ŞAMPİYONLAR LİGİ SON 16 TURU EŞLEŞMELERİ

Dünyada kulüpler bazındaki en prestijli turnuva olan Şampiyonlar Ligi’nde finale doğru geri sayım devam ediyor.

Gruplarda Galatasaray’ın performansı bizi üzse de futbol şöleni şubatta kaldığımız yerden devam edecek. Her sene olduğu gibi nefes kesen maçların ardından Avrupa’nın en iyi sekizlisini öğrenmiş olacağız. Peki bu son sekizde yer almak için mücadele edecek takımlar kimler? Gelin göz atalım;

Schalke 04 – Manchester City

Galatasaray’ın grubunu ikinci sırada bitiren Schalke ligde geçirdiği kötü günlerden tam anlamıyla kurtulmuş değil. 18 Puanla 13. sırada bulunan Alman ekibinin en büyük kozu kuşkusuz genç ancak gelecek vaat eden teknik direktörleri İtalyan Domenico Tedesco. Ancak rakipleri bu kez çok güçlü. Guardiola’nın City’si karşısında kimse onlara şans vermese de onlar Embolo, Konoplyanka ve McKennie gibi isimleriyle zafere gitmeye çalışacaklar.

Sezona Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hedefiyle giren City ise yeni yıla formsuz giriyor. Lig yarışında Liverpool’un 6 puan gerisine düştüler ve önümüzde bir Liverpool maçları var. Bu maçı kaybederlerse ligden tamamen kopacaklar çünkü Liverpool hiç kaybedecek gibi görünmüyor. Kuşkusuz Schalke, rakibinin bu karşılaşmayı kazanıp lig karşılaşmalarına da şampiyonluk hedefiyle çıkmalarını isteyecektir. İngiliz ekibinin en önemli silahı ise hocaları, Pep Guardiola. İki önemli teknik adamın karşılaşmasında taktiksel bir harp izleyeceğimiz kesin.

Atletico Madrid – Juventus

Son 7-8 yılda savunma futbolunda bayrak taşıyan iki ekibin karşılaşması biraz sıkıcı geçmeye aday olsa da Atletico-Cristiano kapışmasını izlemeyi hepimiz dört gözle bekliyoruz. Simeone, istikrarlı ve skor odaklı futboluyla bu sene çok daha güçlü olan Juventus’u devirmeye çalışacak. Ligde Barcelona’nın ardından ikinci olan takımın en büyük silahları forvet ikilisi Griezmann ve Diego Costa. İkilinin duvar gibi olan Juventus savunması karşısında ne yapacakları ise merak konusu.

Ligde ikinci Napoli’nin 9 puan önünde namağlup yoluna devam eden Juventus’ta defans hattı göz kamaştırıyor. Bonucci’yi tekrar takıma kazandırıp Chiellini’yle tandeme yerleştirdikten sonra inanılmaz futbol oynayan iki beki Joao Cancelo ve Alex Sandro’yla birlikte yıkılmaz bir kale izlenimi veriyorlar. Teknik direktör Max Allegri orta sahayı Matuidi, Bentancur ve Pjanic’le kurmayı tercih ediyor. Bu sayede çok yaratıcı olmasa da dirençli bir orta sahaları oluyor. İleri üçlüde ise bu sene harika işler çıkaran Dybala’nın önünde Mandzukic’le birlikte Ronaldo oynuyor. İki takımın eşleşmesinde şanslar birbirine çok yakın olsa da savunma ve hücumuyla korkutucu bir takım olan Juventus’un bir tık önde olduğunu görüyoruz.

Manchester United – Paris Saint Germain

Sir Alex Ferguson’un gidişinden beri toparlanmakta zorlanan İngiliz ekibi yanlış hoca seçimlerinin ardından Jose Mourinho ile huzuru bulacağını düşünse de kırmızıların derdine “Special One” da çare olamadı ve Liverpool’a 3-1 kaybedilen maçın ardından kovuldu. Sezon sonuna kadar “evlat” statüsündeki süper yedek Ole Gunnar Solskjaer takımın başına getirildi. Norveçli çalıştırıcı ilk maçında taktiksel anlamda çok büyük değişiklikler yapmasa da Manchester’ın şımarık çocuğu Paul Pogba, Solskjaer’in gelişiyle huzur bulmuş gibi duruyor. Zira teknik direktör değişikliğinden sonra çıkılan iki maçta toplam 8 gol atan United’da Pogba, bu 8 gole 2 gol ve 2 asistlik katkı sağladı. Kuşkusuz teknik direktör değişikliği onlara nefes aldırdı. Ligden bir hayli kopan ve lider Liverpool’un 19 puan gerisinde olan United için asıl hedef Kupa 1 olacak.

