23 Şubat 2020 Fenerbahçe Galatasaray Derbisi: Maç Önü Analizi

Gerek dört büyük takımımızın ekonomik durumları, gerek şampiyonluk sayıları arasındaki farkın iyiden iyiye açılma ihtimali ve gerek 2019-2020 Futbol Sezonu içerisinde izlediğimiz soğuk savaş nedeniyle belki de lig tarihimizin en önemli şampiyonluk yarışına tanıklık ediyoruz. Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor, Başakşehir ve Sivasspor hatta Beşiktaş’ın içinde bulunduğu bu yarışın can alıcı virajıysa daha önce birçok kez olduğu üzere yine Kadıköy’de Fenerbahçe Galatasaray maçı. Fenerbahçe’de taraftarlar MKE Ankaragücü yenilgisi sonrası Ersun Yanal’a büyük bir tepki gösterdi. Bununla birlikte Başkan Ali Koç da hedef tahtasına yaklaşmakta. Rodrigues ve kaptan Emre Belözoğlu’nun sakatlıklar ve Gustavo’nun kart cezası nedeniyle derbide oynayamayacak olmaları ise camiayı strese sokmuş durumda. Diğer tarafta Galatasaray iyi giden bir süreç sonunda, altı galibiyetlik seri ile Kadıköy’e gidecek. Ancak burada da Lemina’nın sakatlığı moralleri bozdu. Yani yine her zamanki gibi büyük bir muallak altında giriyoruz derbiye. İki takımın saha içi ve saha dışı artı eksileri incelendiğinde, işin içine psikolojiyi ve Fenerbahçe’nin Saraçoğlu’ndaki yenilmezliğini de kattığımızda maçın favorisi yok diyebiliriz.

Şimdi gelelim maçın taktiksel analizine. Fenerbahçe ile başlayacağım:

1.  Ersun Yanal Sezon Başındaki Baskın Takımı Bozdu

Biraz geriye gidelim. Ligin ilk haftaları, Fenerbahçe’de bekler sakat, Moses formsuz. Belki mecburiyetten de olsa sağ bekte Ozan, sol bekte Dirar’ın oynadığı, kanatlardan birinde Deniz Türüç’ün yer aldığı bir kadro ile sahaya çıkıyordu Fenerbahçe. Esasında bu tercihler, Ersun Yanal’ın basın toplantılarında tarifini verdiği basan, hücum yapan ve baskın takımın anahtarıydı. Takımın her iki beki de çizgiden bindiren, rakip oyuncular tarafından öngörmesi zor, en önemlisi de teknik kapasitesi yerlerini aldıkları Isla ve Hasan Ali’den yüksek futbolculardı. Oyunun sıkıştığı alanlarda topun Fenerbahçe’de kalmasını sağlıyorlar, Fenerbahçe’nin topla oynama yüzdesini yükseltiyorlar ve oyunun rakip sahaya yıkılmasını kolaylaştırıyorlardı. Ozan-Dirar bek ikilisine ön alanda Deniz Türüç de eklenince, rakipler için Fenerbahçe’den topu kapmak gerçekten zordu. Zira Deniz da orta saha kökeni sayesinde, içe kate eden yapısıyla bir istasyon görevi görerek atak olgunlaşmasında rol oynuyordu. Öte yandan Deniz-Ozan çizgi kombinasyonu oldukça uyumluydu. Ligimizin koşu kapasitesi en yüksek oyuncularından olan Ozan Tufan, Deniz’in içe kat edip rakip beki üzerine çekmesiyle açtığı boşluklara yorulmaksızın bindirip sağ kanadı müthiş kullandı bu süre zarfında.

