Alanyaspor: Akdeniz Yeşil – Turuncu

2016-2017 sezonununda Süper Lig’e yükselen, kısa sürede neler yapabileceğini göstermesini bilip üst sıraları zorlayan bir takım haline gelen, bir sayfiye ilçesi ve aynı zamanda oldukça zor bir deplasman; yeşiliyle ve turuncusuyla Alanyaspor.

Soğuk havaların hüküm sürmeye devam ettiği, yaza olan özlemimizin arttığı şu günlerde pek çok insan tatil planlarını yapmaya başladı bile. Her ne kadar uzun süredir yakamızı bırakmayan salgın yüzünden hiçbir şeyle ilgili net planlar yapamıyor olsak da deniz, güneş ve kum üçlüsünü bir arada düşünmek insanın içindeki yaşama sevincini diri tutmaya devam ediyor. On yıllardır ülkemizin turizm konusunda yüz akı olan Antalya, sancılı geçen sezonun etkilerini hiç değilse bu yaz azaltma hedefinde. Her ne kadar Antalya şehrine bağlı olsa da coğrafi uzaklığı ve nüfus yoğunluğuyla kendi başına bir il olmayı hak eden Alanya ise, turizmin yanı sıra artık Alanyaspor ile de bir ilçeden daha fazlası olduğunu kanıtladı.
Her ne kadar 60’lı yıllarda Anadolu’da çeşitli spor kulübü kurulmuş ve başta Trabzonspor olmak üzere pek çok şehir takımı liglerde boy göstermeye başlamış olsa da 1948 yılında kurulan Alanyaspor, 3 büyük şehirden sonra bu konuda öncülük eden kurumlardan biri oldu. Antalya sınırları içerisinde Alanya’nın da bulunmasına rağmen Antalyaspor kulübü kurulduğunda Alanyaspor’un 18 yaşında olduğunu düşünürsek kulüp geçmişi hakkında daha iyi fikir sahibi olabiliriz. Lakin, kimliği eski olsa da şöhreti geç yakalamış ünlülere benzetebiliriz Alanyaspor’u. 1984 yılına kadar amatör liglerde yer aldıktan sonra profesyonel liglere adımını atan güney ekibi, uzun yıllar sürecek yükselişini de başlatmış oldu. Tabi ki bu yükseliş o dönemler bolca takımın yer aldığı alt liglerde olduğu için pek de Türk futbolu seyircisine sirayet etmiyordu. 90’lı yıllarda bugünün TFF 1. Ligi’ne tekabül eden 2. Futbol Ligi’nde 50, şimdilerde 36 takımın mücadele ettiği TFF 2. Lig’e denk düşen 3. Futbol Ligi’nde ise 140 ila 160 civarında takım yer aldığı için Alanyaspor’un geniş kitlelere sesini duyurması da pek kolay olmadı.
Alanyaspor
Alanyaspor, 1987-88
Önceleri devre arası kampını Antalya’da geçiren Süper Lig kulüpleriyle hazırlık maçı oynayarak adını duyurabilen Alanyaspor için gazete manşetlerine çıkma şansı 2007 yılında ellerine geçti. Türkiye Kupası eleme turu maçında o senenin şampiyonluk adaylarından biri olan Sivasspor’u deviren Alanyaspor gruplara katılarak dört maç daha oynama şansını elde etti. İlerleyen yıllarda futbol endüstrisinin çarklarında yitip gidecek olan Gaziantepspor ve Şanlıurfaspor’a 2007 yılında gücü yetmeyen ve 3-0’lık skorlarla teslim olan Alanya için gruptan çıkma rüyası çabuk bitmişti. Ardından gittiği Kayseri deplasmanında da 5-0 mağlup olan takım için son maç kağıt üzerinde formalite maçıydı ama 50. yılını kutlamaya hazırlanan kulüp adına tarihi de bir anlamı vardı.
İlk kez resmi bir maçta konuk ettiği Fenerbahçe, aynı zamanda Alanya’ya kamp ya da hazırlık maçı hariç gelen ilk büyük takım oluyordu. Fenerbahçe tarihinde en özel sezonlardan biri olan 2007-2008 sezonunda iki alt lig ekibi Alanyaspor ile maç yapmak sıradan bir durumdu ama ev sahibi için maçın önemi büyüktü. Nitekim çetin bir maç izlenimiyle başlayan maçta ilk yarım saat 0-0’la geçiliyordu ki Fenerbahçe ilk golü buldu. Ancak yediği golün hemen ardından 1-1’i bulan Alanyaspor için kabus dakikaları o andan itibaren başlıyordu. Şampiyonlar Ligi’nde yarı final kapısından dönen son derece güçlü Fenerbahçe eksik kadrosuna rağmen Alanya’da şov yapmaktan geri durmadı. Sadece bir saatlik zaman dilimine tam 10 gol sığdıran sarı-lacivertliler adeta halı saha maçı kıvamına getirmişti Türkiye Kupası karşılaşmasını. Yine de o sezon 53 resmi maça çıkan, sadece Inter ve Sevilla deplasmanlarında kalesinde 3 gol gören Fenerbahçe’ye bu takımlar kadar gol atmayı başaran Alanyaspor için bir teselli söz konusuydu. 3-10 gibi sahalarda ender görülen bir skorla biten o maçın ardından 12 sene sonra aynı kupanın finaline çıkacağını herhalde en fanatik Alanyaspor taraftarı bile tahmin edemezdi. Ancak yaşanan hezimet, gruptaki 4 maçta yenilen 21 gol bile bir tecrübe, bir umut ışığı yaktı. Nitekim ertesi sezon da kupada gruplara kalan takım bu kez dört maçta 2 puan topluyor ve son maç hariç farklı bir yenilgi almıyordu.
