KONTRATAK İLE GELEN FİNAL

Türkiye Kupası finali öncesi Akhisarspor analizi

 

Görüntüden anlaşılacağı gibi Akhisarspor bir kontratak takımı. Asıl sorulması gereken soru şu; bunu ne ölçüde yapabiliyor?

Kontratak oynayan takımların önceliği savunma gibi düşünülse de bu sıkça düşülen bir yanlıştır. Kontratak takımları topu ikinci bölgede kazanmak üzerine bir oyun kurgularlar. Bunun sebebi, hücum eden rakibin ikinci bölgeye geçtiğinde savunmasını öne çıkarmak zorunda olmasıdır. Bu daha az koşmak için modern futbolun bir gerekliliğidir. Oyunu 35 – 40 metre civarlarında oynama çabası kontratak takımlarının rakibi gafil avlamak için sinsice kendi ikinci bölgelerinde bekleyip burada kalabalık durmasını temel alır. Kazandıkları toplarla hızlı oyuncuları buluşturup, topu geride dolaştırmadan dikine oynama üzerine geliştirilen her sistem sizi sonuca götürebilir.

Okan Buruk, bunu yapmak için geçen sene sıkça kullandığı 4-2-3-1’den vazgeçti ve 4-4-1-1’e geçiş yaptı. Kimileri bunu Muğdat’ın ikinci forvet gibi oynadığını düşünerek 4-4-2 şeklinde yorumluyor olsa da net bir 4-4-1-1 takımıdır Akhisarspor. Top rakipteyken Seleznyov’u ortaya çekerek 4-5-1’e dönüyorlar ve ileride bir tek Muğdat’ı bırakıyorlar. Bu, taktiksel bir tercih. Daha ağır bir Seleznyov yerine daha hızlı bir Muğdat’ı kullanmak çok daha mantıklı bir hamle.

Bu tercihin en büyük sebebi, top kazanıldığında Muğdat’ı topla buluşturmak ve yan pas yapmadan dikine rakip alanı en kısa sürede kat etmek. Bunu yaparken Muğdat topun olduğu tarafta defansın arkasına deplase oluyor ve bir stoperi beraberinde sürüklüyor. Seleznyov da merkeze doğru iki stoperin arasına koşarak uygun pozisyonu buluyor. Olcan’ın ya da Barbosa’nın kanadında da benzeri bir düz koşu yapılıyor ki bek ile stoperin arası açılıp kontratak için uygun ortam sağlanabilsin.

Seleznyov, iki stoperin arasına doğru koşuya başladığında sağ kanattaki Lopes topu önündeki Sissoko’ya değil, koşuya başlayan Seleznyov’a gönderiyor. Bu sezon Akhisarspor’un özellikle ikinci devrede sıkça kullandığı bir hücum opsiyonu.

Seleznyov koşuya devam ediyor ve topla buluşuyor.

Aynı maçta benzer bir pozisyonda ters kanatta Seleznyov yine golü bulmuş ancak söz konusu gol ofsayt nedeniyle geçerli sayılmamıştı. Bunu sıkça deniyorlar. Özellikle Muğdat üzerinden.

Muğdat’ın pozisyonu tanıdık. Okan Buruk, eski takım arkadaşı Arif Erdem’den esinlenmiş. Muğdat’ın top kazanıldığında kanatlara kayması ve pozisyonu dikine rakip sahaya taşıyan oyuncu olması eski bir planın yeni uyarlaması. Hatta, Okan Buruk’un oyun yapısı için kötü bir Fatih Terim kopyası desek yanlış olmaz.

En büyük zaafları aslında en güçlü yanlarından biri. Savunmada duran top zafiyetleri var. Bunun yanında hücumda duran toptan kolay gol de bulabiliyorlar. Merkez tandemi oluşturan iki stoperin de hamleleri oldukça kötü. Mustafa Yumlu penaltı yaptırmaya müsait bir oyuncu. Dahası, Dany ile birlikte yerlerini ve pozisyonlarını çok kolay kaybedebiliyorlar. Üzerlerine gelen her hızlı oyuncunun rahatlıkla geçebileceği bir tandeme sahipler.

Bekleri mecbur olmadıkça hücuma destek vermiyor. Özellikle Ömer Bayram’ın kanadı. Lopes, hücumu seven bir bek, zaman zaman tehlikeli çıkışları var ancak geriye dönme noktasında problem yaşıyor. Savunma yapmaya başladıklarında bloklar arasındaki mesafe oldukça kısalıyor. Defans bloğu ile orta saha bloğu arasında 15 metrelik bir boşluk var. Tüm takım alan savunması yapıyor. Zaman zaman ikinci bölgede pres yapılıyor ancak sürekli değil, sadece kontratak yapmak için. Özellikle golü bulduklarında presi bir süre daha devam ettiriyorlar. Farkı arttırmak için yapabilecekleri tek şey bu.

Maç başına 7.5 şut ortalaması ile oynuyorlar ki bu alanda ligin en kötü takımı konumunda Akhisarspor. Bu şutların 3.5’i kaleyi buluyor (ligde 16.), kaleyi bulan şutların 1.3’ü gol oluyor (ligde 12.). Kontratağa dayalı bir oyun oynadıkları için topla oynama gibi bir gayeleri yok. Maç başına yaptıkları 285 pas sayısıyla ligin en az pas yapan 15. takımı konumundalar. Pasların isabet oranı %74.7. 3.8 korner kullanıyorlar ki bu alanda ligin en kötü takımı durumundalar.

Hamle oyuncusu olarak Larsson dikkat çekiyor. Kadronun rotasyonu sınırlı. Henrique’nın formsuzluğu ve de Okan Buruk’un değiştirdiği sistem sonrası uyum sorununu Seleznyov ile çözmüş durumdalar. Muğdat takımı ileri taşıyan en büyük güç gibi görünse de, Soner Aydoğdu sistem içinde önemli bir çark. Serginho sağlam duran bir defansif orta saha, sakatlığı var ancak oynadığı zaman iyi işler çıkarıyor. Rotasyon sınırlı fakat kalitesiz değil. Süper Lig için fena sayılmayacak bir kadroları olduğu aşikâr.

Akhisarspor’u yenmek için en zayıf halkası olan iki stoperin üzerine yüklenmeli ve kanatlardan çok merkezden oynamalısınız. İki bekin, özellikle Lopes’in kanadını kullanarak tehlike yaratmak da mümkün. Bazen Kadir ile bazen de Ömer ile savunulan sol kanada doğru yapılacak doğru hücumlar da Akhisarspor’u zor duruma düşürebilir. Özellikle Muğdat’ın savunma arkası koşularına çözüm bulunduğunda ve ikinci bölgede az top kaybı yapıldığında Akhisarspor’un tüm dişlileri duruyor.

Akhisarspor ligin ortalama üstü kontratak takımlarından biri. Ancak tek hücum opsiyonları bu olduğu için az gol atan bir ekip (ligin en az gol atan 5. ekibi). Hücum opsiyonları çeşitlenmediği sürece bu oyun sistemiyle sadece açık oynayan rakiplere karşı sonuca gidebilirsiniz. Okan Buruk’un da gelecek sezon en az iki kanat oyuncusu takviyesi yapacağını ve bunu yaparken sistemi değiştirmek yerine hücum opsiyonlarını çeşitlendireceğini düşünüyorum. Tabii asıl sorunun savunma tandeminde olduğu gerçeği de unutulmamalı.

Ligde düşme hattının üstündeler ve Türkiye Kupası’nda final oynayacaklar. Akhisarspor’un başarısı, ligin dinamiklerini açıkça göstermesi açısından çok önemli.