Aynı uyumlama sol kanatta da geçerliydi. Bu kez açık oyuncusu yerine sağ ayaklı sol bek Dirar hücum esnasında içe kat ediyor, topu sola yakın forvet arkasında konumlanan Kruse’ye aktarıyor, Kruse çizgideki Rodrigues’i topla buluşturuyor ve atak yaratılıyordu. Basit bir sirkülasyon gibi duran bu aksiyonlar sırasında rakip savunmalar ciddi düzeyde dağıldıklarından, oluşturulan atakların tehlike düzeyi de yüksekti. Üstelik takımda birçok teknik kapasitesi yüksek oyuncu vardı o dönem. Bir stopere göre tekniği yüksek Jailson, önceki beklere göre tekniği yüksek Dirar ve Ozan, orta sahada yerine oynadığı Ozan’a göre tekniği yüksek Emre Belözoğlu, yine aynı şekilde Tolga’ya kıyasla daha yüksek teknikli Deniz Türüç ve ek olarak Max Kruse ile Gustavo. Hal böyleyken Fenerbahçe’nin pas trafiği etkin ve uzun süreliydi. Rakip ceza sahasında en çok topla oynayan takımlardan biriydi Ersun Yanal’ın takımı ama bazı maçlarda şanssızlıkların da payıyla puan kayıpları geldi. Şampiyon havasının yavaş yavaş azalmaya başlayacağı an tam da burasıydı Fenerbahçe için. Ersun Yanal sabredip doğru ve güçlü oyun kurgusunu devam ettirmek yerine, aceleyle hemen her puan kaybından sonra oyun kurgusunu değiştirdi ve ortaya bugünün baskınlık kuramayan, rakip savunmaları zorlayamayan, agresifliğini kaybetmiş Fenerbahçe’si ortaya çıktı.

Derbide Ozan-Dirar bek ikilisinin sahaya çıkması özellikle Yeni Malatyaspor karşısında savunmada sıkıntı çeken Ömer Bayram ve savunma zafiyeti bilinen bir gerçek olan Mariano’nun bölgelerine yapacakları koşularla Fenerbahçe adına büyük bir silah yaratacaktır. Ancak merkezde iki oyuncunun, Emre Belözoğlu ve Luiz Gustavo’nun yokluğu, bunlara ek olarak açıktaki Rodrigues’in sakatlığı büyük bir mevki sirkülasyonunu mecburi kılmakta. Merkezdeki bir oyuncunun Jailson, Rodirgues yerine geçecek oyuncun da Tolga Ciğerci olarak seçilmesi durumunda merkezde yine bir boşluk kalmakta. Burayı da mecburen Ozan Tufan dolduracak gibi duruyor. Dolayısıyla Ozan-Dirar bek ikilisini Galatasaray karşısında sağlamak oldukça güç. Bu şartlar altında da en doğru bek ikilisi Dirar ve Isla olacak.

2. Emre Belözoğlu On Birden Çıkınca Savunma Önündeki Boşluklar Arttı

Emre Belözoğlu’nun içinde olduğu orta saha ikililerinden, Emre-Ozan ikilisi sahaya çıktığında Emre savunma önünde stoperlere yakın konumlanarak rakip kontratakların önlenmesine katkı sağlarken Ozan ise daha önde, patlayıcı gücüyle rakip orta saha için bir tehlike unsuruydu. Emre-Gustavo ikilisinde ise savunma önüne Gustavo geçiyor, pas dağıtımını kendisi yapıp Emre’nin rakip yarı sahada savunma arkasına paslar atmasına olanak sağlıyordu. Her iki versiyonda da savunma önünde bir oyuncu, etkin biçimde alan kapattılar. Ancak iş Ozan-Gustavo ikilisine dönünce, Ozan’ın merkezdeki pas kalitesi oyunu tutmada ve rakip saha yaratıcılığında etkisiz kaldı. Bu etkisizliği kapamak amacıyla maç içinde sürekli öne çıkan Gustavo ise bölgesini boşalttığından Fenerbahçe stoper hattı ile orta saha hattının arasındaki mesafe açıldı ve rakipler daha fazla gol bulmaya başladılar.