Alanyaspor
Alanyaspor, 2003-04
Kupadaki bu başarılı gidişatın ardından 2010 ve 2011 sezonları kulübün kaderini tayin etmek üzereydi. Önce averajla ardından da 1 puan farkla ligde kalmayı son anda başaran sıcak iklimin sempatik ekibi için bu iki sezon kırılma noktası niteliğindeydi desek, abartmış olmayız. Zira o gün dördüncü kademe lige düşen bir Alanyaspor’a şahit olsaydık, Akdeniz ekibinin kısa sürede Süper Lig seviyesine çıkması çok da kolay olmazdı. 2013-2014 sezonuna iddialı bir giriş yapan takım bunun meyvesini şampiyonlukla almayı bildi. İçinde bulunduğumuz sezonda Avrupa Kupaları’na katılım için yarıştığı Hatayspor ile o dönemde 1. lige çıkma mücadelesi veriyordu. Finaldeki güney derbisinde Alanyaspor, kazanan taraf olmayı da bilmişti. Ertesi sezonlarda çalıştırdığı pek çok takımı şampiyonluğa ulaştırarak alt liglerin Fatih Terim’i olarak anılan Mehmet Altıparmak’ın ilk zaferi de Alanyaspor ile geliyordu.
Yeni yükseldiği TFF 1. Lig’de de yakaladığı ivmeyi sürdüren takımda ilk sezonda alınan 3.’lük pek çok kişi tarafından sürpriz olarak nitelense de bu durum, ertesi yıllarda elde edilecek zaferlerin habercisinden başka bir şey değildi. Saha avantajıyla girdiği Play-Off maçlarının ilk turunda Samsunspor’a toplamda 9-1’lik bir skorla teslim olan Alanyaspor için – tıpkı 2008’deki Fenerbahçe maçındaki hezimet gibi – asıl kazanım tecrübeydi. Bu kazanım sayesinde ertesi sezonu 1 puan farkla üçüncü sırada tamamlayan Hüseyin Kalpar’ın talebeleri yine oynamaya hak kazandıkları Play-Off maçlarında önce Balıkesirspor ardından Adana Demirspor’u eleyerek Süper Lig’e yükselme başarısı gösteren 3. ilçe takımı oluyordu.
Alanyaspor Süper Lig’de
İstanbul’dan Sarıyer, Zeytinburnu, Bakırköy, Kasımpaşa, Karagümrük, İzmir’den Buca, Karşıyaka, Göztepe gibi ilçe ve semt takımlarının Süper Lig’de yer almasına alışkın olan Türk futbol izleyicisi için 2004’te Akçaabat Sebatspor, 2012’de Akhisar Belediyespor’un lige yükselmesi sürprizdi. İstanbul, Ankara, İzmir gibi 3 büyük ilden sonra ilk ilçe takımını Akçaabat çıkartmış ama kalıcı olamamıştı. İlerleyen yıllarda Manisa’nın Akhisar ilçesinden lige çıkan Akhisar Belediyespor, 2019 yılına kadar başarılı işler çıkarmıştı. Akhisar’ın açtığı bu yoldan devam eden Alanyaspor da 2016 yılında yükseldiği Süper Lig’de bir yandan güzel sonuçlar alıp, bir yandan Türkiye’deki diğer ilçe takımlarının umut ışığı olarak görülmeye başlandı. Tıpkı onlar gibi önce lige tutunmasını bildi ardından orta sıralarda kendine bir yer edindi ve en nihayetinde de yavaş yavaş üst sıraları zorlayabilen bir takım haline geldi Alanyaspor. Bunları yaparken Türkiye Kupası’nda da oldukça başarılı maçlar çıkardı. Geçen sezon kupayı finalde kaptıran takım 2020-21 sezonunda ise şu an için yarı final yapmış durumda.
Süper Lig’deki ilk iki yılında Hüseyin Kalpar ve Saffet Susic gibi eski dönem teknik direktörlerle çalışan Alanyaspor, ardından pek çok takımı ligde tutmasıyla nam salmış Mesut Bakkal ile joker hakkını kullandıktan sonra ligin genç teknik direktörlerine yöneldi. Önce Sergen Yalçın, ardından Erol Bulut’u takımın başına getirip Yeni Malatyaspor’la takas eden güney ekibi, hem kendi yıldızını parlattı hem de Türk futboluna iki yeni hoca armağan etti. Beşiktaş ve Fenerbahçe’ye teknik adam kazandıran turuncu yeşillilerin şimdiki hocası ise dikkat çeken isim Çağdaş Atan. Giyim tarzı ile Atletico’nun ünlü teknik direktörü Diego Simeone’yi anımsatan Atan, futbol mantalitesini ise daha hücumcu isimlerden almış durumda.
Çağdaş Atan

