Vergi Cenneti mi, Futbol Ülkesi mi?

Süper Lig’de futbol oynayan futbolcuların kazançlarından dem vurulan bugünlerde, bir de oyuncuların Türkiye’de ödediği vergiler ile Avrupa Ligleri’nde ödenen vergilerin farkını görmek ister misiniz? Gelin hep beraber biraz muhasebecilik oynayalım.

Vergilendirilmiş Kazanç Kutsaldır” sözünün bir anayasa gibi ezberletildiği bu ülkede, en çok gelir elden eden meslek grubunun en az vergi oranına tabi tutulduğunu söylediğimde aklınıza gelen ilk meslek ne oluyor? Yanıtınız milletvekilliği, doktorluk veya pilotluk değil de futbolculuk ise doğru sayfadasınız. Gelin Türkiye Liglerinde futbolculuk mesleğini icra eden oyuncuların vergilendirilme şartlarını ve Avrupa Liglerinde oynayan meslektaşlarıyla aralarındaki vergilendirilme farklarını beraber inceleyelim .

Hepinizin bildiği gibi Hollywood filmlerinde kötü adamlar banka soyduklarında veya fidye istediklerinde hepsinin bankasının adresi bellidir : offshore hesaplar. Vergilendirilmeden ve mali kontrollerden uzak olan bu hesaplara sahip ülkelerde oynamak istemeyen bir futbolcuysanız, Avrupa kıtasında UEFA ve Şampiyonlar Ligi’nde boy göstermek istiyorsanız, kulüplerinize büyük villalar ve lüks araçlar şartı koyuyorsanız ve Arabistan’ın sıcak iklimi veya Çin’in ilginç kültürü sizi cezbetmiyorsa adresiniz belli: Türkiye. Tüm bu muhteşem şartların yanına bir de Türk insanının yabancılara (özellikle yabancı futbolculara) gösterdiği müthiş ilgi sizleri Prens Harry’nin düğününe katılan David Beckham misali İstanbul sokaklarında parmakla gösterilen bir figür yapmaya fazlasıyla yetecek.

  

Mariano Ferreria  Filho – Galatasaray

İlk başta ailemi Türkiye’ye getirmeye ikna etmek çok zordu.  Ama Tanrı’ya şükürler olsun ki işler yolunda gitti. Adaptasyon sürecimiz çabuk oldu. Çünkü İstanbul büyük bir şehir, çok fazla turist var ve biraz da açık. Elbette kültür ve din farklı. Ama buna saygı duyuyoruz. Onlar da bize saygı duyuyorlar. Buradaki rekabet oldukça güçlü, lig oldukça yarışmacı. Ve Türkler de çılgın. Futbolu çok seviyorlar. Derbi maçlar inanılmaz oluyor. Adeta kendilerinden geçiyorlar.

Bunları okuyan genç yıldızlar şimdiden bavullarını hazırlayadursun. Ben okuyucularımıza bir şey daha fısıldamak istiyorum. Avrupa’da kazandığınızın iki mislini kazanıp, Avrupa’da ödediğiniz verginin 3 kat azını ödeyeceksiniz desem siz de kitabı defteri kalemi bir kenara bırakıp kendinizi altyapı seçmelerine atmaz mısınız?

Her seferinde yaptığımız gibi bu yazımızda da istatiksel veriler üzerinden gidip objektif ve nesnel sonuca sizlerle varmamız için her şey hazır. Şimdi dilerseniz; ister Türk ister yabancı her futbolcunun pasaport, din, dil, ırk farketmeden ödediği vergi oranlarına hep beraber bakalım.

İlk önce beraber iki kardeşi karşılaştıralım. Can 25 yaşında ülkenin önde gelen firmalarının birinde pilotluk mesleğini icra eden başarılı bir genç iken ikiz kardeşi Cem okul sıraları ve futbol sahası arasındaki tercihini top peşinde koşarak yapmış bir futbolcu. Can kendi meslek ortalamasının çok üstünde bir maaş alıyor ve yıllık primlerle beraber 1 milyon TL gelir getiren bir işe sahip. Kardeşi Cem ise ortalama bir Süper Lig futbolcusunun kazandığı 2 milyon TL ile yıllık kazancının keyfini sürüyor. İki kardeşin de muhasebecisi yıl sonunda kardeşlerin ödedikleri vergi makbuzlarını getirdiğinde, pilot olan Can, Allah’ım ben nerede yanlış yaptım şokunu yaşasa da, yanlışı kendisinin değil Türk Vergi Sistemi’nin yaptığını “sporcuların özel vergilendirilmesi” maddesine baktığında anlayacak ve bir bardak soğuk suyla serinleyecek.