Ersun Yanal’ın derbide bu nedenlerle bir oyuncuyu savunma önünde konumlandırması gerekiyor. Gustavo ve Emre’nin sahada olmayacağını düşünürsek bu bölge için iki alternatif Tolga Ciğerci ve bu sezon neredeyse hiç orta saha başlamayan Jailson. Tolga’nın savunma önünde hantallığı nedeniyle başarılı olacağını sanmıyorum. Bu bölgede oynayacak oyuncunun ya yüksek temaslı ya da iyi alan kapatan tarza sahip olması elzemdir. Tolga hem temassız hem de iyi alan kapatamayan bir oyuncu olduğundan, görece daha dinamik, çok daha sert, pas kalitesi daha yüksek Jailson’un oynaması en doğru tercih olur.

3. Zanka’nın Yokluğu Önde Basan Takım Kurgusunu Sekteye Uğrattı

Her ne kadar pek beğendiğimi söyleyemesem de, Zanka hamleli ve durdurucu kimliğe sahip bir savunmacı. Merkezi aşan atakları öne çıkarak tek hamlede kesiyor, ikili mücadelelerde top kayıplarını asgari düzeye çekiyordu. Bununla birlikte Serdar Aziz ve Jailson’a kıyasla daha dikine düşünen bir oyuncu olduğundan savunmadan oyun kurulumunda ve kontrataklarda rol oynadı ligin ilk yarısında. Üstelik mevcut stoper ikilisine nazaran hızlı yapısı sayesinde savunmanın önde kurulması mümkündü. Fenerbahçe’nin ligin ilk yarısında rakibi dövercesine, deyim yerindeyse tek kale oynadığı maçların tümünde sahada Zanka vardı. Sonrasında Ersun Yanal’ın tercih etmeye başladığı Jailson-Serdar Aziz ikilisi ise inanılmaz hantal, savunmadan oyun kurulumunda tamamlayıcı değil ve yeterli mücadele gücünü sağlayamıyorlar. Yanal’ın çoktan Falette’i takıma ısındırması gerekiyordu. Derbide sahada olsa dahi takım arkadaşlarıyla uyumu düşük. Eh, yukarıdaki iki kısımda da bahsettiğim üzere Jailson’un mecburiyetten orta sahaya çekilme ihtimali de söz konusu. Son dönemde Jailson’un stoper mevkinde yaptığı hatalar ve taraftarların eleştirilerini de göz önüne alırsak Galatasaray karşısında Fenerbahçe’nin stoper hattında değişime gidilecek ki bu da ya Falette-Serdar ya da Rami-Serdar olacak. Rami ve Serdar’ın yan yana oynadığı sadece bir iki maç var. Falette-Serdar ikilisi ise hiç beraber oynamadılar. Yani vurgulamak gerekirse Fenerbahçe derbiye korkunç bir kadro sirkülasyonu ile giriyor. Adeta bir rulet olacak Fenerbahçe adına. Bu arada sarı lacivertlilerin stoper rotasyonunda Sadık Çiftpınar sakatlığı nedeniyle maçta forma giyemeyecek. Zanka ise devre arasında gönderildi. Rami en son Türkiye Kupası’nda Kayserispor karşısında forma giyerken Falette ise hiç şans bulamadı.

4. Max Kruse’nin Sahadaki Konumu Belirleyici Olacak

Geçtiğimiz haftalarda yazdığım Fenerbahçe analizinde Ersun Yanal’ın ligin ikinci yarısıyla birlikte Kruse’yi uçta serbest oyuncu rolünde kullanmaya başladığını söylemiş, bu değişikliğin takımın hücum kalitesini arttırdığı belirtmiştim. Hatırlarsak ligin başlarında Kruse sol kanatta görevlendiriliyordu ve bu da oyuncunun hareket alanını daraltıp ceza sahası etkinliğini düşürüyordu. İkinci yarıyla birlikte ikinci bir forvet gibi ceza sahasında yer aldı ve goller buldu. Tabi şunu da söylemek gerek, iyi bir uyumlama ve rol dağılımı ile Kruse forvet arkasındayken de takımın iyilerinden biri oldu sezon boyunca. Ama ve lakin Galatasaray karşısında maça ikinci forvet çıkması Fenerbahçe için daha doğru olacak. Neden?

