Sabrın Sonu Selamet Mi?

2018 yazı Beşiktaş taraftarı için sadece gelen oyuncuların gelmesi için beklendiği değil, giden oyuncuların arkasından üzülerek ya da gitmesi muhtemel oyuncular üzerinden kar- zarar hesabı yaparak geçti. Peki dışardan sakin gözüken içerde yoğun geçen bu transfer sezonunun sonunda ne olacak?

Beşiktaş taraftarı, 2017 yazına iki sezon üst üste şampiyon takımın taraftarı olarak girmiş; transfer sezonunda ise, kariyeri apayrı bir yazı konusu olan Pepe, Avrupa’da saygı duyulan bir kariyer yapmış Negredo, ezeli rakibinin kötü geçen sezonundaki en göz önündeki yıldızı Lens gibi futbolcuları renklerine bağlamıştı. “Come to Beşiktaş” furyası sadece Türkiye’de değil tüm dünyada sosyal medyayı sallamıştı. Herhalde bir zaman makinesine binip 2017 yazını geçiren bir Beşiktaşlıya ne hissediyorsun diye sorsak; gururlu, mutlu ve heyecanlı derdi. Bu yaz ise transfer sezonu o kadar muğlak ve yavaş ilerliyor ki taraftarın herhangi bir cümle sarf etmesi bile oldukça güç.

Esasında bazı şeylerin “zirvedeyken” fark edilmesi gerekiyordu. Transfer komitesi 2015-2016 sezonundaki takımın kurulumundaki başarısını bir daha asla tekrarlayamadı. Biraz daha geçmişe gittiğimizde sorunun başlangıcını görebiliriz. Şenol Güneş, hamleli sol stoper isterken sadece sağ stoperde oynayabilen hantal Mitrovic transfer edilmişti. Hatta daha da geriye gittiğimizde Fikret Orman’ın “kefilim” dediği Aras ve Boyko transferleri de hepimizin malumu. Beşiktaş formasını yanılmıyorsam 1 ya da 2 kere giyen Boyko bu transfer sezonunda bedelsiz olarak Dinamo Kiev’e gitti. İflas eden Dnipro’nun tüm oyuncularının sözleşmeleri elindeyken Boyko’nun o takımdan bonservis bedeli ödenerek alınan tek oyuncu olduğunu hatırlatalım. Uzun süreli sözleşme önerilen, dolgun maaşlı ve takıma katkı veremeyen bir diğer oyuncu olan Aras ise hala elde çıkarılma listesinde… Geçen sezon devre arasında kiralandığı Moldova’nın Sheriff  Tiraspol takımında fazla şans bulamadan döndüğünü belirtelim.

Boyko; iflas edip tüm oyuncularının bonservisi elinde giden Dnipro’dan bonservis bedeli ödenerek alınan tek oyuncusu

Başarılı olunduğu zaman kamuoyunda ve taraftar nezdinde yer bulamadı ve özeleştiri şansı kaçırıldı. Geçtiğimiz yaz transferlerinde de benzer hatalar yapıldı. Fenerbahçe’de Advocaat’ın olumsuz rapor verdiği Lens, alternatif oyuncu isimlerine bakılmadan transfer edildi. Geçtiğimiz sezonlarda formu düşüşte olan Negredo sadece Şenol Güneş’in forvetleri parlatma yeteneğine güvenilerek maaş bütçesini hatırı sayılır miktarda sarsarak transfer edildi. Takımı gençleştirilmeye dair hiçbir somut adım atılmadı, devre arası takviyeleriyle forvet bölgesinin gereğinden fazla kalabalıklaştığı yerde sağ bek bölgesinde sadece yaşı ilerlemiş ve sakatlıklarla boğuşan Gökhan Gönül vardı. Nitekim takımın yaş ortalaması ve bunun sezona dair negatif yansımalarını da sezonun son maçlarında Beşiktaş’ın ilk 11 kurulumu ve yedek kulübesindeki sayısal eksiklerde görebiliriz. Yaşlı takım sezonu bitiremedi.

