Julian Nagelsmann ve Bayern Münih

Julian Nagelsmann’ı Bayern’de neler bekliyor?

Bavyera’nın Landsberg am Lech kasabasındaki çocukların büyük çoğunluğu futbol ile yatıp kalkmaktadır. Sokakta top peşinde koşan birçoğunun hayallerinde ise kırmızı formalarla, Almanya’nın en büyük kulübünde oynamak vardır. Orada büyüyüp futbolcu olabilmiş şanslı azınlığın tüm kariyer yolculuğu, o formayı giyebilecek kadar iyi olup olamayacakları sorusuna cevap arayarak geçer. Zira Bayern forması giyebilmek için sadece kasabanın yahut şehrin değil, ülkenin hatta kıtanın en büyük futbolcularından olmanız gerekmektedir. Peki tüm o elit sporcuları yönetebilmek için ne gerekir? Az sonra okuyacağınız yazı, bu gereklilikleri üzerinde taşıyan genç bir adama ait. Landsberg am Lech’ten Julian. Hepimizin bildiği şekliyle, “Baby Mourinho” Julian Nagelsmann.

Takvim yaprakları 27 Nisan 2021’i gösterirken, TSİ 11:46’da Bayern’in resmi kanallarından Julian Nagelsmann ile anlaşıldığı açıklandı. Duyuruya göre sezon sonu Hansi Flick’den boşalacak teknik direktörlük koltuğu için Bavyera doğumlu Alman hocayla 5 yıllık kontrat imzalanacağı belirtildi. Nagelsmann’ın genç yaşına göre oldukça etkileyici bir özgeçmişe sahip olduğunu belirten Bayern Başkanı Hainer, onun Bayern’de başarılı olacağına inandığını söylerken; 2022 yılından itibaren kulübün Başkanlık koltuğuna oturacak efsane isim Oliver Kahn ise sözleşmenin süresine vurgu yaparak Nagelsmann’dan bir gelecek beklediklerini ifade etti.

Normal şartlarda 33 yaşındaki bir adamın, Avrupa’nın tarihsel bazda en büyük 5 kulübünden birinin teknik adamlığını yapacak olması başlı başına büyük haber değeri taşır. Zira bu ancak menajerlik oyunlarında meydana gelebilecek bir hadisedir. Fakat Nagelsmann’ın bu göreve getirilmesinde bundan fazlası var. Çünkü kulislerde konuşulanlar Bayern’in bu transfer için RB Leipzig’e 25 milyon avro bedel ödeyeceğini söylüyor. Peki 33 yaşındaki Bavyeralı’yı bu kadar özel kılan ne?

Hoffenheim’daki başarılı kariyeri sonrası Nagelsmann’ın kapısını dev bir kulübün daha çalmış olduğu bizzat Alman çalıştırıcı tarafından açıklanmıştı. Real Madrid’i reddeden adam olarak futbol dünyasında ne denli şahsına münhasır olduğunu henüz o günlerde kanıtlayan Julian Nagelsmann, herkesi şaşırtarak Leipzig’in yolunu tutmuştu.

İlk başta şaşırmıştım, tarttım ve oraya gitme fikri beni rahat hissettirmedi. Kendimi geliştirmek istiyorum. Real Madrid’e giderseniz, bir menajer olarak kendinizi geliştirmek için zamanınız yok.

Leipzig projesinin önemli isimlerinden Ralph Rangnick, Nagelsmann’ı Hoffenheim genç takımının yardımcı antrenörü olduğu günlerden beri tanıyordu. Daha o günlerde Rangnick üzerinde bıraktığı etkiyle Nagelsmann, Bundesliga’daki Bayern hegemonyasına son vermek üzere büyük bir yatırımla kurulmuş Leipzig’in başına, istikrarlı başarı mottosuyla getirildi.

“Rangnick ve Mintzlaff, bana resmi teklifi yapmalarından yaklaşık 1 yıl önce benimle iletişime geçip benimle neden ve ne şekilde çalışmak istediklerini anlattılar. Bu ilk kontaktan yaklaşık 20 saat sonra mail kutumdaki e-postada benim için hazırlanmış bir sözleşme vardı.” diye anlatıyor o anı Julian Nagelsmann, Independent’tan Melissa Reddy’e verdiği röportajda. Aynı röportajda neden Leipzig’i seçtiğini ise şöyle açıklıyor:

Genç bir ekiple çalışmak benim için de ilginç olacaktı. Gelişmek, kapasitelerini artırmak ve her geçen gün daha iyi olmak istiyorlar. Gelişmek, kapasitemi artırmak ve her gün daha iyi olmak istiyorum, bu yüzden aynı yolda birlikte hareket ediyoruz.

Leipzig ve Julian Nagelsmann birlikteliği başladığı günden beri, ligde ve Avrupa’da ses getirmeyi başardı. Bu birliktelikteki en büyük başarı şüphesiz Şampiyonlar Ligi yarı finaline ulaşmaktı. 33 yaşındaki genç teknik adam nasıl bu noktaya geldi? Şüphesiz bunun cevabı onun oyun planlarında saklı.