Birincisi, Fatih Terim’in Lemina’nın sakatlığı sonrası orta sahaya Donk’u kaydırıp, sağ stoperde Ahmet Çalık’ı oynatma ihtimali var. Ahmet Çalık ve Marcao beraber çok az maça çıktılar ve her iki oyuncu da ceza sahası içinde anlık hataya meyilliler. Bu hatalardan seken veya kaptırılan toplar Kruse için fırsatlara dönüşebilir. İkincisi, Galatasaray tandemi bu sezon çift forvetli rakiplere karşı az sayıda maça çıktı. Burada Donk-Marcao oynasa dahi iki oyuncu da birebir eşleşmede, adam markajında zayıflar. Bu nedenle ceza sahasındaki hücumcu sayısını bir arttırmak bölgedeki dengeyi bozup Fenerbahçe’ye avantaj sağlar.

Gelelim Galatasaray’a…

1. Seri’nin Savunma Önünde Konumlanması Gerek

Seri fiziki durumu temaslı oyuna elverişsiz bir oyuncu. En büyük artısı ise pas kalitesi. Oyuncu, rakip yarı sahada temaslı oyunun en yüksek seviyede olduğu bölgede konumlandırıldığında ikili mücadelelerde kayıplarla takıma kontratak tehlikesi yaşatabiliyor. Sıkışık alanda pas kalitesi de düşüyor. Dikkat edersek Galatasaray’ın son maçı Yeni Malatyaspor karşılaşmasında oyunun belirli dönemlerinde Lemina savunma önüne geçerken Seri daha önde görevlendirildi. Seri’nin, öne kaydığı bölümlerde birçok pas hatası yaptığını ve rakibe kontratak imkanı verdiğini gördük. Halbuki Fatih Terim 17. haftadaki Antalyaspor maçı itibariyle Seri’yi 8 numara değil, savunma önündeki oyun kurucu olarak görevlendir ve büyük bir katkı almıştı. Çünkü bilhassa hücum esnasında oyunun en temassız alanlarından biri savunma önü ve Seri burada ligin ilk yarısındaki gibi yalnız kalmıyor, etrafında daha fazla oyuncu bulunuyor. Rakip yarı sahada oynatıldığında etrafında en az 3-4 rakip oyuncu tarafından hapsedilen ve destek için takım arkadaşı bulamayan oyuncu, savunma önündeyken ise Donk, Marcao, Mariano, Linnes, Lemina ve Emre Akbaba’nın (oyun kurulumunda merkeze desteğe geliyor) ortasında konumlanıyor ve çevresinde altı pas opsiyonu bulunuyor. Bununla birlikte doğal olarak daha az rakip oyuncu ile karşılanıyor.

Seri’nin savunma önünde konumlandırılmasının artıları bunlarla sınırlı değil. Seri gibi pas kalitesi ve oyun zekası yüksek bir oyuncu varlığında Mariano-Donk-Marcao-Linnes-Lemina-Seri arasında müthiş bir pas bağlantısı oluşuyor. Bu, Linnes hariç kalan oyuncuların yüksek teknik kapasitesinden kaynaklanıyor. Rakiplerin baskı ile Galatasaray savunmasından topu kazanması zorlaşıyor ve bir yerden sonra baskı hattını ikinci bölgeye çekiyor. Baskı yapmaya çalıştıkları bölümlerde de Seri’nin organizatörlüğündeki altılı oyuncu grubu pas trafiği ile baskıyı kolayca kırıp kontratağa çıkıyor. Seri, direkt rakip savunma arkasına attığı toplarla da büyük avantaj sağlıyor burada.