Zaten 2017-2018 yılı, eğer Şampiyonlar Ligi grup maçlarını saymazsak, Beşiktaş için hiçte istenilen şekilde geçmedi. Ligi, rakipleri tarafından geçilerek dördüncü bitiren Beşiktaş Şampiyonlar Ligi gelirinden mahrum kalarak ekonomik olarak ağır bir darbe almış oldu. Yüklü bir gelirden mahrum kalmak bir yana bir de ülkemizdeki ekonomik sorunlar ve dövizin yükselişi de kulübün transfer politikasında göz önüne alması gereken bir başka sorun oldu. Son iki sezonun Şampiyonlar Ligi gelirleri, Cenk Tosun, Marcelo örneklerindeki gibi yüklü miktara dayanan oyuncu satışlarına rağmen Beşiktaş’ın borçlarının azalmaması (gelirlerdeki gedik başka bir yazının konusu olan burunlara pis kokular getiren türden), diğer tüm futbol kulüplerimizde olduğu gibi kaygı verici boyutlara geldi. Üstüne üstlük yanlış yapılan kadro mühendisliği de mevcut sorunun verdiği zararı arttıran ölçülerde.

Transfer sezonu başlamadan önce Beşiktaş’ın oyuncu havuzu bir hayli kalabalıktı. İlk 18’de yer alamayacak çok sayıda oyuncunun bulunması, yaşlı bir kadrosunun olması ve en önemlisi maaş bütçesinin Fikret Orman’ın göreve geldiği ilk zamanlarında indirilen düzeylerden çok daha yukarıda olması. Özellikle kadroya girmekte sıkıntı yaşayan oyuncuların ve Negredo, Pepe, Love gibi son sözleşmelerini imzalamış yaşlı oyuncuların yüksek maaş alması takımın hem iç hem de dış dengelerini bozdu.  Yaz sezonunun başında, Sözleşmesinin son senesindeki Babel‘in, sözleşme uzatma görüşmelerinde yıllık ücretinin Negredo’nun maaşına eşitlenmesi talebiyle istediği yüksek zam takımın maaş dengesinin ne kadar bozulduğunun en somut göstergesi oldu. Hala daha verimliliği düşük ama yüksek kontratlı oyuncuların elden çıkarılamaması ise Beşiktaş’ın başlamasına az kalan lig içinde başlıca en büyük sıkıntısı. Bu konuda tek teselli ise bekleneni veremeyen Mitrovic’in herhangi bir zarara mahal vermeden satılması oldu. Ancak diğer oyunculara kıyasla Mitrovic rotasyon için kullanılabilir düzeydeydi.

Transferde de asıl sorun kadroda yer işgal eden, ancak herhangi bir piyasası olmayan oyuncuları elden çıkarmakta. Açıklandığı gibi Beşiktaş forvet satmadan forvet alamayacak ancak Love, Negredo ve Pektemek için herhangi bir talip yok. Çünkü yönetim bu isimlere bol sıfırlı ve uzun süreli sözleşmeler yaparken işin bu duruma geleceğini düşünmedi. En son Fenerbahçe’ye gidecek haberleri eşliğinde 30 Ocak 2015 tarihinde sözleşmesi 4 sene uzatılan Mustafa Pektemek 7 senedir forma giydiği Beşiktaş’ta 92 lig maçında 18 gol atma başarısı göstermiş. Maaşı ise bu sezon itibariyle 1.7 milyon Euro. Negredo’nun da son yıllardaki formu ve dolgun maaşı ancak Katar gibi ülkelerde piyasasından faydalanma şansı gösterebilir. Lakin onunla ilgili de somut bir haber duyulmadı. Love ise ayrılacak gözüyle bakılırken kesin olarak gelecek sezonda da Beşiktaş’ta diyebiliriz. Umut Nayır’ın transferi ve Larin’in varlığıyla bu transfer sezonunda Beşiktaş’tan forvet transferi beklemek biraz zor olur.

Enzo Rocco ve Umut Nayır maddi koşullardan dolayı sakin geçmek zorunda kalan transfer sezonunda Beşiktaş’ın rotasyonuna katkı sağlayacak iki başarılı ve ekonomik transfer oldular

