleye girdiğimde mental açıdan yüzde 100 hissetmiyordum. Sürekli ‘Ya tekrar sakatlanırsam?’ diye düşünüyordum. Korkuyordum. Çünkü üçüncü kez ön çapraz bağımdan sakatlanırsam bir daha sahalara dönemeyeceğimi biliyordum.”

Yeşil, 2015 yazında kontratının son yılına girerken, Luzern’e bir sezonluk kiralık olarak gitme şansını kaçırmadı. İsviçreli kulüp, Liverpool eski stoperi Markus Babbel tarafından yönetiliyordu.

“İlk başta orada başarılı olabileceğimi ve Liverpool’da hala bir geleceğim olduğunu düşünüyordum. Luzern’deki antrenörü milli takımımdan tanıyordum. Nasıl bir futbolcu olduğumu biliyordu. Onlar için oynadığım ilk maçta FC Zürih’i 1-0 yendik ve golü atan bendim. ‘Geri döndüm.’ diye düşünüyordum.

Ama sonra hoca ve başkan arasında bazı sorunlar çıktı. İki yeni forvet geldi ve ben üçüncü/dördüncü forvet oldum. Gerçekten zordu. Uzun top oynayan bir takıma dönüşmüştük ve gelen forvetler kafa toplarına iyi çıkan iki metre boyundaki forvetlerdi. Ben bu tür futbol oynayacak bir forvet değildim.”

İsviçre Süper Ligi’nde 14 maçta sadece bir gol atan Yeşil, bir sonraki yaz Liverpool tarafından sözleşmesi yenilenmediği için belirsiz bir gelecekle karşı karşıyaydı. Altı ay boyunca oynayacak herhangi bir kulüp bulamayan Yeşil, Ocak 2017’de Yunan takım Panionios’a katıldı.

2017-18 sezonunda oynadığı 31 maçta sekiz gol atan Yeşil’in Atinalı takımla olan ilk sezonu umut vericiydi. Saha içinde her şey yolundaydı ama saha dışında işler öyle değildi.

Yeşil, “Ayrılmamın tek nedeni ödemelerin gecikmesi ve bazen bana ödeme yapmayı tamamen ‘unutmalarıydı.’” diyor. “Ocakta ödeme yaptılarsa ekim ya da kasıma kadar hiç ödeme yapmadıkları oluyordu.” Parasız yaşamak kolay değildi. Bu yüzden yine kulüp değiştirmek zorunda kaldım.”

Panionios’un Yunan hükümetine, oyunculara ve personele olan borçlarını ödeyememesi, kulübün profesyonel liglerden amatör liglere düşmesine neden oldu. Şimdi el değiştiren kulüp ikinci lige geri döndü ve Yeşil onlarla finansal bir anlaşmaya varmak üzere.

Memleketi Krefeld’de üçüncü lig takımı Uerdingen ile geçen bir dönemin ardından Yeşil, geçen yılın ocak ayında ikinci lig takımı Ankara Demirspor ile sözleşme imzalamak için Türkiye’ye gitti. Fakat pandemi öncesi ve sonrası onlar için toplamda yedi maça çıkabildi ve sadece 141 dakika oynayabildi. Geçen Ekim ayında ise Krefeld’in sadece birkaç mil kuzeyinde yer alan Duisburg’da dördüncü lig takımlarından Homberg’e katıldı. 

“Sürekli yer değiştirmek zorunda olmak kolay değil.” itirafında bulunuyor. “Seyahat etmeyi seven biriyim ama bu eşim için zordu. Bir yere yerleşiyorsunuz ve birkaç ay sonra her şeyi toplayıp başka bir yere gitmeniz gerekiyor. Bir noktada artık bir düzen kurmak istiyorsunuz.”

Bu yaz, Homberg için oynadığı 22 maç ve attığı iki golün ardından Yeşil, Teutonia St Tonis ile sözleşme imzalayarak lig düştü.

KSI Filtertechnik fabrikasında çalışmadığı ve antrenman yapmadığı zamanlarda altı aylık oğlu İlyas ile vakit geçiriyor. Baba olmak, profesyonel futbolculuk kariyerinde yaşadığı acılara başka bir açıdan bakmasını sağlamış ve dini inancı da bazı zor zamanları atlatmasına yardımcı olmuş.

Peki hiç Liverpool’daki günlerini yad ediyor mu? Sakatlıkları yaşamasaydı şu an nasıl bir hayata sahip olabileceğinin düşünü kuruyor mu?

“Eskiden kafaya takardım ama ben bir Müslümanım ve şimdi her şeyin bir nedeni olduğuna inanıyorum. Kızgın veya üzgün değilim.” diyor Yeşil ve ekliyor:

“Ben sadece futbolcu olmak istiyordum. Bir sonraki Messi veya Ronaldo olmayı hiç hayal etmedim. Milyonlar kazanmak için bu sporun içinde değildim. Sadece aileme destek olmak için yeteri kadar para kazanmak istedim. Eşim ve çocuğumla yaşadığımız bir evim var. Ayrıca ailemin de bir evi var, yani istediğime ulaştım diyebilirim.

Oğlumuzla olan ilk üç ay gerçekten zordu çünkü midesinde bazı sorunlar vardı ve o süreçte çok ağladı ama şimdi her şey yolunda gidiyor. Herkes sağlıklı ve mutlu ve benim için en önemli şey bu.

Krefeld küçük bir şehir ama yaşamak için güzel, sakin bir yer. Hala büyük bir Liverpool taraftarıyım ve hiçbir maçlarını kaçırmıyorum. Jürgen Klopp’u seviyorum. Liverpool için en iyi teknik direktör o. Bir gün taraftar olarak Anfield’a geri dönmek için sabırsızlanıyorum.

Ama henüz futbolu bırakmadım. Hala vazgeçmedim. Henüz 27 yaşındayım. Hedefim tekrar orada oynamak. Eğer formda kalabilirsem, bunu başarabileceğimi biliyorum.”

 

theathletic.com sitesindeki orijinal metin: Samed Yesil: From playing for Liverpool at Anfield to working in a factory

Çeviren: Doğucan Karsak


Bunlar da ilginizi çekebilir;

2005 Liverpool: İstanbul’un Galip Tarafı

Gareth Bale: Bir Yıldız Kayarken

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More