Ne olacak bu takımın hali: Gattuso’nun Milan’ı

Türkçe bilen ”Milanistalar” için A.C. Milan analizi…

2017-2018 sezonu öncesinde Çinli iş adamı Yonghong Li tarafından A.C. Milan Kulübüne büyük yatırımlar yapıldı. En son Massimiliano Alegri yönetiminde 2010-2011 sezonunda Serie A’da mutlu sona ulaşabilen Milan’a yapılan bu yatırımın en büyük amaçlarından birisi, takımı eski başarılı günlerine döndürmekti. Leonardo Bonucci, André Silva, Andrea Conti, Hakan Çalhanoğlu, Mateo Musacchio, Lucas Biglia, Ricardo Rodríguez, Franck Kessié, Nikola Kalinic gibi isimler takıma 209M € karşılığında takıma kazandırıldı. Sezon başında taraftarlar takımdan şampiyonluk gelmese bile yarışın içinde kalınmasını bekliyorlardı. Ancak takım, sezona Vincenzo Montella yönetiminde iyi başlayamadı. Oyuncular kağıt üzerinde yetenekli görünseler de sahada birbirine uyumsuz bir takım olduğu anlaşılıyordu. Montella’dan sonra Gattuso takımın başına getirildi.

Gattusonun 2017-2018 sezonunda çoğunlukla oynattığı kadro şu şekildeydi.

Milan 2017-2018

Bu kadroyla Lig’de 6. oldular ama bana göre en dikkat çekici istatistik takımın 56 gol atarken 42 gol yemesiydi. Bu istatistik takımın ne hücumda ne savunmada başarılı olamadığını ortaya koydu. Takip edenler hak verecektir ki Gattuso’nun takımı sezon boyunca neredeyse hiç 3 farklı galibiyet elde edemedi. Ligde kazandığı maçları genellikle 1-0, 2-1 gibi skorlarla kazandı. Başka çaresi de yoktu bana göre çünkü takımda büyük bir forvet sıkıntısı vardı ve skor üreten oyuncu yoktu. Kalinic-Silva-Cutrone üçlüsünden istenilen verim alınamıyordu. Takımın başına ilk geçtiğinde bunu fark eden Gattuso sol açık oynattığı Çalhanoğlu’nu skorer bir kanat oyuncusuna döndürmeyi başardı. Çalhanoğlu o sezon büyük kısmını Gattuso geldikten sonra olmak üzere Lig’de 6 gol 8 asist yaptı. Suso(6 gol 10 asist) ile beraber takımın skor yükünü çektiler. Ancak bana göre bu ikili, kariyerlerinin en parlak sezonunu aynı anda yaşasalar bile bu takım en iyi ihtimalle 4. olurdu. Bunun nedeni oyuncuların kalitesi vs. kesinlikle değil. Çalhanoğlu için en büyük eleştiri akan oyuna katkı sağlamaması. Benzer şekilde Suso’nun da oyunu, zaman zaman fazla bireysel olabiliyor. Hatta Suso’yu belirli yönleriyle Quaresma’ya benzetiyorum. Çok yetenekli, bir anda Arjen Robben vari içeri çekip topu doksana gönderebilecek ya da harika bir orta kesip asist yapabilecek bir oyuncu. Fakat zaman zaman topla çok oynaması Milan’ın takım oyununa zarar verebiliyor. Milan’ın kuvvetli bir oyunu yokken üstüne üstlük takımın en iyi oyuncularından 2’sinin takım oyununa çok az katkı veren tarzda oyuncular olması, takımın istikrarlı sonuçlar almasının önüne geçti. Tüm bunların üstüne bek performanslarının yeterli olmaması (ki bunda büyük umutlarla alınan Andrea Conti’nin talihsiz sakatlığının da etkisi oldu.) ve orta sahanın bana göre Serie A’da şampiyonluk iddiası olan bir takım için oldukça yetersiz olması gibi sorunlar eklenince Şampiyon Juventus’un 31 puan arkasında kalındı.

Serie A’da 2017-2018 sezonunu Milan’ın üstünde bitiren takımların orta sahaları yukardaki gibiydi. (İnter’i dahil etmedim çünkü onların da o bölgede sorunları vardı nitekim 2018 yazında o bölgeyi Nainggolan ile takviye ettiler.) Bu oyunculara karşı Bonaventura – Biglia – Kessie üçlüsüyle rekabet etmek zaten çok zordu. Ancak defansta Bonucci gibi bir liderin olması savunma kurgusunda Gattuso’nun elini güçlendirdi. Gattusonun gelişiyle ve Çalhanoğlu’nun performansının artmasıyla birlikte takım sezon sonunda kendini 6. Sırada buldu.

2018-2019 sezonunda ise takıma Mattia Caldara, Samu Castillejo, Gonzalo Higuaín, Diego Laxalt, Tiemoué Bakayoko, Alen Halilovic, Ivan Strinic, Pepe Reina gibi isimler kazandırıldı.