Yaz başında Fikret Orman transfer politikasıyla ilgili, “maaş bütçesini ve takımın yaş ortalamasını düşüreceğiz” demişti. Başkanın açıklamaları mevcut soruna karşı çözüm üretme konusunda doğru açıklamalar. Ancak uygulama öyle mi oldu? Kağıt üzerinde Dorukhan, Güven, Umut Nayır, Enzo Roco gibi 25 yaş ve altı oyuncuların transfer edilmesiyle takımın yaş ortalamasının düşmesi açısından doğru. Peki bunlar gerçekleştirilirken Avrupa’da başarı sağlayan kemik kadronun içinin boşaltılmasına değdi mi? Bu satırlar yazılırken Pepe’nin de Premier Lige transferi gündemde, satılması konuşulan bir diğer oyuncu ise Quaresma. Diğer taraftan Fabri ve Tosic çoktan yeni kulüplerine imzayı attılar bile. Talisca’nın da menajer tiyatroları çerçevesinde kendini Çin’de bulmasıyla takım geçen seneki kadrodan ciddi kayıplar yaşadı. Ki sayılan bu isimler ligin en az gol yiyen takımının sürekli forma giyen defans oyuncuları ve ligde gol yollarında sıkıntı çeken takımın en golcü ismi. Vida’nın olası transferini belirtmeyi sona bıraktım. Zira 3 sene boyunca 3 büyüklere ayrı ayrı transfer haberi yazılan Vida sonunda geçen sezon devre arasında Beşiktaş’a gelmişti. Tabii ki transferiyle ilgili Vida’nın alacağı maaş harici, bonservisi elinde olan oyuncuya verilen imza parası belirsiz. Vida Beşiktaş’a faydalı oldu mu? Eğer Beşiktaş  geride oynayan bir takım olsaydı doğru bir transfer olabilirdi ancak tıpkı Mitrovic gibi O da açık oynayan takımlara karşı hantal kalabilen bir stoper. Ancak Beşiktaş’a, -Fenerbahçe’ye attığı şık kafa golü dışında-  çok ciddi katkı sağlayamadı. 2018 Dünya Kupası‘nda ise Hırvatistan formasıyla tam istediği gibi oynayabildi. Ayrıca partnerinin tüm Avrupa’da adı çıkmış Lovren olması da Vida’yı iyice parlattı. Vida’nın satışı Beşiktaş’a fayda sağlayabilir. Hem transferi öncesi, hem de Dünya Kupasının ardında da görüldüğü üzere, medyada da doğru işler çıkarabilen iyi bir menajeri var. Kanımca Beşiktaş’ın olası transferden kasasına taraftarının beklediği ölçüde olmasa da rahatlatıcı bir para girecektir.

Ümit Milli Takım ve Eskişehirspor’da başarılı işler yapan genç oyuncu Dorukhan Toköz orta saha ve sağ bek mevkilerinde oynayabiliyor. Dorukhan, hem kamp dönemini kaçıran Atiba hem de tüm sezonda ilk 11 oynaması beklenemeyen Gökhan Gönül’e alternatif olacak nitelikte

Beşiktaş’ta kamuoyunun da öngördüğü gibi gelenlerden çok gidenler konuşuldu. Şu anda da kulüp transfer yapmak için iyi performans göstermiş ya da futbol piyasasında isim yapmış oyuncularını gönderiyor. Ancak bütçede gedik yaratan oyuncular hala takımdalar ve maaş almaya devam ediyorlar. Zaten Beşiktaş transferden ne kadar kar etse de elde kalan para borçların faizlerinin ödemesine gidecek. Eğer bu yazıyı okuyup da beni karamsarlıkla suçlayacak değerli okuyucumuz varsa O’na Beşiktaş’ın son 5 yıllık gelir-gider tablosunu incelemesini tavsiye ederim. Aynı şekilde geçen sezonki Şampiyonlar Ligi geliri ve Cenk Tosun transferinden gelen paranın çoğu da belirli yerlerdeki ödemelere gitti.

Şenol Güneş transfer sezonunda yönetimden sadece bir sağ bek ve forvet transferi istemişti. Ancak hem ülkemizin hem de kulübün içinde bulunduğu ekonomik koşullar yönetimi başka türlü bir transfer politikasına itti. Şu anda takıma bir kaleci, Vida’nın durumuna göre bir stoper, hala bir sağ bek, ekonomik duruma göre Talisca’nın boşalttığı pozisyona bir oyuncu ve eldeki forvetlerden bir ya da ikisini göndererek forvet transferi sağlanmak zorunda. Açıkçası durum karamsar ancak fiyat-performans ve yaş oranı alındığında da kafa hakimiyeti başarılı, ağır olmasına rağmen pozisyon almadaki yeteneğiyle kapatabilen, duran toplarda etkili bir stoper olan Enzo Roco tarzı bonservisi elinde olan transferlerde iş görecektir. Daha transfer sezonunun kapanmasına zaman var. Karamsar bir tablo mevcut ama başarısızlıklarını yazdığımız aynı yönetimin, geçmişte transferin son günlerinde de başarılı operasyonlara imza atmış olduğunu göz önünde bulundurmak lazım. Beşiktaş bu sene sadece iki kulvarda yarışacak. Beşiktaş taraftarının yaz başından beri sabırla beklemesinin sonu selamet olabilir.

Karamsarlığa düşmeye gerek yok, tüm hatalarına rağmen mevcut Beşiktaş yönetimi maliyeti düşük ve yüksek performans gösteren transfer yapma konusunda oldukça başarılı.