Pilot olan Can kazandığı 1 Milyon Lira Gelirin %35’lik kısmını yani 350.000 Türk Lirası’nı vergi olarak öderken kardeşi Cem kazandığı 2 Milyon Lira ücretin %15’lik kısmını yani 300.000 Türk lirasını vergi olarak ödüyor. Yani kardeşlerden biri diğerinin tam iki katı yıllık ücreti kazanmasına rağmen daha az vergi ödüyor. Eğer Can’ın da bordrosunda pilot değil de sporcu yazsaydı 350.000 Türk Lirası yerine 150.000 Türk Lirası ödeyecekti. Eğer Cem futbolcu olmayıp da pilot olsaydı ve 2 milyon TL yıllık ücret alabilseydi 300.000 Türk Lirası yerine 700.000 Türk Lirası vergi ödeyecekti.

Dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek – 2013 Ocak

Tabi ki futbolcular açısından Türkiye bir cennet. Yüzde 15 vergilendirme söz konusu.  Avrupa ile kıyaslayınca haklısınız, Türkiye futbolcular açısından vergilendirme anlamında bir cennet.

Yüzde 15’lik bir vergi söz konusu, alt ligde bu yüzde 10, bir alt ligde ise yüzde 5. Son dönemlerde bu konu tartışıldı. Biz de gelir vergisi mevzuatını yeniden yazıyoruz. Bu çerçevede konunun ele alınmasının yararlı olacağı düşüncesindeyim. Kamu vicdanını yaralayan bir durum varsa bizim bunu gerçekçi bir zemin de çözmemiz lazım. 

Mehmet Şimşek bakanlığında futbolcuların vergilendirme diliminin %35 olarak düzenlenmesi teklif edilse de yasa 2017 Aralık ayında meclisten geçmedi.

Peki ülkemizde pilot ve futbolcu olan bu iki kardeş arasında futbolcunun lehine yaklaşık %100 vergi avantajı sağlayan sistem İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya ve Fransa’da nasıl işliyor. Gelin Avrupa’nın en büyük beş liginin uyguladığı vergilendirme sistemine de beraber bakmadan önce hatırlatmamız gereken bir şey daha var; karşılaştırdığımız liglerde tüm vatandaşlar gelirlerine göre eşit oranda vergilendiriliyorlar. Futbolcu John, manav Hans, bankacı Julie veya pizzacı Francesco eşit gelire sahipse eşit vergi veriyorlar. O yüzden yazının devamında sadece Türkiye’deki futbolcular ile Avrupa’daki meslektaşlarını karşılaştıracağız.

İngiltere – Premier League

Bir takvim yılı içerisinde 183 günden fazla İngiltere’de ikamet eden her ücretli çalışan İngiltere’de vergi mükellefi olarak değerlendirilmekte ve işverenler maaş ödemeleri esnasında vergiyi peşinen çalışanın maaşından kesmektedir. Peki Premier League’de top koşturan bir futbolcuyla Süper Lig’de oynayan bir futbolcunun ödediği vergiler ne kadar tutuyor?

İngiltere Gelir Vergisi Tarifeleri

Gelir Vergisi Oranı Yıllık Gelir Ölçütü
%10 2.790 Pound’a Kadar
%20 32.000 Pound’a Kadar
%40 150.000 Pound’a Kadar
%45 150.000 Pound ve Üstü

 

2018 yılının ara transfer sezonunda Everton’a transfer olan ve Türkiye’de kazandığı 2 milyon euro’luk maaşını Everton’dan da aynı miktarda alan Cenk Tosun’un kasasına giren miktarda nasıl bir değişim oldu bakalım. Türkiye’de kazandığı tutar üzerinden sadece 300.000 Euro’luk kısmını Beşiktaş Vergi Dairesi’ne yatıran Cenk, aynı maaşı İngiltere’de aldığı zaman tam 900.000 Euro vergi ödemek zorunda. Aradaki vergi farkı bugünün kuruyla yaklaşık olarak 4.2 milyon TL gibi bir rakam yapıyor. Sizce de fazla değil mi?

