Tottenham’ın Yeni Sezon Planlamaları

Ndombele ile kulüp transfer rekorunu kıran Kuzey Londra ekibi, yeni sezona nasıl bir planlama ile giriyor?

Premier League’de her takımın inanılmaz bütçelerle transfer yaptığı son sezonlarda, Tottenham 2018-2019 sezonuna herhangi bir transfer yapmadan girmişti. Zaten oldukça dar olan rotasyonda bir de sezon içerisinde Kane, Winks gibi önemli oyuncularının sakatlık sorunlarıyla boğuştular. Tüm bu olumsuzlukların üstüne, Moussa Dembele’nin satılması ve yerinin doldurulmaması da eklenince özellikle orta saha rotasyonunda fazlasıyla sıkıntı yaşanan bir sezon geride kaldı.

Pochettino, Guardiola’nın son zamanlardaki bir röportajında da belirttiği gibi rakibin taktiğini, ana planını çürütme konusunda çok iyi bir isim. O yüzden bu dar rotasyona rağmen rakiplerine bağlı olarak çok fazla formasyon kullanarak geçirdiler sezonu. Baklava 4-4-2, 3-5-2 ve 4-2-3-1 dizilişlerine sık sık başvurdular. Tüm bu kurgularda orta sahada belki de en önemli role sahip oyuncu Moussa Dembele’ydi. Oyuncunun orta sahadaki inanılmaz dribbling becerisi ve gayet iyi seviyedeki pas kalitesi topu geriden çıkarırken çok önemliydi Spurs için. Ancak oyuncu devre arası satılınca, sezon başında planlarda yer almayan ve hatta Fenerbahçe ile de adı anılan Sissoko kadroya dahil edildi ve beklentilerin çok ötesinde bir performans ortaya koydu. Sissoko, Euro 2016’da Fransa kadrosunda sağ kanattaki performansıyla göz doldurmuş ve Kuzey Londra ekibine transfer olmuştu. Sissoko bu turnuvada top taşıma becerisiyle öne çıkmıştı ama Dembele ile kıyaslayınca ortadaki teknik kalite farkı da gayet açıktı. Sözün özü, bu sezon özellikle orta saha rotasyonunda Tottenham için imkansızlıklarla dolu bir seneydi. Menajer Pochettino, kuşkusuz bu durumdan en fazla memnuniyetsizlik duyan isimdi ki yeni sezon öncesi Lyon’dan Tanguy Ndombele’nin kulüp rekoru kırılarak transfer edilmesi için yönetimi ikna etmeyi başardı.

İmzalar atıldıktan sonra teknik ekip oyuncuyu uzun süredir izlediklerini ve kendileri için çok uygun bir oyuncu olduğunu söylediler. Birçok otoriteye göre de devre arası satılan Dembele’nin yerini en iyi şekilde ikame edebilecek oyunculardan biriydi Ndombele. Bu açıdan sezonun en nokta atışı transferlerinden biri olduğuna ve olacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Ndombele; dribbling kabiliyetiyle, temposuyla, fiziksel gücüyle ve ortalama üstündeki pas kalitesiyle hem Premier Lig için hem de Tottenham orta sahası için adeta bir biçilmiş kaftan. Dembele sonrası takımın eksikliğini çektiği bu işleri üst düzeyde yapabilen ve kendini Avrupa arenasında kanıtlamış bir oyuncuyu kadroya katmak oldukça büyük bir iş. Bu transfer, oyuncuyu PSG ve Juventus gibi kulüplerin de istediğini hatırlarsak, son birkaç sezonda Pochettino önderliğinde baştan yaratılan Tottenham imajının da bir göstergesi aslında. Ayrıca böylesine nokta atışı bir transferi 70 milyon Euro gibi günümüz piyasasında Ndombele profilinde bir oyuncu için ucuz sayılabilecek bir ücrete bitirmek de ayrı bir başarının öznesi.

  *Ndombele takviyesiyle kadronun mevcut hali *

CHRİSTİAN ERİKSEN’İN DURUMU

Eriksen’in durumu da transfer sezonu başından beri konuşulan ama netleşmeyen konulardan biri. Şampiyonlar Ligi finalinden sonra Eriksen, yeni bir macera aradığını ve ayrılmak istediğini söylemişti. Hazard, Jovic, Militao gibi önemli transferlere imza atan Real Madrid’in, Eriksen veya Pogba’dan birine daha imza attıracağı söyleniyordu. Çıkan haberlerde, Arsenal’in de ilgilendiği ve U-21 Avrupa Şampiyonası’nda harika bir performans gösteren Dani Ceballos’un Eriksen transferinde kullanılacağı söyleniyordu. Bu transfer için henüz netleşmiş bir şey yok ve Eriksen de takımının Singapur’daki kampına katılmış durumda.  Eriksen’in durumundan bağımsız, Tottenham’ın bir orta saha oyuncusuyla daha anlaşması bekleniyor. An itibariyle basında Ceballos’un Arsenal’e daha yakın olduğu yazılıyor ve Spurs için en olası hamle Real Betis’ten Giovani Lo Celso olarak gözüküyor. Son zamanlarda Arjantin Milli Takım kadrosunda da kendine yer bulmayı başaran oyuncu, La Liga’da sezonu 9 gol 4 asistlik bir performansla bitirdi. Alamet-i farikası olarak pas kalitesini gösterebileceğimiz oyuncu, Whoscored.com verilerine göre sezon genelinde %82.9’luk pas isabetine ve maç başına 0.8 kilit pas istatistiklerine sahip.

