Havertz Kanatlandırır

Bundesliga 27. hafta: Mönchengladbach - Bayer Leverkusen Maçı Değerlendirmesi

Koronavirüs sonrası normalleşme hareketinin başlangıcının 2. haftası ama resmi olarak Bundesliga’da ligin 27. haftasında(23 Mayıs) oynanan, lig için adeta “6 puanlık” denilen maçta Mönchengladbach sahasında Bayer Leverkusen’i konuk etti.

Maç başlarkenki ilk 11 dizilişleri

Leverkusen teknik direktörü Peter Bosz, Bremen maçındaki dizilişine kıyasla Bender’i orta sahaya çekmiş, savunmada Dragovic ile başladı. Kerem Demirbay’ı ise Havertz’in tam arkasında başlatırken, sağ kenarda ise geçen haftaki tercihi olan Wirtz yerine Bellarabi ile başladı.

Mönchengladbach’da durum geçen hafta oynadıkları E. Frankfurt maçındaki kadronun tamamen aynısıydı. Marco Rose’un planı hücum hattındaki oyuncuları biraz daha sabit bırakmaktan ziyade sürekli değiştirerek oynatmaktı. Önce ilerde Plea ile başlarken daha sonra zaman zaman Thuram içeriye koşular atarak desteklemeye çalıştı. Embolo’yu ise sakatlanana kadar fizik gücünü kullanarak Leverkusen defansını hem yıpratmak hem de boş alanlar yaratmak için kullandı.

Maç başladığında Mönchengladbach sahalarda genelde gördüğümüz önde baskıyı daha sık ve tehlikeli bir biçimde yaptı. Zaman zaman rakip yarı sahasında gruplar halinde bir baskıyla Leverkusen’i uzun oynamaya zorladı. Geriden oyun kurmasını engellemeye çalıştı. Planları önde baskıyla hızlıca topu çalıp Thuram, Embolo, Plea gibi oyuncularıyla birlikte hızlı hücum oynayabilmek üzerineydi.

Maçın başlarında Mönchengladbach önde baskısından bir kesit
Maçın başlarında Mönchengladbach önde baskısından başka bir kesit

Görüldüğü üzere Mönchengladbach önde baskı anlamında yalnızca 1 dakika içerisinde 4 kişiyle başladığı baskıyı, 7 kişiye kadar çıkartıyordu. Bu durumun bir dezavantajı vardı. Mönchengladbach arkada çok eksik yakalanıyordu.

Bunu gören Peter Bosz, önce Kai Havertz’in daha çok orta alanda top alıp, adeta bir “Roberto Firmino” gibi oynaması adına geriye gelip ek bir pas kanalı oluşturarak savunmayı rahatlatmayı hedefledi. Ayrıca Kerem Demirbay’ı biraz daha orta alanın gerisine doğru çekip Bender’i savunmaya göndererek savunma anlamında ek bir pas kanalı getirmiş oluyordu. Çünkü Kerem’in pas yeteneğini kullanma amacı geriden oyun kurmak anlamında Mönchengladbach’ın önde baskısını kırmak niteliğindeydi.

Bu hamle yaklaşık 4 dakika sonra sonuç verdi. 7. dakikada Mönchengladbach’ın geride bıraktığı bir boşluktan hemen yararlanan Leverkusen, golü Havertz ile buldu ve 1-0 öne geçti.

Golden hemen önce Bellarabi, Havertz paslaşması
Havertz’in gol vuruşu anı

Bu golden sonra skor olarak istediğini alan Leverkusen iyiden iyiye maçı garanti altına almaya başladı. Diziliş olarak ise tamamıyla 3-4-3’e geçmiş olan Leverkusen, Mönchengladbach’ı iyice sindirmeye başladı. Savunma takviyesi olarak da Diaby’i savunmaya doğru getirerek Mönchengladbach’ın sağ kanattan yapmak istediği hücum fonksiyonlarını tamamıyla işlevsiz kılmış oldu. Leverkusen; Thuram, Embolo ve Plea’yı 3’lü savunmanın arasında kaybettirdi. Leverkusen, bu taktikle ilk yarının sonlarına kadar maçı daha rahat geçirdi. Embolo’nun sakatlık geçirmesiyle Gladbach cephesi iyice bir çıkmaza girmiş oldu. Yerine Stindl’ın girmesiyle birlikte klasik bir 4-2-3-1 takımına dönmüş olan Mönchengladbach, ilk yarı sonuna kadar hiçbir net pozisyona girememiş oldu.

