Galatasaray’ın Taktiksel Analizi – Süper Lig İlk Periyot

Süper Lig şampiyonluk adaylarının taktiksel incelemesini yapacağım serinin ilk yazısında, sezona en yüksek beklentiyle giren Galatasaray’ı ele alacağım.

Söze son dönemin en gürültülü takımlarından Galatasaray ile başlamak istiyorum. Geçtiğimiz sezon kazanılan üç kupanın, rakiplerin ekonomik krizle boğuşuyor oluşu ve Şampiyonlar Ligi gelirleri ile birlikte kurulan rüya kadronun ardından şüphesiz Süper Lig 2019-2020 Cemil Usta Sezonu’na en yüksek beklentiyle giren camia sarı kırmızılılardı. Ancak takımın bir türlü kazanan kimliği yakalayamaması, daha da önemlisi sahadaki futbolun taraftarları tatmin etmemesi eleştiri oklarının teknik heyete, hatta yönetime kadar doğrultulmasına neden oldu. Peki nedir Galatasaray futbol takımının çözemediği sorunlar?

  • Younes Belhanda’nın Performans Kaybı

Futbolcuların yerine geldikleri isimlerle kıyaslanmak gibi kötü bir durumu vardır. Bunun en yakın ve keskin örneklerinden birini de Belhanda, Sneijder’in ayrılığı sonrasında sırtına onun forma numarasını geçirdiğinde yaşadı. Kariyerinin hiçbir döneminde Wesley Sneijder’inki kadar kenarları net bir rol tanımı olmamış, yine hiçbir dönemde Hollandalı futbolcu ile rol bakımından eşleşmemiş bir futbolcuydu Belhanda. Sneijder kadar ne şut çekebilirdi ne de pas verebilirdi ama Sneijder’den daha çok koşup, daha fazla top kapabilir, takımın mücadele direncini yükseltip ofansif katkılarda da harika olmasa da gayet iyi performans verebilirdi. Bu yüzden transfer edilmişti. Şanssızlığı ise başta da ifade ettiğim gibi taratarlarının kendisinde bir Wesley Sneijder aramasıydı. Nitekim geldiği günden bu yana epeyce eleştiri aldı. Kimisi oyuncunun yetersiz olduğunu kimisi ise takımın bel kemikliğini yaptığını düşünüyordu. Bana kalırsa da bel kemiğiydi. Galatasaray’ın Fatih Terim önderliğinde kazandığı art arda iki şampiyonlukta Feghouli ile beraber en çok katkıyı verenlerden. Bilhassa da iç sahadaki yenilmezlik serisinin baş kahramanı. Zira ön bölgede diğer ofansif orta sahalara nazaran müthiş bir fiziksel direnç sağlıyor ve birincil bariyer meydana getiriyor. Ligimizin yakın dönemde en efektif performanslarından birini sundu geçtiğimiz iki yılda. Yani Belhanda Galatasaray için özel bir yere sahipti bu sezona dek. Ne var ki yeni transferler, yeni bir sistem, takımın olumsuz gidişatı derken kendisinin de performansı ciddi düzeyde düştü. Öyle ki, ısrarla oynatılmasını bir teknik heyet hatası yapacak seviyedeydi düşüşü. Önceki yıllarda da oyuncunun oynatılmaması gerektiğini savunanlar vardı ancak performansı bu savı yanlışlıyordu, şimdiyse yine oyuncunun oynatılmaması gerektiğini savunanlar epeyce var ve bu kez haklılar. Evet, Galatasaray’da Belhanda’nın mevcut form durumu ile oynaması yanlıştır. Halihazırda sakatlığı varken dinlendirilmesi, gerek Belhanda tarafında gerek takım tarafında en doğrusu olacaktır. Şimdi gelelim Belhanda’nın düşüşünün istatistiksel verilerine:

Oyuncunun 2017-2018 ile 2019-2020 Sezonlarını karşılaştırarak başlayalım. İki yıl önce maç başına şut pası ortalaması 2.4 iken mevcut sezonda ilgili parametrede 1.4’e düşmüş. Aynı şekilde diğer ofansif parametrelerden dribblingde 5.03’ten 3.2’ye, atak aksiyonlarında 10.17’den 8.2’ye, başarılı akıllı pasta 0.93’ten 0.8’e, üçüncü bölgeye yapılan pasta 7.9’dan 7.6’ya gerileme söz konusu. Keza anahtar pas, uzun pas ve ortalarda da düşüş var. Yani Belhanda’yı farklı kılan ”mücadele gücüne ek olarak efektiflik” unsuru sekteye uğramış durumda.  Burada farklı bir bakışla, takımın genel performansı Belhanda’nın performansını etkilemiş olabilir mi sorusunu sorabiliriz. Haklı bir soru olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz ancak takımın performans kaybı Belhanda’da düşüşe yol açtı veya takım kötü olduğu için Belhanda kötü düşüncesini kabul ediyorsak, buradan bir başka sonuca ulaşırız: Belhanda takımın kötü zamanlarında bireysel performansıyla skor alabilecek bir futbolcu değil.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sıkıntı şu ki esas fark Belhanda’yı Belhanda yapan savunma performansında. Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere top kapma, 20 saniye içinde şuta yol açan rakip yarı sahada top kapma, defansif aksiyonlar, pas arası gibi parametrelerde belirgin bir düşüş var. Yani Belhanda 2019-2020 Sezonunda bırakın ekstra işleri, kendisinin en göz alıcı yanı savunma becerilerini de uygulayamaz halde. Buna birinci bölümdeki hücum performansı kaybını da eklediğimizde ortaya çıkan görüntü pek de hoş değil. Gelelim 2018-2019 yani geçtiğimiz sezonun verileri ile mevcut sezonun karşılaştırmasına.

Yine hücum ve savunma performansında net bir düşüş görülüyor. Hücuma ait 11 parametrenin 7’sinde, savunmada ise 9 parametrenin 7’sinde düşüş var. Üstelik bu kez arada iki sezon değil, sadece bir sezon hatta dört ay var. Hal bu iken Belhanda’nın Süper Lig ilk 7 haftasında 5 maç ilk on bir yer alması, yer almadığı maçların da zorunluluktan oluşu teknik heyete bir soru işareti olarak geri dönüyor. Geçtiğimiz yıllarda hemen her deplasman maçında ilk değişikliğini Belhanda’yı çıkartarak yapan ve mevzubahis tutumdan ötürü çokça eleştirdiğim Fatih Hoca’nın, tam tersine artık oyuncuyu çıkartması gerekirken çıkartmadığını, yersiz bir ısrarla Belhanda’yı taraftarla burun buruna getirdiğini söylemeden geçemeyeceğim. Dahası Belhanda’nın daimi kötü performansı ve her hafta on bir çıkmasıyla zaten pek iyi diyemeyeceğimiz taraftarla arasındaki bağı kopma noktası gelebilir. Özetle Galatasaray’ın Cemil Usta Sezonunda düzeltmesi gereken sorunlardan biri Belhanda’dır ve teknik heyetin artık ısrarı bırakarak oyuncuyu birkaç hafta dinlendirmesi gerekir.

 

  • Tek Forvetli Oyun ve Ön Bölge Baskısı

Futbolcuların topu değil kendilerini koşturduğu zamanlarda bir futbolcunun topla kat ettiği ortalama mesafe bugünkünden çok daha fazlaydı. Aynı zamanda pas temposu ve hücum hızları da daha düşük seviyedeydi. Üstüne üstlük build-up setler de yaygın değildi. Örneğin hücumda 4-5 savunmacının içinde bir futbolcu ile baskı yapılabiliyordu. Ve rakip eğer 4-4-2 benzeri bir formasyonla sahadaysa, sahanın geri kalan bölümünde sayısal üstünlük kurulabiliyordu. Ancak futbol hızlandıkça, savunma oyuncularının top tekniği yükseldikçe 4-2-3-1’in en ucundaki o tek futbolcu baskı ve ön savunma verimini kaybetmeye başladı zira bir saniyeden kısa sürede pasla ekarte edilebiliyorlardı. İşin sonunda öyle bir hal aldı ki durum, top kaybedildiğinde 4-2-3-1’li takım artık sahada bir kişi eksikti. İşte tam da buradan, futbolun üzerine eski zamanlardaki gibi çift forvet doğdu ve çift forvetli formasyonlar üstün hale geldi.