Fransa – Ligue 1

2013 yılındaki seçimlerde ciddi oranda tartışılan Fransız vergilendirme sistemi zaman içerisinde futbolcuların aleyhine olarak 10 puan artmış durumda. Geçtiğimiz yıllarda  %41 ile vergilendirilen Ligue 1 emekçileri artık gelirlerinin %50.3’lük kısmını vergi olarak ödemek zorunda. Fransa 2. Ligi’nde dikkatleri üzerine çeken Umut Bozok bu sene attığı gollerle Galatasaray’ın da ilgisini çekmiş durumda. Peki Umut, Türkiye’ye transfer olursa vergisini nasıl ödeyecek? İşte ona beraber bakalım. 

Fransa Gelir Vergisi Tarifeleri

Gelir Vergisi Oranı Yıllık Gelir Ölçütü
%0 5.963 Euro’ya Kadar
%5.5 11.896 Euro’ya Kadar
%14 26.420 Euro’ya Kadar 
%30 70.830 Euro’ya Kadar
%41 149.999 Euro’ya Kadar
%53 150.000 Euro Üstü

 

Fransa Ligue 1’de 1 milyon Euro kazanan futbolcunun büyük bir sürpriz yaparak diğer futbolcuların aksine Türkiye’de de aynı ücreti içeren kontrata imza atacağını varsayalım. İşte bu durumda, Umut Bozok Ligue 1’de kazandığı 1 milyon Euro’nun tam 530.000 Euro’sunu vergi olarak ödeyecekken Türkiye’de sadece 150.000 Euro’luk bir vergi ödemesi yapacak.

İspanya – La Liga

Türk futbolunun tertemiz yüzü olan genç forvetimiz Enes Ünal’ın da mücadele ettiği La Liga vergi açısından gerçekten çetin ceviz. Lionel Messi, Christiano Ronaldo ve Sergio Ramos gibi ünlü futbolcuların vergi kaçırmaktan hakim karşısına çıktığı ve milyonlarca Euro ceza ödeyerek hapis cezasından kurtulduğu matadorların diyarında vergi denetmenleri kırmızı görmüş bir boğa gibi futbolcuların üzerine gitmekten çekinmiyor.

Peki bu korkulan tabloda vergi tarifeleri nasıl ? Dilerseniz beraber göz atalım.

İspanya Gelir Vergisi Tarifeleri

Gelir Vergisi Oranı Yıllık Gelir Ölçütü
%24.75 17.700 Euro’ya Kadar
%30 33.000 Euro’ya Kadar
%40 53.400 Euro’ya Kadar 
%47 120.000 Euro’ya Kadar
%49 175.000 Euro’ya Kadar
%51 300.000 Euro’ya Kadar
%52 300.000 Euro’ya Kadar

 

Bir futbol gezgini gibi Bursapor’da başladığı yolculuğuna sırasıyla İngiltere, Belçika, Hollanda’da devam eden ve 2018 sezonunda Real Valladolid ile anlaşan Enes Ünal Avrupa’nın neredeyse her ülkesinde vergi vermiş bir futbolcu. Fakat Enes’in bu aralar üzgün görünmesinin bir sebebi de İspanya’da ödediği ve ödeyeceği vergiler olabilir. İspanya’da 1 milyon Euro kazanan Enes Türkiye’de oynasaydı cebinde fazladan 370.000 Euro’su ile sıfır kilometre bir Porsche alabilirdi. Çünkü, yıllık kazancının 520.000 Euro’sunu İspanyol hükümetine vergi olarak ödeyen Enes’in Türkiye’de ödeyeceği vergi sadece 150.000 Euro olacaktı. Gerçi alacağı 350.000 Euro’luk Porsche’nin de 200.000 Euro’su Özel Tüketim ve Katma Değer Vergisi  olarak maliyeye yatacaktı.

