Deni Milosevic

Belçika'dan Türkiye'ye Uzanan Bir Başarı Hikayesi

Hem saha içinde hem de saha dışında çizdiği profille Konyasporlu taraftarların sevgilisi haline gelen Deni Milosevic’in hikayesi…

Aykut Kocaman’ın Konyaspor’daki 2. dönemine kadar Türkiye’de kimse bilmiyordu adını. Daha, genç sayılabilecek bir yaşta, 21 yaşında, sırtına geçirdiği Konyaspor forması ile geride bıraktığı 3 sezon boyunca takımın önce jokeri sonra da vazgeçilmezi olmayı başardı, ardından da davet edildiği Bosna Hersek Milli Takımı’nın değişmezi oldu.

Bosna’daki baskılardan Belçika’ya göç etmiş bir ailenin çocuğuydu Deni. Belçika’nın Liege kentinde dünyaya geldi. Sokak aralarında futbol oynarken bir gün Standart Liege’in altyapı takımında buldu kendisini. Ayaklarına son derece hakimdi. Futbol oynarken sadece ayaklarını değil beynini de işin içine katabiliyor olması dikkatlerden kaçmadı. 2011 senesinde çağrıldığı Belçika U16 Milli Takımı’nda 11 maçta forma giyerek 2 gol atma başarısı gösterdi. Altyapı kategorilerinde genellikle 10 numara ve sol kanat olarak görev alıyordu. Milli takımdaki performansı onu 2012/2013 sezonu başında Standart Liege U21 takımına getirdiğinde henüz 17 yaşındaydı. Aslında bu onun için büyük bir başarıydı. Çünkü, o dönemdeki U21 takımının yaş ortalaması 20,3’tü. Kendisinden büyükler arasında fiziksel olarak biraz geri kalmış olsa yeteneğiyle arada farkı kapatmayı başarmıştı.

2012-2013 sezonunda tekrar Belçika U17 Milli Takımı’nın yolunu tuttu. U17 milli takımında çıktığı 8 maçta 3 gol attı. Milli takımdan döner dönmez Standart Liege yetkilileri kendisini profesyonel yapmaya karar vermişti. 2013-2014 sezonunda Standart Liege takımız kadrosunda bulunmasına rağmen 2 sezonda yalnızca 5 maçta 96 dakika görev almıştı. Fakat onun için en anlamlı maç iç sahada oynanan takımının hiçbir iddiasının olmadığı ve 3-1 yenildikleri maçtı. Deni o maçta 14 dakika sahada yer almıştı. Sonraki sezon Belçika Ligi’nin orta sıra takımlarından Waasland-Beveren’e kiralanan Deni, burada takımı sahada varlık göstermese de o ortaya koyduğu performans ile gelecek adına umut veriyordu. Gösterdiği performans ile o zamana dek milli takım tercihini Belçika’dan yana kullanan Deni, U21 yaş kategorisinde tercihini Bosna Hersek’ten yana kullandı. Bosna Hersek U21 takımıyla çıktığı 7 maçta 1 gol atma başarısı gösteren Deni, o sezon Waasland-Beveren ile 24 maçta 4 Gol 2 asistlik bir performans ortaya koydu.

2016-2017 sezonu Deni’nin hayatında Konyaspor ile yepyeni maceralara yelken açacağı sezon olacaktı. 21 yaşında geldiği Konyaspor’da daha ilk sezonunda 6 Avrupa Ligi başta olmak üzere tam 47 maça çıkarak 3 gol, 4 asistlik performans ortaya koydu. Takımı adına Avrupa Ligi’nde gol atan ilk futbolcu olarak adını Konyaspor tarihine yazdırdı. Aynı sezon Konyaspor, Türkiye Kupası’nı kazanırken Deni yine başrolde yer aldı.

2017-2018 sezonunda Aykut Kocaman’ın ayrılığı sonrası takımın başına gelişiyle birlikte Mustafa Reşit Akçay’ın gelişiyle birlikte Konyaspor için işler iyi gitmedi. Akçay’ın takımın başından ayrılması sonrasında önce Mehmet Özdilek sonra da takımı ligde tutmayı başaran Sergen Yalçın göreve geldi. O sezon tam 3 hoca ile çalışan Deni’den her bir hoca farklı farklı görevler yapması istendi. Yeri geldi Avrupa Ligi maçlarında santrafor oynadı, yeri geldi merkez orta sahada rakibi karşılarken top dağıttı. Yine de çalışmaktan yorulmadı, elinden gelenin en iyisini yaptı. O sezon Konyaspor’un Avrupa Ligi’nde kazandığı ilk maç olan Vitoria Guimares karşılaşmasında 1 gol atarak taraftarla arasında özel bir bağ oluşmasını sağladı. Konyaspor adına kötü geçen o sezon tamı tamına 42 maça çıkan Deni, 4 gol, 2 asistlik performansla Bosna Hersek Milli Takımı’ndan davet alarak Edin Dzeko ve Miralem Pjanić gibi dünya çapında oyuncuların yanı sıra Türkiye liginin flaş isimlerinden Edin Visca ve bugün takım arkadaşı olan Riad Bajic ile birlikte milli takımda boy göstermeye başladı.

Deni’nin bundan sonraki kariyeri nerede devam eder tam olarak bilemesek de emin olduğumuz bir şey var ki o da onun tıpkı bugüne dek yaptığı gibi kendini sürekli olarak geliştirerek daima zirveye ulaşmak isteyeceği…


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Bir Şehrin Rüyası: Akhisarspor (Bölüm 1)

Tamamen İzmir’e ait bir hikaye; 35 Buçuk

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More