Julian Nagelsmann

Nagelsmann’ın savunma organizasyonunda, rakibine erken pres yaparak topu kapmak ve onları hazırlıksız yakaladığı yeni bir hücum şansı elde etmek birinci ilke olarak öne çıkıyor. Agresif ve şok presi tercih etmesine rağmen Nagelsmann’ın takımları bunu da belirli bir disiplin içinde gerçekleştiriyor. Rakibi dengeli ve şok presi cezalandıracak ayaklara sahipken önde konumlanan defans hattı, presi başlatacak özel görevli isimlerin işaretini kompakt yapıyı bozmadan bekliyor. Bu esnada saha içi disiplinin önemi ortaya çıkarken, Nagelsmann takımının saha içi hareketlerinde tartışmasız bir uyum talep ediyor. Bu noktada ise onun iki kilit kavramı var: yoğunluk ve hız. Yoğunluk ve hızı doğru noktaya kanalize etmeye çalışan Nagelsmann’ın oyun planı, rakibi genellikle kendi güçlü olduğu bölgeye yönlendirerek, savunma yaparken aynı zamanda muhtemel geçiş hücumunu da planlıyor. Yoğun presin getirdiği savunma boşlukları içinse Nagelsmann’ın olmazsa olmaz bir oyuncusu var: Dayot Upamecano. Bundesliga’daki en hızlı savunma oyuncularından biri olan Dayot’un, hocasını Bayern’de de yalnız bırakmayacak olması şüphesiz Nagelsmann’ın elini rahatlatacak.

Leipzig’in Fransız oyuncusu Dayot Upamecano sezon sonundan itibaren 2026 yılına kadar Bayern’in oyuncusu oldu.

Savunmadaki baskı hattı aynı zamanda yukarıda da bahsedildiği üzere hücum planının ana parçalarından biri oluyor. Nagelsmann, baskı hattından geçiş hücumlarında ileriye destek vermelerini ve hücumda çoğalmalarını istiyor. Burada tabii ki Nagelsmann’a geçiş hücumlarında dikine isabetli ve hızlı paslar atabilecek kaliteli ayaklar gerekiyor. Zira genç Alman’ın hücum setlerindeki birinci önceliği pas. Pasla daha hızlı şekilde rakip sahaya geçebileceklerine inanan Nagelsmann, etkili paslarla rakip savunmanın dengesini bozmak konusunda işler set hücumları çizebiliyor. Set hücumlarında merkezin tercih edilmesinin nedeni ise, topu kullanacak oyuncuya daha çok açı verip takımın hücum opsiyonlarını çoğaltabilmek olarak öne çıkıyor. Tüm bu kısa taktik analizden bile Bayern’deki oyuncu kalitesiyle buluştuğunda Nagelsmann’ın neler yapabileceği futbol adına insanı heyecanlandırmaya yetiyor.

Ancak Nagelsmann’ın Bayern günlerinde daha önce deneyimlemediği meydan okumalarla karşılaşacağı da bir gerçek. Zira Bayern, ne küme düşme hattından son anda kurtulan Hoffenheim ne de büyük bir yatırımla yeni baştan kurulup başarıyı tatmak isteyen Leipzig. Burası başarılı olmanın zorunluluk olduğu bir yer. Öyle ki bu kulüpte Bundesliga şampiyonluğu bir şey ifade etmezken, Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak ise olması gerekenden fazlası değil.

Bu noktada Nagelsmann’ın kendine güvendiği ve koşulları iyi tartarak bu görevi kabul ettiğini düşünmek için yeteri kadar nedenimiz var. Real Madrid konusunda Independent röportajından bir kesit bu günlere de ışık tutuyor:

Daha iyi bir yönetici olma şansın yok, zaten en iyisi olmalısın. Şu an en iyisi değilim, ama gelecekte en iyilerden biri olmak istediğimi kabul edebilirim.

Buradan hareketle Nagelsmann’ın artık kendini en iyiler sınıfında gördüğünü söyleyebiliriz. Ancak işi hiç kolay değil. Hansi Flick’in bu kadar başarılıyken Bayern’den ayrılışına bakacak olursak, Alman basınındaki iddialar onun bir türlü istediği yetkileri alamadığını söylüyor. Oyuncu transferi, sözleşme yenilemeleri ve bazı sportif kararlara etki edememekten yakınan Flick bu anlamda halefi için neyle karşılaşacağı konusunda büyük ipuçları veriyor.

Buna ek olarak Nagelsmann büyük ihtimalle yaklaşık 23.5 yaş ortalamasına sahip bir ekiple çalışmayacak. Buradaki oyuncular kendini kanıtlamak isteyen gençlerin, kendilerini kanıtlamış ve her biri dünya futbolunda isim yapmış halleri. Bu noktada Nagelsmann’ın elindeki kadroyu nasıl yöneteceği de bir başka soru işareti. Her zaman oyuncu ilişkileri noktasında çok başarılı olduğu konuşulan genç teknik adam, şimdi hemen her biri kendinden daha çok kupa kazanmış kurtları yönetmek durumunda.

Tüm bu bilinmezlerle Nagelsmann’ın Bayern’e geçişi dünya futbolu için birçok şeye gebe. Henüz göreve başlamadan kendisi için ödenen transfer bedeli bile bu kadar konuşuluyorken, yeni dönemde Julian Nagelsmann hakkında epey bir konuşacağımız neredeyse kesin gibi. Bakalım Bayern – Nagelsmann birlikteliği, futbola neler sunacak. Hep birlikte bu genç dâhiyi izlemeye devam edeceğiz.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Ruben Amorim ve Sporting CP

Marco Rose: ”Modern Hoca”

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More