Galatasaray’a tanıdık rakip: Benfıca

Şampiyonlar Ligi’nde grubunu üçüncü sırada tamamlayıp, UEFA Avrupa Ligi’ne kalan Galatasaray’ın son 32 turundaki rakibi belli oldu. Sarı Kırmızılılar, Portekiz ekibi Benfica ile eşleşti.

Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın birçok ortak noktası olabilir; kazanılan şampiyonluklar, yanlış transfer harcamaları, ellerinden kaçırdıkları futbolcular… Son dönemde ise bu ortaklığa bir şey daha eklendi; Benfica.

Son üç sezon baz alındığında, Beşiktaş’la Şampiyonlar Ligi’nde, Fenerbahçe ile de Şampiyonlar Ligi ön elemesinde karşı karşıya gelen Benfica, bu kez de Galatasaray’a rakip oldu. Peki Benfica’nın son durumu nasıl? Buna değinmeden önce gelin Portekiz ekibi ile ilgili bazı genel bilgilere göz atalım.

Tarihi ve başarıları

Bir öğrenci olan Cosme Damiao ve arkadaşları tarafından 1904 yılında, Lizbon’un güneybatısındaki Belem’de bir toplantı sonucunda kurulan Benfica, Porto ve Sporting Lizbon ile birlikte Portekiz Ligi’nin en güçlü üç takımı arasında yer almaktadır. Ülkesinin en fazla kupa kazanan futbol takımı olarak bilinen Benfica’nın toplamda 36 Portekiz Ligi, 26 Portekiz Kupası, 7 Portekiz Lig Kupası ve 6 Portekiz Süper Kupası şampiyonluğu bulunmaktadır. Kulüp, aynı zamanda 1961 ve 1962 yıllarında o dönemki adıyla Şampiyon Kulüpler Kupası’nı da müzesine götürmüştür.

Guttmann'ın sözleri Benfica'nın üzerinde lanet olarak yorumlanıyor

Guttmann Laneti!

Dünya futbol tarihinin en ilgi çekici isimlerinden birisi de efsanevi Macar teknik direktör Bela Guttmann’dır. 6 farklı ülkede çalıştırdığı takımlarla şampiyonluk yaşayarak tarihe geçen Tomislav Ivic’in ardından (Ivic aynı zamanda Türkiye’de çok kısa sürelerle Galatasaray ve Fenerbahçe’yi de çalıştırmış, Galatasaray’dan ayrıldıktan sonra takımın başına Derwall geçmiştir.), dört farklı ülkede şampiyonluk yaşayarak o dönem için adından çokça söz ettirmiştir. Guttmann, Portekiz futbolunun bir numarası sayılabilecek Eusebio’yu berberde tıraş olurken keşfetmesinden ziyade, Benfica ile arasında geçen olayla günümüzde daha çok bilinmektedir. Her ne kadar Portekiz’in en çok şampiyonluk yaşayan takımı Benfica olsa da, yarıştığı turnuvalarda en çok final kaybeden takımlardan biri unvanına da sahiptir. Bu şanssız durum ise yaşanmış bir olay ve sonrasında gerçekleşen bir diyaloğa bağlanmaktadır. Benfica’nın kazanmış olduğu iki Şampiyon Kulüpler Kupası’nda da takımın başında olan Bela Guttmann, bu başarısının ardından dönemin yönetiminden sözleşmesinin iyileştirilerek uzatılmasını talep etmiştir, ancak bu talebi kabul görmemiş ve takımdan ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu ayrılık Macar teknik direktörün canını fazlasıyla acıtmış olacak ki, yöneticilerle yaptığı görüşmenin ardından açıklamada bulunmuş ve hala geçerliliğini koruyan o sözü etmiştir: ”Benfica, 100 yıl boyunca Avrupa şampiyonluğu göremeyecek.”

Bu tarihten sonra oynadığı 8 Avrupa Kupası finalinden de eli boş dönen Benfica, 1962 yılından beri bu durumu bozmak için çaba harcamaktadır. Benfica’nın da efsane oyuncuları arasında yer alan Eusebio, bu durumu sonlandırmak için çaba sarf eden isimlerden biridir. Kendisini keşfeden Macar teknik adamın Avusturya’daki mezarına ziyarette bulunan Eusebio, burada söz konusu durumun son bulması adına dua etmiştir. Lanetten kurtulma çabaları sadece bununla da sınırlı kalmamış, Guttmann’ın heykeli, Benfica’nın stadı Estadio Da Luz’un önüne dikilmiş, heykelin önüne,”Sadece Benfica’da olanlar kötü şans nedir bilirler… Dünyada bunu daha iyi bilecek bir kulüp yoktur” yazısı yazılmıştır.