2. Serbest Hücumcu Emre Akbaba’nın Oyuna Etkileri

Fatih Terim’in Antalyaspor karşısında ilk kez serbest hücumcu rolünü denediğini ve fark yarattığını söylemiştim. Peki bu serbestliğin artıları neler? Birincisi, serbestlik rakip ceza sahasına daha fazla koşu demek çünkü bu rolde kullanılan oyuncunun önceliği atak gelişimine katkı sağlamak. Böylelikle en uçtaki forvetin markajı bozuluyor ve daha fazla boşta kalıyor. Keza ceza sahasında Kruse bölümünde değindiğim üzere artı bir olunuyor. İkincisi, serbest oyuncu bir sekiz numaraya kıyasla daha önde konumlandığından (belirli bir konumdan söz edemeyiz ancak ağırlıklı olarak bu şekilde) rakibin savunmadan çıkışlarında bir değil iki oyuncu ile baskı yapılıyor ve ön alan baskısının şiddet ve etkinliği artıyor. Üçüncüsü, oyunun sıkıştığı ve ikinci bölgeye geçişte zorlanıldığı bölümlerde serbest oyuncu santraya kadar gelip oyun kurulumuna yardım edebiliyor.

Burada önce Taylan’a yer verildi. İyileşmesiyle beraber de yerini Emre Akbaba aldı. Emre, top takımdayken bir forvet edasıyla ceza sahasında rakip savunmayı bozmakta ve top rakibe geçtiğinde de orta sahayı desteklemekte. (Hatta son maçlarda top Galatasaray’dayken klasik 4-4-2 izledik birçok periyotta.) Half space koridoru üzerindeki koşuları rakip bekleri üzerine çekiyor ve Mariano ile Linnes’i çizgide boşa çıkartıyor. Sıkışan bölümlerde de Seri-Lemina ikilisine destek için santraya kadar geri geliyor. Ayrıca Adem Büyük’ün son dönemde bu denli skor üretmesinde de Emre Akbaba’nın rakip savunma üzerine yaptığı dağıtıcı koşuların etkisi büyük. Kadıköy’de de Emre Akbaba serbest hücumcu olacak biçimde Emre-Adem ileri ikilisinin değişmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ki, özellikle başta ele aldığım Fenerbahçe’nin kadro sirkülasyonu ve stoper tandeminde değişime gitme mecburiyeti, olası bir uyumsuzluk halinde Emre-Adem uyumunun ceza sahasında gol veya gollere dönüşmesini sağlayabilir. Galatasaray’ın derbide en büyük kozu, serbest hücumcu Emre Akbaba ve forvet Adem Büyük ikilisi olacak.

3. Mario Lemina’nın Sakatlığı ve Maçta Oynamama Durumuna Göre İhtimaller

Lemina ikinci bölgeye geçişte rakip orta sahayı delen profiliyle önemli bir isim Galatasaray adına. Artıları saymakla bitmeyeceği gibi en önemli artılarından biri Seri’ye tabiri caizse bodyguard’lık yapmasıydı. Fizik gücü ve çevikliğiyle Seri’nin üzerine basan rakiplere siper olup top kayıplarını önlüyordu. Ancak Fenerbahçe karşısında Lemina’nın oynaması zor gözüküyor. Bu durumda da Seri bodyguard’sız kalıyor. Galatasaray cephesinde çözüme muhtaç en baş sorunlardan biri bu konu olacak derbide. Zira takımda Donk dışında Lemina yerine merkezde Seri’ye siper olacak, rakibi durduracak yahut takımın top kayıplarını önleyecek fizikli bir başka orta saha bulunmuyor. Donk da uzun süredir stoperde Marcao’yu tamamlıyor ve iyi bir uyumları var. Yani Lemina’nın yerine Donk kaydırılırsa bu kez stopere Ahmet Çalık geçiyor. Ahmet Çalık ise bazı artı eksilere sahip.

Ahmet Çalık’ın eksileri: düşük teknik kapasitesi, pas trafiğini sekteye uğratacak olması, maç temposunun düşüklüğü, tecrübesizliği. Buna karşın stoperde Ahmet Çalık’ın tercih edilmesi demek büyük bir avantaj yaratabilir Galatasaray tarafında. Donk ve Marcao birebir markaj eşlemesine müsait stoperler değiller. Her an marke ettikleri oyuncuyu kaçırma potansiyeline sahipler ve birebir markaj için gerekli temaslı oyun ile sertlikleri yeterli değil. Ahmet Çalık ise birebir markajı konstrasyonunu yakaladığında etkin gerçekleştiren bir savunmacı. Fenerbahçe’nin Kruse’yi sık sık ceza sahasına sokmayı planlayacağı, hatta Kruse’yi ikinci forvet oynatabileceği düşünülürse Vedat’a kıyasla daha hareketli ve koşuları tehlikeli olan Kruse’ye birebir markaj uygulamak Galatasaray’a ciddi bir avantaj sağlayabilir. Hem birebir marke edildiğini gören Kruse stoperler bölgesinden kendini uzaklaştıracak, dolayısıyla Galatasaray kalesinden de uzaklaşacak ve etkinliğini yitirecektir. Böylece bir üst paragrafta sorunlardan biri şeklinde nitelediğim Seri’nin ve tüm merkezin bodyguard’lığını üstlenecek oyuncu açığı Donk ile kapatılabilir.