Fransız ekibindeyse büyük bir sıkıntı yok. Sakat veya cezalısı bulunmayan Saint Germain, iki maçı eksik olmasına rağmen ligde en yakın rakibi Lille’in 13 puan önünde namağlup yoluna devam ediyor. Rabiot’nun sözleşme uzatmayıp ayrılmaya karar vermesiyle biraz sarsılsalar da eşleşmenin favorisi onlar. Şampiyonlar Ligi kazanma hedefiyle başlatılan projede hedefine ulaşmak isteyen Fransızlar, zaten lig cepte olduğu için bu eşleşmeye ağırlık verecektir.

Tottenham – Borussia Dortmund

Son 16 mücadeleleri içinde muhtemelen en zevkli geçecek eşleşmelerinden biri. Çok dar bir rotasyonla sallantıda girdiği sezona harika işlere imza atarak devam ediyor İngilizlerin hocası Pochettino. Neredeyse 14 kişiyle ilk devreyi bitirmeye hazırlanan Arjantinli çalıştırıcı, gençleri takıma koymaktan hiç çekinmiyor ve şimdiye kadar Kyle Walker-Peters, Juan Foyth gibi isimlere şans verdi. Zorunlu askerliğin kapısından dönen Heung-Min Son, alev alan Harry Kane, Eriksen, Dele Alli gibi oyuncularıyla durdurulamaz bir hücum hattına sahipler ve Guardiola’nın City’sini de ligde geride bıraktılar.

Lucian Favre’ın takımın başına gelmesiyle inanılmaz bir ivmeyle zirve tırmanışını sürdüren Alman ekibi de eşleşmeye çok iddialı geliyor. Ligde Bayern Münih’in 6 puan önündeler ve geniş rotasyonuyla pek de geri düşecek gibi durmuyorlar. Reus’un önderliğindeki hücum hattında Larsen, Max Philipp, Pulisic gibi genç isimlerin yanında Paco Alcacer bulunuyor ve emin olun çok korkutucu bir verimle hücum ediyorlar. Her bir saniyesinden zevk alacağımız çok yüksek ihtimal olan eşleşmede kağıt üstünde favori bir takım bulunmuyor. Kaliteli anan dar rotasyonuyla Tottenham öne çıksa da, çok geniş rotasyonu olan Dortmund’a karşı üstünlük sağlamak kolay değil.

Lyon – Barcelona

Brune Genesio’nun, gençleriyle çok zevkli bir futbol oynattığı Fransız ekibi gruptaki iki maçta da İngiliz devi Manchester City’e yenilmeyerek dikkatleri çekmişti. Grubunu bir galibiyet ve beş beraberlikle tamamlayıp Messi’nin Barcelona’sıyla eşleştiler. Ligde bir maç eksiğiyle ikinci Lille’in iki puan gerisinde bulunan Lyon, bu eşleşmenin favorisi olmasa da Ndombele, Fekir, Depay, Dembele, Traore, Aouar gibi isimleriyle sürpriz kovalayacaklar.

Katalanlar ise çetin geçen lig yarışını şu an üç puanla önde götürüyor. Tottenham ve Inter’in bulunduğu grubu domine ederek Lyon’la eşleşen Barcelona da en büyük silah, senelerdir olduğu gibi yine Messi olacak. Messi’nin en büyük yardımcıları ise Coutinho ve Suarez ile zaman zaman istikrarsız olsa da gayet iyi futbol oynayan Dembele. Teknik direktör Valverde’nin sisteminde önemli bir yeri olan Rakitic ise takımın Messi’den sonraki orkestra şefi. Katalanlar bir sürprize izin vermeden son sekize kalmanın peşinde.

