Chelsea 19-20: Super Frank

Geçtiğimiz günlerde Maurizio Sarri ile yolları ayıran Juventus, kulübün başına eski futbolcusu Andrea Pirlo’yu getirdiğini duyurdu. Gerekçeler pek benzer olmasa da çizmedeki senaryo bir yıl evvel adada yaşanıyordu. Sarri’den boşalan koltuğa Chelsea efsanesi Lampard oturmuştu.

Sarri ile UEFA Avrupa Ligi kupasını kazanarak sezonu tamamlayan Maviler için yaz döneminin en büyük olayı transfer cezasıydı. Daha önce anlaşılıp Dortmund’a kiralanan Pulisic ve halihazırda kiralık olarak forma giyen Mateo Kovacic’in Real Madrid’den bonservisinin alınması dışında yeni gelişme yoktu. Dış hatlarda ise yıllardır beklenen gerçekleşti ve takımın yıldızı Eden Hazard, İspanya’nın yolunu tuttu. Bütün bunlar yaşanırken yeni sezonda Chelsea’den ve kulüp efsanesi, yeni hoca Lampard’dan beklentiler azalıyordu. Öyle ki ligde bırakın ilk 4’ü, 6’ya girmeleri bile zor deniliyordu.

Chelsea Tribün

Sezonu İstanbul’da açtı Chelsea. Süper Kupa’da rakip Klopp yönetiminde şahlanan, önceki sezonun Şampiyonlar Ligi şampiyonu, bir başka İngiliz takımı Liverpool’du. Normal sürede olduğu gibi uzatmalarda da eşitlik bozulmadı. Penaltı atışlarını ve İstanbul’u oldukça seven Liverpool gecenin sonunda zafere ulaşan taraf olmuştu. Her şeye rağmen Chelsea, sezonun ilk karşılaşmasında beğenilmiş ve futbolseverler Mason Mount, Tammy Abraham gibi akademinin yetenekleri ile tanışmıştı.

Premier Lig’de perdeyi Old Trafford deplasmanında açmaları hoş bir başlangıç değildi tabii ama sahada yine hiç fena olmayan bir Chelsea vardı. Yine de çok şanssızlardı, Manchester United ne bulduysa attı ve farklı kazanmayı başardı. Daha o günden bile savunma zaafları ve bunların takımı sezonda nasıl etkileyebileceği görülüyordu aslında. Sezonun ilk galibiyeti Norwich deplasmanında gelirken evdeki ilk galibiyet epey gecikti. 7. hafta Stamford Bridge’de Brighton’a karşı kazandıktan sonra Chelsea fırtına gibi esmeye başladı. Lig Kupası’nda yine Manchester United’a karşı alınan mağlubiyeti saymazsak ekim ayında maç kaybedilmedi.

Akademiden yetişen oyunculara güveniyorum. Hazırlar ve Chelsea için oynamaya layık olduklarını ispat ediyorlar.

– Frank Lampard

Kısa sürede beklentilerin üstüne çıkmayı başaran Chelsea’de en çok göze çarpan detay Lampard’ın genç oyuncuları takıma harika bir şekilde monte etmesiydi. Reece James, Fikayo Tomori, Callum Hudson-Odoi, Tammy Abraham ve Mason Mount gibi altyapıdan yetişen yetenekler düzenli olarak süre alıyorlar ve aldıkları sürenin hakkını veriyorlardı. Lampard ilk adımlarını sağlam atmıştı ve birden geleceğe dair umut ışığı yakmayı başardı. Özellikle hücum anlamında ne Hazard’ın ne de alınamayan forvetin eksikliğini çekiyordu Chelsea.

Genç teknik adam, henüz ekim ayında, PL Ayın Menajeri ödülünü kazandı. Ara transfer dönemine kadar inişli çıkışlı grafiği devam eden Frank Lampard’dan hemen herkes takviyeler bekliyordu. Zira kulüp hem cezadan kurtulmuştu hem de Şampiyonlar Ligi’nde tur atlamıştı. Beklenen gerçekleşmedi ve futbola zorunlu ara verilene kadar kötü gidişatın baş sorumlusu olarak Lampard gösterildi. Chelsea’nin gençlerle yakaladığı uyumu göz ardı etmek mümkün değil fakat bir daha ekim ayındaki gibi olamamalarının nedeni maalesef daha güçlü takımlara diş geçirememeleriydi. Bu, bütün sezona yansıdı. Lig yeniden başlayana dek kendilerinden çok daha kötü bir sezon geçiren Manchester United’ı ve Solskjaer’i ayakta tutan büyük maç başarısı Lampard’da yoktu.

Manchester City ve Liverpool gibi iki devi saymazsak gol atma konusunda sıkıntı yaşamadıklarını söyleyebiliriz. Öte yandan takımın net bir skoreri olmamasından hoca da şikayetçi olacak ki hemen Werner takviyesi yapıldı ve sürekli Kai Havertz konuşuluyor. Bu sırada gol konusunda rakiplerine de cömert davrandı Chelsea. Ligi 15. sırada tamamlayan Brighton ile aynı sayıda, tam 54 gol yediler. Kadroya bakıldığında en sıkıntılı bölge savunma. Kaleci ve bekler dahil olmak üzere orada hiç güven vermiyorlar. Rakiplerin kanat akınlarında gerek driplingle gerekse paslaşarak ya da göbekten girdikleri özellikle bek – stoper arası boşluklar bir türlü giderilemedi. Evet, Kepa iyi bir sezon geçirmedi ama bana kalırsa ocak transferi dahil defansa hiçbir şekilde sezon boyu çare bulamayan Lampard bu konuda bir numaralı sorumlu.