Milan 2018-2019

Gattuso bu sezon ideal 11’ini bu şekilde belirledi. İlk 6 maçta; 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldılar. Bir maç eksikle 11. Sırada Milan sezonun kendileri için ilk maçında (Sol açıkta F. Borini 11 başladı.) 2-0 öne geçtikleri maçta Napoli’ye 3-2 yenildiler. Maçta bireysel hatalar öne çıktı. Napoli’nin 1. ve 3. gollerinde Biglia’nın çıkarken topu kaptırması ve Calabria’nın pozisyon hatası sebebiyle Napoli golleri buldu. Sonraki maçta evinde Bonaventura ve Huguain’nin iyi oyunuyla Roma’yı, 90+ da Cutrone’nin golüyle 2-1 yenseler de hücumda büyük katkı sağlayan Calabria, defansta alarm vermeye devam etti. Her maçı tek tek yazmayacağım ama Empoli maçında da Romanogli’nin bireysel hatasından gol yenildi ve takım kaybetmemesi gereken puanları keybetti. Bu maçlarda Hakan Çalhanoğlu maalesef etkisiz kaldı ve bir FM tabiriyle ‘’Milan’ın atak kalitesini düşürdü.’’ Hakan Çalhanoğlu oyun sitili itibari ile topla doğru noktada buluşmaya muhtaç bir oyuncu. Bambaşka oyuncular olsalar da daha rahat açıklamak için Gomis’e benzeteceğim. Eğer siz topu rakip ceza sahası içinde veya çevresinde Gomis ile buluşturamazsanız Gomis’in gol sayısı çok düşük olur. Geçen sene Milan’da forvet eksikliği olduğu için takım topu bir şekilde Hakan’a ulaştırdığında Hakan müthiş vuruş kalitesiyle ya gol atıyor ya da arkadaşlarına asiste dönüşecek paslar atabiliyordu. Fakat bu sene takıma Higuain’in gelmesiyle, Milan’ın oyununda doğal olarak değişiklikler oldu. Hücumda topların çoğu Higuain’e geliyor o bir şekilde arkadaşlarına servis yapıyor ya da gol atıyor. Ve daha önemlisi geçen sene hücumda topların büyük kısmını Suso kullandığı için Hakan ters kanattan rahatça içeri kat ediyor o şekilde gol ve asist şansları yakalıyordu. Bu sene Higuain takım arkadaşlarına top indirip servis yapabildiği için Milan hücumlarının ekseni orta bölgeye kaydı. Hal böyle olunca Hakan Çalhanoğlu da sol kenara fazla yakın oynamak zorunda kaldı. Bulduğu şutların açıları da daralmak durumunda kaldı.

Cagliari maçından bir kesit paylaşmak istedim. Sadece bu maça özel değil, Hakan bu sezon birçok kez açısı çok darken topla buluşmak durumunda kaldı.

Bu görüntü ise Atalanta maçından. Bu tip pozisyonları Hakan geçen sezon çok daha fazla yakalama şansı buluyordu. Ancak bu sezon geçen sezon fazlasıyla yakaladığı de marke pozisyonları çok daha az yakalamaya başladı.

Zaten bu pozisyonun devamında Suso gol atma şansı nispeten daha yüksek olan Higuain’e topu gönderdi ve bu şekilde asist yaptı. Ceza sahası içinde Kalinic ve Hakan varken Hakana atılan orta sayısı ile Higuain ve Hakan varken Hakana atılan orta sayısı da doğal olarak farklı oluyor.

Hal böyle olunca istediği bölgelerde topu alamayan Hakan takıma yük olmaya başlıyor. Oyun yapısı sebebiyle aslında o bölgede daha süratli adam eksiltebilen savunma arkasına koşu yapabilen tarzda bir oyuncu Milan’ın oyununun gelişmesine daha fazla katkı yapacaktır. İlerleyen dönemde ben maalesef Samu Castillejo’nun Hakan Çalhanoğlu’ndan formayı alacağını düşünüyorum. Hakan ortasaha iç bölgesinde oynayacak şekilde oyunu geliştirirse o zaman ilk 11’de forma bulma şansı yükselir diye düşünüyorum. Castillejo istikrarlı bir şekilde oyununu oynarsa Milan’a sınıf atlatabilir. İstikrarlı bir Castillejo-Higuain-Suso üçlüsünün arkalarında iyi bir Bonaventura ile bu ligde büyük işler yapabileceğini düşünüyorum. Eğer Gattuso, takım savunmasındaki eksikleri giderebilirse bu takımı Şampiyonlar Ligi’ne götürebilir. Gideremezse Milan sezon boyu basit goller yiyip, puanlar kaybeder ve Avrupa Ligi’ne gitme mücadelesinde kalır. Maalesef bu durumda, Gattuso sezon sonuna kadar takımda kalamayabilir. İlerleyen günlerde Hakan Çalhanoğlu form tutacak mı? Gattuso onda ısrar etmeye devam mı edecek? Yoksa alternatif çözümler bulmaya mı çalışacak? Hep beraber göreceğiz.