Dönelim Galatasaray’a. Takımın hücum baskısında ve üçüncü bölge etkinliğinde gerilediği aşikar. Bunu doğrulayan veriler de bir hayli var. Geçtiğimiz yıllara nazaran daha az sayıda rakip yarı sahada top kapan, daha az üçüncü bölgede paslaşan ve daha uzun sürede topu ayağına alan bir takımdan söz ediyoruz. Dolayısıyla Galatasaray futbol takımının ön bölgede topu kapmada zorlandığını, rakiplerin ise ikinci bölgeye geçişinin hızlandığını, bunun daha az atağa, daha fazla kendi kalesinde pozisyona neden olduğunu da söyleyebiliriz. Eldeki sorunun çözümünde ilk olarak sistemsel değişiklik düşünülmelidir. Ama özellikle sezon ortasında sistemsel değişiklik kolay olmadığından yapılabilecek en uygun hamle formasyon değişikliği olur. 4-4-2, 3-5-2 , 5-3-2 gibi formasyonlar Galatasaray’ın bu sezon kullandığı 4-1-4-1 ve 4-2-3-1’e oranla hücum baskısında düzelme sağlayacaktır. Tabi ki bahsettiğim değişiklik ön alan baskında takımı uçurmayacaktır ancak dediğim gibi yapılabilecek en uygun düzeltme çift forvetle formasyona dönmektir.

 

*ÖNERDİĞİM İLK ON BİR:

Muslera

Şener – Luyindama – Donk – Nagatomo

Feghouli – Seri – Nzonzi – Lemina (Mor)

Falcao – Andone

 

  • Savunma Önü Koridorları ve Verilen Pozisyonlar

Galatasaray’ın en büyük zaaflarından birindeyiz, savunma önünde verilen büyük koridorlar. Bu faktörün savunma ile ilgili olduğunu düşünebileceksek de orta saha direncini düşürdüğünden genel oyun temposunu, top kapma süresini uzattığından topla geçirilen zamanı ve dolayısıyla ortalama hücum süresini kısaltarak da gol etkinliğini etkilediğini söylemek gerekir. Yani bahsettiğim zaaf baştan başa takımın tüm oyun yapısını bozabilecek bir eksiktir. Galatasaray’da istisnasız her maç derin ve büyük koridorlar rakiplere sunuluyor ve bu bölgelerden çokça rakip atağı oluşuyor. Öncelikle sözünü ettiğimiz alanı tanıtalım:

*5 Ekim 2019 Gençlerbirliği – Galatasaray Maçından

Görüldüğü üzere bilhassa bek-merkez orta saha-açık oyuncularının kopukluğundan meydana gelen bu boşluklarda Gençlerbirliği ciddi atak fırsatları buldu. Geçtiğimiz sezon her ne kadar eleştirsek de Ndiaye geri dönüşlerde takım savunmasına önemli bir katkı sağlıyordu. Hızı ve birebir temaslı futboluyla yukarıda ele aldığımız boşluklara girip rakibin pas bağlantısını bozuyordu. Keza Onyekuru da bu işleri yapabilen bir açık oyuncuydu. Ancak bugünkü kadro yapısına baktığımızda ne merkez rotasyondan Seri ve Lemina’nın ne de Onyekuru yerine transfer olan Babel’in atak dönüşleri ve savunma yerleşiminde yeterli derinliği ve teması yarattığını söyleyemiyoruz. Üstüne Mariano ve Nagatomo’nun fiziksel kaybı da eklendiğinde bek-sağ ve sol iç-açık üçlemesinin arasınında devasa boşluklar görüyoruz. Şimdilik savunmada istatistiksel bir sonuca yansımayan bu eksik, ileride Galatasaray’ın başını epey ağrıtabilir. Keza takımın hücum performansı da bu noktada etkilenecektir.

  • Rakip Ceza Sahası/Üçüncü Bölge Etkinliği

Sarı Kırmızılıların yaşadığı düşüşün kayda değer bir semptomu. Özellikle sorun yerine semptom kelimesini kullanıyorum çünkü takımın düşüşünü bizlere gösteren en belirgin verilerden bir tanesi. Sadece bu incelemeyle dahi Galatasaray’ın önünde aşması gereken uzun bir süreç olduğunu söyleyebiliriz.