Almanya – Bundesliga

2001 ve 2008 yıllarında kapsamlı vergi reformları yapan Alman hükümeti en sonunda futbolcular için tüm eyaletlerde geçerli olmak üzere %47.5 ‘lik bir vergi tarifesini uygulamaya soktu.  Son yıllarda verdiği bütçe fazlasının hangi yatırım ile değerlendirileceğini halkına sorarak, İskandinav ülkeleriyle sosyal devlet yarışına giren Almanya’da birçok gurbetçi futbolcumuz memleketine dönüş planları yapıyor. Fakat bu planların altında yatan neden memleket özlemi veya sokakta satılan kokoreçten ziyade alınan yüksek yıllık ücretlere karşın ödenen düşük vergiler.

İşte gurbetçilerimize kabus gibi çöken Alman vergi tarifesi

Gelir Vergisi Oranı Yıllık Gelir Ölçütü
%0 8.130 Euro’ya Kadar
%14 52.800 Euro’ya Kadar
%42 250.000 Euro’ya Kadar 
%45 250.000 Euro’ya Üstü

 

Şimdi hep beraber, ağrı çekmesine sebep olan tendon şikayetleri MR’da gözükmeyen illüzyonist orta saha Tolga Ciğerci’nin vergi ödemelerini inceleyerek devam edelim. Ciğerci, 800.000 Euro kazandığı Hertha Berlin’den 2015-2016 sezonunda Galatasaray’a transfer olduğunda yıllık ücretinin karşısında 2 milyon Euro yazıyordu.  Almanya’da kazandığı 800.000 Euro’nun 360.000 Euro’sunu vergi olarak ödeyen Tolga Türkiye’de kazandığı 2 milyon Euro’nun sadece 300.000 Euro’sunu vergi dairesine yatırdığında bir yerlerde hesap hatası yaptığından emindi. Fakat yanılıyordu; hata kendisinde değil, Tolga’ya kazandığının 2 buçuk katını veren ve sözleşmesine “ağrı hissettiği zamanlarda antrenmana veya maça çıkma zorunluluğu yoktur” maddesini koyan Dursun Özbek yönetimindeydi.

 

İtalya Serie A

Yıllardır Türk halkının “İtalyanlar da bizim gibi, Akdeniz ülkesi işte, kanları kaynıyor adamların” şeklindeki övgülerine mazhar olan Çizme halkı vergi konusunda hiç de bize benzemediklerini Serie A’daki tüm futbolculara ilan ediyordu. %48’e  varan oranla Avrupa’nın en acımasız vergi toplayıcılarından biri olan Çizme’den bu kadar çok futbolcuyu Türkiye’ye getirmemize şaşırmamak lazım.

İtalya Vergi Tarifeleri

Gelir Vergisi Oranı Yıllık Gelir Ölçütü
%23 15.000 Euro’ya Kadar
%27 28.000 Euro’ya Kadar
%38 55.000 Euro’ya Kadar 
%41 75.000 Euro’ya Kadar
%43 300.000 Euro’ya Kadar
%46+2 300.000 Euro Üstü

 

2017 -2018 ara transfer sezonunda Galatasaray’a katılan Yuto Nagatomo hem takımının şampiyonluğunda büyük katkıda bulunmuş hem de yıllarca Japonya’nın fahri iyi niyet elçisi olarak çalışan Ayumi Takano’nun omuzlarındaki yükü de sırtlamıştı. Aradığı aile ortamını, samimi Türk insanının sevgisini İstanbul sokaklarında bulan Yuto, benzer bir hoşgörüyü Türk Vergi Daireleri’nde de fazlaca görecekti.

Inter’de kazandığı yıllık ücret olan 1.5 milyon euro’nun %46’sını Milano Vergi Dairesi tahsilatına bırakan Yuto, Milano Belediye’sine de kazancının %2.03’ünü vermek zorundaydı. İşte bu şartlar altında sevimli Samuray tam 720.000 Euro vergi ödeyerek plaket alıyordu. Fakat işler Türkiye’de farklıydı; Galatasaray’dan 2 milyon Euro kazanan Nagatomo, İstanbul Maliye’sine sadece 300.000 Euro ödeme yapacaktı. Türkiye’de 500.000 euro fazla maaş alan Samuray’ımız, tam 420.000 Euro daha az vergi vererek kendince bir paradoks da kuruyordu.