Emre Akbaba, Papis Cisse, Bakasetas, N’Sakala, Welinton gibi oyuncuları 4 büyüklere göndererek aynı zamanda transfer gündemini de etkileyen takımın kuşkusuz en büyük hamlesi 3,5 milyon Euro’ya renklerine bağladıkları Merih Demiral’ı 8 milyon Euro’ya Sassuolo’ya göndermeleri oldu. Dünya futbolunun önümüzdeki dönemine damga vurması beklenen stoper, kısa süre de olsa Alanyaspor forması giyerek kulüp tarihinin en çok gelir getiren oyuncusu oldu. En büyük kazanç Merih’ti belki ama kulübün sınırlı Süper Lig geçmişinde elim bir kaybı da oldu ne yazık ki. 2019’daki Kayseri deplasmanından takımdan ayrı şekilde minibüsle dönen yedi futbolcudan biri olan Josef Sural diğer arkadaşları kadar şanslı değildi ve yaşanan kazada hayatını kaybetti.

Yazları çok ama çok sıcak geçen bir sayfiye ilçesi olan Alanya’da maçtan çıkıp 15 dakikalık bir yolculuktan sonra denizde serinleme imkanı var seyircilerin. Bu yönüyle deplasmancı tayfanın da sevdiği bir yer haline gelen Alanya, galip çıkılması çoğu takım için zor bir yer. Her ne kadar pandemi nedeniyle müsabakalar seyircisiz oynanıyor olsa da sahasında bileği bükülmüyor turuncu yeşillilerin. Turuncu – Yeşil demişken bahsetmemek olmaz, 63 yıllık lig tarihinde bu renk kombinasyonuna sahip tek takım olan Alanyaspor, bir dönem bu renkteki formalarla Bundesliga’da fırtına gibi esen Werder Bremen’i anımsatıyor. Daha ne kadar istikrarlı gidişini sürdürebilir bilinmez, belki akıbeti Akhisar Belediyespor’a benzer ve tekrar kendisini alt liglerde bulabilir Alanyaspor. Ancak, giderek yükselen kulüp profiliyle lige renk kattıkları bir gerçek. Bu sezon Avrupa arenasında boy göstermeye çalışsa da ilk eleme turunda Rosenborg’a teslim olan Alanyaspor’u gelecek yıllarda devlerle kapışırken görürsek şaşırmamak gerek. Ne de olsa edindiği kötü tecrübelerden ders çıkarıp bir dahaki sefere daha iyisini yapabilen bir geçmişe sahip bu camia.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Bursaspor: Hakikat Sonrası

Üçüncü Kaleci Olmak

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More