Kruse’yi neden Seri marke etmeyecek sorusu sorulabilir. Evet, sahadaki konumlar itibariyle Kruse’nin bir savunma önü oyuncusuyla marke edilmesi daha doğru olacaktır ancak Galatasaray’da savunma önünde Seri oynuyor ve oyuncu birebir markaja uygun bir oyuncu değil. Sadece alan savunmasında katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle asla Kruse’yi birebir marke edemez ve etmeyecektir de. Tabi Lemina eğer oynarsa, işte o zaman markaj için Ahmet Çalık’a ihtiyaç olmaz ve bu görevi Lemina üstlenebilir. Oynarsa, üstlenecektir.

Özel Notlar:

1.  Kruse’nin Sol Açık ve Forvet Arkası/Serbest Hücumcu Performanslarının Karşılaştırması

Max Kruse’nin merkez hücumcu-sol açık pozisyonlarındaki performansları değerlendirildiğinde oyuncunun solda görev aldığı maçlarda Fenerbahçe’nin rakip ceza sahasında etkinlik kuramadığı net şekilde gözlenebilirken, forvet arkası yahut ikinci forvet olarak görev aldığındaysa tam tersine takımın bu alandaki etkinliğini yüksek seviyeye çıkarttığını görüyoruz.

Kruse’nin sol açık pozisyonunda oynadığı Gaziantep FK maçının ısı haritasını incelediğimizde merkez yerine çizgide oynayan bir Kruse varlığında Fenerbahçe’nin rakip ceza sahası, ceza sahası önü bölgelerini ne denli az kullanabildiği anlaşılıyor. Öte yandan Kruse’nin forvet arkası veya ikinci forvet oynadığı maçlardaysa bahsettiğim bölgelerin etkin kullanılmaması gibi bir durum söz konusu değil. Burada şuna geleceğim, Galatasaray karşısında Rodrigues sakatlığı nedeniyle oynayamayacak ve orta sahadaki Emre-Gustavo ikilisinin de yokluğunda son haftalarda Rodrigues yerine oynayan Tolga Ciğerci’nin merkeze kaydırılma ihtimali var. Böyle bir seçenekte de sol çizginin en büyük adaylarından biri en azından Ersun Yanal için, Kruse olacaktır ancak yukarıda belirttiğim üzere Kruse’nin sol açıkta görevlendirilmesi Fenerbahçe’nin tüm hücum etkinliğini öldüreceğinden asla ama asla tercih edilmemeli.

Kruse’nin merkezde görev aldığı maçlardan bir tanesi. Ceza sahası ve ceza sahası önü sıkça kullanılmış.

2. Ozan Tufan’ın Sağ Açık ve Sağ Bek Performanslarının Karşılaştırması

Derbide Fenerbahçe tarafında pozisyonu şüpheli oyunculardan bir tanesi de Ozan Tufan. Mevcut durumdaki kanat oyuncusu eksikliğinde sıkça dillendirilen senaryolardan birinde Ozan Tufan’ın daha önce sezon boyunca çok kez olduğu gibi sağ açıkta değerlendirilebileceği söyleniyor. Ancak bir gerçek var ki Ozan Tufan’ın sağda görev aldığı hiçbir maçta Fenerbahçe tatminkar bir performans sergileyemedi, hücumda ise kısırlık çekti. Bunun nedeni ise Ozan Tufan’ın her ne kadar bindirme özelliği olsa da, birebirde adam geçebilen profilde bir futbolcu olmaması. Çizgiyi etkin kullanabilmesi için önden değil geriden bindirmesi ve boş bir alan bulması gerekiyor ki bu da bek oynaması şartıyla gerçekleşebilir zira sağ açık oyuncusu içe kat ettiğinde, bek arkadan bindirdiğinde önünde boş bir alan bulur. Yani Ozan Tufan sağ açıkta kullanılmamalı Galatasaray karşısında.

