RYAN DONK & ANDERSON TALISCA MÜCADELESİ

29 Nisan 2018 Galatasaray Beşiktaş derbisinden anekdotlar

Donk’un hücumcu Talisca’ya uyguladığı bire bir markaj, Brezilyalı oyuncunun Galatasaray beklerinden daha düşük oranla rakip yarı sahada topla buluşmasının kilit noktasıydı.

Ryan Henk “Tank” Donk. Ligin ilk yarısını kadro dışı geçirmesine rağmen Fatih Terim ile beraber değişen, dönüşen isimlerden birisi. Öyle bir dönüştü ki kariyerinin başlarında vadettiği ancak hiçbir zaman ulaşamadığı potansiyelini oynuyor gibi. Bu yazıda Donk’un değişiminden bahsedilmeyecek. Bu konudaki içeriğe buradan ulaşabilirsiniz. Şu an okuduğunuz yazının konusu, Donk’un bire birde Anderson Talisca‘ya kurduğu üstünlük…

Talisca, bir forvet arkasından daha fazlası. Klasik bir oyun kurucudan ziyâde ikinci forvet gibi bir oyuncu. Aslında oynadığı oyun 2011 – 2012 sezonunda Galatasaray’da Johan Elmander’in oynadığı oyuna benzese de, üstün top tekniği sayesinde yeri geldiğinde oyun kurucu rolünü de üstleniyor; ancak biz onu genellikle seken toplara vuran, sürpriz kafa golleri atan birisi olarak görüyoruz. Şenol Güneş, Alvaro Negredo’yu ceza sahasında kullanıyor ve geriden gelerek markaja hiç girmeyen Talisca boş kafa vuruşlarıyla golü buluyor. Bu sezon attığı gollerin yarısını bu şekilde bulan Talisca, Galatasaray maçı öncesinde de Beşiktaş’ın en büyük kozu olarak görülüyordu şüphesiz ve Galatasaray’ın ona özel önlemler alması gerektiği vurgulanıyordu, “rakibe kafa vuruşu yaptırmamak lazım” sığlığındaki maç önü analizlerinde.

Peki bunu nasıl yapacaksınız? Cevap çok basit; Galatasaray’ın kendine özgü 4-4-2 dizilişli pres sistemi, orta saha hakimiyeti ve Donk.

Terim, topun Beşiktaş’ta olacağı süreler için her oyuncusuna farklı talimatlar vermişti. Belhanda öne çıkıp Gomis’le beraber ön alan presini başlattı, Rodrigues ve Feghouli kanat oyuncularına gölge markajı yaptı, Fernando Tolgay’ı boş bırakmadı ve Donk toplu/topsuz her pozisyonda Talisca’nın ensesindeydi. Hatta bu işi o kadar abarttı ki normal şartlar altında adeta ikinci forvet rolünü üstlenen Talisca 20 kez kendi yarı sahasında topla buluştu. Bu sayı toplam topla buluşma sayısının tam olarak yarısıydı. Galatasaray’ın sağ beki Linnes de 22 kez kendi yarı sahasında 22 kez de rakip yarı sahada topla buluşmuştu. Nagatomo ise rakip yarı sahada kendi yarı sahasına oranla daha çok topla buluştu. Donk’un bire bir markajı, hücumcu Talisca’nın Galatasaray beklerinden daha düşük oranla rakip yarı sahada topla buluşmasının kilit noktası oldu. Yine topla buluşma istatistiği üzerinden gidecek olursak, Talisca üçüncü bölgede sadece 8 kez topla buluşabildi. Bunlardan ikisi kanatlardan gelen ortaya kafa vuruşu şeklinde gerçekleşirken, bu vuruşlardan birisi dışarıya, diğeri de Muslera’nın ellerine gitti. Galatasaray’ın forvet arkası oyuncusu Belhanda ise toplamda 20 kez üçüncü bölgede topla buluştu. İki aynı mevki oyuncusunun -ki mevkileri aynı olmasına rağmen rolleri gereği Belhanda daha geride oynayan bir oyuncu- arasındaki bu farkın en büyük sebebi Donk ve onun doğru oyunu.