Eriksen’in en azından şu anki şartlar altında takımda kalacağını düşünürsek, Pochettino’nun önümüzdeki sezon için önceden de uyguladığı gibi topa daha fazla hakim olmaya çalışan pas odaklı bir oyun oynatmayı düşündüğünü öngörebiliriz. Geride bıraktığımız 2018-2019 sezonunda özellikle ikinci yarıda Kane de sakatlanınca topu genellikle rakibine bırakan, geçiş oyununa odaklı bir takım izlemiştik. Ama bu durum bir tercihten ziyade mecburiyetten kaynaklıydı. Lo Celso’nun takıma dahil edilmesi, orta saha rotasyonunu genişletmesi açısından ve dolayısıyla olası ana plana sadık kalınabilmesi açısından da oldukça büyük değer taşıyor.

*Örneğin Şampiyonlar Ligi yarı final rövanşında Ajax ile oynanan maçta takım bu dizilişle başlamıştı. Gerek ilerideki iki oyuncunun süratleriyle öne çıkan oyuncular olmaları gerek de orta sahada Wanyama ve Sissoko gibi pas kalitesi düşük ama fiziksel özellikleri yüksek oyuncuların bulunması, takımı kontra oyununa ve özellikle orta sahada fiziksel mücadeleye dayalı bir oyun oynamaya mecbur kılıyordu.*

BEK ROTASYONU

Bir diğer değişim de bek rotasyonunu bekliyor. Trippier 20 milyon Pound’a Atletico Madrid’in yolunu tutu. 2018 Dünya Kupası’nda Southgate’in 3’lü savunma düzenin sağ kanat beki olarak oldukça başarılı bir turnuva geçirmişti ama sezon boyunca defansif yetersizlikleri nedeniyle sıkıntı yaşadı. Tottenham, hedeflerini yükseltmek için kaliteyi arttırmak zorundaydı, o yüzden bu satışı mantıklı bir hamle olarak görüyorum. Sol bek Danny Rose ise fena bir sezon geçirmemesine rağmen satılması gündemde olan oyunculardan biri. Yerinin ise Fulham’ın genç oyuncusu Ryan Sessegnon ile doldurulması gündemde. Sessegnon açısından sezon diğer Fulham oyuncuları için de olduğu gibi bir hayal kırıklığıydı. Ama Tottenham’ın son zamanlarda bu tarz oyunculara seviye atlatarak yıldız hale getirmesini de hesaba katarsak, eğer gerçekleşirse bu transferi hem Sessegon hem de Spurs açısından doğru hamle olarak görebiliriz.

Sağ bek için ise basının en son ortaya attığı isimler Napoli’den Hysaj ve Roma’dan Florenzi. Ancak bu iki oyuncunun birbirinden neredeyse tamamen farklı niteliklere sahip olmasından ötürü, birbirlerinin alternatifi olarak sunulması açıkçası bana pek inandırıcı gelmedi. Geçmişte defalarca yapıldığı gibi, Trippier’in yerinin Aurier ile birlikte Foyth ve genç oyuncu Walker-Peters’la doldurulmaya çalışılacağını görürsek de çok şaşırtıcı olmaz.

Sezonun en kritik iki maçı olan Ajax ve Manchester City maçlarında önemli rol oynayan İspanyol forvet Fernando Llorente ise kontratı bitmesine rağmen herhangi bir takımla anlaşmadı. Onunla da bir sezonluk sözleşme uzatılması hala ihtimaller dahilinde. Hücum oyunculardan bahetmişken, Leeds United’ın genç kenar oyuncusu Jack Clarke’ın bonservisi alındı ve oyuncu Leeds United’a bir seneliğine geri kiralandı. Trippier transferinde Atletico Madrid’in Angel Correa’yı da transferin bir parçası olarak önerdiği ama Spurs cephesinin kabul etmediği söyleniyor. Kağıt üstünde takviyeye ihtiyaç duyan hücum rotasyonu için bunlar dışında herhangi bir isim yazılmadı basın tarafından.

Sözün özü, Ndombele transferi ve basına göre anlaşılması yakın isimlere baktığımda Tottenham’ın gayet mantıklı işler yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim. Önümüzdeki sezon için son şampiyon Manchester City ve Liverpool’u en çok zorlayacak takım olmaları kuvvetle muhtemel.

 

*Lo Celso ve Sessegnon transferleri de gerçekleşirse yukarıdakilere benzer 11’ler görmemiz mümkün. Ayrıca bu kadro, yukarıda da görülebileceği gibi herhangi bir değişiklik yapmadan maç içerisinde formasyon değişimine olanak sağlıyor. Geride bıraktığımız sezonda Pochettino baklava 4-4-2 dizilimini Şampiyonlar Ligi’nde 4-3 biten City maçı örneğinde olduğu gibi bazı büyük maçların ana planı olarak kullanmıştı,  kadroya yapılması beklenen yeni eklemelerle yeni sezonda da bu dizilişi sıkça görebiliriz.*

NOT: Premier League hakkındaki bir diğer yazımız Sarri&Chelsea birlikteliğini buradan okuyabilirsiniz.

 

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More