Ozan Tufan’ın sağ açık oynadığı Sivasspor-Fenerbahçe karşılaşmasının ısı haritası.

Yukarıda görülebileceği üzere sağ açık Ozan’ın bölgesi çok az kullanılabilmiş. Ancak oyuncunun sağ bek performansı ise etkileyici. Bakalım…

3. Derbide Feghouli-Dirar Eşleşmesi

Feghouli içe kat etmeyi seven, yani sola çeken bir sağ kanat oyuncusu. Dirar ise mecburiyetten sol bek oynayan sağ ayaklı bir futbolcu. Dolayısıyla sağ ayaklı Dirar, Feghouli’nin çalım hamlelerini çok kolay biçimde savuşturabilir ki ligin ilk yarısındaki derbide de tam anlamıyla böyle oldu. İlk maçta Feghouli kanadından neredeyse hiç ilerleyemeyen Galatasaray, kısır bir hücum performansı göstermişti. 23 Şubattaki maçta Fatih Terim’in Feghouli yerine Onyekuru ile başlamasının daha doğru olacağına inanıyorum.

4. Savunmadan Topla Çıkış Bölgeleri ve Oyuna Etkisi

Bir diğer önemli nokta da takımların savunmadan çıkarken tercih ettikleri bölgeler. Galatasaray’da savunmadan çıkışlar, Seri ve Lemina önderliğinde bek bölgesi civarından gerçekleşti bu maça kadar. Fenerbahçe ise merkezden oyun kurulumunu tercih etti. Kenardan oyun kurmak bir noktada merkeze nazaran avantajlıdır. Kenardan oyun kurulumunda yapılacak top kayıplarının kalede gol pozisyonuna dönüşme ihtimali, merkezdekine göre daha azdır. Bu doğrultuda derbide Fenerbahçe’nin merkezdeki top kayıpları, maçın sonucu için büyük bir etken olacaktır. Aynı şekilde Galatasaray’ın ön alan baskısı da burada bir etken olacak.

 

  • Takımlar Hangi Kadrolarla Maça Çıkabilir?
  • Fenerbahçe’nin her şeyden önce iç sahada seyirci desteğini arkasına alacağı bir maçta baskın ve ofansif beklerle sahaya çıkması gerektiğine inanıyorum. Bunun yolunun da her ne kadar biraz fantastik dursa da Ozan-Dirar bek ikilisi olacağı aşikar. Jailson ise artık artan tepkiler nedeniyle stoperde oynatılmamalı. Yani dezavantajlı dursa da, taktiksel bakımdan mantıklı durmasa dahi stoperde Falette’in yer alması daha doğru olur ki, böylelikle Emre Akbaba Jailson ile birebir marke edilebilir. Orta sahada ise pek seçenek bulunmuyor. Sağ bekte Ozan’ın düşünülme durumuna göre Jailson-Tolga yahut Jailson-Ozan ikilileri merkezde kullanılacaktır. Fenerbahçe’de en büyük sorulardan bir tanesi de kanatlarda kimlerin oynayacağı. Evet belki tecrübe hele ki derbide önemli bir faktör ancak Tolga ve Deniz gibi iki orta saha orjinli statik oyuncu, hücumda büyük bir kısırlığa neden olacaktır. Dolayısıyla sol kanatta Ferdi Kadıoğlu, sağ kanatta Deniz Türüç tercihleri en doğru seçenek olacak Fenerbahçe adına. Hücumun ileri ucunda da tabi ki Kruse ve Vedat yer almalı.