Kadro yapısı ve son durum

Maçlarını 65,647 kişilik Estadio Da Luz’da oynayan Portekiz ekibi, kadrosunda çok sayıda kaliteli futbolcuyu barındırmaktadır. Buna rağmen Benfica’nın bu sezon beklenenden uzak bir performans sergilediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Üst üste kazandığı dört şampiyonlukla gövde gösterisi yaptığı Portekiz Ligi’nde, zirveyi geçen sezon Porto’ya kaybeden Benfica, aynı dönemde Şampiyonlar Ligi’nden de puan alamayıp elendi. Bu sezon ise ligde liderin dört puan gerisinde dördüncü sırada bulunan Benfica, Şampiyonlar Ligi’nde ise Bayern Münih, Ajax ve AEK ile aynı grupta yer aldı. Burada toplamış olduğu 7 puanla grubu AEK’in önünde üçüncü sırada tamamlayarak UEFA Avrupa Ligi’ne katılmaya hak kazandı.

Kadrosunda halihazırda Jonas, Pizzi, Grimaldo, Eduardo Salvio gibi oyuncuları barındıran Portekiz ekibi, yaz transfer sezonunu ise hareketli geçirdi. Shakhtar’dan bedelsiz olarak kadroya katılan Facundo Fereyra en dikkat çekici transfer olarak göze çarparken, Arjantinli savunmacılar Lema ve German Conti, Yunan kaleci Vlachodimos kadroya katılan isimlerden bazılarıdır.

Benfica’nın teknik direktörlüğünü Rui Vitoria yapmaktadır. 2015 yılından beri takımda bulunan Portekizli hoca, düşük maliyetle kurduğu ve genç oyuncuları dahil ettiği kadrolara oynatmış olduğu ”Portekiz usulü” hücum futboluyla dikkat çekmektedir. Buna rağmen; sezon içerisinde takımın sergilemiş olduğu istikrarsız görüntü taraftarlardan tepki çekmiş, kasım ayında kaybettikleri üst üste üçüncü maçın ardından tribünlerde beyaz mendille protesto edilmiştir.

Önceki yıllarda 4-4-2 sistemiyle sahada gördüğümüz Benfica, geçtiğimiz sezonla beraber bu oyun şablonunda değişime giderek 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişlerini kullanmaya başlamıştır. Bu iki sistemde hücumlar santrfor Jonas üzerinden dönmektedir. Yaz transfer sezonunda alınan çok sayıda forvet oyuncusuna rağmen takımın, yaşı ilerlemiş Jonas dışında alternatif üretmekte zorlanması Benfica adına üzerine düşünülmesi gereken en önemli konulardan biri olarak durmaktadır. Zira sezon içerisinde Seferovic ve Fereyra da kadroda kendisine yer bulmuş ancak istenilen verim alınamamıştır.

Benfica’nın kadro yapısındaki en oturaklı mevki savunma hattıdır. Soldan sağa; Alex Grimaldo, Jardel, Ruben Dias, Andre Almeida dörtlüsü, kaleci Vlachodimos ile beraber değişmeyen bir yapıya bürünmüştür. Orta saha üçlüsü ve hücum hattı ise sürekli değişim göstermektedir. Feysa – Pizzi – Fernandes üçlüsünü görebileceğimiz gibi; Semedo ve Gabriel’in işin içerisinde olduğu kadrolar görmek de mümkündür.

Sonuç

Bu sezon göstermiş olduğu dalgalı performansa rağmen Benfica, iç sahada arkasına almış olduğu taraftar desteği ile çok yüksek tempolara çıkma potansiyeline sahip, kadro kalitesi yüksek bir takımdır. Özellikle hücum hattında sahip olduğu çok yetenekli oyunculara rağmen çeşitli hücum varyasyonlarını oynamakta zorlanması en büyük handikap olarak karşımıza çıkmaktadır. Sezon içerisinde takımın protesto edilmesi mental açıdan kırılganlık eşiklerinin düşük olabileceğini göstermektir. Son bir cümle ile kendilerini değerlendirmek gerekirse; çok yetenekli oyunculara sahip ancak buna karşın potansiyelini yansıtmakta zorlanan bir takım olduklarını söyleyebiliriz.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More