Roma – Porto

İki tanıdık ekibin eşleşmesinde iki senedir temsilcilerimiz Beşiktaş ve Galatasaray’la eşleşen Porto, Cengiz Ünderli Roma’nın karşısına çıkıyor.

Eusebio Di Francisco’nun yönetiminde göze hoş gelen bir futbol oynayan İtalyan ekibinde en büyük silahları elbette Cengiz Ünder ve her ne kadar formsuz da olsa pivot santraforların krallarından Edin Dzeko olacak. Duran topları çok etkili kullanan başkent ekibinde savunma oyuncularının skor katkısı da hiç azımsanmayacak seviyede. Bu sene savunma oyuncularıyla toplam 9 gol buldular.

Portekiz ekibi ise bu sene yarıştığı tüm kulvarlarda yoluna dolu dizgin devam ediyor. Ligde ezeli rakibi Benfica’nın 4 puan önünde olan Portekiz temsilcisi hatırlayacağımız üzere Galatasaray’ın da bulunduğu gruptan lider çıkmıştı. Tıpkı Roma gibi duran topları etkili kullanıyorlar ve kuşkusuz bunda eski dostlardan Alex Telles’in katkısı büyük. Zevkli geçmesi beklenen eşleşmede favori Roma gibi dursa da iki takımın da seviyesi birbirine çok yakın.

Ajax – Real Madrid

Cristiano Ronaldo ve Zinedine Zidane gittikten sonra bir türlü istediği oyunu ortaya koyamayan Real Madrid, her ne kadar kağıt üstünde kolay bir rakip gibi dursa da gençleriyle güzel futbol oynamaya çalışan Ajax’la karşı karşıya geliyor.

Amsterdam ekibi hemen her sene olduğu gibi bu sene de PSV ile kıyasıya bir şampiyonluk yarışı içinde. Tadic, Ziyech, de Jong, Dolberg gibi önemli hücum silahları olan Ajax, güçlü rakibine kötü bir sürpriz yaşatmanın peşinde olacak ve bu hiç de düşük bir ihtimal değil.

Franco’nun takımındaysa işler hiç iyi gitmiyor. Modric ve Kroos’un formsuzluğu, yanlış teknik direktör seçimi ve Courtois’nın beklenen performansı verememesi onları büyük sıkıntıya sokuyor. Isco, Mariano, Asensio, Vinicius skor katkısı yapmadıkları gibi geçtiğimiz seneki formlarından da çok uzaklar. Her ne olursa olsun buraları çok oynayan Real Madrid, eşleşmenin mutlak favorisi.

Liverpool – Bayern Münih

Bu senenin ilk erken finali… Erken final desek de Alman ekibi bu sene pek final adayı izlenimi vermiyor biz seyircilere. Ama ne olursa olsun Bayern Münih bu, ismi yeter. Klopp önderliğinde durdurulamaz bir güç olan ve bu sene yaptıkları Shaqiri, Keita ve Fabinho hamleleriyle geçen seneki eksiğini gideren Liverpool, ligde ve Şampiyonlar Ligi’nde şampiyonluğu hedefliyor. Shaqiri, Firmino, Mane ve Salah’la ilerde çok güçlü olan İngiliz ekibi savunmada ise adeta bir “android” gibi oynayan Virgil van Dijk önderliğinde hiç gol yemeyecek gibi duruyor. Kaledeki eksikliği de Alisson Becker’le giderdikten sonra şu anda aktif takımlar içerisinde en iyi futbolu oynayan ekip.

Bayern Münih ise Niko Kovac önderliğinde beklediğini bulamadı ve eski günlerinden uzak görünüyor. Aksayan parçalarını by-pass edemedikleri gibi takımın formsuzluğu Alman devini sıkıntıya sokuyor. Lewandowski şimdiden 22 gole ulaşmış olsa da van Dijk’ın karşısında ne yapacağı merak konusu. Eşleşmede Liverpool bir adım önde gibi dursa da Bayern Münih gelenekleri olan bir takım. Bu eşleşme iki takımın da çok zorlanacağı bizlerin ise ekran başında zevkle izleyeceği iki karşılaşmaya gebe.

Şampiyonlar Ligi Son 16 Turu’na göz attık. Birbirinden zorlu, kıran kırana geçecek eşleşmeler, harika goller, muhteşem kurtarışlar bizleri bekliyor.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More