 

  • Galatasaray’da ise gerek Seri’nin bodyguardlığını yapabilecek gerek Kruse’yi nispeten marke edebilecek bir oyuncu olmasından Donk’un Lemina’nın yerine oynaması en uygun seçenek. Keza yukarıda Feghouli-Dirar eşleşmesinin Feghouli’yi kilitleyeceğine değinmiştim, burada da daha öngörülemez çizgiden hücum edebilen bir profile sahip olduğu için şahsen Onyekuru’yu tercih ederim. İleri uçta ise Emre Akbaba ve Adem Büyük ikilisi mutlaka bozulmamalı. Yani Mariano-Ahmet-Marcao-Saracchi geri dörtlüsünün önünde Seri-Donk ikilisi, sağ açıkta Onyekuru ve sol açıkta Ömer Bayram, ileride de Emre-Adem ikilisi oynamalı.

 

MAÇIN EN’LERİ

Fenerbahçe;

*En çok şut çeken oyuncular sırasıyla Vedat ve Kruse. (ortalama 4,0 ve 3,1)

*En çok top çalan oyuncular Isla ve Gustavo. (2,7 ve 2,5)

*En çok top kaybeden oyuncu Vedat Muriqi. (1,8)

*En çok kilit pas atan oyuncular Kruse ve Deniz Türüç. (2,3 ve 1,8)

*En çok asist yapan oyuncu Kruse. (6)

*En çok gol atan oyuncu Vedat. (12)

*En yüksek pas yüzdeli oyuncular Gustavo, Alper Potuk ve Jailson. (90,8-90,6-89,7)

*En fazla sayıda pas yapan oyuncu Gustavo. (62,6)

*İç sahada en efektif oyuncu Kruse. (2,9 kilit pas)

*İç sahada en çok top çalan oyuncu Isla. (3,1)

*İç sahada ikinci yarılarda en çok top kaybeden oyuncular Vedat ve Gustavo. (1,1 ve 0,8)

Galatasaray;

*En çok şut çeken oyuncular sırasıyla Falcao ve Feghouli. (2,7 ve 2,4 maç başı şut ortalaması)

*En çok top çalan oyuncu Mario Lemina.

*En çok top kaybeden oyuncu Ömer Bayram. (2,0)

*En çok kilit pas atan oyuncular Onyekuru ve Ömer Bayram. (2,7 ve 2,2)

*En çok asist yapan oyuncu Ömer Bayram. (8)

*En çok gol atan oyuncu Adem Büyük. (6)

*En yüksek pas yüzdeli oyuncular Taylan Antalyalı, Lemina, Marcao ve Seri. (92,2-92,0-89,8-89,4)

*En fazla sayıda pas yapan oyuncu Mariano. (ortalama 63,9)

*Dış sahada en efektif oyuncu Onyekuru. (4 kilit pas)

*Dış sahada çok top kapan oyuncu Mariano. (1,8)

*Dış sahada ikinci yarılarda en çok top kaybeden oyuncular Adem ve Belhanda. (0,8 ve 0,7)

 

MAÇA DAİR BAZI İSTATİSTİKLER 

*Galatasaray’ın bu sezon ligde en etkili olduğu dakikalar 16-30. dakikalar arası. Galatasaray bu süre diliminde rakip kaleye 11 gol gönderdi.

*Fenerbahçe’nin ise ligde en çok gol yediği dilim ilk 15 dakikalık bölüm. Bu periyotlarda Fenerbahçe kalesinde 5 gol gördü.

*Galatasaray Kadıköy’de Fenerbahçe‘ye karşı son 20 yılda sadece 18 dakikayı önde götürebildi. Sadece 3 maçta öne geçebilen Galatasaray sırasıyla 5, 8 ve 5 dakika üstün oynayabildi.

*Her iki takımın gol tipleri, atak yönleri ve hareket bölgeleri:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son Bölüm

Ortamın son derece gergin olduğu bu derbide umuyorum ki Türk futbolu adına kara hadiseler değil güzellikler konuşulur. Keyifli bir derbi olmasını umuyorum…

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More