22 Eylül 2019 Yeni Malatyaspor Galatasaray Maçı Isı Haritası
16 Eylül 2019 Alanyaspor Fenerbahçe Maçı Isı Haritası
28 Eylül 2019 Galatasaray Fenerbahçe Maçı Isı Haritası
21 Eylül 2019 Fenerbahçe Ankaragücü Maçı Isı Haritası

 

Ve gelelim son hafta maçlarının ısı haritaları üzerinden rakip ceza sahası/üçüncü bölge etkinliği değerlendirmesine…

 

Sırasıyla Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ısı haritalarını incelediğimizde aradaki farkı net şekilde görebiliyoruz. Galatasaray’daki hücum durağanlığı takımın gol üretmesinin önünde bir dev engel olarak durmakta. Bunu da Babel’in oyun yapısı, Feghouli’nin formsuzluğu ve yukarıda bahsettiğim orta saha direncini etkileyen zaaflara bağlayabiliriz. Peki hücum hareketliliğini sağlamak için ne yapılabilir?

  1. Koşu kapasitesi yüksek kanat oyuncuları kullanmak: Ersun Yanal’ın Deniz Türüç, Ozan Tufan, Dirar, Tolga Ciğerci gibi isimleri açıkta oynatması bu bağlamda değerlendirilebilir. Fatih Hocanın ise Babel ve Feghouli’yi keserek Lemina, Adem Büyük, Jimmy Durmaz, Belhanda hatta Ömer Bayram’ı kanatlarda denemesi faydalı olacaktır.
  2.  Çift forvet kullanmak: (Çift forvetin avantaj ve etkilerine önceki yazılarımda ve bu yazımda değindim.)
  3. Savunma bloğunu dağıtabilen bir santrfor kullanmak: (Vedat Muriqi bu tasvire yakın ancak çok iyi bir dağıtıcı olduğunu söylemek şu an için güç)
  • Rakip Sahada Kazanılan Toplar

Yine Galatasaray’ın oyun performansını düşünerek verilere göz attığımızda karşımıza ilginç bir tablo çıkıyor. Önceki senelerde kaydedilmiş top kapma ve rakip yarı sahada top kapma parametreleri düşüş göstermiş durumda. Aşağıdaki tabloda, sol taraf Galatasaray’ın Gençlerbirliği, sağ yan 2017-2018 Sezonu 21. hafta Galatasaray Antalyaspor olmak üzere iki maçı ele aldım. Toplam top kazanımının, rakip yarı sahada top kazanımının ve 20 saniye içinde pozisyona dönüşen top kazanımının azaldığını tespit edebiliriz. Yani Galatasaray futbol takımı iki sezon öncesine nazaran daha az baskı yapabiliyor, daha az kompaktlığı var, daha düşük şok baskı sayısına sahip diyebiliriz.

2019-2020 Sezonu Galatasaray'ı vs. 2017-2018 Sezonu Galatasaray'ı (NOT: İki dönemde de takımın başında Fatih Terim var.)
2019-2020 Sezonu Galatasaray’ı vs. 2017-2018 Sezonu Galatasaray’ı (NOT: İki dönemde de takımın başında Fatih Terim var.)
Son Gençlerbirliği maçının top kapma noktaları. Galatasaray kendi yarı sahasında 5 kez top kaparken rakip yarı sahada sadece 2 kez top kapabilmiş durumda. Kapılan iki topun da hemen hemen orta hatta olması değindiğim ön baskı eksikliği ve top kapma zaafını doğruluyor.
Son Gençlerbirliği maçının top kapma noktaları. Galatasaray kendi yarı sahasında 5 kez top kaparken rakip yarı sahada sadece 2 kez top kapabilmiş durumda. Kapılan iki topun da hemen hemen orta hatta olması değindiğim ön baskı eksikliği ve top kapma zaafını doğruluyor.
  • SONUÇ

Her ne kadar analizde belirttiğim eksiklere sahip olsa da Galatasaray zor durumlardan başarıyla çıkabilen bir camia. Yine Cemil Usta Sezonu sonunda şampiyonluk ipini göğüsleme ihtimali bir hayli var. Ancak takımın temel düzeyden başlamak üzere çözmesi gereken sorunları olduğu da aşikar. Yazının içinde yer yer verdiğim şekilde, en azından devre arasına dek kısa vadeli hamlelerle sorunlar kapatılmaya çalışılmalı. Devre arası ve sezon sonu da baştan sona sistemsel değişikliğe gidilmeli. Aynı zamanda önümüzdeki haftalarda takımın sergileyeceği performans ve ortaya koyacağı oyunda bu yazıdaki sorunların hangilerinin düzeltilip hangilerinin düzeltilmeyeceği de gelecek adına ciddi bir gösterge olacak.  Kısacası şampiyonluk ihtimali mi? Hayat, neden olmasın…

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More