Chelsea - Crystal Palace
Crystal Palace 2 – 3 Chelsea, 07/07/2020

Aradan dönüşte Chelsea, 2-1’lik Manchester City galibiyeti dışında aynı çizgide devam etti. Zaman zaman çok keyif verdiler, büyük maçlarda sıkıntı yaşadılar ve çok gol yemeye devam ettiler. Sakatlığını atlatan Pulisic parladı. Ligi ilk 4’te tamamlamayı başardılar ama Bayern Münih’e elenerek Şampiyonlar Ligi serüvenlerini noktaladılar. Bu eşleşme oldukça sıkıntılıydı zaten Chelsea için. Zira Bayern Münih, hem Almanya’nın en büyük takımı hem de gol atmayı çok seviyorlar. Dolayısıyla sürpriz olmadı. Ama artık farklı bir döneme girildi, çünkü yaz transfer dönemi ve Chelsea’nin transfer tahtası sonuna kadar açıldı.

Hiç vakit kaybetmeden iki önemli isimle, Hakim Ziyech ve Timo Werner ile anlaşıldı. Kağıt üzerinde bu oyuncuların savunmadan sonraki iki temel zaafa çözüm olarak alındığını düşünüyorum. Net skorer eksikliği ve Willian’dan sonra iyice boşalacak olan yaratıcı hücum oyuncusu eksikliği. Bu ikinci öncülde Mason Mount’a bakarak yanılabiliyoruz ama genç İngiliz yaptığının fazlasını gösteren, estetik bir oyuncu. Dolayısıyla seyirciyi yanıltabiliyor. Sözleşmesini tamamlayarak takımdan ayrılan Willian, maç başına 2.1 ile geçtiğimiz sezon maviler için en fazla kilit pas atan oyuncuydu.

Chelsea Yeni Transfer
Kai Havertz ve Timo Werner

Frank Lampard’ın sezon boyunca en çok kullandığı iki diziliş 4-3-3 ve 4-2-3-1 idi. Son haftalarda üçlü savunma yerleşimlerini denese de bunun defansif zaaflara bakılarak yapılan, aynı Arteta’nın Arsenal’inde olduğu gibi, günü kurtarma hamlesi olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla hem Ziyech ve Werner transferlerinin  hem de olası Havertz hamlesinin hücum üçlüsüne ya da tek santrforun arkasındaki üçlünün göbeğine yapıldığını görüyoruz. Willian ve Pedro’nun takımdan ayrıldığını düşünürsek rekabetteki ve rotasyondaki kaliteyi artırması açısından çok kıymetli oyuncular alındı. Fakat kadroda daha önemli eksiklikler henüz doldurulamadı.

Chelsea’nin yeni hocası ile ilk sezonda yaşadığı savunma sıkıntısını aşmak için en azından iki transfere ihtiyacı var. Bir tanesi stoper, bir tanesi de kesici orta saha. Beklere takviye yapılması da beklenebilir fakat bu iki bölge tamamlandıktan sonra zamanla sıra gelecektir. Merkez orta sahada geniş kadroda birçok oyuncuya sahip olmalarına rağmen bunlar ya birbiriyle benzer özellikteler ya da hücum tarafına daha yatkınlar. Dolayısıyla bu noktada akla ilk gelen isim Declan Rice oluyor. Lampard ile benzer yolu takip ederek West Ham’den Chelsea’ye transfer olursa güzel bir hikaye yazabilir. Gerçekleşir mi bilmem ama onunla birlikte arkaya da Çağlar takviyesi gelirse Chelsea oldukça yarışmacı bir takım şekline bürünebilir. Sadece oyuncu eklemeleriyle kalmayıp Lampard’ın kendi savunma anlayışını da gözden geçirmesi gerekebilir.

Chelsea - Willian ve Pedro
Chelsea forması altında Willian ve Pedro

Chelsea, Liverpool’u kopyalamayacak. Aradaki farkı kendi yöntemimizle kapatacağız.

– Frank Lampard

Lampard, tecrübelisinden genç ve potansiyellisine, yelpazesi gerçekten geniş bir kadro inşa ediyor. Şahsi fikrim ilk sezonunu başarılı geçirdiği yönünde. Fakat buna sebep olan dış faktörler de vardı. Transfer cezası, Arsenal ve Tottenham gibi büyüklerin ciddi sıkıntılarla boğuşuyor olmaları, ilk sezon olması ve beklentinin düşük olması. 20/21 sezonu hem Lampard hem de Chelsea için biraz daha farklı geçecek. Çünkü bu kez beklenti yüksek.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Son 20 Yılın Premıer Lig Gol Kralları

The Englısh Game

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More