Yuto Nagatomo – Twitter 21.08.2018

Ben vergi olmadan maaşımı Euro üzerinden kazanıyorum. Benim için yaşam oldukça ucuz ve kolay olsa da Türkiye’de yaşayan insanların ekonomik durumu için endişeleniyorum. Umarım bu durum hızlıca düzelir.

Gördüğünüz gibi Türkiye’de futbolcuların Avrupa’daki meslektaşlarına oranla çok büyük vergi avantajları var. Fakat bu avantajlar sadece bununla sınırlı değil. Dikkatli gözlerden kaçmayacağı üzere Türkiye’de futbolcularla yapılan sözleşmelerde yıllık ücretlerin başında “net” tabiri bulunmakta. Yani yukarıda Türkiye’den örneğini verdiğimiz tüm kazançlar futbolcuların vergi sonrasında kendilerine net olarak kalan tutarlar.

Peki futbolcular bu vergileri ödemiyorsa kim ödüyor? Olağan şüpheli olarak hepiniz kulüpleri düşündünüz. Fakat yanıldınız. Kulüplerimiz de bu vergileri “kulüpler yasası” uyarınca ödemek zorunda olsalar da ödemiyorlar. Ya belli aralıklarla yapılan ülke çapındaki vergi aflarından yararlanıyorlar ya da belli aralıklar kulüpler için özel olarak çıkarılan “vergi silme” şenliklerine katılıyorlar. Zira yüz milyonlarca liralık vergi borçlarının büyük bir kısmı işte bu ödenmeyen futbolcuların gelir vergileri tarafından oluşmakta.

 

Peki bu duruma neden göz yumuluyor? Vergilerin görece az oluşu iki şekilde açıklanıyor. Birincisi; Türkiye’de oyuncuların eğitim hayatlarını neredeyse tamamen boş vererek futbolcu olmaları ve bu mesleği 15-20 yıl olarak yapmaları kendilerine sevimli bir maske kazandırıyor. Halbuki ortalama bir Süper Lig futbolcusunun bir senede kazandığı ücret bir asgari ücretli için 25-30 senelik bir kazanca tekabül ediyor.  20 yıllık bir çalışma hayatında yeterli birikimi elde edemeyeceği düşünülen futbolculara bir tekme de yüksek vergilerden vurulmasın deniyor.

İkinci açıklama ise daha mantıklı. Milyarlarca euroluk bir ekonomiye sahip olan futbol dünyası ‘kolay para’nın başkenti olarak biliniyor. Futbolcuların satın aldığı lüks araçların,  pahalı saatlerin ve yüksek teknolojili evlerin Özel Tüketim ve Katma Değer Vergileri yine doğrudan devletin kasasına giriyor. Örnek vermek gerekirse şehr-i İstanbul’da top koşturan her futbolcunun garajında bulunma şartı olan bir Porsche 911 Carrera 4S 350.000 Euro’luk bir fiyat ile Doğuş Otomotiv bayilerinde satışa sunuluyor. Bu aracın fiyatını belirleyen en büyük etken ise; aracın Almanya fiyatı üzerine eklenen %160 ÖTV ve %18 KDV. Böylece futbolcumuz araç alımında yaklaşık 200.000 Euro’luk bir vergi gelirini devletin kasasına koyuyor. Yani kısacası devlet kolay para kazanan meslek grubu olarak gördüğü futbolcuların yaptığı kolay alışverişlerden vergi kaybını telafi etmeyi amaçlıyor.

Benim şahsi görüşüm ise artan döviz kurları karşısında başta yayın, şampiyonluk veya başarı primleri, stat ve maç günü gelirleri Türk Lirası olan kulüplerimiz Avrupa’daki yoğun vergi baskısından kaçan oyunculara daha makul sözleşmeler önererek kadrolarına katmalı. Zira Avrupa’da futbolcular daha düşük maaşlar kazanıp kazandıklarının yarısını da vergi olarak ödüyorlar. Aksi takdirde yüksek maliyetler, yüksek borçlanmaları doğuracak ve büyüklüğüyle övündüğümüz fakat hala önemli bir kısmı kayıt dışı olan futbol ekonomimiz ciddi bir resesyon dönemine girecek.

Daha adil bir vergilendirme sistemi ile ülke futbolumuzun kalkınması ve meslekler arası vergi eşitsizliğin en kısa sürede giderilmesi dileğiyle.