Havertz golü sonrası oluşan dizilişler
Leverkusen dizilişi geniş açıdan 3-4-3 şeklinde

Golden sonra Gladbach cephesi bu baskıdan vazgeçip savunmada daha az pozisyon vermeye çalışarak ilk yarıyı tamamlamaya çalıştı. Amaçları zaten hücumda varlık gösteremiyorken en azından farkı koruyup ilk yarıyı bu şekilde veya 1-1 yaparak kapatmaktı. Leverkusen ise daha kontrollü oynayıp topu daha çok ayağında tutuyordu. Böylece Havertz’in geriye ve ileri doğru koşularıyla savunmada açık bulup o açıktan yararlanmak istiyordu. Aynı anda bekleri de ikinci bir kanat oyuncusu gibi orta saha çizgisi hizasında tutarak olası bir hücumda Sinkgraven ve Weiser’in sürekli içeriye bindirebilme imkanını açıkta tutmuş oluyordu. Savunmada ise hem bekleri geride tutarak savunmayı 6’lı bir hale getirebiliyor hem de aynı anda bu dizilişlerini bozmayarak tamamen kendi alanlarında rakibi karşılıyorlardı.

Leverkusen savunmasından bir kesit

Nitekim ilk yarı sonlarında bu durumdan yararlandıkları net bir pozisyon oldu. Havertz’e atılan ara topta Havertz topu direğe nişanladı. Dönen topta müsait pozisyonda olan Kerem Demirbay, Elvedi’nin araya girmesiyle beraber topu boş kaleye yollayamadı. Leverkusen, bu pozisyonun ardından ilk yarıyı 1-0 önde kapatmış oldu.

Kerem’in Havertz’e pası aktarması
Kerem’in kaçırdığı gol

İkinci yarı başlarında M’Gladbach cephesi daha etkili oldu. Plea, Thuram ikilisi ile daha çok pozisyona girmeye başladı. Haliyle ikinci yarının henüz başları diyebileceğimiz bir dakika olan 52. dakikada Thuram, Plea’dan gelen topu ağlara göndererek M’Gladbach’ı beraberliğe getirdi.

Plea’nın uzun topu
Thuram’ın gol vuruş anı

Bu durumdan sonra Gladbach idareyi biraz daha eline aldı ve golden yaklaşık bir dakika sonra Thuram, kaleci Hradecky ile karşı karşıya kaldığı pozisyonu değerlendiremedi. Her şey hemen hemen onların lehineyken dakikalar 57’yi gösterdiğinde Elvedi’nin Bellarabi’ye yaptığı müdahaleye penaltı kararı çıktı. Havertz topun başına geçti ve 2. golü atarak Leverkusen’i tekrardan öne geçirdi ve Leverkusen, yediği golün şokunu çok hızlıca atlatmış oldu.

Penaltı pozisyonu

Bu durumdan sonra Leverkusen, işi artık sağlama alarak baskıyı daha da arttırdı. M’Gladbach’ı sürekli uzun oynamaya zorlayıp, arkadaki savunmanın boy avantajını kullanarak topu geri kazanmak istiyorlardı. Bu konu için Bellarabi’nin yorulduğunu gören Peter Bosz hemen Bailey’i oyuna alarak bu baskı için bir taze kanı oyuna sokmuş oluyordu.

Leverkusen önde baskısı

Bu duruma karşı M’Gladbach fazla varlık gösteremeyerek Leverkusen baskısına boyun eğmiş oldu. Bu durumdan sonra 76. dakikada Strobl yerini Benes’e, 78’de ise Thuram yerini Wendt’e bıraktı. Değişiklikler sonrası Gladbach orta alanda topu dolaştırmaya çalışıp karşı baskıyla deneme yapmış olsalar da çok işe yaramadı. 81. dakika da Bender’in attığı kafa golüyle Leverkusen maçı 3-1’e getirdi ve maçı tamamen kopartmış oldu.

SONUÇ VE MAÇIN ADAMI

Maçın adamı; Kai Havertz

Çünkü Leverkusen ilk dakikalarda yediği baskı sonrası Havertz hem ileriye doğru savunmayı yıpratan koşuları atabiliyor olması hem de Kerem’in geriye gelip bir 8 numaraya dönüştüğü sırada bir sahte 9 rolüne bürünebiliyor olması sebebiyle takımına büyük fayda sağladı. Attığı 2 golden biri penaltıdan olsa bile bunun meyvesini almasını sağladı. Bu sezonki gol sayısını 10’a yükseltti.

Leverkusen, ne kadar seyircisiz de oynansa, Koronavirüs etkileri maç içerisinde görünmüş de olsa (uzun bir süre futbol oynamamaları vb.) 6 puanlık diye tabir edilen maçı kazanmayı bildi ve Şampiyonlar Ligi için müthiş bir fırsatı ele geçirmiş oldu.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Plase Scouting: 9 Ligden 9 Oyuncu

Danimarka’nın Peri Masalı: Euro 92

 

 

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More