Arturo Vidal Röportajı

Günümüz futbolunun şüphesiz en ilginç karakterlerinden olan Arturo Vidal’in SPORT’a verdiği röportajı sizler için çevirdik.

Barcelona’nın geçen haftasıyla başlayalım. Sezona yedekte başladın, sadece birkaç dakika görev alabildin ve sonra İnter ve Sevilla gibi iki kritik maçta fark yarattın?

– Hazırlıklı olmalısınız. Dünya’nın en iyi takımında yer alıyorsanız her zaman hazır olmak zorundasınız, size fırsatın geleceğini daha önceden anlamalısınız. Fırsat geldiğinde ise çıkıp takımınıza yardım etmelisiniz. Başıma gelen buydu.

Çok kolaymış gibi söylüyorsun…

– Sezon başlangıcında biraz zordu ama ben sakin kaldım. Elimden geldiğince çok çalıştım ve son iki maçta yapmam gerekeni yapmaya hazırdım.

Formda olmadığınızdan mı oynatılmadığınızı düşünüyorsunuz?

– Ne oldu bilmiyorum. Kararları alan antrenör olduğu için sadece o bilebilir. Arthur ve ben Copa America’ya katıldığımız için hazırlık kampına geç katıldık. Katıldığımız günden itibaren forma kavuşabilmek için çok çalıştık. Takım arkadaşlarım kadar fit olmadığım için milli takımın birkaç dostluk maçında yer almadım. Geri kalan her şey antrenörün kimi oynatmak istediğine bağlıdır.

Değişim İnter maçında başladı. Biz o maçta Arturo Vidal’in en iyi halini ve geri dönüşünü mü gördük?

– Oyunun kaderini değiştiren oyuncu ben miyim emin değilim ama sahada kendimi çok rahat hissettim. Sahaya adımımı attığım anda tek düşüncem takım arkadaşlarıma elimden geldiği kadar yardım etmekti. Sonunda biz kazandık.

Ortaya koyduğun çaba takım arkadaşların tarafından fark edildi. Herkes takımda Arturo Vidal’a ihtiyaç olduğu konusunda anlaştı…

– Övgü almak her zaman güzeldir. Benim için önemli, takım arkadaşlarımın bunları söylemesi beni onurlandırdı. Hatta takımın bir numarası ve kaptanı Leo da söyledi. Umarım elimden gelenin en iyisini yapmaya devam ederim ve hep kazanıp gelişiriz.

Ama hiç şüphe yok ki Barcelona sezonun ilk haftalarında oldukça güvensiz göründü. Takım Dortmund karşısında zor durumda kaldı, İnter ilk yarının üstün tarafıydı ve Sevilla ilk 45 dakika çok fırsat tepti…

– Bu biraz karışık.

Barcelona’nın sorunları devam ediyor. Belki de takıma sahanın ortasında kavga eden, hızlı ve çabalayacak birisi lazım. Senin gibi birisi…

– Evet, çoğu zaman benzer oyuncular ve benzer oyuncu stillerinin seçildiği açıktır. Ben böyle bir şey görüyorum. Fakat benim oyun tarzım onlardan farklı. Ofansif ve defansif anlamda etkili olup aynı zamanda açıkları kapatmalıyım, her zaman aynı kalitede oynamalıyım.

Sence taraftarların seni bu kadar çok sevmesinin sebebi farklı olman mı?

– Benim Arthur, Busquets ve de Jong’a göre farklı özelliklerim var. Ivan benim oyun tarzıma çok yakın ama biz de birbirimizden farklıyız.

Valverde’nin takımda her zamankinden daha fazla değişiklik yaptığını belirtmek gerekir…

– Antrenörümüz birçok oyuncuyu deniyor ve şimdi takımın neye çalışması gerektiğini biliyor. Ne olursa olsun zorlanmaların sezonun başında olması sonunda olmasından iyidir. Geçen sezon nasıl iyi başladığımızı ve nasıl bittiğini hatırlayın. Umarım ki sürekli gelişiriz ve sezonu üç kupayla bitiririz.

Geçen sezondan bu yana ve özellikle bu yaz senin hakkında Juventus ve İnter Milan’la görüşmelerin olduğu konuşuluyor. Bir de Çin’de oynaman konusunda öneriler almıştın…

– Mutluyum. Buraya başarılı olmaya ve takımın kupalar kazanmasına yardımcı olmak için geldim. Buraya kariyerimdeki öteki takımlarda olduğum gibi takımın önemli bir oyuncusu olmak için geldim. Transfer marketi açılınca takım değiştirmek için buraya gelmedim.

Senin için her şey oldukça net gözüküyor…

– Eğer antrenörümüz ayrılmamı isterse bunu memnuniyetle yaparım. Benim için sorun değil. Ama ben inanıyorum ki benim takıma katkıda bulunabileceğim çok şey var, aynı zamanda başarmam gereken de çok şey var. Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmam lazım.

Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak Barcelona’ya imza attığından beri söylediğin bir şey…

– Hepsini istiyorum. Barcelona gibi bir takımın Şampiyonlar Ligini, Copa del Rey’i ve Lig Kupası’nı alması lazım. Zor olacak ama bunu başaracak oyuncularımız var. Çok aç bir ekibiz, hepsini kazanmak istiyoruz.

Üç kupayı kaldırmak kulağa hoş geliyor ama senin takıntın Şampiyonlar Ligi…

– Evet. Geldiğim ilk gün söyledim. O benim aklımda. O kupayı rüyalarımda görüyorum. Finalde İstanbul’da olduğumu görüyorum. Buna hazırız. Takım, bu senenin bizim senemiz olacağına inanıyor.

Özellikle rüya finalinde karşılaşmak istediğin takım var mı?

– Rakipler önemli değil. Eğer Şampiyonlar Ligi finali ise kimle karşılaştığımız önemli değil. İlk başta biz çok sıkı çalışmalıyız ve sonra final maçını kazanmalıyız. Antrenör neye karar verirse ben hazırım. Eğer bana ihtiyacı olduğunu hissederse ve benim takım için önemli olduğumu düşünürse Barcelona’da olmaktan mutlu olurum.

İki hafta sonra bir El Clasico daha var Real Madrid karşısında.

– Real Madrid her zaman güçlüdür. İyi oyuncuları var ve birkaç iyi oyuncu daha transfer ettiler. Onlar bizim doğrudan rakibimiz. Söylediğim gibi, gelişmemiz önemli.

Kaynak: https://www.sport.es/

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More