2018 Dünya Kupası İncelemesi – Danimarka

2012’den beri resmi bir turnuvaya katılamayan Danimarka 2018’den umutlu. Christian Eriksen önderliğindeki genç ve umut vadeden jenerasyonları tecrübesizliğe yenik düşmez ise aradıkları başarıyı ülkeye getirebilir.

Aslında elemeler onlar için hiç de iyi başlamamıştı. Grubun ilk 5 maçında sadece 2 galibiyet alabilen İskandinav ülkesinin üzerinde soru işaretleri oluşmuştu. Bu soru işaretlerini yok eden kişi ise takımın yıldızı Christian Eriksen oldu. Danimarka 26 yaşındaki 10 numarasının önderliğinde son 7 maçında yenilgi yüzü görmedi. Aldığı 5 galibiyetle grup lideri olan Polonya’nın 5 puan gerisinde grubu ikinci sırada tamamladı ve Playoff oynamaya hak kazandı. Ayrıca 2017 Eylül’ünün ilk gününde oynadıkları maçta Polonya’yı 4-0 ile sahadan silerek sansasyonel bir galibiyete imza attılar. Playoff’ta eşleştikleri İrlanda Cumhuriyeti’i kendi evinde oynadıkları ve golsüz tamamlanan maçın rövanşında 1-5 ile sahadan silerek Dünya Kupası biletini aldılar. Toplamda 11 gol ve 3 asistlik performansıyla 14 gole direkt katkı yapan Eriksen tarihi bir performansa imza atarak ülkesini Rusya’ya taşıdı.

 

 

Dünya Kupası’nda C grubunda bulunan Danimarka’nın diğer rakipleri ise turnuvanın en büyük favorilerinden biri olan Fransa, 36 yıl sonra kupaya tekrardan katılacak olan Peru ve sürpriz kovalayacak olan Avustralya. Kağıt üzerinde Peru ve Avustralya’dan çok daha iyi bir takım olan Danimarka’nın gruptaki ikinciliği şuan için herkes tarafından beklenen bir sonuç. Hatta grubun son maçı olan Fransa maçında alacakları sürpriz bir galibiyet onları zirveye bile taşıyabilir. Ancak kişisel fikrim, C grubunun turnuvanın en büyük ikincilik yarışlarından birine sahip olacağı. Fransa’nın kayıpsız olarak son 16’ya yükseleceğini düşünüyorum. İkincilik için ise grubun kırılma maçı Danimarka ve Peru arasında oynanacak olan ilk maç olacak. Turnuvaya 36 yıllık hasretinin ateşiyle gelecek olan Peru, genç ve tecrübesiz Danimarka’nın en zorlu rakibi konumunda. Avustralya’nın şansı bir tık daha az görünse de gruptan kim çıkarsa çıksın benim için bir sürpriz olmayacak.

 

Turnuvada Danimarka’nın en büyük kozu şüphesiz yıldızları Christian Eriksen. Takımın tüm planı Eriksen üzerine kurulu ve olası bir sakatlıkta ikinci bir planları yok. Yani Eriksen’in sağlıklı kalması Danimarka’nın isteyeceği ilk şey olacak. Takımın en güvendiği ikinci isim ise efsanevi kalecileri Peter Schmeichel’ın oğlu Kasper Schmeichel. Ülkenin sembol isimlerinden olan babasının izinden giden Kasper, kaledeki güveni sağlayan isim. Orta sahada Eriksen’in arkasında Kvist ve Delaney‘i göreceğiz. Bu ikili takıma güven verse de risk almaktan çekinen bir ikili. Yükü tamamen Eriksen‘e bırakırlarsa Danimarka için hücum kilitlenebilir. Ancak teknik direktör Age Areide‘nin aklında hücum konusunda hiç soru işareti yok. Verdiği demeçte, “Son Avrupa Şampiyonası’nda bir çok takım yoğun savunma yaptı ve kontra ataklarla pozisyon bulmaya çalıştı. Benim buna yeterince sabrım yok. Hücum bölgesine elimizden geldiğince çabuk gelmeye çalışacağız. Diğer takımlar savunma yapabilir. Danimarka hücum isteyecek.” sözleriyle Danimarka’nın taktiğini açık açık belirledi: “Hücum futbolu”.

 

Danimarka’nın önemli bir eksiği beklerin yetersizliği. Bu konuda elemelerde çok sıkıntı yaşadılar ve turnuvada beklerin performansı onlar için önemli. Ancak en önemli problemleri merkezde bir santraforunun olmaması. Takımın hücum hattı kağıt üstünde fena gözükmese de bitirici rolündeki oyuncuyu bulmakta sıkıntıları var. Bu eksiklikten dolayı elemelerde tüm sorumluluk Eriksen‘e kaldı 14 gole direkt katı yaparak takımının hücum yükünü sırtladı. Takımda ona en çok yaklaşan ikinci isim 5 gole katkısıyla Poulsen. Aradaki fark her şeyi anlatıyor zaten. Tecrübesizlik ise takımın üzerinde soru işaretleri yaratıyor. Daha önce 4 kez katıldığı Dünya Kupası’ndaki en büyük başarıları çeyrek final oynamaları. Spor tarihinin en büyük sürprizlerinden birine imza atıp EURO 1992’de mutlu sona ulaşan Danimarka’nın o jenerasyonu bile Dünya Kupası’nda bir başarı gösterememişti. Yani ülke olarak da Dünya Kupası’nda bir oynama alışkanlıkları yok. Bakalım bunu kırabilecekler mi ?

 

Sonuç olarak Danimarka; genç, potansiyelli bir takım. Aynı zamanda turnuvadan beklentisi de büyük. Takımı sırtlayan bir oyuncuları var ve Dünya Kupası’nda bu sembol isimlerin ne denli önemli olduğunu biliyoruz. Tecrübesizliği büyük bir sorun gibi görünse de onlar için kilit nokta Eriksen’e ne kadar destek olabilecekleri. Turnuvada son 16’ya kalmaları sürpriz olmazken çeyrek final oynamaları da bana göre ulaşabilecekleri maksimum başarı olur.

 

Danimarka’nın Dünya Kupası Kadrosu

Kaleciler: Kasper Schmeichel (Leicester City), Frederik Ronnow (Brondby), Jonas Lössl (Huddersfield)

Savunma hattı: Simon Kjaer (Sevilla), Riza Durmisi (Real Betis), Peter Ankersen (Kopenhag), Nicolai Boilesen (Kopenhag), Mathias Jorgensen (Huddersfield), Jens Stryger Larsen (Udinese), Jonas Knudsen (Ipswich Town), Lasse Nielsen (Malmö)

Orta Sahalar: William Kvist (Kopenhag), Christan Eriksen (Tottenham), Lasse Schöne (Ajax), Thomas Delaney (Werder Bremen), Pione Sisto (Celta Vigo), Mike Jensen (Rosenborg), Lukas Lerager (Bordeaux)

Hücum Bölgesi: Nicolai Jorgensen (Feyenoord), Yussuf Poulsen (RB Leipzig), Andreas Cornelius (Atalanta), Martin Braithwaite (Bordeaux), Viktor Fischer (Kopenhag)

Danimarka’nın Dünya Kupası Fikstürü

  • 16 Haziran saat 19:00: Peru
  • 21 Haziran saat 15:00: Avustralya
  • 26 Haziran saat 17:00: Fransa

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More