Talisca’nın üçüncü bölgede buluştuğu 8 topun ikisini direkt şut olarak ayağından çıkardığını belirtmiştik. Kalan altı topun birini kilit pas olarak kullanan Talisca, ikisini kaybetti ve üç kez de basit pas yaptı. Beşiktaş uzun zamandır oyunu kanatlardan oynayan bir takım, geçen sezona kadar topu ortadan getirip üçüncü bölgede kanatlara açıyorlardı oyunu ki bu da rakiplerinin savunma dengesinin bozulmasına ve kenar ortalarda gol yemelerine sebep oluyordu; ancak Galatasaray bu maçta Beşiktaş’ı daha birinci bölgeden çıkarken kanatlara oynamaya zorladı ve defansif açıdan kenar ortalarına göre pozisyon aldı. Bunu da Talisca’nın aldığı her topta ona pres yaparak sağladı. Talisca, ikinci bölgede buluştuğu bütün topların tamamını ya yana ya da geriye göndermek zorunda kaldı. Bunları yapmadığında ise topu kaybetti. Dikine ara pası yapma şansını Galatasaray kendisine vermedi ve Beşiktaş’ın efektifliğini kaybetmesine sebep oldu. Bu strateji sırasında ise Donk, topu ayağından çıkardıktan sonra dahi Talisca’yı takip ederek onun ceza sahasına doğru sürpriz koşular yapmasını engelleyerek bir diğer tehlikeyi Galatasaray adına bertaraf etti.

Görselde Donk’un ve Talisca’nın ortalama pozisyonları görülüyor. Galatasaray zaten rakibine göre topu daha önde oynayan taraftı. Bire bir pozisyon bazlı eşleşmelerde de (Belhanda & Talisca veya Nagatomo & Adriano gibi) Galatasaray oyuncuları Beşiktaş oyuncularına göre daha öndeydi. Sadece Donk & Talisca eşleşmesinde Donk oyunu 50 metrede oynarken Talisca 52 – 53 metrede oynayabildi. Talisca’nın pozisyon bazlı rakibi Belhanda’nın ise oyunu 60 – 65 metrede oynadığını, Belhanda’nın rol gereği daha geride oynayan bir oyuncu olmasına rağmen bunu yaptığını vurgulamakta fayda var. Talisca’yı üçüncü bölgeden bu derece uzak tutma planı Donk sayesinde başarıya ulaştı ve Beşiktaş’ın etkisiz bir oyun oynamasına sebep oldu. Maçın başından beri rakibini kanattan oynamaya hapseden Galatasaray, bu şekilde Babel ve Quaresma’yı da kanatlarına hapsetmiş oldu ve olası şut tehditlerinin önüne geçti. Talisca’nın da üçüncü bölgede boş alan bulamaması Galatasaray birinci ve ikinci bölgesinde sarı kırmızılıların üstünlük kurmasında önemli bir etmendi.

Tabii ki 2 – 0’lık sonucu sadece Donk – Talisca mücadelesine bağlayamayız. Galatasaray’ın Fernando ve Belhanda aracılığıyla Tolgay’ı etkisiz hale getirmesi, Gomis’in rakip stoperlere kurduğu üstünlük gibi faktörler de söz konusu; lâkin Beşiktaş’ın en tehlikeli oyuncusu olarak değerlendirilen Talisca’nın etkisiz kılınması, hakkında konuşulması gereken bir konuydu. Üstelik Talisca’nın alelade bir oyuncu olmadığını, Şampiyonlar Ligi’nde elde edilen başarıda Pepe ile beraber kilit rol üstlendiğini de bir kez daha hatırlatmak gerekir.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More